Orijinalini görmek için tıklayınız : Gençlerbirliği
anti-istanbul 08.11.2007, 18:18 Selam herkese merhaba Ankaradan Gençlerbirliği taraftarıyım,ilgi alanımın Anadolu ve spor olması sebebiyle sitenize üye oldum bu sebebten dolayı teşekkürler SİVASSPORumuza gönülden başarılar vede bol şanslar temennim ve dileğim zirveden kopmamanızdır,esen kalın
anti-istanbul 08.11.2007, 18:19 Selam herkese merhaba arkadaşlar,Bugün Amerika’da sömürdüğü ülkelerde aynı şeyi yapıyor önce karıştır insanları birbirine düşür onlar birbirleriyle uğraşırken Amerikalılar da ganimeti taşımaktadırlar yani dünyada sistem her yerde aynı değişmez sömürünün tek şekli budur,Bugün bu sistemi Ülkemizin en sevilen futbol oyununa yansıttığımızda aynı şeyi İstanbul takımları borazancıbaşı medyasıyla tetikçisi ve de maşası federasyonuyla çok sıkıştığında da ülkenin resmi kurumlarıyla aynı şekli Anadolu takımlarına uygulamaktadır bugün bizler ya birbirimizle uğraşıp birbirimize düşman olup bu bizansın oyununa geleceğiz hep birlikte kaybedeceğiz ya da bu oyuna karşı birlik olacağız hep birlikte kazanacağız arkadaşlar,birbirimizle uğraşmamızın hiç birimize faydası olmaz ama birlik olursak işte o zaman,nedenmi
Bugün başarılı olan ülkelere ve de ülkeler arası başarılarının nedenleri nedir diye bakacak olursak gelişmiş ülkeleri ve başarılarını hep takdir ederiz. acaba biz neden böyle değiliz diye dövünüp dururuz hiç kimse ne medya ne de bu pastayı gotürenler diğerlerini düşünmez yukarıdakiler aşağıdakileri veya tabanı bilinçlendirmezler çünkü bu durum çıkarlarına hemde işlerine ters gelir insanın doğasında bu vardır. paylaşmayı sevmezler bu sebeplede uyuyan devi niye uyandırsınlar menfaetlerinden olsunlar bir ara tv kanal d akşam haberlerinden sonra spor haberlerine başlarken koca bir ülkeye yayın yapıyor olmasına rağmen istanbulun dışındaki şehirleri enayi yerine koyarak 3 büyüklerden spor haberi diye başlıyordu. tüm ülkeye yayın yapan gazetelerin spor sayfalarını ise okuduğunuz da sayfalar 3 takım arasında paylaştırılmış bu durum da şehrinizin dışına çıktığınız da yabancı bir ülkeye gitmiş gibi takımınızla irtibatı tamamen koptuğunu görürsünüz ülkeyi değil çıkarlarını düşünen bu medyadan bir şeyler beklemek ya bilinçsizlik ya da bahanedir.
Bugün Barcelona_Cadase,Manchester_Bl ackborne deplasma,na gittiğin de acaba orada ne kadar taraftarı var hepimizde biliyoruz bir hiç,bunda ne var diyeceksiniz rekabetin,yarışmanın,mücadelen in olmadığı yerde ülke başarısı hiç olmaz,maelesef sadece bizim ülkemizde Futbolumuz ve taraftarlık bir şehrin içine kilitlenmiş bir durumda.
Futbolu ve de taraftarlığı bir şehrin içine kilitlenmiş bir ülkeden bir şeyler beklemek malta veya forea adaların dan beklemek gibi bir şey. işin başka bir boyutu daha var Acaba Brezilya nın yurt dışın da kaç futbolcusu oynuyor 5 binlerden bahsediliyor bizim ise 5 i geçmiyor fiziki yapısı spora bu kadar yatkın bir ulusun durumu niye böyle
Ümit milli futbolcularımızın yaşları ilerlediğin de A millli de olmaları gerekirken niye kayboluyorlar diyorlar, senede 30 transfer hatta milyon dolarla gelen yabancıların yedeği olunca onlar da mecburen İstanbul gece alemine dağılmamış olsalar kesinlikle kaybolmazlar,amaç zarar vermek dimi bir futbolcuya veya hocaya gereğinden fazla hak etmediği parayı vererek haksız rekabeti sağlayarak yurt dışına saolsunlar iyi döviz çıkışını sağlıyorlar yada burda yeni parlayan bir futbolcumuzun veya hocanızın aklını hemen çelerler sizin küme düşmeniz veya şampiyonluk iddianız varmış yok ülke futbolu geriye gidiyormuş onlar için çok önemlimi.
Futbolcuyu,hocayı bırakın bu ülkede yatırımın ağırlığından tutun çalışmaya gidenine kadar insanlar hep oraya koşuyor sonuç ortada gelişmiş ülkeler gibi 100 yıllık projelerimizde yok allah göstermesin devamlı orada ileriye dönük depremden de bahsediliyor acaba japonlar gibi şimdiden önlemimizi aldıkmı.
Avrupa ya baktığımızda İkinci ligden çıkan bir takımın ülkesinin üst liginde şampiyon olma şansı var. Ama şampiyonu belli olan başka bir ülke varmı? Acaba ülkemizde 10 tane takımımız şampiyonluğa oynasa bu çocuklar kaybolurmu son 50 yıla bakacak olursak 4. üncü bir takımın şampiyon olma şansı yok denecek kadar az. İstanbulda yerleşmiş veya orada ikamet eden birisinin bu takımlardan birini tutmasından doğal bir şey yoktur.
Saygı duyuyorum. Ama bu takımlar dan biri anadoluya gittiğinde adam memleketini bırakıp karşı türübüne geçip şehrine küfür ediyor. Bugün o kadar nufusca durumları iyi olan illerimiz dururken hakmı iki ilden 9 takımın olması bu gidişle seneye dahada artacak gibi gözüküyor yanlış,her zaman doğruları söyleyip yanlışlara karşı neler yaparızı konuşacağımıza kişisel şeylerle kendimizi avutuyoruz,şu anki Ankaradan fazla takımın olması göstermelik gibi kukla bir şey daha önceki yıllarda da bir çok takımımız çıktı ama kalıcı olan iki camia vardır yıllardır yine öyle olacağını sanıyorum öylede olması gerekir arkadaşlar.
Bu ülkede sporda da sistemli birlik içerisinde ve de bilinçlenme olmadığı sürece spor ve başka alanlar dahil daha bizi bu Avrupada çok tokatlarlar bizi böyle boynu bükük gönderirler,daha çok yakında yaşadık örneklerini şu son milli maçlarımızda da gördük
Avrupada en basiti bir tenis turnuvasında dahi ortaya konan ödülde şanslar her iki taraftan kim kazanırsa kazansın eşit burda ise tam tersi şampiyonluğu kaybetse bile pastayı alan belli yani avrupada şahsa,kişiye,takıma göre değil başarıya göre kim kazanırsa ona veriliyor. Yalnız bizim gibi geri kalmış üçüncü dünya ülkelerinde durum tabiki biraz farklı kim güçlüyse kimin arkasında Federasyon, Mafya, Hükümet, Boranzancıbaşı medya varsa o kazanıyor ve parsayı alıp gotürüyor,buradaki garip durum olayın başında diyorlarki ey anadolu takımı sen şampiyon olsan dahi sana ödül yok,para yok varmı böyle bi şey allah allah bir turnuvaya katılıyorum daha olayın başında kaybediyorum rekabeti ortadan kaldırarak aslında ben değil ülkem kaybediyor burda biz yine siyasette amerikanın piyonu olduğumuz gibi futbolda da istanbul takımlarının piyonu durumuna düştük hiç önemli değil savunduğumuzun sonuna kadar arkasındayız,yıllardır daha sezonun başında üçünden biri kazanıyor varmı dünyada böyle bir şey adam daha sezon başlamadan böylece şampiyonluğu nu ilan etmiş olmuyormu ,yani anadolu takımları bu gün şampiyon olsa dahi sezon öncesi periyodik olarak belirlenmiş üç istanbul takımının aldığı şampiyon dilimini alamayacaklar'dır şampiyon olmasının hiç bir önemide kalmamaktadır,zaten olabilme ihtimalleri tamamen ortadan kaldırılmıştır sonuca gelelim 50 yıldır o şehrin içinden çıkıyor şampiyon ali cengiz oyunlarıyla iyi saygı duyuyoruz sonuç ne türk futbolunun geldiği nokta nedir.
Ben sıkıldım neden avrupanın tokadını yemekten bıktım sen bizi tokatlarken iyi bu dünyada ne ekersen onu biçersin daha öğrenemedinizmi,her sene 50 trilyon harcayan sizsiniz bir futbolcuya 28 trilyon veren sizsiniz bu ülke futbolunun suçluları ortada bu devlet bunlara arsa verir,dükkan verir,vergisini affeder,bunların başkanlarına büyük ihaleler verir,bilet fiyatları elli milyonsa bilet üzerinde bir milyon göstererek teberrulu bilet sattırır daha ne istiyorsunuz daha niye beğenmiyorsunuz,sıkılıyorsunuz bilmiyorum bu ülkede parasızlıktan bir çok 1 lig anadolu takımlarının bir çoğu şimdi alt kümelerde oynamıyormu sizin oynadığınız yıllarda maalesef kurtardılar ist. takımlarının bir alt kümeye inmesini engellediler özelliğiniz ne ülkemizin çıkarları için bu safhaları atlatacağız bundanda kendi irademizle kimsenin etkisinde kalmadan zamanında kaldıysak da bundan sonra zararın neresinden dönersek kardır sözünden davranarak hareket edeceğimize, çocukluğumuzda ya şu beni aşılamıştı,şu beni dürtmüştü demeden doğruyu sadece doğruyu savunacağımıza eminim.
Ben kimseye hiç bir takımın reklamını yapmıyorum anadoluda doğrusuda o kendi memleketinizin takımınıda tutabilirsiniz avrupada olduğu gibi , burda bide çarpıklık var biz ulusca yönlendiriliyoruz,illa bir ist. takımı tutmak zorunda değilizki,tabular yıkılmak içindir ülke futbolunda başarıda o zaman gelir futboldan bıkmaz vede tam tersi keyif alırız. ispanyada geçen dönemde gördük real madrit deplasmanda kupa maçında bir üçüncü lig takımıyla 1-1 berabere kaldığında orda taraftarı varmıydı ve o üçüncü lig takımı ve seyircisi o maçta nasıl haz aldı gördük,bu sebebten İspanyanın iki kulübü UEFA'da final oynamadımı dostlar,bizlerde görürüz inşallah finalde iki takımımızı.
Kendi yaşadığın şehri desteklemenin sana ve şehrine fayda,zarar ve doğru,yanlış getirileri nelerdir,neden yerel takımları desteklemeliyiz. Kendi yaşadığın şehrin takımını desteklemenin faydalarından biri olan sosyal faaliyete değinerek sezon boyunca arkadaş gruplarıyla maç günü öncesi maç anı çok iyi bir eğlenceye dönüştürülerek günün çok iyi bir coşkuyla geçtiğidir,bu avrupada da onun devamı istanbulda da bu şekilde neden bizlerde şehrimizde tabiki bu güzelliği yaşamayalım uğraşımızın ana nedenlerinden biri o bıkmadan anlatacağız bunu insanlara. Bugün ülkemize,ailemize,çocuğumuza karşı nasıl sorumluluklarımız varsa yaşadığımız şehre,kente de vefa borcu sorumluluklarımız vardır her şehirde vakıflarıyla,derneğiyle şehrinin insanına şehircilik ruhunu bilincini aşılamaya çalışıyor ama olmuyor bir istanbul takımı şampiyon olduğunda şehrin altı üstüne geliyor ,Ersun Yanal döneminde gençlerbirliği avrupada başarılı olduğu yıl dışardaki bir maçta yabancılar bizim kafileden birilerine sormuşlar bu takımın ismini çok zor telafuz ediyoruz acaba Türkiyede hangi şehrin takımı,bizimkilerde başkentin ankaranın takımı demişler adamlar şaşırmış yaaa biz türkiyenin başkentini istanbul sanıyorduk. Evet 2 yıl olmadı milliyette bir spor haberi okumuştum tahminim bu şehrin bir çok ikamet edenide okumuştur avrupada 50 küsür başkent olduğunu avrupa başkent takımlarının tamamının şampiyon olduğunu yalnız bir eksik vardı yani başkenti şampiyon olmayan bir ülke varmış,kim olabilir tabiki Türkiye.
Evet kendi sosyal yaşantımıza zarar verdiğimiz gibi şehrimize bir avrupa takımının gelmesinide çok görüyoruz bu yıl olduğu gibi istanbul takımları bu kadar para harcayıp her yıl gibi avrupada da başarılı olmasalarda yine seneye her yıl olduğu gibi üç avrupa takımını şehirlerine getirerek müthiş prim,esnafına kazanç,dış dünyada büyük bir reklam yapmaya devam edecekler acaba bunları bizler yaşadığımız şehre hatta bazıları memleketine çok görüyor bir türlü anlamış değilim.
Şimdi Anadolulu olup veya burda yaşayıp da istanbul takımı tutuyorum demek doğrumu kesinlikle buna saygı duyorum ama ben bir örnek vereyim ankarada yaşamaktan çok memnunum.ankarayı çok seviyorum,burdan başka yaşayacağım bir şehir düşünemiyorum dediklerinde bir istanbul takımı tutuyorsa burda bir çelişki yokmu,bu söylediğim tabiki bütün Anadolu şehirlerimizi kapsıyor,bana göre benim bu eleştirdiğim insanlar ne memleketini ne şehrini nede ülkesini bu alanda sevmiyor,esen kalın dostlarım
ÇILGINLAR-58 08.11.2007, 18:34 Eyvallah Sıvassporumuza Basarılar Dılerız Her ZaMaN HeR YeRDe SivAS
ceza_tolga_rep 08.11.2007, 18:59 gençlerbirliği köklü bir kulübtür.ama oftaşın çıkmas saçma oldu.ona yapacağın yatrımı keşke gençlere yapsaydın şuanda uefa ya oynyan bi takım olurdu.
hoş geldın kardeşım aramıza....
Ss--58--Ss 08.11.2007, 19:02 gençlerbirliği taraftarları aramıza hoş geldiniz.inşallah bu hafta biz beşiktaşı yenicez.sizde galatasarayı yenersiniz.şimdiden galatasaray maçında başarılar dilerim..
Gençlerbirliği taraftarları aramıza hoş geldiniz...
altuntas58 08.11.2007, 19:13 Şimdi Anadolulu olup veya burda yaşayıp da istanbul takımı tutuyorum demek doğrumu kesinlikle buna saygı duyorum ama ben bir örnek vereyim ankarada yaşamaktan çok memnunum.ankarayı çok seviyorum,burdan başka yaşayacağım bir şehir düşünemiyorum dediklerinde bir istanbul takımı tutuyorsa burda bir çelişki yokmu,bu söylediğim tabiki bütün Anadolu şehirlerimizi kapsıyor,bana göre benim bu eleştirdiğim insanlar ne memleketini ne şehrini nede ülkesini bu alanda sevmiyor,esen kalın dostlarım
__________________
sevgili kardeşim öncelikle sitemize hoş geldiniz umarım beğenirsin bu kadar karmaşık bir ortamda bilgi birikiminizi bizlerle paylaştığın için teşekkürler size yazınıza sonuna kadar katılıyorum haklısın ve doğrusun ama ne yazıkki söylediklerini bile bile hala istanbul takımlarının peşinden gidenler var sözde üç büyükler türkiyede tekel olmuşlar bu düzen bozulmalı bunların kovanına birileri comak sokmalı
anti-istanbul 08.11.2007, 19:31 Misafirperverliğiniz için ben sizlere teşekkür ediyorum arkadaşlarım,saolun her şey gönlünüzce olur inşallah
sinan-58 08.11.2007, 20:08 aramıza hoş geldin bu hafta dualarımız sizinle yenin şu gs yi
genclerbirliginin taraftari varmiydi yaa allah allah hadi neyse aramiza hosgeldin
sivas_kangallı 08.11.2007, 21:06 Gençlerbirliği taraftarları aramıza hoş geldiniz....
velibircan 08.11.2007, 21:08 hoş geldiniz beyler .
ADNANDEMIRISIK 08.11.2007, 21:09 ankaralı genc arkadaşlar sağolun varolun aramızda görmekten mutluyuz bizde ankaragücü bursa gibi beraber olalım .birbirimizi destekleyelim aramızda ne var olmazmı.
yigidomustafa58 08.11.2007, 21:26 aramıza hoşgeldiniz başarılar dilerim ...
genclerbirliginin taraftari varmiydi yaa allah allah hadi neyse aramiza hosgeldin
adamlar aramıza gelmiş senin yazdıgına bak. az centilmen ol.
samet yıldız 08.11.2007, 21:41 hoşgeldin siteye
güzel vakitler geçirmen dileğiyle
gençlerbirliğine başarılar
zaralım 58 08.11.2007, 22:12 ALKARALAR'a başarılar içten dilerim
anti-istanbul 08.11.2007, 22:30 Öncelikle bu misafirperverliğinize gerçekten çok teşekkür ediyorum arkadaşlar saloun SİVASSPORumuza gönülden başarılar vede bol şanslar diliyorum temennim ve dileğim zirveden kopmadan KAYSERİSPORumuzla birlikte böyle alıştıra alıştıra inşallah bir Anadolu kulübümüz KOÇ başımız bizans kapısını bir kırarda diğerleride arkasından girer,esen kalın
gardasin.58 08.11.2007, 22:58 Misafirperverliğiniz için ben sizlere teşekkür ediyorum arkadaşlarım,saolun her şey gönlünüzce olur inşallah
Aramiza hos geldin gardas temennilerin icin tesekur ederim ve gencler birligine basarilar dilerim.
selamlar
yusuf sahin DK.
çılgın-sedat 08.11.2007, 23:02 aramıza hoşgeldin kardeş sizde inşallah o gunlerinize geri gönedersiniz bizde size öznemerk yolumuzda emin adımlarla ilerliyoruz neden bizde uefa da 4.tura çıkmayalım 4.turda velancia gibi bir dunya devini anakara yenib ispanyada ise 90dk az gelib 120 dk zorla elediği bir gençlerbirliği olmayalım
hep birlikde el ele olmazlıyız
yigidolar06 09.11.2007, 00:48 HAYDİ GENNNNÇÇÇÇLLLLLEEEEEEEERRRRRRR RRRRRR
yigidolar06 09.11.2007, 00:50 DOĞDUĞUMUZMU YOKSA DOYDUĞUMUZMU BEN GİNEDE DOĞDUĞUM DERİM ŞU GERÇEKKİ ANKARADA GENÇLER DERİM
altuntas58 09.11.2007, 17:05 Öncelikle bu misafirperverliğinize gerçekten çok teşekkür ediyorum arkadaşlar saloun SİVASSPORumuza gönülden başarılar vede bol şanslar diliyorum temennim ve dileğim zirveden kopmadan KAYSERİSPORumuzla birlikte böyle alıştıra alıştıra inşallah bir Anadolu kulübümüz KOÇ başımız bizans kapısını bir kırarda diğerleride arkasından girer,esen kalın
Bize dilediğin başarı İyi dilek ve temenniniz için size çok teşekkür ederim sizde inşallah o sıkıntılı yerlerden bir an önce kurtulursunuz liğde layık olduğunuz yerlerde olursunuz gencler birliğinin ağırlığı yeter bu liğe ve sevgili kardeşim sitemizde sizlerin her zaman yeri var bize acacağınız her konu önceki actığın konu gibi değerlidir zevkle okuyup bilgilenmeye calışırım
anti-istanbul 09.11.2007, 20:12 Helalınız var arkadaşlar ne diyeyim olursa bu kadar olur işte dostluk bu çeşke bütün Anadolu takımlarımız aynı şekilde bu güzelliği hep birlikte yaşayabilse birbirlerine düşman olmadan destek olabilseler bak işte o zaman Anadoludan Şampiyon çıkıyormu çıkmıyormu,siz o istanbul takımlarının kavga ediyor haline bakmayın kesinlikle yalan şampiyonluk söz konusu olduğunda birbirlerine yardımcı olup şampiyonluğu istanbulun dışına çıkarmamak içinde ellerinden geleni yapıyorlar
Abdullah DuMaN 09.11.2007, 20:53 ARAMIZA HOŞ GELDİNİZ...................... ....
yigidolar06 10.11.2007, 22:30 SİVAS KOYDU SIRA SİZDE HAYDİ GEEEEEEEENNNNNNÇÇÇÇÇÇÇLLLLLLLE EEEEEERRRRRRR
anti-istanbul 12.11.2007, 00:20 Tebrikler SİVASSPORumuz,teşekkürler kim yenerse yensin canım feda olsun istanbulu yenenden allah razı olsun
muhsin koçak 12.11.2007, 01:30 aramıza hoşgeldin kardeş,temenni ve dileklerin hepimizin temennisi ve dilekleridir bunu bilesin.inşallah duygularında samimisindir çünkü konyasporlu taraftarlarda senin gibi aynı düşünce ve temennilerlerde bulunmuşlardı ama konya-sivas maçında takımızı adeta revire çevirdiler.
anti-istanbul 13.11.2007, 00:00 Muhsin bey öncelikle hoş bulduk saolun,burdaki düşünceler benim kendi şahsi düşüncelerim hatta ilk sayfadaki uzun yazımıda okursanız samimiyetimi daha iyi anlarsınız teşekkürler
anti-istanbul 13.11.2007, 21:58 Akıl akıl hakeme takıl!
13.11.2007
Futbolda yine yöneticiler oynamaya başladı. Özellikle daha çok şampiyonluğa oynayan takımlar, hakem yanlışları nedeniyle terör estiriyorlar. Diğer bir sorun, ‘yok milyonlarca dolar veya euro harcayarak getirdiğimiz futbolcular tekme yemekten futbol oynayamıyor’ gibi yakarmaların, acındırmaların futbolcu üstündeki olumsuz etki yarattığını göremeyen kişilerin sıfatı; yönetici olması. Futbol erkek oyunu. Yalnız yıldız futbolcu kimliğine sahip oyuncular değil, korunacaksa bütün mücadele eden oyuncuların korunması önemlidir.
Bu sezon çok bilmiş yorumcularla, yöneticiler dört büyük kulüp karşısındaki takımların, futbol oynamak için değil rakiplerini durdurmak için; oyun bozanlık yapıyor, sertliğe baş vuruyor ve puan alabilmek için her türlü eylemi uyguluyorlarmış... Bunun sonucunda da 70-80 milyon dolarlık takımlarımız haksızlığa uğruyormuş... Hakemler de buna müsaade ediyormuş. Siz, Avrupa’nın güçlü takımlarıyla ne tür bir sistemle oynuyor sunuz? Anadolu takımlarının size karşı olan mücadelelerini Avrupa’daki rakiplerinizle karşılaştırın, birebir aynı. Ama siz yöneticilerin bahanesi her zaman hazır. Ekonomik yönden ve kadro yapıları bakımından güçlü olduklarını, bu nedenle rekabetin zor olduğunu söylüyor musunuz, söylemiyor musunuz? Hiçbiriniz, örnek büyük kulüp yöneticisi olarak aynı Avrupa’da ağladığınız gibi Türkiye’deki ekonomik haksızlığın olduğunu, her sezon 50 ile 80 milyon dolar arasındaki bütçenizden ve neden gelir dağılımında eşit pay dağıtılmadığından söz etmiyorsunuz?
İşte; Anadolu takımlarının 6-7 milyon dolarlık bütçesi ile sizler arasındaki uçurum farkı sahadaki olumsuz mücadeleye de yansıyor.
Yerseniz... Önerim şudur; gelir dağılımındaki eşitliğe destek verin. O zaman eşit rekabetin kalite getirdiğini görüp, taraftarlarınıza daha hoş görünebilir ve futbolu gergin ortamdan kurtarabilirsiniz. Ağlamakla, sızlanmakla hedeflerinize ulaşamazsınız. Gerçeklerle yüzleşin.
Gökmen Özdenak gozdenak@fanatik.com.tr
Not :Tesadüf benim yazdığım yazıya yakın bir yazı gördüğümden burada sizlerle paylaşmak istedim burada benim için yazarın isimi veya yayının önemi yoktur sadece ilgilendiğim konu ile ilgili olmasındandır,teşekkürler
leblebi82 13.11.2007, 22:04 Evet teşekkürler. Gökmen Özdenak da iyi bir yazı yazmış.
altuntas58 13.11.2007, 22:09 Bu Gökmen özdenak bazen kitabın otasından konuşuyor adam Gelir dağıtımında eşitlikten dem vuruyor hayret doğrusu inanasım gelmiyor ama adam basın acıklaması yapmış helal olsun diyecek bir şey bulamadım paylaşımınız için teşekkürler
FatihCan 13.11.2007, 22:29 hayret okudum inanasım gelmiyor demek böle düşünen yazarlar var hemi kolpa istanbul basınının içinde
anti-istanbul 14.11.2007, 21:05 Doğru söylüyorsun kardeşim bende görünce şaşırdım
anti-istanbul 09.12.2007, 01:09 Yazılı,görsel basın ve de spor yazarları kamu görevi yaparlar. Eğitici ve öğretici vasıtadır,araçtır kitleleri aydınlatmaktır görevleri.Bunu yaparkende taraflı olamazlar ahlak yasasına,hukukuna aykırı hareket etmeleri suç teşkil etmektedir.Spor basını,yazarları,yorumcuları, kulüplerin Amigo yazarlığını değil kamunun elamanı olup tarafsız bir şekilde görevlerini yapmaları gerekmekte.
Balık baştan kokar diye boşa söylenmemiş devletin resmi kanalı TRT’nin iki sezon öncesi Levent Özçelik tarafından Pazar akşamları yapılan spor proğramında puan sıralamasına göre yukardan aşağıya ne takımlara ne renklerine ne de başka bir yönlerine bakılmaksızın eşit yorum ve pozisyon değerlendirmesi için özen gösteriliyordu.Daha sonra ne hikmetse bizde adettir iyi giden bir şeyi bozmak Levent Özçelik’ten sonra onun yerine,ben buna kasıtlı olarak diyeceğim getirilen Erdoğan Arıkan’ın ilk işi proğrama 4 takımın rengini temsil eden futbol topu koyarak art niyetli düşüncesiyle süper ligin Akşam haberinden sonra başlayan spor proğramında gece 12’ye kadar bu dört takımı değerlendikleri yetmiyormuş gibi birde gece 12 den sonra bu takımların tekrar özet görüntülerini vermeleri,kendi takımlarının yorumsuz,pozisyonsuz 2 dakikalık maç özetini seyretmek için uyumamaya çalışan insanları uyuttuktan sonra gece 1’de Anadolu takımlarının lehine olanı değil aleyhine olan pozisyon değerlendirmeleriyle kendilerince saolsunlar keyifli ve adaletli bir proğram yaptıklarını sananlara ne diyelim,Haksızca aleyhimize verilen penaltıları,Adaletsiz haksızca yönetilen maç ile ilgili değerlendirmelerden o kadar çok örnek var ki en yakın zamandan iki örnek verelim Fenerbahçe-Ankaraspor maçında hakemin gözü önünde Alex faulle yere düşürdüğü rakibini üstüne üstlük bir de kramponun burnuyla tekmeleyişi,Beşiktaş-Gençlerbirliği maçında Ali Tandoğan hakemin yanında saha içine girip taç atıyor pozisyonun devamı gol oluyor birde bu adamlar her hafta hakem hatalarından 7’şer maç kaybettik diye ağlıyorlar kazandıkları maçları nasıl kazandıklarını hiç söylemezler ama,Maç içerisinde yapılan hataları hakemin etkide kalma stresine ve korkusuna bağlamaya alıştırıldık tamam kabul.Akşam devletin kanalında spor proğramını izlerken en azından bir adaletli bir yayın beklemek hakkımız değilmi,özellikle Alex pozisyonunda insanlardan tepki gelmese orada hemencecik nasıl örtbas etmeye çalışarak art niyetliliklerini net bir şekilde ortaya koymalarını kamuoyu net bir şekilde izlemiştir.
Hata yapmak insanlık gereği herkesin hakkı ne varki Adalet beklemek başka,Adalet sağlamak ve bunu eşit dağıtmakla yükümlü olanların sebeb olduğu yanlışlar diğer şehirlerimizin,yerel takımlarımızın ve de taraftarlığının zarar görmesini sağlıyarak zayıflamasını sağlamakta bu birde TRT kanalıyla süper ligi iki proğram şeklinde ayırarak,bölerek kitlelerin beyinlerine bu şekilde pompalanıyorsa düşündürücü
FatihCan 10.12.2007, 16:04 Yazılı,görsel basın ve de spor yazarları kamu görevi yaparlar. Eğitici ve öğretici vasıtadır,araçtır kitleleri aydınlatmaktır görevleri.Bunu yaparkende taraflı olamazlar ahlak yasasına,hukukuna aykırı hareket etmeleri suç teşkil etmektedir.Spor basını,yazarları,yorumcuları, kulüplerin Amigo yazarlığını değil kamunun elamanı olup tarafsız bir şekilde görevlerini yapmaları gerekmekte.
Balık baştan kokar diye boşa söylenmemiş devletin resmi kanalı TRT’nin iki sezon öncesi Levent Özçelik tarafından Pazar akşamları yapılan spor proğramında puan sıralamasına göre yukardan aşağıya ne takımlara ne renklerine ne de başka bir yönlerine bakılmaksızın eşit yorum ve pozisyon değerlendirmesi için özen gösteriliyordu.Daha sonra ne hikmetse bizde adettir iyi giden bir şeyi bozmak Levent Özçelik’ten sonra onun yerine,ben buna kasıtlı olarak diyeceğim getirilen Erdoğan Arıkan’ın ilk işi proğrama 4 takımın rengini temsil eden futbol topu koyarak art niyetli düşüncesiyle süper ligin Akşam haberinden sonra başlayan spor proğramında gece 12’ye kadar bu dört takımı değerlendikleri yetmiyormuş gibi birde gece 12 den sonra bu takımların tekrar özet görüntülerini vermeleri,kendi takımlarının yorumsuz,pozisyonsuz 2 dakikalık maç özetini seyretmek için uyumamaya çalışan insanları uyuttuktan sonra gece 1’de Anadolu takımlarının lehine olanı değil aleyhine olan pozisyon değerlendirmeleriyle kendilerince saolsunlar keyifli ve adaletli bir proğram yaptıklarını sananlara ne diyelim,Haksızca aleyhimize verilen penaltıları,Adaletsiz haksızca yönetilen maç ile ilgili değerlendirmelerden o kadar çok örnek var ki en yakın zamandan iki örnek verelim Fenerbahçe-Ankaraspor maçında hakemin gözü önünde Alex faulle yere düşürdüğü rakibini üstüne üstlük bir de kramponun burnuyla tekmeleyişi,Beşiktaş-Gençlerbirliği maçında Ali Tandoğan hakemin yanında saha içine girip taç atıyor pozisyonun devamı gol oluyor birde bu adamlar her hafta hakem hatalarından 7’şer maç kaybettik diye ağlıyorlar kazandıkları maçları nasıl kazandıklarını hiç söylemezler ama,Maç içerisinde yapılan hataları hakemin etkide kalma stresine ve korkusuna bağlamaya alıştırıldık tamam kabul.Akşam devletin kanalında spor proğramını izlerken en azından bir adaletli bir yayın beklemek hakkımız değilmi,özellikle Alex pozisyonunda insanlardan tepki gelmese orada hemencecik nasıl örtbas etmeye çalışarak art niyetliliklerini net bir şekilde ortaya koymalarını kamuoyu net bir şekilde izlemiştir.
Hata yapmak insanlık gereği herkesin hakkı ne varki Adalet beklemek başka,Adalet sağlamak ve bunu eşit dağıtmakla yükümlü olanların sebeb olduğu yanlışlar diğer şehirlerimizin,yerel takımlarımızın ve de taraftarlığının zarar görmesini sağlıyarak zayıflamasını sağlamakta bu birde TRT kanalıyla süper ligi iki proğram şeklinde ayırarak,bölerek kitlelerin beyinlerine bu şekilde pompalanıyorsa düşündürücü
imzamı atıyorum bu yazıya Türk futboluna her geçen gün düşmanlık ediolar haberleri yokya :(++++++++++++++++++++++++++++ ++++++++
EyüphanAydın 10.12.2007, 16:07 Aramıza Hoş Geldiniz Arkadaşlar............
Selam herkese merhaba Ankaradan Gençlerbirliği taraftarıyım,ilgi alanımın Anadolu ve spor olması sebebiyle sitenize üye oldum bu sebebten dolayı teşekkürler SİVASSPORumuza gönülden başarılar vede bol şanslar temennim ve dileğim zirveden kopmamanızdır,esen kalın
saol gardaş gençlerbirliğinede basarılar...
nedım123 10.12.2007, 16:17 tşk ederiz kardeşim anodolunun böyle kardeşliklere ihtiyacı var son hafta sivas gençler maçına gelin maçı beraber izleyelim sizede ligde başarılar
anti-istanbul 12.12.2007, 22:05 Teşekkürler arkadaşlar gönüller bir
anti-istanbul 12.12.2007, 22:06 Orhan Şeref Apak
"G.birliği'nin unutulmaz simgelerinden..."
Orhan Şeref Apak, kuşkusuz, Gençlerbirliği tarihinin unutulmaz şahsiyetlerinden biridir. 1930’lardan 1960’lara kadar uzanan geniş bir zaman kesitinde, aralıklarla, Gençlerbirliği’nin idarî ve teknik yöneticiliğini yapmış; rahatlıkla söylenebilir ki, kulübün yapısını, karakterini, “huyunu” biçimlendiren izler bırakmıştır.
1906 doğumlu olan Orhan Şeref Apak, çok kısa bir süre futbol oynadı. İstanbul'da Süleymaniye kulübünün kadrosunda yer aldı; Orhan Öktem “Büyük Orhan”, o da “Küçük Orhan”dı. Ancak sakatlandı ve futbolu bırakmak zorunda kaldı. Futbol dünyasından kopmadı, derhal idareciliğe soyundu. Ondaki futbol yöneticisi cevheri o zamandan belliydi: Burhanettin Doğançay’ın dediği gibi: “Pek futbol oynamamıştı ama 19 yaşında İstanbul muhtelitini[karmasını] turneye gotürmüştü!” Varlıklı bir aileye mensup değildi. Memuriyet bulmak için Ankara'ya geldi. Protokol İşleri Daire Başkanlığına kadar yükseleceği Dışişleri Bakanlığına girdi. Futbol tutkusu sürüyordu. Ankara Altınordusu'nda [eski Ankara İdman Yurdu], Ankaraspor’da, başka anlatımlara göre Çankaya’da idarecilik yaptı. Bu sırada Gençlerbirliği’yle de yakından ilgilenmeye başlamıştı. 1936 Galatasaray kongresinde çıkan anlaşmazlık üzerine kurulan Güneşspor'un Ankara şubesini üstlendi, hatta 1938’e dek genel kaptanlık yaptı. Ancak 1938’den itibaren ilgisini ve mesaisini tamamen Gençlerbirliği’ne hasredecekti. (1960’ların sonlarında da kısa bir dönem Adanaspor’da yöneticilik yapmıştır.)
1940’lar boyunca, Orhan Şeref Apak Gençlerbirliği’nin kâh resmen kâh fiilen Umumî Kaptanı idi. Oyuncuların bütün meseleleriyle ilgileniyor, okul ve iş sorunlarını çözüyordu. Avni Bulduk, “Orhan Şeref Apak olmasa, Hasan Polat, Hasan Polat olamazdı” diyor: “Orhan Şeref Hariciye Vekaletinde memurdu ama harçlıkla marçlıkla idare ederdi Hasan Polat'ı. Çok zor şartlarda okumasına yardımcı oldu onun.“ Bulduk, kendisinin de, Orhan Şeref'in “cebinde büyüdüğünü söylüyor: “Ondan kopya aldım ben herşeyi.” 1940’lardaki Umumî Kaptanlığının son döneminde, 1949-50 döneminde Gençlerbirliği Başkanlığını yürüttü Orhan Şeref Apak. 1950’deki tartışmalı kongreden sonra bir müddet kulüpte aktif görevlerden uzaklaştı, zaten bu arada Futbol Federasyonu Başkanlığı yapmaktaydı. 27 Mayıs askerî müdahalesi döneminde, 1960-61’de Gençlerbirliği Başkanlığını yeniden emanet aldı. 1965’e dek kulübün yönetiminde yer aldı; “Orhan Bey”, diğer yöneticilerin hürmet ettiği, başlıbaşına bir müessese gibiydi o zaman...
Avni Bulduk’un anlatımıyla “haftaymdaki limonun parasının zor denkleştirildiği” zamanlarda kulübü ayakta tutmanın zorluklarından geçen bu üstad yönetici, doğal olarak, ziyadesiyle tutumluydu! 1960’ların başında takımın genç yıldızlarından olan Tugay Özçeri, “Orhan Şeref Apak fevkalade az para verirdi. Ama niçin verdiğini de bilirdi!” diyor. 1960’larda yönetimde bulunan Turhan Oğan, şöyle anıyor Onu: “Ayıp belki söylemek ama biraz fazla maddiydi. Para konularında ihtilafımız çok olmuştur. Futbol Federasyonu'ndayken millî takımın antrenmanı için sahamızı kullanırlar, bize para vermesi lazım, vermez...” Gençlerbirliği’nin 2. Ligde geçen çileli senelerden sonra İlhan Cavcav yönetiminde düze çıkışı sırasında da futbol kamuoyunda çok takılınan “tutumlulu” davranışının kurumsal köklerinde, Orhan Şeref’in güçlü damgasını unutmamalı!
Otoriterdi; “babacan” bir otoriter olarak hatırlanıyor. İnsanları hoş tutmayı bilen ve önemseyen birisi... “Rüzgârın Oğlu Zeynel”, “İnsan psikolojisini onun kadar iyi bilen az kişi tanıdım” diyor. Ve tabii, üst düzey bir Hariciye bürokratı olarak, “etiket kurallarını” iyi bilen, sporcuların “oturup kalkmayı bilmesine” önem veren, takımının daima “efendi gibi” davranmasına dikkat eden bir terbiyeci... Gençlerbirliği’nin “kolej takımı” olarak bilinmesinde, centilmenliğiyle nam salmasında, Orhan Şeref Apak’ın okul müdürü üslûbunu hatırlatan yöneticiliğinin payı gözardı edilemez.
Önceki sayfalarda aktarılan birçok anektoddan da anlaşılmış olmalı, “futbol ajanı” ve “teknik direktör” meziyetleri de üstündü, bu futbol adamının. Keşfettiği ya da doğru mevkiye oturtarak verimini artırdığı o kadar çok oyuncu vardı ki! Hafları solaçığa, açıkları içe çeker, sonunda mutlaka bir “buluş” yapardı. Teknik direktörlüğün kurumlaşmasına, yani 1960’ların ortalarına dek, yöneticilik yaptığı her dönemde Gençlerbirliği’nin takım tertibinde, oyun taktiğinde mutlaka parmağı vardı Onun. 1960’larda oyun anlayışına yaptığı katkıya, izleyen bölümde birçok vesileyle değinilecek.
Orhan Şeref Apak, sadece Gençlerbirliği’nin değil, Türk futbolunun unutulmaz şahsiyetlerinden biri. 1952-54, 1957-58, 1965-70 dönemlerinde üstlendiği Futbol Federasyonu Başkanlığı sırasında, devrimci denebilecek adımlar attı. Genç ve ümit milli takımların kurulması, 1. Millî Ligin, ardından 2. ve 3. liglerin örgütlenmesi, sistemli antrenör kurslarının açılması, Orhan Şeref Apak’ın gerçekleştirdiği projelerdir. Futbolun ülke sathına yayılması, Onun inisyatifinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle, Anadolu kulüplerinin kurucu kuşağının derin sevgi ve saygısını kazanmıştı. Hatta Eskişehirspor’un kurucu yönetimi, sırf Orhan Şeref Apak’a sevgi ve şükran ifadesi olarak, onun sevgili kulübünün, Gençlerbirliği’nin renklerini seçmiş, kırmızı-siyahı kuşanmıştır! Burhanettin Doğançay, “Hiç unutmam, ‘bir gün gelecek, milli kümede İstanbul'dan takım olmayacak’ derdi”, diye hatırlıyor ve devam ediyor: “Başka bir memlekette olsa, futbolun gelişmesine yaptığı hizmetlerden dolayı Orhan Şeref Apak'ın 10-12 heykeli dikilirdi en aşağı.” 1973 yılında hayata veda eden bu futbol üstadı, Gençlerbirliklilerin gurur simgelerinden biri olarak hatırlanacak.
Kaynak: Tanıl Bora, Ankara Rüzgarı, s. 117-120.
izmirliyiğido35 12.12.2007, 22:52 HOŞ GELDİN GARDAŞ DOST KERVANINA SİVASI DA ALDIN YANINA
SEN DE ÇIKAN ANADOLU YAYLASINA...
GARDAŞ ÇOK TEŞEKKÜRLER
SİZE DE BAŞARILAR İNŞALLAH LİGİ İYİ YERDE BİTİRİRSİNİZ
EyüphanAydın 12.12.2007, 23:24 HOŞ GELDİN ARKADAŞİM ARAMIZA
BU SİTEMİZE HOŞ GELDİN NEŞE VERDİN
TEKRAR TEKRAR HOŞ GELDİN
ceza_tolga_rep 12.12.2007, 23:52 gençlerbirlği inşallah eski uefa günlerine döner.......
anti-istanbul 13.12.2007, 21:05 http://medya.zaman.com.tr/2007/12/13/sivasspor.jpg
Bu sezon başarılı bir performans sergileyen Sivasspor, mütevazı kadrosuna rağmen üç büyükleri geride bırakarak zirveye kuruldu.
Anadolu takımı, Anadolu takımının kurdudur!
Aslına bakarsanız Sivasspor'un macerası hayli tanıdık. Bir Anadolu takımı dikkat çekici bir çıkış yakalar ve zirve yarışına ortak olur.
Türkiye gerçeğinde maalesef bu rüyanın sonu gelemeyeceği için yarışa ortak olmak bile bir şeref payesidir. Sivasspor'un neyle karşılaşacağını ve nefesinin nereye kadar yeteceğini tahmin etmek çok da güç değil aslında. Kadro darlığı ve kendi dışından kaynağını alan bazı sebeplerden ötürü Sivasspor'un şampiyonluk fikri sekteye uğrayacak gibi duruyor; keşke öyle olmasa!
Peki nereden biliyoruz bu macerayı? Çünkü daha önceki sezonlara ait emsalleri var. Ortada yalnızca 10 yıllık bir Trabzonspor jenerasyonunun yıkabildiği bir İstanbul saltanatı var. Trabzonspor'dan önce ilk darbeyi ise Fethi, Nihat, Ender'li Eskişehirspor vurmuştu. Es Es, 68-69, 69-70 ve 71-72 sezonlarını ikinci sırada kapatmıştı. Boluspor, Göztepe ve Adanaspor gibi takımlar da girdiler bazen ilk üçe; ama Trabzonspor'un ardından açık ve net bir şekilde şampiyonluk yarışına ortak sayılan ve haftalarca lider kalan ilk takım Tanju'lu, Fatih Uraz'lı, Savaş'lı Samsunspor olmuştu. 1985-86 ve 86-87 sezonlarını 3. sırada tamamlayan Kırmızı-Beyazlılar, efsanevi başkanları Hasbi Menteşoğlu'nun işlerinin zora sokulması nedeniyle yıldız oyuncularını elden çıkarmak zorunda kalmıştı. 1992-93 sezonunda ise Kocaelispor, ilk devreyi lider bitiren ilk ve tek Anadolu takımı olmuştu. Saffet Sancaklı, Ergun, Bülent Uygun, Mirkoviç gibi iyi oyuncuları olan Körfez, sezonu ise ancak 4. sırada bitirebilmişti. Aradan boy veren diğer takım ise Güneydoğu'dan çıkmıştı 2000-01 sezonunda. Gaziantepspor, uzun süre götürdüğü yarışta Kadıköy'de 3-0 önde başladığı ikinci devreyi F.Bahçe karşısında 4-3 yenik kapatınca havlu atmak zorunda kalmıştı. Son kahraman ise 2002-03 sezonunun Ersun Yanal'lı Gençlerbirliği takımı idi. Ama o da başaramadı, nefesi yetmedi ve tükendi son bölümde.
Madem Türkiye'de 5. şampiyon çıkmıyor, o halde biz de lider kalınan haftalara bir göz atalım. Bu sezon hariç tutulursa 2007 yazına kadarki tablo şu şekilde; Fenerbahçe 472, Galatasaray 420, Beşiktaş 335, Trabzonspor 177, Samsunspor 22, Bursaspor 19, Eskişehirspor 19, Kocaelispor 19, Ankaragücü 13, Altay 13, Göztepe 13, Gençlerbirliği 9 hafta lider kalmış. Birkaç hafta lider kalabilen takımlar da var elbette. Buna göre şampiyonluk yaşamış olan 4 takımdan sonra en fazla lider kalan takım Samsunspor oluyor; bir nevi 5. büyük yani! Onu ise Bursa, Eskişehir ve Kocaeli aynı sayıyla takip ediyor.
Darbeyi kardeşlerinden yiyorlar
Sivasspor, bu sezon Beşiktaş ve Trabzon engellerini aşmayı başardı; ama darbeyi kendi gibi Anadolu'dan olan takımlardan yedi. Konyaspor ve Ankaraspor mağlubiyetleri gidişatı ve liderlik şansını olumsuz yönde etkiledi. Aslında bu durum da oldukça tanıdık. Zira bir zamanlar şampiyonluğa oynayan Anadolu takımları da emsalleri takımlardan benzer darbeler yemişlerdi. 1968-69 sezonunda ligi 2. sırada tamamlayan Eskişehirspor, üç İstanbul takımıyla yaptığı 6 maçın sadece 1'ini kaybetmişti; ama Mersin İdman Yurdu, Göztepe ve İzmirspor yenilgileri şampiyonluğa mâl olmuştu. 69-70'te F.Bahçe ve Beşiktaş'ın dışında Samsunspor, Bursaspor, Vefa, Mersin ve G.Birliği deplasmanlarından puansız dönmüşler ve yine 2. olmuşlardı. 71-72'de ise asıl trajedi yaşanmış. Çünkü şampiyon, rakibi G.Saray'a ve Beşiktaş'a kaybetmemişler, 6 İstanbul maçında sadece bir kez yenilmişlerdi. Bursa, Mersin, Altay ve Göztepe mağlubiyetleri de bir yere kadardı; ama küme düşen İstanbulspor'a hem de Eskişehir'de kaybetmek oldukça hazindi.
1985-86 sezonunu 3. sırada bitiren Samsunspor "Dört Büyük" namlı takımlarla oynadığı 8 maçın sadece 1'ini, o da sezonun ilk maçında İstanbul'da kaybetmiştir. F.Bahçe'yi ertesi sezon da dahil iki kere 4-0 ve iki kere 1-0 yenmiş, Beşiktaş ve F.Bahçe ile iki sezonda oynadığı 10 resmi maçı da kaybetmemiştir. Trabzonspor ve Galatasaray da dahil edildiğinde 18 resmi maçın sadece 3'ünü kaybetmişlerdir. Buna rağmen Eskişehir, Bursa, Altay, Denizli, Malatya gibi Anadolu takımlarına yenilmiştir; bir de küme düşen Ordu'ya. 1986-87'de ise yine küme düşen D.Bakır'a kaybeden Samsunspor, Sarıyer'e yenilip ilk devreyi lider bitirmeyi; Eskişehirspor'a yenilip şampiyon olmayı kaçırmıştır.
1992-93'ün Kocaelispor'u ise aslında fırsatı Beşiktaş'a iki kere yenilmekle kaçırmıştır; ama onun yarış dışı kaldığı maç içeride kaybettiği Sarıyer maçı olmuştur. 2000-01'in unutulmaz Gaziantepspor'u da Kadıköy faciasına rağmen ümidini korurken Rize deplasmanında alınan mağlubiyet hayalleri bitirmiştir.
2002-03'ün G.Birliği ise tam anlamıyla Anadoluzede olmuştur. Dört takımla oynadığı 8 maçın yalnızca birini kaybeden Kırmızı-Siyahlılar, Ankaragücü, Malatya, Bursa ve G.Antep'e yenilmişlerdir. Ama buradaki kritik mağlubiyet ise Ankara'da 2-0 kaybedilen Adanaspor maçı olmuştur! Netice-i kelam; şampiyonluk yolunda bir Anadolu takımı bir başka Anadolu takımının kurdu oluyor.
MEHMET YILMAZ
13 Aralık 2007, Perşembe
Kaynak/Zaman
_________________
FatihCan 15.12.2007, 19:13 Evet anlamıyorum hedef anadoludan şampiyon çıkarmaksa vallaha kim olacaksa bu takım 'trabzon' hariç ben sonuna kadar desteklerim.. ama bizim anadoluda öyle birşery yok hala istanbul kuşu kaldırıyorlar...
GeCeKoNDu_58 16.12.2007, 02:38 Anti Şimsekler genclerbirliği iyi bir klüp ama ilhan cavcav bozuyor kendini fifa nın baskanı sanıyor adam
anti-istanbul 19.12.2007, 16:43 Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. Bayramlar,milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Kurban Bayramınız kutlu olsun!
aramıza hoşgeldin kardeş gençlerbirliğine başarılar...
GLoBe-Y-Gençlik 19.12.2007, 16:49 Selam herkese merhaba Ankaradan Gençlerbirliği taraftarıyım,ilgi alanımın Anadolu ve spor olması sebebiyle sitenize üye oldum bu sebebten dolayı teşekkürler SİVASSPORumuza gönülden başarılar vede bol şanslar temennim ve dileğim zirveden kopmamanızdır,esen kalın
sagolun gardaslar bızde sızlere basarılar dıleırz
altuntas58 19.12.2007, 16:54 Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. Bayramlar,milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Kurban Bayramınız kutlu olsun!
sevgili kardeşim sizinde bayramınız kutlu olsun sivasspor genclerbirliği arasında oynanacak olan macta dostluğun kazanması dileklerimle
SİVASSPOr-GENÇLERBİRLİĞİ maçında inş SİVASSPOR kazanır ama dostluk kazansın...
yigidolar06 21.12.2007, 15:55 Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. Bayramlar,milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Kurban Bayramınız kutlu olsun!
BU GÜZEL DİLEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER BU HAFTA SİZİ DESTEKLİYECEĞİZ OFTAŞI YANİ BİZİ LİDER YAPACAK MAÇTA HAAAAAYYYYYDDDİİİİİİ GENÇLEEEEEEEEEEEEEER
FatihCan 21.12.2007, 17:10 Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. Bayramlar,milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Kurban Bayramınız kutlu olsun!
Teşşekür ederim abi seninde bayramın mübarek olsun ailenle sevdiklerinle nice bayramlara...
haydi gençlerr cimboma 1 fenere 2 :D
nedım123 21.12.2007, 17:13 hoşgeldiniz sitemize
ölümüne sivassporr
GLoBe-Y-Gençlik 21.12.2007, 18:07 Saolun Mekanımıza H.g Tekrardan Bızde Sıze Basarılar DılERIZ
GENÇLERBİRLİĞİ taraftarları aramıza tekrar hoşgeldiniz süperligde başarılar...
yigidolar06 23.12.2007, 23:00 BU GÜZEL DİLEKLERİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER BU HAFTA SİZİ DESTEKLİYECEĞİZ OFTAŞI YANİ BİZİ LİDER YAPACAK MAÇTA HAAAAAYYYYYDDDİİİİİİ GENÇLEEEEEEEEEEEEEERHAYDİ GENÇLER BU DAVRANIŞINIZDAN DOLAYI BİZİ LİDER YAPMANIZDAN DOLAYI TEŞEKKÜRLER. BU İŞİN İKİNÇİ YARISI VAR GÖNLÜMÜZ GENÇLERDEN YANA İNŞALLAH SİVASI YENİP LİGDE KALIRSINIZ
ofgurleyuk78 23.12.2007, 23:14 Ne güzel temenniler. Hele bu temenni rakip taraftardan gelirse daha da güzel oluyor. Bizde sizleri seviyor başarılar diliyoruz.Keşke liğde tek takım olsanız.
anti-istanbul 29.12.2007, 23:22 Sivas, Chelsea'yi Anadolu'ya getirebilir
1982 senesinde Trabzonspor'un amatör takımı, aldığı başarılı sonuçlarla İkinci Lig'e yükselme hakkını elde eder.
Ancak dönemin Trabzonsporlu idarecileri özellikle ekonomik sebeplerle takımın 2. Lig'e çıkmasını istemezler. Zaten bu takımın amacı 2. Lig'e yükselmek değil A takımına futbolcu yetiştirmektir. Böylece, Trabzonspor'un ikinci takımının feragat ettiği 2. Lig'e çıkma hakkı puan sıralamasında bir basamak altta olan Sivasspor'a geçer. Sonunda Sivasspor yıllardır arzuladığı 2. Lig'e çıkma hayaline Trabzonspor'un bu jestiyle kavuşur.
Kaderin garip cilvesi yıllar önce Trabzonspor'un çekilmesiyle 2. Lig'e yükselen Sivas, bu gün 1976'da Trabzon'un gerçekleştirdiği bir ilki yeniden gerçekleştirmenin hayalini kuruyor. Sivasspor başkanının en büyük hayali, ünlü İngiliz kulübü Chelsea'yi resmi bir müsabaka için Sivas'a getirmek. Bunun yolu da ya şampiyon olmak ya da Şampiyonlar Ligi'ne katılmaktan geçiyor. 30 yıl önce Keagan'lı, Callahan'lı, Toschack'lı "yenilmez" Liverpool'u Trabzon'a getirip yenen "Anadolu ruhu" bugünlerde Sivas'ta yaşıyor. Bu sezon Sivasspor'un şu ana kadar yaşadıkları 1976'da şampiyon olan Trabzonspor'un hikâyesine çok benziyor .
1975-76 sezonuna girerken kimse hatta şehir bile takımdan bir şampiyonluk beklemiyordu. O kadro şehre olan borcunu iki yıl önce takım 1. Lig'e çıkarken ödemişti zaten. Tıpkı Mehmet Yıldız'lı kadronun Süper Lig'e çıkarken ödediği gibi. Şenol, Turgay, Necati diye başlayan, Ali Kemal'le biten kadroyu şampiyon olunan sezondaki Fener maçına kadar Türkiye'de kimse pek tanımıyordu. Hatta meşhur spor yazarları bile. Tıpkı ilk yarıyı lider bitiren Sivas'ın kadrosunu tanımadığı gibi. Bugün Sivassporlular medyada yeterince yer bulamadıklarından şikâyet ediyorsa da o günlerde durum daha vahimdi. Trabzonspor'a çok yer ayırdıkları için Milliyet'te Devrim Sağıroğlu ve Zeki Çol sık sık fırça yemişlerdi müdürlerinden. Uzun seneler Trabzonspor'u takip eden Zeki Çol'dan Trabzonspor efsanesinin yükselişini okuyan Türkiye, bugün de Sivasspor'un çıkışının hikâyesini en güzel anlatımla bu sayfalarda aynı kalemden okudu.
Sivassporlu futbolcular nasıl şampiyonluk kelimesini telaffuz etmekten çekiniyorsa o günlerde de Şenol Güneş gazetecilere, "Ağabey bizim için şampiyonluk daha erken değil mi?" diye sormaktaydı. Ahmet Suat Özyazıcı'nın sonlara yaklaştıkça yaptığı, "Şampiyonluğu Anadolu'ya getireceğiz. Trabzonspor tüm Anadolu'nun beklediği şampiyonluğu gerçekleştirecek güçtedir." açıklamaları Bülent Uygun'un, "Artık Türkiye'de Anadolu'dan bir şampiyon çıkması gerektiğine herkes inanıyor. İşte biz bunu başaracağız." açıklamalarına benzemiyor mu? Şenol Güneş'in ilk şampiyonluğu anlatırken kullandığı, "Biz her evin oğullarıydık." ifadesi bugün Sivas'ta aynen yaşanmıyor mu?
İlk şampiyonluğun kesinleştiği günlerde bir Ankara deplasmanı öncesi sonradan efsaneleşen kadronun iki ismi Ali Kemal Denizci ve Kadir Özcan (Kasımpaşa'nın sezon başındaki teknik direktörü) Trabzon'da bir pastanede otururlar. Her ikisi de diğerinde para olduğunu düşünüp başlarlar yiyip içmeye. Biraz sonra başkaları da katılır masaya. Herkes gittiğinde hesap ödeme faslına gelince ne Ali Kemal'de ne de Kadir'de para olmadığı anlaşılır. Ali Kemal Denizci kendine has üslubuyla yıllar sonra "Laa oğluum biz şampiyon olduk la bi lira paramuz yok." diye anlatır durumu.
Tıpkı Trabzonspor gibi 1967'de kurulan Sivasspor'un taraftar gruplarından birinin adı da Trabzonspor'unki gibi "Çılgınlar". Sivasspor da Trabzonspor gibi hücumda olduğu kadar müdafaada iyi ve az gol yiyor. Hepsi bir yana, bugünkü Sivasspor o günkü Trabzonspor gibi başarının birlik ve beraberlikten geçtiğinin, sadece sahadaki futbolcular değil teknik kadro yönetim ve taraftarların ortak hedefe yönelmesiyle engellerin aşılacağının farkında görünüyor. Bakalım türlü imkânsızlıklara rağmen önümüzdeki sene Chelsea ya da bir başka dünyaca ünlü futbol takımı 4 Eylül Stadı'nda Sivasspor'a rakip olabilecek mi? Hedef zor, şartlar ağır; ama ne demiş büyüklerimiz: "Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür."
29 Aralık 2007, Cumartesi
Kaynak/Zaman
yigidolar06 29.12.2007, 23:34 Teşekkürler kimseye kin gütmüyoruz. bizim yerimizde kim olsaydı bizlerde sevinirdik. Madem lideriz o zaman anadolu yıldızı olmaya devam edeceğiz. aynı zamanda gençler için çalışacağız BAŞKENTLİ YİĞİDOLAR olarak
anti-istanbul 29.12.2007, 23:38 Eyvallah sevgili dostlar gönüller bir yıkılsın şu Bizans kalesi artık yeter
yigidolar06 29.12.2007, 23:41 ZATEN YILLARCA ANKARADA YAŞAYAN BAŞKENTLİLER OLARAK ANKARAGÜÜ VEDE GENÇLERİ HEP DESTEKLEDİK VEDE SONSUZA KADAR DESTEKLİYECEĞİZ. ÇÜNKÜ GENÇLER BİZE BU ANTİ OLAYINI AŞILADI
serhatcan 29.12.2007, 23:44 Yaa arkadaşlarr şimdi merak ettiğim hemde çok merak ettiğim bişey var.Kimliğinde sivas yazıpta halla başka takımı tutan varmı. Eskiden tutuyorlarsa saygı duyuyorum daa ama kendi şehirlerinin takımı 1. ligde veee hemde lider. Buna ramen halla bjk,gs,fb,ts takımlarını tutan sivaslılar varmı merak ediyorum.
yigidolar06 29.12.2007, 23:57 Yaa arkadaşlarr şimdi merak ettiğim hemde çok merak ettiğim bişey var.Kimliğinde sivas yazıpta halla başka takımı tutan varmı. Eskiden tutuyorlarsa saygı duyuyorum daa ama kendi şehirlerinin takımı 1. ligde veee hemde lider. Buna ramen halla bjk,gs,fb,ts takımlarını tutan sivaslılar varmı merak ediyorum.EVET VAR BENİM
GENÇLERBİRLİĞİ VEDE ANKARAGÜCÜ 30 YILDIR GURURLUYUM GÜÇLÜYÜM ANKARA GÜÇLÜYÜM VEDE HAYDİ GENNÇLER DEDİİİİİİMMMMMMM
anti-istanbul 01.01.2008, 20:52 2008 yılının Sivasspor camiasına sağlık, mutluluk ve başarı getirmesi dileklerimle,Yeni yılınız hayırlı ve uğurlu olsun.
alem_halil 01.01.2008, 20:58 abi sağolasın seninde yeni yılın kutlu olsun inş yeni yıllar birlikte bi istanbul sonu yaşanır bunu için bizi destekleyen bütün taraftarlara teşekkür ederim saygılarımla...
Yigido_Burak 01.01.2008, 21:05 EywaLLaH Garda$ Ho$ Geldin Saolasın ;)
sivasli215 11.01.2008, 00:21 öncelikle merhaba arkadaşım
ben de sivasta doğmuş ama ankarada büyümüş biriyim,ankarada senelerce ankaragücü ve gençlerbirliğinin maçlarına gittim,abartmıyorum ortaokul yıllarından beri...
su an yasım 29
ankarayı inanki en az senin kadar seviyorum,şu an iş gereği istanbulda bulunuyorum,ama ankara gözümde tütüyor,bir de gözümde tüten sivasım var ki onu hiç sorma
o seneler ankaragücü ve gençlerbirliğinin maclarına gittiğimde sivasımız 3. ligde orta sıralara oynayayn bir takımdı.seneler gecti,yanlış hatırlamıyorsam 2003 tü,gençlerbirliği sampiyonluğa oynuyordu,basında ersun hoca!!!ama ne oldu,beşiktas 100. yılında sampiyon oldu!!!!
nasıl oldu orasını bilemiyorum ama o seneden sonra ilk kez bir anadolu takımı üstelikte memleketim olan sivasımın yıldızı sivassporum şampiyonluğa oynuyor bu kez'''
gençlerbirliğin de eksik olan tek sey olan taraftarda var arkasında sivassporumun
peki niye gercekten sampiyonlukta bizde söz sahibi olmayalım
burda bir tek sizden değil tüm anadolu takımlarından destek istiyoruz,unutmayın bu ülkede elbet birgün istanbul dısından da sampiyon çıkacak(ts hariç)
neden o gün bu sezon olmasın....
anti-istanbul 13.01.2008, 20:14 Sivaslı kardeşim yazınızı okurken gerçekten duygulandım teşekkürler ben ilk yarı ligin sonlarına doğru burda Ankarasporla oynanan maça yenikente gençler atkımla sivas tribününe girerek sivassporu destekledim,son maçtada sivasın bizi yenmesi de beni hiç üzmedi,bu topikte ki önceki Anadolu ile ilgili yazılarımı okursanız zaten beni daha da iyi anlarsınız,Tek dileğim Anadoludan olsun kim olursa olsundur şampiyon,Anadolumuzda şampiyonluğa oynayan vede anadoluyu arkasına alan bu camiayla ilgili bir site de Fenerbahçeyle ilgili bir başlık açılması hiçde hoş değil insanlar birde kalkmış burda ben fenerbahçeliyim ama memleketim sivasa başarılar diliyorum diyor,Ben anadolulu olupta hangi şehirden olursa olsun farketmez Bizans takımını tutanları kınayan biriyim çünkü,istanbullu tutsun onlar beni ilgilendirmiyor ama ben Anadoludan şuralıyım buralıyım ama bizansın şu takımını tutuyorum dedi mi yanlış neyse kusuruma bakmayın son olarak bir kahpe bizansa değil bir Anadolu sevdalısı olarak Sivassporumuza bugünkü galibiyetinden dolayı tebrikler şampiyonluk yolunda başarılarının devamını diliyorum,bol şanslar
HaSiVasLıM58 13.01.2008, 20:46 GooooOOOOooooOOoooollll Dakika 80 İst Büyükşehir 81' Gökhan Kaba durumu 2-0 yaptı.
İlk Golde İlyas ın:D Helal Haftaya Bizimlesin İst.:D
spainloco 13.01.2008, 20:49 2-2 oldu bee kardeesimmm ist haftayadaa böle oynmaz insallah :( Sİwasımız anlının akıyla cıkacak haftayaa iNsaLLaH...
HaSiVasLıM58 13.01.2008, 21:09 2-2 oldu bee kardeesimmm ist haftayadaa böle oynmaz insallah :( Sİwasımız anlının akıyla cıkacak haftayaa iNsaLLaH...
İst Bykşhr Güzel oynadı helallllll olsun İlyas'ın bizde olmasını çok ama çok isterdim Muhammet abisi gb Duran top aşığı Ve İst bizde bu kadar ii oynayacağından eminim ama taraftar dezavantajları var buda bizim için bir avantaj olimpiyetteki maç Sivasspor un evini aratmayacağı kanısındayım...
anti-istanbul 20.01.2008, 11:40 Tebrikler Sivasspor Bizansın Kapısı kırılacak bu sayede diğer Anadolu takımlarımıza örnek teşkil edeceksiniz diğer Anadolu kuluplerimizinde peşinizden gitmesine vesile olacaksınız,yanınızdayız sonuna kadar
semihkilic_58 20.01.2008, 11:48 aramıza hos geldınız ıyı nıyetlerınız den dolayı tşk.ler
nightmanali 26.01.2008, 23:22 merhaba ben başkent ANKARA' dan katılıyorum.aslen MALATYA , HEKİMHAN 'lıyım.GençlerBirliği taraftarıyım.Şampiyonluk yolunda emin adımlarla yürüyen SİVAS'lı kardeşlerimi tüm kalbimle destekliyorum.Yarın F.B. maçında kendine SİVAS'lı deyipte F.B. yi destekleyenleride buradan kınıyorum.Ayrıca şayet ayarlıyabilirsem buradan herhangi bir maçınızı canlı izlemek üzere SİVAS'a gelmeyide arzuluyorum.İnşallah süper ligdeki Bizans saltanatını yıkarsınız.Her şey gönlünüzce olsun dostlarım.
yigidolar06 06.02.2008, 18:37 Tebrikler Sivasspor Bizansın Kapısı kırılacak bu sayede diğer Anadolu takımlarımıza örnek teşkil edeceksiniz diğer Anadolu kuluplerimizinde peşinizden gitmesine vesile olacaksınız,yanınızdayız sonuna kadarSİVASIN ŞAMPİYON OLMASI GENÇLERE BAĞLI BU HAFTA FENER ÖBÜR HAFTA BİZLE OYNAYACAĞINIZ MAÇLAR ŞAMPİYONU BELİRLER BÜYÜK ÖLÇÜDE
sivasli_yldrm 06.02.2008, 19:38 arkadaşa güzel düşüncelerinden dolayı teşekkür ediyorum inş gençlerde başarılı olur ve hak ettiği yeri alır
by_hunter 06.02.2008, 19:40 hoş geldınız arkadaşlar desteklerınız ıçın tşk...
yiğide58 07.02.2008, 08:24 aramıza hoş geldin gzl temennilerin içinde ayrıca tşk ederiz.
yigidolar06 12.02.2008, 15:40 Akıl akıl hakeme takıl!
13.11.2007
Futbolda yine yöneticiler oynamaya başladı. Özellikle daha çok şampiyonluğa oynayan takımlar, hakem yanlışları nedeniyle terör estiriyorlar. Diğer bir sorun, ‘yok milyonlarca dolar veya euro harcayarak getirdiğimiz futbolcular tekme yemekten futbol oynayamıyor’ gibi yakarmaların, acındırmaların futbolcu üstündeki olumsuz etki yarattığını göremeyen kişilerin sıfatı; yönetici olması. Futbol erkek oyunu. Yalnız yıldız futbolcu kimliğine sahip oyuncular değil, korunacaksa bütün mücadele eden oyuncuların korunması önemlidir.
Bu sezon çok bilmiş yorumcularla, yöneticiler dört büyük kulüp karşısındaki takımların, futbol oynamak için değil rakiplerini durdurmak için; oyun bozanlık yapıyor, sertliğe baş vuruyor ve puan alabilmek için her türlü eylemi uyguluyorlarmış... Bunun sonucunda da 70-80 milyon dolarlık takımlarımız haksızlığa uğruyormuş... Hakemler de buna müsaade ediyormuş. Siz, Avrupa’nın güçlü takımlarıyla ne tür bir sistemle oynuyor sunuz? Anadolu takımlarının size karşı olan mücadelelerini Avrupa’daki rakiplerinizle karşılaştırın, birebir aynı. Ama siz yöneticilerin bahanesi her zaman hazır. Ekonomik yönden ve kadro yapıları bakımından güçlü olduklarını, bu nedenle rekabetin zor olduğunu söylüyor musunuz, söylemiyor musunuz? Hiçbiriniz, örnek büyük kulüp yöneticisi olarak aynı Avrupa’da ağladığınız gibi Türkiye’deki ekonomik haksızlığın olduğunu, her sezon 50 ile 80 milyon dolar arasındaki bütçenizden ve neden gelir dağılımında eşit pay dağıtılmadığından söz etmiyorsunuz?
İşte; Anadolu takımlarının 6-7 milyon dolarlık bütçesi ile sizler arasındaki uçurum farkı sahadaki olumsuz mücadeleye de yansıyor.
Yerseniz... Önerim şudur; gelir dağılımındaki eşitliğe destek verin. O zaman eşit rekabetin kalite getirdiğini görüp, taraftarlarınıza daha hoş görünebilir ve futbolu gergin ortamdan kurtarabilirsiniz. Ağlamakla, sızlanmakla hedeflerinize ulaşamazsınız. Gerçeklerle yüzleşin.
Gökmen Özdenak gozdenak@fanatik.com.tr
Not :Tesadüf benim yazdığım yazıya yakın bir yazı gördüğümden burada sizlerle paylaşmak istedim burada benim için yazarın isimi veya yayının önemi yoktur sadece ilgilendiğim konu ile ilgili olmasındandır,teşekkürlerDOĞRU SÖYLEMİŞ KATILMAMAK MÜMKÜN DEĞİL MÜCADELEYE DAVAM DURMAK YOK
merkez_hakan 12.02.2008, 20:15 gençlerbirligı aramıza hoş geldınız bu hafta dualarımız sızınle yenın şu gs yı inş puan we puanlar alırsınız walla her hafta şu üç buyukten bırının yenılmesı butun anadoluyu mutlu edıyor bak kayserıye helal olsun ezdı bjk yı
anti-istanbul 15.02.2008, 21:58 21 Yüzyıl medeni ve gelişmiş ülkeler sportif alanlarda kendilerini daha ileriye gitmenin çalışmalarını,yeni şekillenmelerini daha iyi olmanın ciddi çalışmalarını yaparken,bizim yöneticilerimiz’de çağın ve Ülkenin gerçeklerine denk düşen öngörü ve planlarla sorunları halletmelidir,görünen öylemi ki acep
Ligdeki rekabetin,heyacanın,çekişmenin üst seviyede olması için bedel ödemeyi göze alarak sabırlı bir şekilde direnç göstererek istikrarlı ve de bilinçli bir şekilde istenilen seviyeye ulaşmak için kolayı değil zoru seçmek gerekmekte yoksa hileye,hurdaya,çirkinliklere,d üzensizliklere teslim olup takılıp kalırsınız,kendinizi kurtaramaz karanlığa bir çıkmaz yola girip teslim olursunuz çaresizliğe.
Dürüst oyundan bahsederiz,uygulamaya geldiğimizde kaçarız,çünkü seviyesiz ahlaksız bir yapı var,şu an ne kadar saldırıp iyi konuma geçerim diye düşünen ve art niyetli eylemleri devam ettikçe avantajlı duruma geçip kazandığını sananlar kendini kandırıyor.
Büyüğüz diyenlerin mesajlarına dikkat edildiğinde bakın nelerle uğraşıyorlar,Yapılan spor ama sportmenliğe,centilmenliğe aykırı davranışlar,sporun doğasına aykırı halbuki büyüksen buna ihtiyacın olmamalı,bu sözde büyükler kendi camiasını,medayasını,federasyo nunu,mhk’sini,vs resmi kurumlarını,taraftarlarını yani her kesimi bu yönde kullanmaktadırlar.
Değer yargılarımız o kadar değiştiki Avrupada yasak olan hakem etkileme olayı bizde maçtan önce belirlendiği günden itibaren hakemi zora sokup hata yaptırma,etkileme gibi davranışların ve de müsabakayı sporsal bir oyundan çıkarırarak bu futbol oyununu aldatmaca sonucu kazanmayı doğru görür oldu sayın büyüklerimiz
Futbol oyununu kurallarıyla sistem çerçevesinde adil uygulamadığınız zaman yapısını bozarsınız,Ligin bozukluğu,kalitesizliği büyüklerimizin sistem ve kural dışı oynamalarından kaynaklanmakta,bu durumdan tabikide en çok Anadolu takımları etkilenmekte,bizim sahte büyükler istedikleri kadar transferde yapsalar sistemi bozarak kural dışı oynama isteği,onlarında yapısının bozulmasına neden olduğundan dışarıda başarılı olamamaktadırlar çünkü rakibin yoksa rekabet’de yoktur.
Türk futbolunun bu ıslak zeminde kendi zeminlerini sağlamlaştıran büyüklerimiz avrupa arenasında birde sabitlenmiş düzgün bir ortama gelince nasıl kaybettiklerinin farkına bile varamıyorlar,daha doğrusu işlerine öyle gelmekte.Kural dışı yan etkenlerden,aldatmaca oyunlardan fayda sağlamak istemeleri vizyonlarını daraltıp rekabet ortamını rakiplerine tanımamaları kendilerininde dışarıda başarısız olmalarını sağlıyor.
Bir an önce Türk futbolunun siyasal yapılandırmaların,koltuk,çıkar ilişkilerinden,şahsi menfaetlerin etkisinden kurtarılıp amatöründen tutunda tüm lig ve kulüplerin ortak çıkarları doğrultusunda temelinde güçlü bir yapı kazandırılmasına çalışılması gereklidir.
Ortada bir gerçek var ülke futbolunun geride bıraktığı gerçekler bu sistem yapısıyla beklediğimiz başarıya ulaşmamız gerçekcimi,TRT VE Özel medyanın yancılığı ve amigo köşe yazarlarının taraflılığı dahil evet ilk şartı sistemimizin düzeltilmesi sonrada herkese eşit mesafede futbolun yasasını kimseye deldirmeden kriterlerini uygulamak,kişi kurumları küstürmeden,rekabet içinde kavga ettirmeden,camiaların sahada birinin diğerinden farkının olmadığını inandırarak o güveni vererek adalet eşit dağılırsa sistem düzene bir yola girmiş demektir.
yigidolar06 16.02.2008, 18:37 teşekkürler ilginiz için başkent sivas daima dostluklarla anılacaktır
Gençler Birliğine Başarılar Diliyoruz Ama.
Sivassporla Maç Yaparsak Başarılar Dilemiyoruz.
anti-istanbul 16.02.2008, 23:53 Her zaman Sivassporumuzun yanındayız bol şans ve başarılar dileriz
Gençlerbirliğinin mutlu günlerini andığı bu sıralar Gençlere, Sivasspor taraftarları olarak mutluluklar dileriz.
Şampiyon Sivasspor olsun Ankarayı Kırmızı-Beyaz yapalım diyen Gençlerbirliği taraftarlarına bu konumuz karşılıktır.
http://www.youtube.com/watch?v=TNQV0wDBg2M
anti-istanbul 13.03.2008, 22:11 Taraftarın Sevgisi
Sevgi üç türlüdür:
Birincinin adı "Eğer" türü sevgi. Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye denir. Örnekler : eğer iyi olursan annen, baban seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim. Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim. En çok rastlanan sevgi türü budur. Bir şarta bağlı sevgi. Karşılık bekleyen sevgi. Sevenini, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu. Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır. evliliklerin pek çoğu "Eğer" türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor.
İkinci türe geçiyoruz. "Çünkü" türü sevgi. Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Örnek mi? Seni seviyorum çünkü çok güzelsin (Yakışıklısın). Seni seviyorum çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. Seni seviyorum çünkü bana o kadar güven veriyorsun ki. Seni seviyorum çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerlere gotürüyorsun ki. "Çünkü" türü sevgi "Eğer" türü sevgiye tercih edilecektir. Eğer türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir.Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoş bir şeydir egomuzu okşar. Bu tür olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz, bu türün "Eğer" türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz. Kaldı ki bu tür sevgi de, yükler getirir insana. İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekini sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer. Toplumlardaki sevgilerin çoğu "Çünkü" türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür...
Peki o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? Ve işte sevgilerin en gerçeği. Üçüncü tür sevgi "Rağmen" diye adlandırılan türdür. Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için "Eğer" türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için "Çünkü" türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan bir şey olduğu için değil, bir şey olmasına rağmen sevilir. Esmeralda, Quasimodo'yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına Rağmen sever. Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmeralda'ya çingene olmasına rağmen tapar. Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insanı olabilir. Bunlara rağmen sevilebilir. Tabii bu sevgiyle karşılanması şartı ile. Burada insanın, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine rağmen olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor.Yüreklerin en çok susadığı sevgi budur. Farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir. Bunun böyle olduğundan nasıl emin olursunuz? Haklı olduğumu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyorum. Şu soruma cevap verin. Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize yaşamamın ne yararı var diye sormaz mıydınız? Devam ediyoruz: Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün. Dünya birden bire başınızın üstüne çökmez miydi? O an yaşam size anlamsız gelmez miydi? Diyelim sıradan bir yaşkültablanız var. Günlük yaşıyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa, kalan hayatınızı nasıl yaşardınız? yanıtlayalım: Öyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yaşayan ölü haline geliyorlar. Bugün yaşkültablanızı sürdürebilmenizin "Rağmen" türü sevgiyi şu anda yaşamanız ya da bir gün bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır.. Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var.Kimsede başkasına verecek fazlası yok? Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da ayni şeyi başkasından beklemektedir. Peki bu dünyada sevgi ne kadar var. açlığımızı biraz bastıracak kadar. Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi. Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor. Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor. Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz. Hani nerede? Hepsi o.. DÜNYADAKİ EN BÜYÜK KITLIK, RAĞMEN TÜRÜ SEVGİNİN YETERİNCE OLMAYIŞIDIR.
Bu kadar tanımdan ve örneklerden sonra konumuza,Tuttuğumuz takıma dönelim... Takımımızın sevgisini nereye,hangi kategoriye koycaz? "EĞER şampiyon olursak,EĞER istediğim gibi yönetim olursa,EĞER rakipleri yenersek Takımımı severim" diye bi cümle kurabilir misiniz? HAYIR tabiki...biz Tuttuğumuz takımın sevgisini hiç bir dilek-şart tiipine,şekline bağlamadık,bağlamamalıyız... "Bu takımı tutuyorum ÇÜNKÜ şunları yeniyo,Avrupaya gitmiş...ÇÜNKÜ lig şampiyonluğu varmış ÇÜNKÜ Federasyon kupasını almış...ÇÜNKÜ onun çok iyi bir taraftarı varmış" diye bi cümle de olamaz...onlar olmadan da Takımınızı sevemiyorsanız bi zahmet uzak durun! peki nedir bu sevgi? aslında tek bi tezahürat yetiyo bunu açıklamaya...SEN ŞAMPİYON OLMASAN DA,KUPALARI ALMASAN DA,.....SENİ seviyorum,HER ŞEYE RAĞMEN hiç bir koşula,ön şarta bağlı olmaksızın, sadece Takımım olduğun için...Ömrüm boyunca şampiyon olmasan da, yenmesen de yine seveceğim...Böyle bi sevgiyi bir insana karşı hissetsek,hissedebilsek-ki bu olanaksız- o zaman bu aşk efsane olur dilden dile ,yüzyıllar boyunca yayılırdı! işte belki de bu yüzden TAKIMIMIZ bir efsane...
Yazarı bilinmiyor..
...sitemize hoşgeldin kardeş...Gençlerbirliğine başarılar...
anti-istanbul 27.03.2008, 00:22 Hoş bulduk teşekkürler,saolun Sivassporumuza şampiyonluk yolunda bol şans ve başarılar dileriz,inşallah gönlünüzce olur
anadolu elele bizansa karşı
HERŞEYE RAĞMEN SİVASSPOR
anti-istanbul 29.03.2008, 18:13 TARAFTAR-DÜŞÜNEN-DOĞRU DÜŞÜNEN OLMALIYIZ
Öncelikle önemli olan spor ahlakına edebine göre davranma sporun ,yarışmanın ,kazanmanın kaybetmenin ya da taraftarlığın sadece hayatın bir parçası olduğunu görüp kalıcı olmanın yolunu arayıp,bu bilince ve anlayışa sahip olmamızdan geçiyor,Kazanmak tabi ki büyük bir keyif ancak sporu, taraftarlığı yapabilmek güzel bir faziletse yenmekte,yenilmekte sevinmekte,üzülmekte iyi bir mutluluk olmalı taraftar için,Takımına her zaman “sahip çıkmak” idiali yitirmeme yönünde övgüye değer bir meziyet olmalı.
Türkiye başka alanlarda olduğu gibi bu alanda da geri kaldığını göstermiştir.Bir stat da,bir salon da,bir şehir de güzel bir ortamı,güvenliği sağlıyamama,işimize ve aciz konumlara gelince spor dostluk,barış,kardeşliktir edebiyatını bırakmalıyız bu kendimizi aldatmaca tavırlarımızı hayır düşmanlıkları biz körüklüyoruz,en önemli değerlerimize küfredilmesini seyrederek de onaylıyoruz biz vatandaşlar bu keşmekeşi nasıl izliyorsak medya ve diğer yetkili kurumlarımızda aynen kayıtsız bir şekilde izliyor.
Sorun var tabi ki üç maymunu oynuyor herkes bunun farkında tabi tüm insanlarımız,insanlarımıza uyuşturucu enjekte edilmiş İstanbul bu ülkede Anadolu şehirlerimize suç işlemenin her alanında kötü örneği olduğu gibi spor ve taraftarlık alanında da kötü bir örnektir,İnönü stadında bir gencimizin ölümünden sonra CNN TV’de bir spor proğramında bir araya gelen üç büyüklerin kulüp başkanları bunun sorumlusu kim diye soran sunucuya cevaben üçü birden zıplayarak bırakın kardeşim kimin sorumlusu olduğunu bizim büyüttüğümüz bu canavar,bu bataklık bizi iyice aştı artık biz baş edemiyoruz diyerek itirafta bulunmuşlardı hem de TV’de 70 milyonun gözü önünde ama maelesef bu ülkede görüntülü ispatlı da olsa suça ceza yok,kazandılarmı iyi kaybettilermi kötü yarışın sonunda ipi göğüsleyenler 50 yıldır değişmiyor,sıkıştılarmı maç gününe kadar bir hafta boyunca hakemleri zora sokup seviyesizce,ahlaksızca hileyle etkileyip aldatmaca bir yöntemle sistem ve kural dışı oynayarak gelinen durum ortada,düne kadar futbolun sadece sahada oynanmadığını söyleyenler ihale yolsuzluğundan hapse düşüp sonra bırakılan büyük kulüplerimizden birinin yöneticisi aradan daha iki hafta geçmeden bu ülkenin en üst iki makamına takımının isimli,imzalı formasını makam sahiplerinede tutturarak hediyelerini vermişti,senin burada ne işin var diye bir soran bile olmadı artık ülkemizde doğru,yanlış kavramları iyice birbirine karışmış durumda,insanlara bedava biletleri verip karaborsa satılmasını ve de çeteleşmeleri sağlayıp birde ikramiye olarak aynı tarifeyi altlarına bir otobüs çekerek deplasmanda uygulayacaksın,statlarda bu tezgahı gören devletin emniyet yetkilisi de karaborsa bilet yanlarında satılırken sırtını dönüp görmezden gelecek,bilinçli olarak boyutunun abartılmasının nedeni birilerinin verdiği iktidar iktidar kavgasına,mücadelesine camiasını,taraftarını da alet edip çekmek istemesi kendi egolarını,takım veya kulüp umurlarında değil yaratılan bu karışıklık ortamından sadece çıkar amaçlı çevrelerin faydalanmaya çalışır olması her kafadan bir ses çıkması da kaos ortamından fayda ve payda’dır bu insanlar için.
Çıkıp öfke kustuğumuz eylem ve söylemleri başkalarına yöneltirken zerre kadar tereddüt etmeyiz.stat’lar Namus,ahlak ve vatanseverlik kursu verenlerden,nutuk atanlardan geçilmez ama memleketin yanlış art niyetli insanları ne hikmetse de bitmez işin kötüsü de onlardan da doğruluk,dürüstlük,delikanlılı k dersi dinlersiniz.para pul kupaları için sevmedik derler tezehüratların ve pankartların arkasına saklanıp en küçük bir sendelemede takımlarının,futbolcularının,y önetimlerinin, üzerine bir kabus gibi çökerler tıpkı bir kene gibi bir sülük gibi.Taraftarsız futbol olmaz evet kazanırken eğlenen,dalgasını geçenlerin takımlarının zor günlerinde takındıkları yanlış tavırlar,iyi günde kötü günde…diye aşk’la anılan “yağmurda çamurda”diye savunup güzel günlerden bahsedip daha sonra takımının en ufak teklemesinde futbolcusunun gelmişini,geçmişini sorgulayanlardan acep taraftar olurmuki.taraftar olmak zor,taraftarı çok olmakta,olmaması da ayrı bir sorun ne yardan ne serden hesabı iki tarafı farklı değnek.Takımımızın galip gelmesi için öncelikle taraftarımızın kendini yenmesi gerekir sahaya sabırsızlık,gerginlik,stres yanlış baskı uygulayarak futbolcusuna bunu yansıtan taraftar maçtan kopup lay lay lom yaparak kendi maçını yapanlar sadece rakibin ekmeğine yağ sürerler gereksiz gürültü,desibel şekli tezehürat çok mu faydalı acaba bir işe yararmı,belki de yerine göre susmak daha faydalıdır en azından takımının moralini bozmaz pozisyona göre hareket edilmesi bunun da iyi yönde başarılı olunması durumunda maçta futbolcumuzun nasıl motive edildiğini görürüz.Sahaya yabancı madde madde atmak sevgi yerine nefret gösterisi yapmak,kulübe ceza aldırmak,futbolcusunu ıslıklayan,küfreden takımına art niyetli bir tarzda yaklaşan pravakatörlerin diğer bir farklısı değişik şekli olanları kulüp içerisinde de zarar verenler kadar suçludur.
Stad renklerine aşık olan yüreği takımının sevdasıyla ile dolu olan taraftarların keyifle takımına imece ile paylaşım ile sahip çıktığı bir yer olmalı.Sporun insanı nasıl eğittiğini,ehlileştirdiğini,in sanı stratejik zekasını geliştirdiğini,kötü alışkanlıklarından nasıl kurtardığını,rakibe saygıyı,insana sevgiyi tevazzuyu öğrettiğini çok iyi bilmemiz gerekiyor.Kavramamız bu hazı almaya başladığımız da tutku olmaya başlar.yıllardır verilen emekler,zahmetler,çileyle yetişen değerlerimiz,belli noktalara getirilen kurumlarımız bu kadar kolaymı ziyan edilmeli,Çağ dışı yanlış düşünce ve zihniyetlerle bu değerleri yerle bir etmenin camiamıza,takımımıza getirisi nedir ki.
Tek tip insanı hedefleyen otoriter,diktatöryal tarz’lar istemiyoruz,sadece insanın özgürce gelişimini,eğlenmesini,öğrenme sini engellemeyle olmıyacağını insanların kollektif zekasını,duyarlılığını,mizahın ı,eğlencesini şu kısacık ömrümüzde farklı olmanın yaratıcılığını gösterme durumunu niye kendimizden,başkalarından neden esirgiyoruz ki değermi.
Öz eleştirinin,yüzleşmenin yanında olalımki kimseyle uğraşmadan,sataşmadan takdir beklemeden kendinle uğraşmanın,kendini düzeltmenin en sağlıklı yol olduğu,doğru,iyi,sabırlı ve istikrara inanan taraftarlar olduğumuzu kanıtlıyalım.Tribünlerde kendi maçını oynamayı sürdürenlerin sesine kulak vermiyelim.
Bir kere şu net olarak bilinmeli; sporda küfür çirkinliğin en üst noktasıdır yapan yaptıran çanak tutan kim olursa olsun yanlış.Küfür edebiyatı peşinde koşanların; annesi,eşi,kız kardeşi yok mu?kendilerini hakaret ettikleri insanın yerine koysunlar acaba ne hissederler?Ortada bir ayıp olduğu muhakkak insan uygarca etik olmayan davaranışını kabul edip özür dilemeli gereği bu olmalı.
anti-istanbul 29.03.2008, 18:14 Sorumluluk bilinciyle spor dünyasının saygınlığını kazanmak gerekir istersek dünya şampiyonu olalım önemli olan spor ahlakına ve edebine göre davranma olmalıyken,kalitesizliklerini ortaya koyup birde seslerini yükselterek haksızlıklarını kapatmaya çalışanlar,kalpleri sevgiyle,doğruyla olması gerekirken kalpleri yanlışlarla dolu olanların mutlulukları çıkarları doğrultusundaki yanlış başarılara endeksli,bugün kulüplerimizin yönetimleri de kendi kulüplerimizin çıkarlarını değil,bugün futbolu yönetenlerin de tüm camiaları ve ülke çıkarlarını değil başkalarının amaçları için var olup sadece kendi çıkarlarını ön planda tutmaya çalışmalarının bize ve memlekete verdiği tahribat aleni görünmekte,hal böyle olunca tepeden başlayarak tüm kurum ve kuruluşlara kadar herkes bilinen alanlara belli esaslarda kısa vadeli istedikleri gibi planlama yapmakta,yap boz ile genele yaymamakta,acil yapılması gerekenler ertelenmekte,geriye atılmakta,sadece gün kurtarılmakta ve ilerleme kaydedilmemekte paylaşımın genele yansıması ise geçiştirilmekte,karışıklık,kao s ortamı ve yaratılan bu karışık ortamdan sadece faydalanılmaya çalışılması, genel görüntü bu iken burada bizlere düşen ise tabandan başlayarak her bireyin kendisini düzeltmesi ve kendisinden sorumlu ilkesinden yola çıkılması,sorumluluk duygusu içinde olunması gelecek için.
Bugün camia içinde kimileri kopuk kötü anları fırsat bilip arkadaşlarını suçlayan kendisini yargılamayan sorumluluk almayan ve de en önemlisi kimileride kendisini herkesin üstünde görüp kişisel çıkar ve de menfaatlerini ön planda tutuyorsa veya aldığı sorumluluğu kötüye kullanıyorsa takım sevgisi yoksa olumsuzluklar futbolcuya yansıtılmışsa değerlerinize sahip çıkılmayıp yabancılaşma varsa yozlaşan ve çürüyen bir yapı oluşmaya başlarki,iyi ve olumlu yöne dönüşümü de zor ve zaman alacaktır.
Sağlıklı ve istikrarlı giden bir kuruma kısır döngü sürecini yaşatmanın hiç gereği yokken her şey benim istediğim gibi olsun diyerek iyi giden bir yapıyı bozmak tahamülsüz olmak hatasını kabul etmeyip benim olsun küçük olsun zihniyetiyle bir yerlere gelinmiyeceği sırf kendi egolarını tatmin için menfaatleri için camianın yapısını bozup düzgün bir şekle dönüşmesi için mücadele verme yerine sağlam olma yerine bozuk zemine dönüşmesi yönünde yanlış faaliyetler içinde bulunmalarla başarısız olunmaza geçiş yaşanıyorsa geçmişteki hatalarından özeleştiri verebilmeli doğru yöne geçiş yapılabilmeli tam aksine suç bastırırarak birde seslerini yükselterek haksızlıklarını ört bas etmeye çalışılmamalı Sağlıklı üretilen çözümlerin hayata sağlıklı bir şekilde yansıması olmalı gerginliği ortadan kaldırarak önyargıların yumuşatılması gereken iyi ortamla özeleştiri, düzeltme yolunda ciddiyet,dürüstlük ve samimiyet şahsi çıkarları öne çıkarmadan toplumsal sorumluluklarımızın bilincinde hareket edilmesi gerekmekte.
Bir camianın en büyük rakibi istemezi kendi içinde yönetimi,çalışanı,teknik ilgilisi,taraftarı içerisinde kim olursa olsun önce kendi içindeki bu kişileri kayda değer almayacak, umursamayacak doğru bildiğinizi inanarak yapacaksınız çünkü içerdekilere karşı hal ve tavırlarınızı belirlemediğiniz sürece camia dışı sorunlarla uğraşmak ulaşılmazdır bu insanlar her zaman engeldir yeniliklere ve geleceğinize bu süreçten kuvvetli bir şekilde çıkmaktır doğru olanı güçlü olmadığınız sürece size barış olmaz,kaostan beslenenler,size geçit vermemek için her türlü sabotajı ve tezgahı yapmaktan geri kalmazlar kendinize sevdanıza yakıştıramıyorsunuz elbette çıkar peşinde koşan bu kişiler yalanlarla,hilelerle,yüzlerine maske takmış insanlık dersi vermeye kalkan insan kopyaları olacak tabi karşınızda umursamadan,takmadan her kesime mesafe koyarak mücadelenizi iyi yönde yaparak sevdanızın en iyi konuma gelebilmesi için her türlü gelebilecek yanlışlara,saldırılara karşı çıkarak bildiğiniz yoldan çalışmalarınızı yapmak zorundasınız,kimseye eğilmeden,teslim olmadan,kimseye omuzlarınızı basamak olarak kullandırtmadan en zor koşullarda dahi takdir beklemeksizin,dimdik ayakta durarak yaptıklarınızdan gurur duyarak,yeni ufuklar açarak verilen mücadelenin sonucunda dilenmeden direnerek yeniliklerle hak hukuk çerçevesince bir şey beklemeksizin gelecekteki görmeyi istediğiniz hayaller zor olmamalı.
Tribünlerde kişiyi kurumlara küstürmeden taraftarı kendi içerisinde tatlı rekabet içinde tutarak,birbirine düşürmeden,gerginlik yaratmadan sorumluluk alanları suçlayarak değil destek olarak yapıcı eleştiriyle uyararak,sorumluluk alanlarda kişileri sevip durumunu anlayarak kazanarak,dedikodu yaptırmadan,tribündeki arkadaşlarının birinin diğerinden farkının olmadığını inandırıp o güveni vererek dostlukların pekişmesini ve insanların kaynaşmasını sağlamak,boş lüzumsuz konuşmalarla kendimizi kandırıp oyalamadan,menfaat peşinde koşmadan ayrıca birine tepeden büyük bakmama,söylemlerinde bulunmama,aşağılamalara girmeme samimiyetsizlik ve ikiyüzlülükten de uzak olunmalı ki bu halin camia içerisinde olması ve genele yansımasını engelleyerek de bunun takıma da iyi yönde yansımasına sebep olalım.
Camiamı seviyorum diyerek takımını sahiplenip tekelinde tutanlar kendi canından bir parça görenler veya hissedenler samimi bugün Avrupa da taraftar takımının 5 yıl sonrasının kombinesini alırken bir maç biletini,kombinesini almayan,üyelik aidatını ödemeyen,ürününü bir formasını bir atkısını stadında şehrinde üzerinde taşımayan ama canından çok sevenler çok şeyler bekleyenler acaba sahada takımları için mi yoksa kendileri için mi bulunuyorlar, yoksa güce ,şiddete ,paraya mı tapıyorlar bilinmez oyuncusuna sağa sola küfredene mi yoksa yoksa taraf olduğu için çok sevdiğine inandığı güvendiği tarafın yanında olmayı paylaşmayı paylaştıkça çoğalmayı düşündüğü gerçek doğrular için mi orda bulunuyorlar bilinmez kendimizi yargılayıp, sorgulayalım gerçek sevgi icraat,her şey ortaya çıkmakta,deşifre olunmakta icraat siz boş söylemlerle zamanı lay lay lom yaparak kendilerini kandıranlar sadece kendilerini eleştirmen gibi görenler hayatları laf söz ile geçirenler bugün ve yarın camia için yaptıklarınıza pratiğinize bir bakın,kendini avutanlar,kendini oyalayanlar,kendini eğlendirenler aynaya bir baksın,takım sahiplenenin de tekelinde de değildir taraftarlığı paylaşmalı kısır dar bir alana sıkıştırmadan ziyade dışarıdan daha çok enerji ile dolu olan yeni kazanımlara açık olunmalı ki birlikte başarılmalı,birlikte haz,birlikte keyif alınmalı,birlikte mutlu olunmalı…eylemsiz sevgi gereksiz.
Başarı için geçmişi bilmeden bugün hakkında yorum yapamayız dünü bugünü düşünüp başarının başarısızlığın nedenlerini inceleyip bilmemiz tüm camianın iç içe camianın sorunlarını iyi bilip değerlendirmemiz lazım yoksa başarılı olamayız.camianın genelinde yönetim,camia çalışanları,teknik heyet,takım,taraftar birlikteliğinin üst düzeyde olması sevincin üzüntün birlikte yaşanması,ben değil bizin olması,başarısız dönemler de bile kendi içinde özeleştiriyi yapan kişiler olunması akabinde en kötü koşullarda bile kazanma azmiyle,coşkulu başarılı olmanın ve binanın temelini sağlamlaştırmaktan başka çaremiz olmadığının bilinciyle sorumluluk anlayışıyla mücadelesinin alternatifsiz verilmesi gerekiyor başka yolu yok.
yigidolar06 30.03.2008, 17:22 Gençlerbirliğine galatasaray karşısında başarılar diliyoruz
anti-istanbul 30.03.2008, 20:01 Tebrikler Sivassporum kır şu zinciri kır şu bizans kapısını kırarsan sayende tüm Anadolu peşinden gelecek,yanında Anadolumuzun güzel insanları
altan54&58 07.04.2008, 14:49 Daha önce yazdığım gibi 100 yıl geçse 5.şampiyon çıkmaz bu resmen masal.bizans takımları kendi iğrenç kavgaları içinde Gençlerbiliği'^ne bedel ödettiler.Gece yarıları kazan kaldırıp kelle isteriz diyorlardı ne oldu.Hani açıklama yok tabi.Kuddusi Efendi yancısı ağlak yönetici Haldun Üstünel rahat mı vicdanınız rahat demi.Ya Gençlerbirliği bu puanla küme düşerse bu vebali nasıl taşıyacaksınız omuzunuzda ama kupada görülecektir hesap bjk veya gs inetertotoya gidecek
Bende bu maçta hiç birşey anlamadım desem tamm yeri olur neden derseniz çünkü gençlerbirligi alt sıralara oynuyooo niee satsın dicem maçı ama olabilirde olmayanilirde ama hakeme para yedirme olayı olabilir arkadaşın dedigi gibi GALATASARAY yanlısı hakem ahh bea bizi hiç öle hakemler hiç kollamazki neden 3 büyük değiliz o yüzden,, ama yakında 3 büyük 2 büyük olabilir FENER-GS Hep maçları hakem hatlarında götürüyorlar yanlış penaltı ofsaytdan gool verilmeyen penaltı gençler ekibine,, ANLAMAK ÇOk ZOR ama inanıyorumki 5.büyük çıkacaktır Buda sivas olmasını diliyorum. bu sene zor gibi ama gelecek sene yukarıya oynarsak BİZ OLABİLİRİZ birde bizim taraftarlar destegini arttırmalı stad,da HEP DESTEK TAM DESTEK!!!! site yöneticisi! resim koyuyorum hiç bir reklam içermiyor silmezsen sevinirim SAYGILAR!!!
altan54&58 07.04.2008, 15:15 Yok bence büyük falan yok.Büyüklük ölçüsü ne ya o zaman Faroe Adalarının BK96 takımıda çok büyük her yıl şampiyon oluyor büyük falan yok Türkiyede
sadece basının da gazıyla kendini kendini büyük kulüp sanan futbol takımları var
SenSetik 07.04.2008, 15:28 büyüklük bizim bildiğimiz örnek olmayla başlar....
kötü örnek büyük takım olmanın gereklerine zıttır...
sahtekarlık yaparak maç almak, kendine zarar vermediği sürece hakem hatalarına göz yummak, dişiyle tırnağıyla mücadele eden anadolu takımlarına dayılık yapmak büyüklük değildir.....
göreceğiz yarın büyük takımın!! büyüklüğünü!!
Türkiyede aslan,kanarya,kartal; avrupada kedi,serçe,karga.....peeeeehhh .
tükürürüm öyle büyüklüğe.......
altan54&58 07.04.2008, 15:31 büyüklük bizim bildiğimiz örnek olmayla başlar....
kötü örnek büyük takım olmanın gereklerine zıttır...
sahtekarlık yaparak maç almak, kendine zarar vermediği sürece hakem hatalarına göz yummak, dişiyle tırnağıyla mücadele eden anadolu takımlarına dayılık yapmak büyüklük değildir.....
göreceğiz yarın büyük takımın!! büyüklüğünü!!
Türkiyede aslan,kanarya,kartal; avrupada kedi,serçe,karga.....peeeeehhh .
tükürürüm öyle büyüklüğe.......
Demi ama aynen kardeşim aynen büyükmüş gülerim sadece ha bu arad Letonyada da Ventspils var oda büyük her yıl şampiyon oluyor
bunlar köhne bizansın takımları
Demi ama aynen kardeşim aynen büyükmüş gülerim sadece ha bu arad Letonyada da Ventspils var oda büyük her yıl şampiyon oluyor
bunlar köhne bizansın takımları
Sizin sadece o basın yönüne fazlasıyla katılıyorum;) diğerlerine katılmıyorum!!!!
altan54&58 07.04.2008, 15:59 Olabilir her görüşe saygım sonsuz ama benim görüşümde öyle
sivasli215 07.04.2008, 17:35 arkadaşlar,türkiyede 3 büyük gerceğini kimse inkar edemez!bu bilinen bir gercek!
letonya fr adasının nüfusu neki büyüklüğü ne olsun?
madem benzer örnek istiyorsunuz,size man.united,arsenali ya da barcelona real madridi... verebiliriz.zaten bu ülkeler futbolda söz sahibi!
ama o liglerde de hersene sürpriz takımlar cıkabiliyor,örneğin ispanyada villareal gibi.ancak onlarında gücü bir yerde tükeniyor.bu kural bizde de
aynen uygulanıyor.sivassporumuz içinde bir acaba sorusu vardı hepimizde ama olmadı malesef!
tabi bunda bizim dışımızda birçok faktörde etkindi.sağlık olsun,inşallah ilerleyen yıllarda anadoludan bir şampiyon çıktığını görürüz
son olarakta gençlerbirliği ile ilgili birseyler söyleyim,gençlerbirliği ligin en eski,en köklü takımlarından biri
kesinlikle bu lige renk katıyor,ve düşmesini istemediğim takımlardan biri
umarım ligde kalır,kalmalı da...
zaten düşmesi gereken takım dicem ama ligin sonuncusu takım kasımpaşa bile güzel oynayıp direniyoo yani benim favorim:düşcek takımlar şöyle:kasımpaşa-rize-manisa.!!!!!!!!! son hepsi 3 lü grubu paylaşıyoo ama bunlar düşme ihtimali yüksek
altuntas58 07.04.2008, 19:16 2755
Genclerbirliği Cumhuriyetimizle yaşıt bu guzide kulübümüzün düşmesine asla gönlüm razı olmaz ben inanıyorumki genclerbirliği bu tehlikeli bölgeden bir an önce cıkacaktır
anti-istanbul 07.04.2008, 20:03 Vicdanî karar verme hakkımız engellenemez!
Ligimiz bu sene gerçekten farklı bir çekişmeye sahne oluyor. Birkaç takım dışında neredeyse her takımın bir derdi var: bir yanda düşmemeye çalışanlar, diğer yanda ise şampiyonluğa oynayanlar. Bu ortamda futbol kamuoyunun şampiyonluk mücadelesine odaklanması da yeni bir şey değil belki ama diğer yanda hayatta kalma mücadelesi veren bu kadar çok takım varken maçların adilane yönetimi her zamanki gibi yine büyük önem taşıyor.
Durum bu iken, kendileri aleyhine ya da rakipleri lehine yapılan hataları abartarak gündemde tutmaya çalışan “3 büyükler”in tavrı ve medyanın tiraj uğruna tepedeki çekişmeye ve devamını sağlayacak koşullara odaklanması da aslında şaşırtıcı/yeni değil. Hep söylenegelen şeyin formülü basit aslında: İyi oynayan "şampiyon" olsun, yani "kendi aralarında oynayacakları maçı kazanan şampiyon olsun", yani "diğer takımlarla oynanan maçlarda bir şekilde kazan(dırıl)sınlar." Hem de kazasız belasız tarafından!
Çoğu durumda “figüranlık” bir yana “3 büyükler”in kendi aralarındaki “düğüm maçları”na varan yolda ayak bağı olarak görülen takımların haklarının bile ancak şampiyonluktaki rakiplerin kendi aralarındaki hesaplaşmada akla gelmesini kabul etmiyoruz. Medyanın sözüm ona objektif yorumcularının duyarsızlıklarını ve çifte standartlarını ifade etmenin sonuç getirici olmak bir yana “yine aynı terane”, “haklısınız ama…” diye başlayan yasak savmak kabilinden sözlerle geçiştirileceğinden de eminiz.
Ama elimizden başka türlüsü gelmediği için yine de haykırıyoruz:
Ligin lig olmasını sağlayan takımların önemli bir çoğunluğunun meşru haklarının bu kadar göz ardı edildiği bir ortamda vicdanlarımız ne kadar rahat?
Kendi dertlerine düşmeleri nedeniyle ister istemez rakip oldukları diğerleri aleyhine yapılan hatalara topluca tepki göstermekteki isteksizlikleri ve/veya yetersizlikleri hatırlandığında, “lige renk katan”ların içine düştükleri durumda kendi hataları olduğu da tabii ki söylenebilir.
Yalnız, bizim de çok temel bir hakkımız var: Rahat bırakın da tüm takımların olduğu gibi kendi takımımızın da kendi gücüyle başarılı olmayı hak edip etmediğini görelim ve neyse hakkımız ona gönül rahatlığıyla razı olalım.
Herkesi kendi vicdan anlayışıyla baş başa bırakmak en iyisi olduğuna göre, bırakın da en azından bu meşru hakkımızı kullanalım ve düşeceksek de dışımızdakilerden yana vicdanımız rahat olsun!
haydigencler.com
altan54&58 09.04.2008, 09:47 arkadaşlar,türkiyede 3 büyük gerceğini kimse inkar edemez!bu bilinen bir gercek!
letonya fr adasının nüfusu neki büyüklüğü ne olsun?
madem benzer örnek istiyorsunuz,size man.united,arsenali ya da barcelona real madridi... verebiliriz.zaten bu ülkeler futbolda söz sahibi!
ama o liglerde de hersene sürpriz takımlar cıkabiliyor,örneğin ispanyada villareal gibi.ancak onlarında gücü bir yerde tükeniyor.bu kural bizde de
aynen uygulanıyor.sivassporumuz içinde bir acaba sorusu vardı hepimizde ama olmadı malesef!
tabi bunda bizim dışımızda birçok faktörde etkindi.sağlık olsun,inşallah ilerleyen yıllarda anadoludan bir şampiyon çıktığını görürüz
son olarakta gençlerbirliği ile ilgili birseyler söyleyim,gençlerbirliği ligin en eski,en köklü takımlarından biri
kesinlikle bu lige renk katıyor,ve düşmesini istemediğim takımlardan biri
umarım ligde kalır,kalmalı da...
Görüşüne saygı duyarım ama katılmam mümkün değil benim gibi düşünen bir çok insan var.Bu takımlar neye göre büyük o zaman senin ölçülerine yani nüfusa göre konuşayım mesela Monaco veya CSKA Moskova,Spartak Moskova da çok büyük demi.Ya yapmayın Allah Aşkına bu büyüklerimizin(!) saçma sapan kavgalarının diyetini Anadolu takımları ödemiyor mu yıllardır son örnek Gençlerbiliği.Bu mu büyüklük.Barcelona,R.Madrit ile bunları nasıl aynı kefeye koyarız ki.
Ama yinede her görüşe olduğu gibi senin bu fikrine de saygım var.Gençlerbiliği ile ilgili düşüncelerine aynen katılıyorum.
Sağlıcakla kalın
altan54&58 09.04.2008, 11:37 2755
Genclerbirliği Cumhuriyetimizle yaşıt bu guzide kulübümüzün düşmesine asla gönlüm razı olmaz ben inanıyorumki genclerbirliği bu tehlikeli bölgeden bir an önce cıkacaktır
Bencede çıkacaktır tehlikeli bölgeden ve gsyi de eleyecek kupada kupa bu sene Anadolu'da kalacak
Genclerbirligine 16 Nisan da Turkiye kupasinda basarilar:)
altan54&58 09.04.2008, 12:08 Adamların kendi canları yanınca gece yarıları bildiri yayınlayıp yeniçeriler gibi kelle istiyor ama Anadolu takımlarının canın yanınca ses yok bumu büyüklük gs yöneticisi Sayın Haldun Üstünel lafım size hadi şimdide yayınlayın bildiri ama yok hep bana hep bana zaten Kuddusi efendi haklı demi penaltı pozisyonunda yazıklar olsun sizin gibi büyük takımlar söz konusu siz olunca gerisi detay demi ama kupa maçında alacaksınız boyunuzun ölçüsünü gelecek sezon hem Sivas hem de Gençlerbirliği çıkacak Avrupa arenasına
anti-istanbul 09.04.2008, 19:56 Çok teşekkürler sivaslı hemşerilerim düşünce ve ilgilerinizden dolayı aynı şekilde bizlerin de kalbi bu sezon SİVASSPOR'un şampiyonluğu için attı görüyorsunuz geçen haftaki harekatı ben üstteki iki bizans takımının diğerlerinden özellikle koparılışı olarak değerlendiriyorum sonlar yaklaştıkçada bu bizans oyunları gerek duyulduğunda devam da edecektir çünkü onlar ne düşme hattındaki GENÇLERBİRLİĞİ'ni nede Şampiyonluğa oynayan SİVASSPOR'umuzu düşünüyorlar Anadolu onların umrunda değil onlar varsa yoksa kendi aralarındaki kapışmanın mücadelesinde onların gözleri şu an bizleri görmüyor bile altta kalanın canı çıksın hesabı Kayseriye yapılan haksızlığın akabinde ertesi günde bize yapılacağı kesin di zaten verilen hakemden dolayı planlı olduğu aşikardı,bir maçta hakem pozisyonu göremeyebilir yanlış değerlendirebilir insandır kabul ama gole giden futbolcuyu dripling halindeyken kale önünde devre oldu diye ve de kendi sahasından çıkıp yine ikinci pozisyonda da gole giderken kaleci ile karşı karşıya kalacağını anlayınca yine ofsayt diye düdük çalarak art niyetli ve olayın planlı olduğunu kanıtlamıştır,penaltıyı konuşmuyorum bile işte kimileri anıları ile kimileride işte nasıl anılır görüyorsunuz,esen kalın bu yıl gönlümüzün şampiyonu Sivasspor'dur tarihede bu böyle geçeçektir
altuntas58 09.04.2008, 20:19 Türkiyede süper liğe renk katan kardeş kulübümüz genclerbirliğinin yeri liğin alt sıraları değil olamazda kahpe bizans oyunlarıyla buralara geldiler bu gün genclerbirliğine allah korusun yarında bizlere olur bu kirli oyunların süper liğden temizlenmesi için herkesin sesini yükseltmesi lazım herkesin bu haksızlık karşısında tepkisini göstermesi lazım hani bir söz varya
SUSMA SUSDUKCA SIRA SANA GELECEK sözü çok doğru bir söz her şeye rağmen genclerbirliği bu kötü günleri atlatıp layık olduğu yerlere gelecektir
27742775
ahmet 1967 09.04.2008, 21:12 aramıza hosgeldin kardes genclerbirliginin ligde kalmasını canı gonulden istiyorum(ESENTEPELİ YİGİDO)
cimbomlu ahmet 09.04.2008, 21:18 aramıza hosgeldin kardes genclerbirliginin ligde kalmasını canı gonulden istiyorum
sivasli215 09.04.2008, 21:21 gençlerbirliğinin zor bir fikstürü var
ama üstesinden gelir gençler,seneye de bu tabloyu yasamamanız dileğiyle...
anti-istanbul 09.04.2008, 23:18 Arkadaşlar saolun düşünceleriniz için çok teşekkür ediyorum aynı şekilde bizlerde Gençlerbirliği taraftarları olarak sizlerin yanındayız umarız gönlünüzce olur
altan54&58 10.04.2008, 09:54 Haydi Gençler bastır.Kalacaksın ligde kupayı da alacaksın Kuddusi ve yancısına rağmen
HOŞGELDİNİZ SİTEMİZE KARDEŞ İNŞ. İYİ VARKİT GEÇİRİSİNİZ SİTEMİDE ŞAMPİYON SİVASSPOR
SenSetik 10.04.2008, 11:45 GENÇLERBİRLİĞİ DÜŞMEZ........
ANKARADAN Bİ TAKIM DÜŞECEKSE ANKARASPOR OLMALI.........
altan54&58 10.04.2008, 12:21 GENÇLERBİRLİĞİ DÜŞMEZ........
ANKARADAN Bİ TAKIM DÜŞECEKSE ANKARASPOR OLMALI.........
Ağzına sağlık kardeş.Ne işin var o takımın zaten Belediye destekliler maçlarını bile Ankara'nın dışında oynuyorlar.Belediye onlara her imkanı verirken 3 takımın kullandığı 19 Mayıs Stadı'nın hali ortada tankerlerle su taşınıyor oraya
SenSetik 10.04.2008, 12:26 belediye maça giden taraftarlara pirim falan da dağıtıyordur Allah bilir :)
halka hizmet için harcanacak para derme çatma bir takıma gidiyor...
o kadar meraklıysan futbola, A.GÜCÜ veya G:BİRLİĞİ'ne sponsor olursun, stad yapmak yereine mevcut stad modern hale getirirsin ve bu takımlardan birisini şampiyonluğa oynatırsın...
saçma sapan bir zihniyet ve hırsla hareket eden M.G Ankara futboluna bence katkı yerine zarar veriyor...
altuntas58 10.04.2008, 14:06 Sivasspor- Ankaraspor macı için iki defa istanbuldan ankaraya maca gittim ankaraya geldik stadyumun yerini sorduk dedilerki istanbul yolu üzerinde 30-40- km ilerde sandımki tekrar istanbula gidiyorum bir saate yakın istanbul tarafına geri geldik in cin top oynuyor hesabı bir dağın başına bu kadar büyük yatırım yapılırmı asaş stadyumunu belediye getirmiş buraya yapmış neyse 50 kuruşa biletleri aldık biletleri ucuz tutuyorlarki vatandaşlar maca gelsin ilk macta belediye kanalıyla üçretsiz olarak iki otobüs değiştirdik ancak stadyuma vardık ikinci macına derneğin arabasıyla gittiğimizden ulaşımın son durumunu bilmiyorum ankaralı seyirciye evet seyirci diyorum cünkü ankarasporun taraftarı yok biletlerine cekiliş oldugunu ismleri okunanlar mactan sonra yetkililere uğrayıp hediyeleri alsınlar diyerek anons yaptılar deplasman takımlarını cekilişe sokmadılar onlarca tv cekilişinde dağıtıldı başka türlü hiç kimseyi bu stadyuma getiremezler niye bu kadar büyük paraları dağın başına yapana kadar elindeki stadyumu daha iyi duruma getisenize derme catma takımla nereye kadar gidebilirsinizki eğer bir kulübe yardım yapacaksan işte sana genclerbirliği işte sana ankaragücü ne yapacaksan bunlara yap genclerbirliğini inşallah bu sene süperliden düşmeden seneye aramızda görürüz bütün dualarım sizlerle sizi layık olduğunuz yerde görmek dileklerimle
afilli3458 10.04.2008, 14:27 Kardeşim aramıza hoşgeldin.Biraz geç kaldık ama neyse.Siz bizim hakkımızda ne düşünüyorsanız Allahta size iki katını versin.....YAŞASIN ANADOLU DAYANIŞMASI.eywallah..
sivasli215 10.04.2008, 14:27 Görüşüne saygı duyarım ama katılmam mümkün değil benim gibi düşünen bir çok insan var.Bu takımlar neye göre büyük o zaman senin ölçülerine yani nüfusa göre konuşayım mesela Monaco veya CSKA Moskova,Spartak Moskova da çok büyük demi.Ya yapmayın Allah Aşkına bu büyüklerimizin(!) saçma sapan kavgalarının diyetini Anadolu takımları ödemiyor mu yıllardır son örnek Gençlerbiliği.Bu mu büyüklük.Barcelona,R.Madrit ile bunları nasıl aynı kefeye koyarız ki.
Ama yinede her görüşe olduğu gibi senin bu fikrine de saygım var.Gençlerbiliği ile ilgili düşüncelerine aynen katılıyorum.
Sağlıcakla kalın
arkadasım,benim büyüklük ölçütüm sadece nüfus değil elbette!
beni anlamadın ya da anlamak istemedin.büyük takım olmak için bir arada olması gereken şeyleri sana sıralayım o zaman;
1.taraftar
2.maddi güç
3.sportif başarı
4.medya desteği
5.lobi desteği
bana söyler misin hangi anadolu takımında yukarıdakilerin hepsi var???
bilmem şimdi anlatabildim mi?
nightmanali 14.04.2008, 00:53 Şampiyonluk yarışında Sivasspor bana göre bir adım önde.Dilerim Sivasspor şampiyon olur.
altan54&58 14.04.2008, 13:44 arkadasım,benim büyüklük ölçütüm sadece nüfus değil elbette!
beni anlamadın ya da anlamak istemedin.büyük takım olmak için bir arada olması gereken şeyleri sana sıralayım o zaman;
1.taraftar
2.maddi güç
3.sportif başarı
4.medya desteği
5.lobi desteği
bana söyler misin hangi anadolu takımında yukarıdakilerin hepsi var???
bilmem şimdi anlatabildim mi?
Seni çok iyi anlıyorum görüşünede saygım sonsuz.Ama katılmam mümkün değil ben o takımları büyük olarak görmüyorum görmem de mümkün değil.Benim gibi düşünen bir çok insan olduğuna eminim.Biz bu konuda seninle fikir ayrılığına düşsek de dedim ya senin görüşüne de saygı duyarım.Sağlıcakla kal
yigidolar06 14.04.2008, 16:07 HAYDİİİİİ GENNNÇÇÇÇLLEEEEEEERRRRRRRRRRRR
yigidolar06 14.04.2008, 16:07 KUPA MACINDA BAŞARILAR DİLERİZ CİMBOMU EZEREK YENİN
svs_çapkın_58 14.04.2008, 16:58 genlerbirliği taraftarınında biimle beraber olması çok güzel bişey teşekkürler gençler
sivasli215 15.04.2008, 15:45 Seni çok iyi anlıyorum görüşünede saygım sonsuz.Ama katılmam mümkün değil ben o takımları büyük olarak görmüyorum görmem de mümkün değil.Benim gibi düşünen bir çok insan olduğuna eminim.Biz bu konuda seninle fikir ayrılığına düşsek de dedim ya senin görüşüne de saygı duyarım.Sağlıcakla kal
tabiki herkes aynı düşünceye sahip olacak diye birşey yok,benim düşüncem bu şekilde.bende senin görüşüne saygı duyuyorum...:)
bu arada akşamki maç için gençlerbirliğine ayrıca başarılar diliyorum,ama elenselerde önemli değil.yeterki haftasonu trabzonu yensinler...
anti-istanbul 15.04.2008, 22:58 Ülkemiz’de çarpık yapının,çarpık anlayışın,çarpık ilişkilerin ürünü tetikçiler,eyyamcılar ve figüranlar sezon sonu yaklaşırken finalde yine kendini göstermeye başladı.
Düşünceleri futbolun felsefesine,ahlakına uygun doğruya olması gerekene değilde yanlışlarla,art niyetli mutlulukları çıkarları doğrultusundaki yanlış başarılara endeksli mutluluklarla kendini kandırıp kafalarını kuma sokanlar ülke futbolunu ve sistemini kural dışı oynayarak ne hale getirdiler kendi yöneticilerinin,futbolcularını n,taraftarlarının yaptığı yanlışları görmezden gelinmesini medya aracılığıyla sağlıyarak bir de bu edepsizliğe fair play ödülü verilmesini sağlarlar kendi kendilerine. Büyüklük yanlışa sıkıca sarılmak olmamalı,yeniliklere ve değişimlere anlam veremezsin o zaman,kaybedeceğini anladığınızda futbolun sinsi yönlenlerinden faydalanmak olmamalı,medyanın paslarıyla,desteğiyle kendilerini aldatarak yanlışları düzeltmeden başarılı olacağınızı sanıyorsunuz.
Dünya’ya bir bakın göreceksiniz iyi futbolun nasıl oynandığını,yanlışın üzerinden ahlak dersi vererek,genel anlamda ortada ne bir zafer ne bir başarı var futbolumuzda var olan hezimettir yanlışlarınız her zaman medyaca topluma övünç,erdem,başarı ve bir devrim olarak olarak yansıtılmıştır.
Futbolun yasası herhangi birine farklı diğerine faklı uygulanmamalı,gücü olanın suç işleme özgürlüğü olmamalı,isimlere,renklere göre olmamalı adaletimiz.Acımasızlık kimseye bir şey kazandırmaz,başkalarının acısına bakıp adil olmayı beceremezseniz,merhametin kalbinizi yumuşatmasına izin vermezseniz,art niyetlice hak etmeden alınan puandan,acımasızca ve haksızca yenilmişin hakkını gasp edip emeğini çalarak nasıl iyi biri ve büyük oluyorsunuz ki.
Süper lig de yarım asır geçmiş hala futbolumuzdan çok yanlış unsurları,yanlış yönlerini konuşmaktayız ahlaki değerleri hiçe sayarak benim takımım şampiyon olsunda nasıl olursa olsun mantığı,zihniyeti.Futbolla ilgili tüm kişi,kurumların ve kuruluşların eteğindeki taşlar dökülmedikçe hesabı sorulmadıkça daha çok konuşacağız.Gerçek sorunlar tartışılmıyor,yapılması gereken yöne gidilmesinden ziyade,galip gelirlerse,şampiyon olurlarsa,işleri yolunda giderse iyi,yok tersi olurda yenik duruma düştüklerinde işler ters gittiğinde dönüp dolaşıp hakemi etkilemeye,infazına takılıyorlar.Gerçekleri çıkarlarına ters geldiğinden görmezden geliyorlar,yeni bir sayfa açalım bunu milat sayalım sıfırdan başlıyalım dedikleri bir gün sürüyor,bir gün sonra açtıkları beyaz sayfa simsiyah oluyor,Türk futbolunun bıraktığı şaibe mirası,akıllarınca kendilerini aklamaya tarafsız göstermeye,korunmaya, kollanmaya alıştırılmış sistemin kurallarını kendi lehlerine çevirerek rakiplerinin umutsuz panik içinde çırpınışlarından faydalananlar her yönüyle futbolumuzla birlikte batağa saplanmış durumda kısa günün karı,günlük çıkarlarla kendilerini kazançlı sana dursunlar hep birlikte batıyoruz,halbuki sistem dışına çıkmasalar kural dışı oynamasalar Türk futbolu ivme kazanır ve kalkınır,Ülke futbolumuza bu şansı tanımıyorlar,sorunun hakemden ziyade nerede hangi lobilerde olduğu bellidir,kuralları işlerine geldiği gibi,kamuoyunu yanlış yöne yönlendirmeye çalışmaları, gerçeklerin,doğruların peşinde değil kendi çıkarları uğruna yanlışın peşinde olduklarından yarım asırdır Avrupa arenasındaki başarıları ortada,daha kaç avrupa hüsranı yaşamayı düşünüyorlarsa.
Yenilmiyecek takım yoktur,her takım her takımı yenebilir futbolda bu yüzden güzeldir yalnız tabiki buna izin verilirse engellenmezse,ülkenin her türlü kurumlarının desteğini alıyorsunuz, Başbakanın,Cumhurbaşkanın,Gene lkurmaybaşkanının ,valinin,belediye başkanlarının kapılarını
aşındırıyorsunuz,oralara gidip de adil olmayan bu hak dağılımından rahatsızızmı diyorsunuz?,kulüp yönetimlerinin,kulüplerini iyi yönetememesi ve borç içinde yüzdürmesi futbol yasalarının,kriterlerinin eşit adilane uygulanmaması bu hale getirdi bazı kulüplerimiz teslim bayrağını çekmiş futbolu siyasete ipotek etmiştir,tek başına kurtuluşu çare gören diğer kulübümüz ise o kapıları aşındırarak Federasyonu tüm kurullarıyla birlikte ele geçirmiştir,bir süre sonra yeni federasyon yönetimide bu çıkar savaşı yüzünden birbirine girer,MHK’den başlayarak ,Disiplin,gözlemciler,tahkim kurulları ve Milli takımlar yöneticiliği ve teknik heyetine kadar paylaşılamaz kaos da sürer.Eğer bu ülkede futbol şahıslardan,hükümetlerden,siya si parti ve milletvekillerinden,kimi gruplardan bağımsız olamıyorsa,kendi karar alma organlarına bağlı olarak etkinliğini gösteremiyorsa birde yurt dışında Londra belediyesi veya Paris belediyesi diye bir takım duydunuzmu yani düşlediğimiz futbol siyasal odakların,şahısların,yöneticil erin çıkarı yönünde kullanılıp diz çöktürülüyorsa sistem çöküntü ve bataklık içinde demektir,ne sivrilerin ne de kuddusülerin de gitmesi bu bataklığı kurutmaz.
Pazarın ilk saatlerinde GS resmi sitesinin manşetiydi “beyaz sayfa”istenilen adeletti,çiceği burnunda Hasan Doğan federasyonundan,Fenerbahçenin özellikle Deivid’in penaltı düdüğüyle şekillenen üç puanından dolayı adalet istiyordu sarı kırmızılılar,bugün ne diyecekler acaba.?Dürüst oyundan bahsederiz bu şekilde aldığınız maçlardan sonra çıkıp bu şekilde alınan puanlara ihtiyacımız yok demeyi bile söyliyemiyecek kadar acizmisiniz,sorun sistem dışı oynamadan kaynaklanıyor,futbolun yapısını sağlamlaştırma yerine bozarak kural ve sistem dışı oynayanlar belli suçlu belli,mağdur belli,50 yıllardır suçluya mükafat mağdura ceza var futbolumuzda,hiç umuda heveslenmeyelim en iyisi.Federasyon değişti,MHK değişti yine önceki yıllarda olduğu gibi ezilen hakkı yenilen yine Anadolu,rüya kısa sürdü futbolsever yine aldatıldı aynı senaryo,yine aynı bizans oyunları,bizansın bir takımını 100’üncü yılında şampiyon yapan Ali Aydınlar,Mutlu Çelikler,Çetin Sarıgüller,Hamza Mısırlar ve İsmet Arzuman gibi vs hakemler gitti diye sevinirken yenileri türemeye başladı,sonradan anladıkki nöbet değişimi yapmışlar.
Yıllardır adil ve vicdanlı yönetimlere aç futbolseverler,çifte standart ve eyyamın sonunun gelmesi gerektiği halde formanın rengine göre her stat da farklı çalınan düdüklere yeter diyoruz artık,sahada adaleti sağlıyacağınıza birilerini tutup diğerlerinden ayrıcalıklı konuma getirirseniz ,her şehre her kulübe eşit mesafede durmazsanız ortada futbol yerine,ortalık vurgunculardan,sahtekarlardan, yalakalardan geçilmez olur.
Yenilikten,hakkaniyetten yana bir reform heyacanını yaşamak istiyorsak bu yolda ciddiyet yenilikler içeren doğru bir yönde,sistemde olamamız gerekmezmi,bizim ülkenin gerçekleri biraz farklı ideallerimiz için değil kendimiz ve ünvanımız için uğraşıyoruz.Bir an önce Türk futbolunun siyasal yapılandırmaların koltuk çıkar ilişkilerinden ve şahsi menfaet etkisinden kurtarılıp tüm lig ve kulüplerin ortak çıkarları doğrultusunda yani temelinde güçlü bir yapı kazandırılmasına çalışılmalı.
Çözüm tepeden tırnağa temizlik daha öncede belirttiğimiz gibi bir çok kez; bataklığın kurutulması yani esas sivrisinekler,kuddusüler o zaman sorun olmaz.
altan54&58 16.04.2008, 09:03 tabiki herkes aynı düşünceye sahip olacak diye birşey yok,benim düşüncem bu şekilde.bende senin görüşüne saygı duyuyorum...:)
bu arada akşamki maç için gençlerbirliğine ayrıca başarılar diliyorum,ama elenselerde önemli değil.yeterki haftasonu trabzonu yensinler...
Sağolasın kardeşim şimdi gördüm mesajını.Bu arada çok sevinçliyim Gençlerbiliği nasıl da eledi ama Anadolu gümbür gümbür geliyor.Gelecek sezon Avrupa'da 2 Anadolu takımı olacak harik ay harika
altan54&58 16.04.2008, 09:08 Ne oldu gs ne oldu ha hadi şimdi de bildiri yayınlayın kelle isteyin Sayın Üstünel bu hakemi de takibe alın hadi.Sizi kim takip etsin ya aslında fakir fukaranın nafakasına göz diken beceriksiz yöneticilere sahip gs için artık fazla konuşmamak lazım.Gençlerbiliği de verdi onların dersini dünkü maç kapak olsun gs'ye.Ne mutlu ya iki Anadolu takımı kupada finalde gelecek sezon Avrupa'da olacak.
Tebrikler Gençlerbiliği,Tebrikler statda takımına destek veren az sayıda olmalarına rağmen gs seyircisini bastıran Alkaralar kucak dolusu tebrikler hepinize
yigidolar06 16.04.2008, 12:13 KUPAYI BU SEFER BAŞKENTTE GETİRİRSİNİZ BAŞKENTLİ YİĞİDOLAR OLARAK KUPAYI İSTİYORUZ
anti-istanbul 16.04.2008, 21:25 Anadolu takımlarımız adına gurur verici bir tablo.Kayserisporumuz ve Gençlerbirliğimiz kupa finalisti Sivassporumuz şampiyonluğa ve şampiyonlar ligine oynuyor.gerçekten gurur verici,inşallah diğer Anadolu takımlarımız da önümüzdeki yıllar da bu yoldan devam ederler de başarılı olurlar bizans saltanatına son verilir
yigidolar06 21.04.2008, 15:38 SİZE GÜVENİYORUZ ŞAMPİYONLUK YOLUNDA DESTEĞİNİZİ GÖSTERME FIRSATI YAKALADINIZ OFTAŞ VE GENÇLERE OYNAYACAĞI MAÇLARDA BAŞARILAR
yigidolar06 26.04.2008, 22:44 ŞAMPİYONLUĞU GENÇLER BELİRLİYECEK GENÇLER SİVAS ELELE 19 MAYISTA TUR ATACAĞIZ
yigidolar06 28.04.2008, 17:20 Selam herkese merhaba Ankaradan Gençlerbirliği taraftarıyım,ilgi alanımın Anadolu ve spor olması sebebiyle sitenize üye oldum bu sebebten dolayı teşekkürler SİVASSPORumuza gönülden başarılar vede bol şanslar temennim ve dileğim zirveden kopmamanızdır,esen kalınBU GÜZEL TEMENNİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER BU SENE KUPALAR ANADOLU TAKIMLARINA FENER VEDE CİMBOM MAÇLARINDA BAŞARILAR VEDE KUPAYI BAŞKENTTE GETİRİRSİNİZ İNŞALLAH
sivasli215 28.04.2008, 17:27 gençlerbirliği inşallah istanbuldan puanla döner
bir de türkiye kupasını alırsa yeter
haydi gençler :)
yigidolar06 28.04.2008, 17:39 gençlerbirliği inşallah istanbuldan puanla döner
bir de türkiye kupasını alırsa yeter
haydi gençler :)AYNEN BU GÜZEL DİLEKLERİNE KATILIYORUM GENÇLERE GÜVENİYORUM HHAAAAAAAAYYYDDDDİİİİİ GGEEEEEEEEENNNNNNNÇÇÇÇÇLLLLLLE EEEEERRRRRRRRRRR
nightmanali 28.04.2008, 22:48 Allah'ın izni ile saraçoğlundan en az 1 puanla döneceğiz.İnşallah son hafta Ankara'da Sivassporumuzun şampiyonluğunuda birlikte kutlayacağız. KAHPE BİZANS,ŞAMPİYON SİVAS
yigidolar06 05.05.2008, 16:27 GENÇLERBİRLİĞİ İLE BERABER AVRUPAYA ANADOLUNUN GURURLARI
5858ismail3535 05.05.2008, 16:45 Eyvallah Sıvassporumuza Basarılar Dılerız Her ZaMaN HeR YeRDe SivAS
yigidolar06 07.05.2008, 16:53 kupa macında kalplerimiz sizinle kupayı ankaraya getirin
nightmanali 12.05.2008, 23:17 Sivassporumuza sonsuz teşekkürler,Anadoludan bir takımın neler yapabileceğini herkese cesur yüreklilikle gösterdiği için.Statüko gereği masalı ile bjk ye karşı üstünlüğü sağlamışken,şu yaşananlar tamda bizans oyunu oldu.Fakat ben inanıyorumki sivassporumuz intertotodan uefa'ya çıkacaktır.Tebrikler sivassporumuz.
anti-istanbul 17.05.2008, 15:26 Bu ülkede adam olmak zor.Daha zoru da adam gibi kalmak.Ama adamın var ise her şey kolay,çünkü kriterin olmadığı yerde tek şey güç.O nedenle gücü eline geçiren her istediğini yapmakta serbesttir.Bu sadece futbolumuz için değil,bu bir ülke gerçeğidir.
Sistemin tüm unsurlarıyla düzgün işlediği durumda kurtarıcıya gerek yok duyulmaz da çünkü kahraman sistemin ta kendisidir oralarda krallara,imparatorlara hayat hakkı tanınmaz.
Bu takım Milletin takımı belli bir kesimin değil,belli bir şehrin de , bir futbolcuyu Aday kadroya seçerken de formayı hak edene vermelisiniz,işinizi adaletli yapacaksınız teknik taktik yerine yanlış gaz vermekle,prim vermekle de olmaz.
Geçen bir yerde okudum A.Milli takım’da Fatih Terimin yardımcısı Oğuz Çetin’in yıllar önce kendisiyle ilgili anlattığı anılarında 7 yıl Sakaryaspor formasını giydim bir kere A.Milli takıma çağrılmadım.Fenerbahçe’ye transfer olduğum sezon daha resmi maç oynamadan hazırlık kampında A.Milli takıma çağrıldım,demek ki değişen bir şey yok,o zaman’dan bu zamana hiçbir şey değişmemiş.
Daha geçtiğimiz sezonlar da Rizespor’dan Beşiktaş’a gelen Koray Avcı’da geçen sezon Gençlerbirliği’inden Fenerbahçe’ye gelen Gökhan Gönül’de takımlarını değiştirmelerinin akabinde anında A.Milli takıma seçilmemişlermiydi.
İlerlemiş yaşıyla GS’de kadroya giremeyen ama A.Milli kadroya çağırılan Ergün Pembe bu sezon Gaziantep’de oynadığı için mi alınmıyor,sezonun ilk yarısında GS’de dahi kadroya dahi alınmayan ve de tutulmayıp,beğenilmediği halde kulübüne baskı yaparak bu adam bana lazım Sabri yi oynatın diyorsun aynı düşünceyi Kayserispor’da oynatılmayan Gökhan Ünal için neden düşünmüyorsun.
Mehmet Topuz ve Mehmet Yıldız daha ne yapsın? Biri takımına Türkiye kupasını kazandıran en önemli isimlerden biri,diğeride üçüzlerle şampiyonluk mücadelesinde en büyük katkıyı sağlıyarak takımının başa baş puanlara gelmesine sebep olan Sivasspor’un lokomotifi,bu çocukları bizans kabul etmese de onlar Türkiye’nin gönüllerinde vardılar ve olmaya da devam edecekler.
Faruk Süren’in GS’de başkan olduğu dönemde en kızdığı kişilerden biri Fatih Terimdir sebebi ise çok paralar harcatıp başarısız olunca da kulübü bırakıp kaçmasıdır demişti Fatih Terim için ,birde GS’nin bugününe bakın zor gününde takımını şampiyon yapan alt yapıdan ismi sanı duyulmayan Cevat hoca,süper lig’de başarılı hocamı Çankırı belediyespor’dan gelip de Gençlerbirliği Oftaş’ı çalıştıran Osman Özdemir örneğin,daha bir de yanlışları da olsa sırf Fatih Terim için harcanan Ersun Yenal var.
Herkes ailesini geçindirmekle yükümlü olduğu bakmak için daha zor mücadeleler vererek özverilerde bulunarak çok düşük maaşlar karşılığı hırpalanıp ne eziyetler çekmiyor mu bu ülkede yurdumun insanları,ya sizler,sizleri diğer profesyonellerden farklı kılan nedir,bedavaya mı yapıyorsunuz,bu yüksek paraları,sahte milliyetçilik numaralarıyla o zaman neden almadan yapmıyorsunuz bu görevleri,Türk futbolu’nunun ekolünden bahsedenler,İstanbul’un dışına çıkıp Anadolu muzun diğer şehirlerinin koşullarına bir baksın,Alt liglerin koşullarına bir baksın.
Futbolcusu,Hocası,Eli kalem kalem tutan yazarı ve de Anadolu şehrinden çıkıp da sırf menfaetleri için bizans’a giden yöneticisi,Sizleri Anadolu yetiştirmedi mi o zaman Anadolu’muz da bu kadar insan sıkıntı çekerken,bırak eğitimini çocuğuna bir ekmek götürmenin sıkıntısını yaşarken bu devlet asgari ücretliden dahi vergi alırken sizleri muaf tuttuğu halde sizler daha hala doymadınız mı doğduğunuz,yetiştiğiniz Anadolu ya ihanet ediyorsunuz yazıklar olsun.
yigidolar06 18.05.2008, 11:15 Bu ülkede adam olmak zor.Daha zoru da adam gibi kalmak.Ama adamın var ise her şey kolay,çünkü kriterin olmadığı yerde tek şey güç.O nedenle gücü eline geçiren her istediğini yapmakta serbesttir.Bu sadece futbolumuz için değil,bu bir ülke gerçeğidir.
Sistemin tüm unsurlarıyla düzgün işlediği durumda kurtarıcıya gerek yok duyulmaz da çünkü kahraman sistemin ta kendisidir oralarda krallara,imparatorlara hayat hakkı tanınmaz.
Bu takım Milletin takımı belli bir kesimin değil,belli bir şehrin de , bir futbolcuyu Aday kadroya seçerken de formayı hak edene vermelisiniz,işinizi adaletli yapacaksınız teknik taktik yerine yanlış gaz vermekle,prim vermekle de olmaz.
Geçen bir yerde okudum A.Milli takım’da Fatih Terimin yardımcısı Oğuz Çetin’in yıllar önce kendisiyle ilgili anlattığı anılarında 7 yıl Sakaryaspor formasını giydim bir kere A.Milli takıma çağrılmadım.Fenerbahçe’ye transfer olduğum sezon daha resmi maç oynamadan hazırlık kampında A.Milli takıma çağrıldım,demek ki değişen bir şey yok,o zaman’dan bu zamana hiçbir şey değişmemiş.
Daha geçtiğimiz sezonlar da Rizespor’dan Beşiktaş’a gelen Koray Avcı’da geçen sezon Gençlerbirliği’inden Fenerbahçe’ye gelen Gökhan Gönül’de takımlarını değiştirmelerinin akabinde anında A.Milli takıma seçilmemişlermiydi.
İlerlemiş yaşıyla GS’de kadroya giremeyen ama A.Milli kadroya çağırılan Ergün Pembe bu sezon Gaziantep’de oynadığı için mi alınmıyor,sezonun ilk yarısında GS’de dahi kadroya dahi alınmayan ve de tutulmayıp,beğenilmediği halde kulübüne baskı yaparak bu adam bana lazım Sabri yi oynatın diyorsun aynı düşünceyi Kayserispor’da oynatılmayan Gökhan Ünal için neden düşünmüyorsun.
Mehmet Topuz ve Mehmet Yıldız daha ne yapsın? Biri takımına Türkiye kupasını kazandıran en önemli isimlerden biri,diğeride üçüzlerle şampiyonluk mücadelesinde en büyük katkıyı sağlıyarak takımının başa baş puanlara gelmesine sebep olan Sivasspor’un lokomotifi,bu çocukları bizans kabul etmese de onlar Türkiye’nin gönüllerinde vardılar ve olmaya da devam edecekler.
Faruk Süren’in GS’de başkan olduğu dönemde en kızdığı kişilerden biri Fatih Terimdir sebebi ise çok paralar harcatıp başarısız olunca da kulübü bırakıp kaçmasıdır demişti Fatih Terim için ,birde GS’nin bugününe bakın zor gününde takımını şampiyon yapan alt yapıdan ismi sanı duyulmayan Cevat hoca,süper lig’de başarılı hocamı Çankırı belediyespor’dan gelip de Gençlerbirliği Oftaş’ı çalıştıran Osman Özdemir örneğin,daha bir de yanlışları da olsa sırf Fatih Terim için harcanan Ersun Yenal var.
Herkes ailesini geçindirmekle yükümlü olduğu bakmak için daha zor mücadeleler vererek özverilerde bulunarak çok düşük maaşlar karşılığı hırpalanıp ne eziyetler çekmiyor mu bu ülkede yurdumun insanları,ya sizler,sizleri diğer profesyonellerden farklı kılan nedir,bedavaya mı yapıyorsunuz,bu yüksek paraları,sahte milliyetçilik numaralarıyla o zaman neden almadan yapmıyorsunuz bu görevleri,Türk futbolu’nunun ekolünden bahsedenler,İstanbul’un dışına çıkıp Anadolu muzun diğer şehirlerinin koşullarına bir baksın,Alt liglerin koşullarına bir baksın.
Futbolcusu,Hocası,Eli kalem kalem tutan yazarı ve de Anadolu şehrinden çıkıp da sırf menfaetleri için bizans’a giden yöneticisi,Sizleri Anadolu yetiştirmedi mi o zaman Anadolu’muz da bu kadar insan sıkıntı çekerken,bırak eğitimini çocuğuna bir ekmek götürmenin sıkıntısını yaşarken bu devlet asgari ücretliden dahi vergi alırken sizleri muaf tuttuğu halde sizler daha hala doymadınız mı doğduğunuz,yetiştiğiniz Anadolu ya ihanet ediyorsunuz yazıklar olsun.BU GÜZEL SÖZLERE NE DİYEBİLİNİRKİ SİZİ KUTLUYORUM
anti-istanbul 26.05.2008, 19:16 2007-2008 sezonunun ardından
Futbol oyununun gözardı edilemeyecek en önemli özelliği bir maç da bakarsınız hiç belli olmaz daha iyi daha kaliteli daha paralı olmanın daha tecrübeli olmanın da kazanmak için asla yetmiyeceğidir.Başarı gerçek takım ruhunun sporcu ruhunun dışa vurumudur tamamen anlayabilmek bununla bire bir mücadele edebilmek ve o seviyeye çıkabilmek için gerçek sporculardan kurulu bir birliktelik gerekir ki takımda arkadaşlık,birliktelik dayanışma ve buna bağlı sevgi,saygının üst seviyede olmasıdır,çoğu zaman ya da sadece en basitini oynamak,bir ekip karakteriyle senden üstün gibi duran veya görünenlere karşı bile.Örneğin bu sezon olduğu gibi Alex,Lincoln,Delgado ile şampiyon olamazsınız mesala Mehmet Yıldız veya Mehmet Topuz gibi yerli oyuncularınızla daha da başarılı olunabilirliği kanıtlandı.Büyük küçük takım yoktur bu sadece yaratılıp var edilmiştir kolay maçta yoktur maç bitmeden daha hiçbir şey belli olmaz,mücadele etmeyenin koşmayanın yetenek farkı ortaya çıkmaz,futbolu bonservis bedelleri ya da bütçeler değil sahadaki futbolcular belirler,burada sporun özüne doğasına uygun olan doğru olan nedir?Değerler,ilkeler,düzgünl ük,dürüstlüktür ve hedefler şampiyonluklardan çok daha önemlidir.
29’uncu hafta birinizin Kayseri ile diğerinizin gençlerle oynadığı hafta sizlere ekstra 3 puan verilerek Sivasla aranızın açılmasına sebep olundu,çıkıp da böyle puanlara ihtiyacımız yok diyebildinizmi,diyemezsiniz çünkü her sezon ortası farklı sezon sonu farklı oynanan tekerrür eden oyun bu,naptınız sadece sesiniz kısıldı o ara.
Hayatlarını doğru yönde kazanan haklıdır,Amaca giden her yolu meşru gören çarpık zihniyetle hayatın hiçbir alanında işiniz olmamalı”haksızlık yapmak haksızlığa uğramaktan daha acıdır”Bu halinizle rezilliğin,utanmazlığın,pişkin liğin ve seviyesizliğin sınırının kalmadığı yönetimlere kapılanmak,ahkam kesmek,tribünlere oynamak,makbul adam olmak için için en makbul yol yaptığınız nedir? Sonuç olarak bonservis bedelleri,yıllık kazançları takım bütçeleri üzerinden sahte kahramanlar,yıldızlar üretmek,sahte destanlar,sahte sıfır başarılar üretmek sonuç olarak ise tam bir fiyasko,buna rağmen hala yanlış transferleri yapan,kontrol edilemeyen futbolcu keyfiyetini (milyonlarca dolar verdikleri)kurulamayan otoriteden sonra gereksiz bir şekilde suçluyu dışarda arayanlar takımınız zümrelerin,lobilerin,devletin, takımı olmasın,kazanmak için her yolu mübah görmesin,düzgün bir duruş ile mücadele ederek kazanacaksan bir anlamı var.kendini inkar ederek,ittifaklarla yalan dolanla kazanacaksan bir anlamı olmaz.
Dünyanın bir çok yerinde sistemi kontrölü elinde bulunduran pastanın tamamına yakını götüren,paylaşmayı sevmeyen sevilmez.Futbolumuzun gün geçtikçe sıkıntılı günler yaşadığı tribündeki kalitenin düştüğü ve sahada,tribünde ki seyircilerin her geçen hafta biraz daha azaldığı ligimizde rekabetin oluşabilmesi için heyacanın tükenmemesi için iyi bir lig çekişmesine ihtiyaç var o zaman futbolcular yıldızlaşacak,yetişecek kaybolmayacaklar hem de yeni gençlere güzel ve de iyi örnekler oluşacak.Bugün Avrupa ülkelerinde futbolun sistemi bu yönde,bu konuda toplumunun bilinçli olması sebebiyle insanlar daha çok kendi şehir ve yerel takımlarına sahip çıkmakta,buralarda başarının nedeni ise adilane rekabet ortamı kısacası.
Beyaz sayfalarla,ittifaklarla,federa syon,hakem,medya,devlet yardımıyla olan biten bütün haksızlıkları ne saçma sapan verilen,ne pas geçilen penaltılar,ne de ofsayttan atılan goller,verilmeyen kartlar,rakibin oyuncularına verilen sizlerle oynadığı maçta veya oynıyacağı maç öncesi haksız kartlarla diskalifiye olması,rakibin gol olacak pozisyonu ofsayt diye durdurulması,rakibin gol pozisyonunda hakem ilk yarı bitimi diye düdük çalıyorsa,çerçevedeki manzara aynı 50 yıldır değişen bir şey yok demektir yani bir de kalkıp verilmeyen kartlarla fair play ödüllerini alırken,centilmenlik ödülü aldırdığınız taraftarınıza da dönüp bana niye küfrediyorsun diye soruyorsunuz.
Ligimiz de başta sistem bozukluğu,sistemi kötüye kullanma dahil düzensizlik,yokluk,eksiklik ve tutarsızlıkların çoğunluk olduğu bir lig de birileri yaptıkları yanlışlara,art niyetliliklere,eleştiri odaklarına aldırmadan hala pervasızca bu işi götürmekte,bu şekilde gelen başarılarından,şampiyonlukları ndan sonra,bu sezona ait en önemli başarı öyküsü ise hiç kuşku yok ki Sivassporun,sezonun en başarılılarından biri olduğu gerçeğini kimse değiştiremez.Milyon dolarlar,eurolar harcanarak oluşturulmuş kadrolara karşı üstelik o kadrolardaki bir tek futbolcunun fiyatı kadar bile tutmayan bütçeleri ile,Alex,Lincoln,Delgado… maliyeti,popülaritesiyle karşılaştırıldıklarında,Mehmet Yıldız,Mehmet Topuz ve Gökhan Ünal’ın takımlarına katkısı daha anlamlıdır ama bu anlamlılık dahi onların Milli takıma seçilmesine yeterli olmamakta.
İşin içinde istenmeyen durumlarda olsa her şeye rağmen kendin den on katı fazla bütçesi olan üçüzlere karşı şampiyonun 6 puan gerisinde kalıp diğer ikisiyle puan puana tamamladıkları lig sonrası,Sivasspor dar bir kadro ile,maddi imkansızlıklarla kendi yağıyla kavrulan takdire şayan bir takım.
Yıllardır dönüp dolaşıp tekrar tekrar ettiğimiz konuştuklarımız hep aynı bir merdiven basamağı bile katedilen bir mesafe bir yol yok.Futbol basit bir takım oyunu,futbolu artık herkes oynuyor,futbolun temel doğrularını yapan kadrosunun kalitesine imkanlarına göre plan yapan çok koşan topu koşturan her takım fırsatları değerlendiriyorsa ve başarılı olunabiliyorsa siz yeterki kulüplerimize rekabet ortamını adaletlice sağlayın.
Burada anlatmak istediğimiz başka taraflara çekildiğinden netçe anlaşılması için bizim ne İstanbul şehriyle ne orada yaşayan insanlarla ne de oradaki diğer takımlarımızla bir sorunumuz da yok onlara sözümüz de yok,bu yazdıklarımız bazılarının işine gelmeyince işi siyasete vs vs başka bahanelere falan çarpıtabiliyorlar,buradaki bizans tabirimiz ise(hile,entrika) anlamında kullandığımız bir tabir bunun da o güzel şehrimizle ilgisi yok,buralardaki kelime oyunlarıyla ilgilenileceğine işin diğer yönüne bakarsanız konu netleşir,bizans tabirine ben bir örnek verebilirim bu sezon son maçına gelininceye kadar şampiyonlar ligine katılmasına kesin gibi bakılan Sivassporumuza ne olduysa son hafta bir anda bırak şampiyonlar ligini uefa’ya bile gidemediler inter toto’ya mecburen razı oldular,o haftaya kadar lig maçlarının büyük çoğunluğunu bu sezon 1-0 galibeyet galibiyetle alan gol kısırlığı çeken bir takım son hafta ne hikmetse 5 attı,son maç öncesi konuşulanlarla maç sonrası gelinen durum çok farklı oldu.
Amacımız Avrupada olduğu gibi taraftarlığın ve futbolumuzun genele yayılıp rekabet ortamının oluşması ve bu sayede Ülke futbolunda gelişme sağlanmasıdır bunun içinde futbolumuzun ve taraftarlığın üçüzlerin tekelinden kurtulması bizim davamız ve Anadolu sevdamızın özü bu iyice bilineki karışıklığa sebep olmasın,başka taraflara da çekilmesin,esen kalın
2008-2009 sezonu şimdiden hayırlı uğurlu olsun
XXCakir58 27.05.2008, 03:01 aramiza hosgeldiniz. Size basarilar dileriz
anti-istanbul 13.07.2008, 21:08 2008-2009 futbol sezonu maraton kombineleri satışa çıkmıştır.
17 lig maçında geçerli olcak maraton kombineleri bu yıl çok ucuz.
KDV li fiyatı 59 lira olan kombineleri kredi kartıyla da alabilirsiniz.
kombineler:beştepe Gençlerbirliği tesislerinde satılmaktadır.haydigencler.com
anti-istanbul 13.07.2008, 21:11 Sivassporun bugünkü galibiyetini ve bir üst tura çıkışını kutlar tebrik eder bir üst turda da bol şans ve başarılar dileriz
2008-2009 futbol sezonu maraton kombineleri satışa çıkmıştır.
17 lig maçında geçerli olcak maraton kombineleri bu yıl çok ucuz.
KDV li fiyatı 59 lira olan kombineleri kredi kartıyla da alabilirsiniz.
kombineler:beştepe Gençlerbirliği tesislerinde satılmaktadır.haydigencler.com
59 ytl mi....:confused::confused:
malicetinkaya 14.07.2008, 10:20 Arkadaşlar merhaba,
Ben Ankara'dan Mehmet Ali Çetinkaya. Gençlerbirliği taraftarıyım ve www.gencler.org : Gençlerbirliği Taraftarlarının Yorum, Haber ve İstatistik sitesi ile www.macanilari.com : Maç Anını, Bilgini Paylaş sitelerinin editörüyüm...
Bir Gençlerbirliği taraftarı olarak tüm anadolu takımlarının her türlü lig, türkiye kupası ve avupa kupası maçlarında göstereceği başarılardan gurur duyarım. Ki hem geçen yıl ligde hem bu yıl intertotoda Sivasspor'un göstermekte olduğu başarılardan gurur duyuyorum...
Umarım uzun vadede birçok anadolu takımımız güçlenir ve istanbul hegomanyasını yerle bir ederler...
bhdr5858 14.07.2008, 10:34 Selam herkese merhaba Ankaradan Gençlerbirliği taraftarıyım,ilgi alanımın Anadolu ve spor olması sebebiyle sitenize üye oldum bu sebebten dolayı teşekkürler SİVASSPORumuza gönülden başarılar vede bol şanslar temennim ve dileğim zirveden kopmamanızdır,esen kalın
KARDEŞ ÇOK İYİ YAPMIŞSIN BİZDE ZATEN SİVASSPOR.COM AİLESİ OLARAK BÜTÜN ANADOLU TAKIMLARININ İLERLEMESİNİ İSTİYORUZ.İNŞALLAHTA BÖYLE OLUR.BÜTÜN ANADOLU TAKIMLARINA BAŞARILAR
bhdr5858 14.07.2008, 10:36 2008-2009 futbol sezonu maraton kombineleri satışa çıkmıştır.
17 lig maçında geçerli olcak maraton kombineleri bu yıl çok ucuz.
KDV li fiyatı 59 lira olan kombineleri kredi kartıyla da alabilirsiniz.
kombineler:beştepe Gençlerbirliği tesislerinde satılmaktadır.haydigencler.com BEN BU FİYATI ÇOK AZ BULDUM EĞER GERÇEKTEN BÖYLEYSE Bİ MAÇA YAKLAŞIK 3 MİLYON BELEŞ:confused::confused:
bhdr5858 14.07.2008, 10:38 Arkadaşlar merhaba,
Ben Ankara'dan Mehmet Ali Çetinkaya. Gençlerbirliği taraftarıyım ve www.gencler.org : Gençlerbirliği Taraftarlarının Yorum, Haber ve İstatistik sitesi ile www.macanilari.com : Maç Anını, Bilgini Paylaş sitelerinin editörüyüm...
Bir Gençlerbirliği taraftarı olarak tüm anadolu takımlarının her türlü lig, türkiye kupası ve avupa kupası maçlarında göstereceği başarılardan gurur duyarım. Ki hem geçen yıl ligde hem bu yıl intertotoda Sivasspor'un göstermekte olduğu başarılardan gurur duyuyorum...
Umarım uzun vadede birçok anadolu takımımız güçlenir ve istanbul hegomanyasını yerle bir ederler...
İNŞALLAH KARDEŞ;););)DEDİĞİN GİBİ OLUR.BİZDE BUNU İSTİYORUZ.
bhdr5858 14.07.2008, 10:39 BİR ANADOLU ÇOCUĞU OLARAKTAN ANADOLU TAKIMLARINI TUTMAK BİZİM GURURUMUZ.İNŞALLAH GENÇLERBİRLİĞİDE UEFADA1. TURU GEÇER
anti-istanbul 27.07.2008, 10:42 50 yıldır sırf kendi şampiyonlukları için geçiş dönem ve süreçlerini düzgünce yaşanmasına engel olup zemini bataklaştıran devamlı bir şekilde her sezon birbirini takip eden topluma mübah gösterilen yanlışlarla gelen yurt içi kısır döngü başarılar,dışarısı yarım asırdır fiyasko.
Doğruları bulmak için geçmişten ve günlük yaşananlardan ders çıkartarak,sorunları hiçe saymadan,yanlışlarımızla yüzleşerek tedbirimizi,önlemimizi alarak yaşamak zorundayız,aksi durumda sistemden art niyetlice yararlananlar zamanı menfi düşüncelerinden ötürü hoyratca harcarken,oyalanırken ortadaki en büyük gerçeği kaçırıyorlar,Ülke başarasını ve çıkarlarını elbirliğiyle kaybediyoruz.
Bugün alt liglerimize baktığımızda geçen sezon İl takımlarımız ne sıkıntılar yaşadı biliyormusunuz bir çoğu maddiyatsızlıkla boğuşmaktan,uğraşmaktan ilerlemeyi bırakın sahaya 9 kişi ile çıkıp maçlarını oynadılar kimin umrunda olduki mağaza vitrinin görüntüsü gibi herkesin gözü,kulağı üçüzlerde varsa yoksa üçüzler,futbolumuzun gün geçtikçe sıkıntılı günler yaşadığı REKABETİN oluşabilmesi için heyacanın tükenmemesi için iyi bir lig çekişmesine ihtiyaç var o zaman futbolcularımız yıldızlaşacak,yetişecek kaybolmayacaklar.
Yazılı,görsel basın,medya,bazı resmi ,sivil kurum ve kuruluşlar,federasyonun MHK ve diğer kurulları birde spor camialarında yönetici vasfında gözüken iş dünyası,suçları ise tek tip insanı hedefleyen otoriter,diktatöryal tarzlar da Türk futbolunu bir şehrin içine kilitleyerek insanların özgürce gelişimini,oynamasını,eğlenmes ini,doğruyu öğrenmesini engelemeyle insanların kollektif zekasını,duyarlılığını,mizahın ı,eğlences ini şu kısacık ömrümüzde farklı olmanın yaratacılığını gösterme durumunu medya aracılığıyla engelemeyle tüm Ülke insanlarının genelini uyutarak bir şehirdeki üç takımın taraftarı yapmak,beyinleriyle değil duygusal bir biçimde hisleriyle duygusalca düşünen insanlarımızı üç tip kalıp içine sokmak kendi hak ve hukukunu savunamayan insanların özgürlüğünü kısıtlamak.
Gelelim şimdi buradaki eleştirdiğimiz insanlarımıza,Futbolun içindeki kurum ve kuruluşlarda vs bulunupta menfi ve maddi düşüncelerinden ötürü üçüzlere hizmetleri sebebiyle bu kişileri her zaman bu yönde eleştiriyoruz,sonuçta ortada menfaet var onlarda bu yönde kendi çıkarları doğrultusunda üçüzlere hizmet etmekte çalışmaktalar,Anadolu da yaşayıpta üçüzleri destekleyenler sizlerin bu yönde diğerleri gibi bir çıkarınız yokken kendi şehrinizin tanıtımını,reklamını yapma,şehrinin gelişmesine vesile olmak varken,maç günlerini kendi arkadaş gruplarıyla kendi şehrinde canlı olarak coşku içerisinde yaşayıp eğlenmek varken senle alakası olmayan hayatında gitmediğin,görmediğin bir şehir için çırpınanlar bu dünyada Ülkemize ve yaşadığımız şehirlere karşı da bir takım sorumluluklarımız olmasını bilmemiz gerekir kendi şehirlerimize kalıcı neler bırakmanın yolu bu bilince ve anlayışa sahip olmaktan geçiyor,İçinde bulunduğumuz Şehre,semte,çevreye,yaşadığımı z ülkeye,dünya ya duygusuzlaşıyor yerel şehirlerimize karşı sosyal sorumluluk bilincinden uzaklaşıyoruz,bırakın faydayı zarar veriyoruz.
anti-istanbul 27.07.2008, 10:43 Futbolumuzu gelişmiş ülkelerin futbolunun düzeyine getirilmesi ve de onlarla bu yarışı başa baş bir durumda ülkemize ödüller kazandırmanın yolunu düşünmemiz gerekiyor.
Herkesin tuttuğu takım kendinedir evet ne karışıyoruz ki Evet kendinedir saygı duyuyoruz,herkes tuttuğu takımının şampiyon olup kupalar almasını ister de burada kupayla ölçülemeyecek başka değerlerimizde var güzellik görecelidir önemli olan gönül güzelliği doğrular değilmidir?
Bu ülkede artık hukukun gücümü ,gücün hukukumu?ikilemine son vermeliyiz.gücü olanın suç işleme özgürlüğü yoktur.zengin fakir de,güçlü güçsüz de,büyük küçük de kanun önünde eşittir,yasalar herhangi birine farklı diğerine farklı kullanılamaz kişiye göre olmamalı adaletimiz.
Seçtikleri takıma,modele,kişiye öyle sıkı sarılıyorlar ki yeniliklere ve değişimlere anlam veremiyorlar,verdirtmiyorlar.T ürkiye 3 putlara mahkum olmuş durumda tek tip,yaratıcılıktan
uzak,kendini geliştirmeye yeni şeyler denemeye cesaret edemeyen,futbolu rekabet ortamından uzaklaştıran geri plana iten zihniyetler,sadece çıkarlarını düşünenlerin,hayal etmeyenlerin inanmadıkları şeyler üzerine,uğraşanları da anlaması zor tabi.
Büyük kulüp olduklarını söyleyen üçüzler reytingleri yüksek olduğu için fazla pay almak istiyorlar,parayı kazanan da Şampiyon olan da üçü,biri olamadan da diğer ikisinin yararlandığı haklardan yararlanıp,üçü taraftar kitlesini geliştiriyor,üçü ürün satışın da,tribün gelirin de reklam ve özel maç yayın anlaşmalarıyla rakiplerinden kat kat fazla para kazanıyorlar.Kulüp başkanları milyonlarca taraftarlarına rağmen gelir yaratmakta başarılı olamıyorsa ve onlar için hala önemli olan kalem havuz geliriyse ve ortak gelirden hala aslan payını almak istiyorlarsa durup niye seçildiklerini düşünmeleri lazım.Güçsüz rakipleri yenmek sonra da sevinmek büyük bir kandırmacadır.
Bir Anadolu takımı kendi şehrinde taraftarı üçüz taraftarı takımının taraftar sayısından az sa,o kulüplerin sürekli şampiyonluğa ulaşabilecek bir güç sahibi olması hayal edilebilirmi.?
Başka Ülkeler de UEFA kupasını,Süper kupa finallerinde çifter çifter oynayıp kupayı müzelerine taşımış iken,yerli tenekelerle yurdumuzun çocuklarını medya,kurum ve bazı kuruluşlar vs aracılığıyla kendinize taraftar yapıyorsunuz sonuçta da bütçesi kendinizden 10 kat düşük bir Anadolu takımı karşısında dahi başarılı olamadığınız zaman dahi yanlışlara başvurabiliyorsunuz.
Avrupada bugün futbolu gelişmiş ülkeler de (İngiltere,Fransa,Almanya,İspa nya,İtalya )vs.hatta bırakın futbolu İspanyada basketbol da bile iyi oluşumun nedeni ligin farklı takımları Ülke şehirlerine dağılması,taraftarın farklı şehirlerde yerel kendi şehirlerine sahip çıkması ligi kulüpler birliğinin yönetiyor olması,her maçı dolu tribünler önünde oynanması,televizyon,sponsor vs gelirlerinin çok fazla olması doğal olarakta küme düşme potasındakinin bile iyi bir kadro kurmasının sebebi olunca ülke başarısı da kaçınılmaz olunuyor.
Külüplerin gelişimi Türk futboluna yayılmalı,tüm kulüpler kurumsallaşmalı,federasyonun da bunun için gerekli ortamları hazırlamalı,kulüplerin gelirlerinin arttırılması ve güçlerini sadece camialarından alacakları yapıların oluşturulması sağlanmalıdır.Bugün çok sevindiğimiz başarıları alışılmış ve sıradan hale getirebilmektir.İşte o zaman Türk futbolu adını şimdilerde anılan Ülke futbollarının yanına belkide en üstüne yazacaktır.Bu sadece bir,ki,üç kulübümüzle yani üçüzlerin tek başına yapacağı bir şey olmadığı için bu kısır döngü bu kesme keş durum durup dönüp dolaşıp her yıl aynı filmi tekrar tekrar izlemekteyiz hiç mi sıkılmadınız,Bu yanlışı alkışlayan destekleyen Anadolu insanımıza eleştirimizin nedeni hem şehrine hem ülkesine zarar vermesidir.
Baş eğmeme,pes etmeme,diz çökmeme,yenilmeme sonuna kadar direnme başkaldırı insanın doğasında vardır.Edilgenlikte öyle hayat ikisi arasında gidip gelip gelen bir sarkaçtır aslında,Nasıl bir hayat yaşayacağımıza karar verdiğimiz anda ikisi arasında seçimimizi yapmış oluruz bu seçim kendi hayatımıza ve kendimize hükmedip hükmetmiyeceğimizle ilgilidir.Ya başkalarının bizim yaşamımızı istediği hayatı kabulleneceğiz.Ya da kendi geleceğimizi kendimiz tayin edeceğiz.Bir tarafta Onurlu ve anlamlı bir yaşam,diğer tarafta hiçlik.Lakin yaşamak budur,yaşamak direnmektir.esen kalın dostlar-haydigencler.com
svs_çapkın_58 27.07.2008, 11:52 gençelerbirliği taraftarı aramıza katıldığın için teşekkürler.
anti-istanbul 09.08.2008, 18:25 Eyvallah ben teşekkür ederim saolun
Futbol'da gelişmiş ülkelerde olduğu gibi taraftarlığın ve futbolumuzun genele yayılıp rekabet ortamının oluşması ve bu sayede Ülke futbolunda gelişme sağlanması,bunun içinde futbolumuzun ve taraftarlığın üçüzlerin tekelinden kurtulması bizim davamız ve Anadolu sevdamızın özü bu iyice bilineki karışıklığa sebep olmasın.
Bizim ne İstanbul şehriyle ne orada yaşayan insanlarla ne de oradaki diğer takımlarımızla bir sorunumuz yok onlara sözümüz de yok,işimize gelmeyince vs başka taraflara çekip başka bahanelere falan çarpıtmayalım,geçtiğimiz sezon sonunda Sinan Engin ve yönetimi ligin son maçında kendi centilmen ödüllü taraftarından anneler gününde annelerine küfürü yediğinde biz bu takımı 100'üncü yılında nasıl şampiyon yapmıştık bize niye küfür ediyorsunuz demişti hatırlarsanız bu yıl da beyaz sayfa açtığı hafta GS'nin kuddüsünün katkısı ile nasıl şampiyon olduğunu tüm türkiye gördü her sezon tekerrür eden mükerrer oyun benim hırsızım iyidir,çalan benden olsun,benim takımım şampiyon olsunda nasıl olursa olsun zihniyeti,haksızlıklarla,adale tsizliklerle,eşitsizliklerle,d engesizlik olmasın diyoruz mesele bu kadar basit,Bu ülkede tüm resmi sivil kurum ve kuruluşlar, federasyonun tüm kurulları dahil yazılı görsel basının da katgısıyla bu yanlışa destek verilmekte isyanımız bu İstanbul da yaşayıpta takımlarını destekleyen insanlarımıza bir saygısızlığımız yok onlar doğru olanı yapıyor zaten bizlerin düşüncesi de herkes kendi memleketine yahut ata sözünden esinlenerek doğduğu yere veya doyduğu yerde yerel şehirlerine sahip çıksın anlatmak istediğimiz bu,sanırım anlatabildim. Buradaki bizans tabirimiz ise(hile,entrika) anlamında kullandığımız bir tabir bunun da o güzel şehrimizle de ilgisi yok,biraz daha açarsak İstanbulumuzu da orada yaşayıpta şehrini destekleyen taraftarlara da hatta üçüzlerin dışındaki takım ve taraftarı ile ilgili hiç sorunumuz yok,sorun orası ile alakası ilgisi olmayıpta orayı hayatında görmeyip te orayı destekleyenlerle.Adam gibi hileye yanlışa sapmasın düzgünce şampiyon olsunlar yine saygı duyalım sadece üçüzlerin 50 yıldır bu ülkede insanlarımızı medya ile yönlendirerek Anadolumuzun insanlarını yurt içinde aldıkları teneke kupalarla uyutarak kendilerine taraftar yapmaları yurt dışında ise yarım asırdır fiyasko olan bir durumu görün kü rekabetten doğacak olan Ülke başarısının önemi ön plana çıksın buralarda kelime oyunlarıyla ilgilenileceğine işin anlatılmak istenen yönüne bakarsanız konu netleşir.
Ayrıca TRT'de bir spor proğramını izlerken sanırım kendiside fenerli Ömer Üründül Türkiyede istanbul takımlarının ceza aldığında federasyonun maçları izmir gibi illerde oynattığında ceza değil mükafat oluyor demişti,hemen devamın da Avrupa dan örnekler verdiğinde ise italya,ingiltere,ispanya.alman ya buralarda avrupanın devi konumu durumundaki takımlar kendi Ülkelerinde başka şehirlere oynamaya gittiklerinde orada buradaki gibi taraftarları yok demişti.Bizler de istanbuldaki insanlarımız gibi yaşadığımız şehrin takımıyla o coşkuyu kendi şehrimiz de yaşamak istiyoruz hakkımız değilmi,bize dokunan tarafı açıkçası bir istanbul takımının şampiyon olduğunda Ankara ve bir çok Anadolu ilimizde yaşadığı coşku değilmidir,kendileri şampiyon olduklarında birbirlerinin semtinde kutlama yapabiliyorlar mı.?
Burda rakibin yoksa rekabet de olmaz kurmuşlar işlerine geldiği gibi yerine göre dikta yerine göre alevere dalevere yerine göre düzenlerine serbest piyasa diyorlar yani işerine geldiği gibi,başkalarının yaşam hakkına,hukukuna olan saygıları da ortada iyi de o zaman benim takımımdan önce Ülke başarım gelir sizler takımınızın çıkarlarının Ülke çıkarlarından önde gelmesini istiyorsunuz sağlıyorsunuz da,bana göre benim takımım şampiyon olmasın yeter ki önemli olan her şey adeletlice rekabet içinde çekişmeli geçsin işte o zaman O gelişmiş ülkelerdeki gibi,benim ülkemde de her yıl UEFA'ya Şampiyonlar ligine 4'er 5'er takımla katılsın,icabın da finalinde ülkemden iki takım oynasın,Arkanızdaki bu lobilelerle ve bu medyayla Fener vs diğeriniz tek başına bu ülkenin en büyük takımı oldu diyelim öylesiniz de,bir gün herkes de sizlerin taraftarı da olursa o zaman kendinize
bir sorun derim e noldu bir iki takım büyüdü bütün ülkede o bir iki büyüğü tutarsa zaten öyle de tek tip yönetim şekli,tek bir şehir tek bir taraftar gerisi hikaye o şekilde karşısında bir güç olmayan sadece piyonlardan şu anki ki gibi mevcut bir lig formalite her yıl şampiyonu belli bu şekilde bir takımın bu ülkenin en büyüğü olması da sizce çözüm mü yani süper ligimizde bir şehir ve üç takımı iyi,15 şehir,diğer iller ve takımı HİÇ,düşünsenize ülkemizde İzmirimizden,Adanamızdan vs büyük illerimizden takım yok allahtan bu yıl üç İlimizden taraftarı olan takımlarımız çıktı inşallah kalıcı olurlar ama işlerinin diğer Anadolu takımları gibi ne kadar zor olduğunu kendileride çok iyi bilmekteler bu sebeple gereksiz yere süper lig de bulunan hacettepe ve belediye takımları gibi durumlara da karşıyım,aynı zamanda bunların var olmasını sağlayan siyasetsiz bir sezon dileğiyle,değişen bir şey yok velhasıl 2008-2009 sezonu kazasız belasız hayırlı olsun demekten başka çaremiz yok,esen kalın
şafak58_35 09.08.2008, 19:13 gençleri çok sevm eski günlerine dönerler inşallah.....
S1vasLee 09.08.2008, 20:44 Aramıza hoşgeldin kardeşim çok teşekkür ederizz
yerliturkuaz 09.08.2008, 22:16 Gençlerbirliği Anadolu futbolunun lokomotifi ve İlhan Cavcav gibi Futbolu çok iyi bilen bir başkana sahipler umarım bu sene onlarıda şampiyonluk yarışında görürüz çok güzel transferler yaptılar...
anti-istanbul 10.08.2008, 19:58 Hoş bulduk,arkadaşlar saolun bizlerde Sivassporumuzu seviyoruz,her zaman da detekliyoruz yeni sezonda da bol şanslar,başarılar dileriz
fanatikgangal 10.08.2008, 20:34 Gençlerbirliğide sivassporumuz kadar olmasada anadolunun gönlünde yer etmiş başarılarıyla kendinden çok sözettirmiştir.
İnşallah eski günlerine tekrar geri dönerler.
anti-istanbul 13.09.2008, 12:05 Ank.belediyesi-Ankaragücü ile birleşecekmiş Ank.belediyesinin hakları da düzenlenecek bir yasayla çok sevdiklerinden İzmire yasal değil ama hiç önemi yok neden yasada bir ilin takımı başka bir ile taşınamıyor diye yazıyorlardı benim okuduğum da eee ne yapılacak bizim yasalar lastik gibi ama yine de yeterli olmuyor,baktın yasa başkasına uydu sana uymadı o zaman o yasayı iki şekilde bir karşıya birde kendine göre değiştireceksin kendilerine ayrı çalışanlara ayrı yasa çıkardıkları gibi,ayrıca bir yere çok düşük maaşla da olsa işe başlasanız çok sıkı bir güvenlik araştırması ile karşılaşırsınız,ama kendileri için hiç önemli değil,burdaki gariplik acaba hangi taraf daha çok önem teşkil etmekte ülkemizin geleceği için,dürüstlüğün vede doğruluğun karşıtını söylememize gerek yok biliniyor.
İnsanın aklı balık aklı gibi diyorlar ya doğru geçmişte olanları not alıp bir aklınızın bir köşesinde tutmayıp tedbiri elden bıraktığınızdan toplumun üzerinden geçinen uyanıklar bu durumdan faydalanırlar her zaman,şöyle biraz geriye gidersek Askere hakemlik ve belediye başkanlarına da kulüp başkanlıkları yasaklanmıştı şimdi sizlere sorsam Ank.belediyesporun gerçek kulüp başkanı kim diye acaba kaç kişi bilir bende bilmiyorum,o zaman asker hakemlerin de giderken dünya nimetlerinden kopmamaları için yerlerine kukla durumunda birilerini bırakmaları gerekirdi emsal olarak,her kim olursan ol bizim hakkaniyetimiz ve adeletimiz bu işte,bu yanlış durum hacettepe olayında da mevcut.
İktidarın elinde olmayan belediyeleri ele geçirme planı belediyenin birinide sen almasan da diğerini de başkası alsa ne olur karşındaki sanki bu ülkeden değil,durum demokrasinin gereği değilmidir,insanlar tornadan çıkma tek tip insan oluncamı demokrasi oluyor,durum iç açıcı gözükmemekte ülkede sendikalardan spora kadar her şeyi ele geçir medyasına kadar sistemi alternatifsiz bırakıp tek tip diktotaryal bir sistem sorsanız demokrasi derler örneği derseniz bizim gibi üçüncü dünya ülkelerinde Asyada,Afrikada ve güney Amerikada çok.
ABD'de siyasi vs bir başkanın veya bir belediye başkanının görev süresi 2 dönemdir,Newyorklular belediye başkanları çok başarılı olduğu için bir dönem daha kalması için ne yapsak diye düşünüyorlar maelesef bir çözüm yok yasalar belli zaten adamcağız da çıkıp şunu sölüyor ben benden sonrakinin hakkına hukukuna etki ve geçiş yapmadan bırakmam lazım kesinlikle olmaz diyor.
Bide bize bakın seçimle her gelen Siyasiler,belediye başkanları,sendika başkanları,kulüp başkanları,şöför ve bakkal başkanlarına kadar adamlar 50 yılı aşkın allah gecinden versin sağlıklarına bir şey olmasın da koltuğu bırakmıyorlar benim yaşım 51 çocukluğumdan bu yana seçimle gelinen bir çok yerde hala aynı kişiler oturuyor 50 yıldır,bir emeklinin çalışma ömrü dahi 25 yıl bu ülkede 60 yıl olmuş seçimle gelmiş hala makam işgal eden insanlar var yahu bu demokrasi mi şimdi,genç nüfusuz diye övünüyorlar o zaman gençlerimizin önü açın bari, milyonlarca gencimiz üniversitelisi dahil işsiz.
Gelişmiş ülkelerde seçimle gelinen yerlere bildiğimiz meslek gözüyle bakılmıyor oralara çok lüzum içeren bir bölge olması itibari balığın baştan sağlıklı olması düşüncesinden yola çıkılarak hareket edilmekte,onun içindir ki demokrasinin en adeletli yeri olması gerekliliği sebebiyle kuyumcu terazisi gibi kefelerinin daralarının eşit olması gerektiğinden bu ülkelerde 2 dönem bilemediniz 3 dönem görürsünüz seçilenleri ve de o ülkeler de uygun kişileri hemde çok uzun bir elemelerden geçerek o noktaya gelirler tabiki bu kısa görev süreleri boyunca da alınlarının akıylada bırakırlar yoksa ilerisi için kendileri çok zararlı çıkacaklarını çok iyi bilmekteler.
Bizim ülkemizde ise 2-3 dönemden fazla kaldıkları için nasıl olsa bu uzun dönemde kendi istemleri yönünde işleri yoluna koyduktan sonra sistemi alt üst edip bıraktıklarında da ak kaşıktan çıkan süt gibi giderler,maelesef geri kalmışlığımız burdan belli bırakın iki dönem seçilip adeletlice görev yapıp gitmeyi buralar da indiragandi yapmak bir meslek olmuş,ABD’de hadi sıkıysa bir vergi kaçır veya yolsuzluk yap demokrasi acaba oradaki mi bizdeki mi.
Tek eksik spor üzerinden istismarcılıktı oda tamam Mehmet ali şahin Antalya için, Unakıtan es es için uğraşırken,kürşat tüzmen makamında mersin için futbolcuya imza attırıyor maşşallah vs daha bilmediklerimiz cabası,Ankara'da 4-5 yıl öncesini hatırlayanlar bilir Ank.belediyesinin 1000'e yakın değişik branşlarda yurt dışında madalyalar alan 1000 civarında amatör sporcuları vardı ne hikmetse gerçi nedeni de belli o yıllarda o amatör branşları kapatıp 1000'e yakın sporcuyu dağıtıp neden futbol'a geçildiği bu yüzden de olimpiyatlarda başarısızlıklarımızın nedeni de ortada,Amatör sporcu üzerinden bir yol olmuyor napsınlar,geçen bir yerde okudum Özaldan bu yana bu değişen belediye sistemlerimiz sayesinde belediyelerimiz iş adamı üretim çiftliği haline gelmiş diğer yönü ise bir taşla iki kuş vurma derler ya işte o belediye takımları,belediye takımlarının delegeleriyle hem federasyonu elde tutuyorsun hemde belediyeliklerin tamamını sonra ne var kardeşim yurt dışında da var sanki LONDRA belediyesi,Paris belediyesi diye takım orda yokmu varmıki acaba.
Mağazanın vitrininde ise var sa yoksa üçüzler beyaz sayfalarla bu kulüplere ülkenin tüm imkanlarını kaynaklarını akıtın her yıl üçünden birini şampiyon yapın oh ne iyi ne güzel,Aurellonun ispanya ya gidişinden pişman olması bu yanlışı haksız vergisiz algısız kazancı bal gibi göstermekte,kulübüne 15 milyon euro futbolcuya 3,5 milyon euro verip yurt içi başarılarıyla yurdumuzun insanlarını medya aracılığla aldıkları teneke kupalarıyla kandırsınlar yurt dışı fiyasko,neymiş çeğrek finale kalmış 50 yılda hepsi bu,yahu adamlar her yıl finalinde iki takımıyla oynuyor senin o kendini başarılı gördüğün yerde,Aha bu yılda takımın biri sezona fiyasko ile diğerleride her hafta biri 9 kişilik rakiplerle oynuyor bu nasıl büyüklükse çünkü geçen sezon 29 hafta beyaz sayfa açtıkları hafta müdahele edilmişti sivas başlarda tehlike arz etmiyordu çünkü,bu yıl müdahale erken başladı Trabzonun dişini erken göstermesi vesilesiyle işi sağlama alıyorlar galiba,baksanıza rakipleri iki haftadır iki kişi eksik durumda rakipleriyle oynamaya başladı,yaa birincisinde hakem haklıda ikincisinde haksız ya siz hiç ingiliz ligleri izlemiyorsunuz ya da işte,Alt liglerimiz ise futbolcularının bonservis bedellerini federasyona yatıramadığından maça çıkamaz bu nasıl bir adaletse.
anti-istanbul 13.09.2008, 12:06 stadyum@trt.net.tr
telelig@trt.net.tr
TRT kime hitap ediyor?
Yazılı,görsel basın ve de spor yazarları kamu görevi yaparlar. Eğitici ve öğretici vasıtadır,araçtır kitleleri aydınlatmaktır görevleri.Bunu yaparkende taraflı olamazlar ahlak yasasına hukukuna aykırı hareket etmeleri suç teşkil etmektedir.Spor basını,yazarları,yorumcuları, kulüplerin Amigo yazarlığını değil kamunun elamanı olup tarafsız bir şekilde görevlerini yapmaları gerekmekte.
Balık baştan kokar diye boşa söylenmemiş devletin resmi kanalı TRT’nin üç sezon öncesi Levent Özçelik tarafından Pazar akşamları yapılan spor proğramında puan sıralamasına göre yukardan aşağıya ne takımlara ne renklerine ne de başka bir yönlerine bakılmaksızın eşit yorum ve pozisyon değerlendirmesi için özen gösteriliyordu.Daha sonra ne hikmetse bizde adettir iyi giden bir şeyi bozmak Levent Özçelik’ten sonra onun yerine,ben buna kasıtlı olarak diyeceğim getirilen Erdoğan Arıkan’ın ilk işi proğrama 4 takımın rengini temsil eden futbol topu koyarak art niyetli düşüncesiyle süper ligin Akşam haberinden sonra başlayan spor proğramında gece 12’ye kadar bu dört takımı değerlendikleri yetmiyormuş gibi birde gece 12 den sonra bu takımların tekrar özet görüntülerini vermeleri,kendi takımlarının yorumsuz,pozisyonsuz 2 dakikalık maç özetini seyretmek için uyumamaya çalışan insanları uyuttuktan sonra gece 1’de Anadolu takımlarının lehine olanı değil aleyhine olan pozisyon değerlendirmeleriyle kendilerince saolsunlar keyifli ve adaletli bir proğram yaptıklarını sananlara ne diyelim.
Haksızca aleyhimize verilen,lehimize verilmeyen penaltılarıımızı,sahada bile 11-11 oynatılmayışımız ile adaletsiz haksızca yönetilen maçlarla ilgili taraflı değerlendirmelerden o kadar çok örnek var ki,bu adamlar her hafta hakem hatalarından maç kaybettik diye de sızlanırlar bide kazandıkları maçları nasıl kazandıklarını hiç söylemezler ama,kaybettiğimiz Maç içerisinde yapılan hataları hakemin etkide kalma maç stresine ve korkusuna bağlamaya alıştırıldık tamam kabul.Akşam devletin kanalında spor proğramını izlerken en azından bir adaletli bir yayın beklemek hakkımız değilmi.
Hata yapmak insanlık gereği herkesin hakkı ne varki Adalet beklemek başka,Adalet sağlamak ve bunu eşit dağıtmakla yükümlü olanların sebeb olduğu yanlışlar diğer şehirlerimizin,yerel takımlarımızın ve de taraftarlığının zarar görmesini sağlıyarak zayıflamasını sağlamakta birde bu TRT kanalıyla süper ligi iki proğram şeklinde ayırarak,bölerek kitlelerin beyinlerine bu şekilde haksızca pompalanıyorsa düşündürücü,özel medyayı konuşmaya gerek bile yok.
anti-istanbul 18.09.2008, 12:44 Üstteki konunun biraz daha açılımlısı
stadyum@trt.net.tr
telelig@trt.net.tr
TRT’de Levent Özçelik döneminde daha adilane bip spor proğramının yapıldığını,tek proğram olarak takımların puan sıralamasına göre yukardan başlıyarak sırayla ismine bakılmaksızın aşağıya doğru yapılmaya çalışıldığını eksik veya hata tabiki olabilir önemli olan niyet olduğundan o yıllarda bu dediğim yönde olunması çok olumlu bir şeydi tabiki kafadaki takımlara biraz daha fazla zaman ayırabilinir öylede oluyordu zaten önemli olan nedir sistem.
Gelelim Erdoğan Arıkan’a görevi devralır almaz ne yaptı oraya önce proğramın daha başında üçüzlerin renklerinde ki topları önüne koyarak başladı tepki alıncada onları çoğalttı dedik ya niyet önemli,tek proğramı ikiye bölerek yok stadyum yok telelig,ne diye ayrım yapılıyorsa aynı lig değilmi kardeşim daha olayın başında bölücülük haksızlık yapılmıyormu sanki biri ingiltere ligi diğeri pakistan ligi bu kadar çok hakir görüyorlarsa oynamasınlar o zaman Anadolu takımları ile,kendi aralarında ayrı bir lig kursunlar,bunu devletin kanalı TRT yapmamalı.
Akşam haberlerden sonra spor başlasın gece 12’ye kadar üç saat devam etsin biz bu takımları zoraki izleyelim,12’den 1’e kadar da Anadolu takımlarının görüntüleri hala bize ulaşmadı şu bizim üçüzlerin özetlerini öz evlatlarımızı bir kez daha gece saat 1’e kadar gösterelim dersen eee ben orada koparım kardeşim ondan sonrada aynen söylüyorum bu proğramda ben GENÇLERBİRLİĞİ—ESKİŞEHİRSPOR maçının özetini gece tam 1.15 de sadece 2 dakika sadece goller başka hiçbir şey yok sabah kalk 7 de işe okula git sanki ayrı liglerde oynuyor bu takımlarımız ama diğer bölümde mubarek sanki veli efendi hipodromunda koşan atın sülasini insanlara öğretir gibi magazinsel yönünden tutda yok hafta başından itibaren ne yaşanmış da yok maç öncesi yok maç sonrası yok devre arası yok yöneticisi malzemecesi top toplayıcısına kadar sohbetlendiriliyor doğrusu bu mu.
Tamam lanet olsun o özel kanallara zaten onlar ellerinde davul tokmak maşallah amigolar ve o takımların taraftarları gibiler bizlerin zaten o proğramlarla işi olmadığı gibi izlediğimiz de yok,adamlar kendi çıkarları peşinde,onlar için ne ülkenin geleceği ne de Ülkenin çıkarları önemlidir ,işte bu yüzden devletin kanalı TRT’nin en azından Levent Özçelik dönemi gibi özel kanallardan biraz daha farklı,o yönde olmasını istemekte hakkımız olduğu düşüncesi suçmudur,TRT'nin kaç tane kanalı var biz buralarda yakın zamana kadar 3'üncü lig ve 2'lig dosyası maçlarını izlerdik ama şu an diğerlerinden hiçbir farkı kalmadı maalesef.
Ortada ülke futbolunun geride bıraktığı gerçekler bu sistem yapısıyla beklediğimiz başarıya ulaşmamız gerçekçimi, genel anlamda baktığınızda ilk şartı sistemimizin düzeltilmesi sonrada sadece TRT tarafından değil aynı zamanda siyasi iktidardan tutunda federasyonun tüm kurullarına kadar futbolumuza etkisi ve yönlendirici olan kurumların medyası dahil tümünün herkese eşit mesafede olunması Futbolun yasası herhangi birine farklı diğerine farklı uygulanmamalı,gücü olanın suç işleme özgürlüğü olmamalı,düdükler şehre,stada veya renklere bakılarak çalınmamalı bunun içinde bir maçın bir hafta öncesi veya bir hafta sonrası hakemleri etkide bırakacak gündemler yasaklanmalı,isimlere,renklere göre olmamalı adaletimiz,kriterlerini kimseye deldirmeden uygulanmalı,kişi kurumları küstürmeden,rekabet içinde kavga ettirmeden,camiaların sahada birinin diğerinden farkının olmadığını inandırarak o güveni vererek adalet eşit dağılırsa sistem düzene bir yola girmiş demektir,PEKİ sizlere soruyorum ÜLKEMİZDE BU İŞ BÖYLEMİ YAPILMAKTA'DIR? Bu iş neye benziyor biliyormusunuz bir baba iki evladı arasında ayrım yapıyorsa doğacak sorunlara da olaylara da katlanacak demektir.
Maalesef hafta boyunca tek sorunumuz Kaleci Volkan faul mü penaltı mı değilmi,İst.Belediye ve Denizli’nin haksız yere atılan futbolcularını(birer tanesi) ve de 9 kişiyle mücadele etmelerini neden bu kadar gündem yapmazlar,yenerlerse iyi mağlup olurlarsa hakem infazı vs bahane,sonuçta burada nasıl ŞAMPİYON oldukları yatmakta.
Sonuç olarak önemli olan iyi veya kötü bir sisteminiz olmalı sonuçta bakın size bunlada ilgili de bir örnek daha vereyim Amerika ve Çin ne kadar zıt ülkeler ama her ikisinde de demek ki iyi veya kötü bir sistem var ki adamlar olimpiyatlarda 200’er madalya aldı ne yaptıklarını biliyorlar demekki sonuçta bir sistem var bizim sorunumuz sistemsizlik,sistemi ve gücü eline geçirip yasalarla işine geldiği gibi mefaatin yönünde oynamayacaksın genele hitap edip zırt pırt değiştirmiyeceksin bizde ise biri gelir yapar biri gelir bozar,bizimkisi neye benziyor biliyormusunuz,rahmetli Barış mançonun bir parçası var aynen öyle Ali yazar Veli bozar keskin sirke küpüne zarar,bizde diyoruzki hep birlikte dersler çıkaralım bu işlerden hem takımımız için hem ülkemiz için,içerde de dışarda da daha başarılı olunsun,birilerinin bu ülkede tek başına büyük olması karşısında rakip olmadan çözüm değil diyoruz,paylaşmayı seveceğiz ve bu işin hem taraftar hem futbol olarak genele yayılması gerekmekte başka yolu yok,Kurbanı kestiğinizde nasıl paylaşıyorsunuz gönül rızası olmadan terazi gözünün bir tanesi diğer tarafa fazla yattımı hakmıdır teşekkürler,saygılarımla esen kalın.
kerami58 18.09.2008, 12:55 keşke herkes sizin gibi düşünebilse ama bu başarıyı çekemeyen çoook...
anti-istanbul 01.10.2008, 01:32 Dostlarım Bayramınızı kutlar sağlık ve esenlik dilerim.
anti-istanbul 29.10.2008, 19:59 Bazı sözleri paylaşayım sizlerle.
Bazilari yaşadiği şehri veya memleketi olmayan yerleri daha çok seviyor nedense !
Şehrinin milliyetçisi olmayan Ülkesinin hiç olmaz !
Güçlünün yaninda olan kaypak olur yörüngesi,güç merkezi değiştikçe firildak gibi döner !
Yaşasin memleketine ihanet etmeyen anadolu !
Yaşasin şehrine ve memleketine ihanet etmeyen anadolu insani !
anti-istanbul 19.12.2008, 18:20 YUKARIDAKİ SÖZLERE İLAVE OLDUĞUNDAN
Bazı sözleri TEKRAR paylaşayım sizlerle.
Anadolu'da yaşarlar İst.takımı tutarlar !
İnsanın hayırsızı Şehrine sahip çıkmayan nankör olanı !
Bazilari yaşadiği şehri veya memleketi olmayan yerleri daha çok seviyor nedense !
Yaşadığınız şehrin,memleketinizin hakkını verin !
Üçüzlerin değil memleketimizin,şehrimizin sevdalısıyız !
Şehrinin milliyetçisi olmayan Ülkesinin hiç olmaz !
Güçlüden yana olmak insanı kaypak ve dönek yapar güçlüden yana olan kişi güç merkezi değiştikçe firildak gibi döner !
Yaşasin memleketine ihanet etmeyen anadolu !
Yaşasin şehrine ve memleketine ihanet etmeyen anadolu insanı !
devran&ronaldo 19.12.2008, 19:02 eywallah inşallah gelişiniz SİVASSPOR umuza uğur getirir:D
yigidolar06 20.12.2008, 12:40 YUKARIDAKİ SÖZLERE İLAVE OLDUĞUNDAN
Bazı sözleri TEKRAR paylaşayım sizlerle.
Anadolu'da yaşarlar İst.takımı tutarlar !
İnsanın hayırsızı Şehrine sahip çıkmayan nankör olanı !
Bazilari yaşadiği şehri veya memleketi olmayan yerleri daha çok seviyor nedense !
Yaşadığınız şehrin,memleketinizin hakkını verin !
Üçüzlerin değil memleketimizin,şehrimizin sevdalısıyız !
Şehrinin milliyetçisi olmayan Ülkesinin hiç olmaz !
Güçlüden yana olmak insanı kaypak ve dönek yapar güçlüden yana olan kişi güç merkezi değiştikçe firildak gibi döner !
Yaşasin memleketine ihanet etmeyen anadolu !
Yaşasin şehrine ve memleketine ihanet etmeyen anadolu insanı !MAÇ BİLETLERİNİN YÜKSEK OLMASINI KINIYORUM SİVASSPOR TARAFTARINA BU YAPILMAMALI
mustafa_kavak58 20.12.2008, 12:42 El Saka'ya idman şoku!
Turkcell Süper Lig'de kötü bir sezon geçiren Gençlerbirliği'nde, devre arasında takımdan ayrılması gündemde olan El Saka, teknik direktör Samet Aybaba tarafından antrenmana alınmadı.
Teknik direktör Aybaba, Mısırlı futbolcunun bir gazetede yer alan, ''Bu takımdan ancak başkan İlhan Cavcav isterse ayrılırım'' şeklindeki demeci üzerine, bugünkü antrenman öncesinde El Saka ile görüşerek idmana çıkmamasını istedi.
Mısırlı futbolcu, teknik direktör Aybaba'nın isteği doğrultusunda çalışmaya katılmadı.
anti-istanbul 23.03.2009, 22:48 Nedense futbolseverlerimizin büyük çoğunluğu,doğup büyüdükleri veya bir ömür boyu yaşadıkları kentin takımının dışında üçüzlerden birine sevdalıdır.Hatta ve hatta kendi kentlerinin takımı,taraftarı olduğu üçüzlerden birisi ile karşılaştığında,sırt çevirirler kendi kentlerinin takımlarına.
Durum öyle bir hal almıştır ki bir kişi üçüzlerin dışında bir takım tuttuğunu söylediğinde,ısrarla 'gerçeği' söylemesi istenir ve üçüzlerden hangisini tuttuğu öğrenilmek istenir.
Genel olarak Anadolu şehirlerinde kendi takımlarının taraftar sayılarının az olma sorunu çözülemiyor,sorunun özü ise Şehrinde kendi takımından fazla üçüzlerin 'taraftar'ı olması.
Kendi şehrinde hiç kimsede örneğin Ankara'lıyı kendi şehrinin takımını tutmadığı için de suçlayamıyor,çünkü Ülkemizde azınlık olmak zor.Takımının 34 maçının 28'ini ertesi gün işe ve okuluna erken kalkıp gideceği bilinirken gecenin 1'inde hem de adil olması gereken devletin kanalında 3 dakikalık özetlerle kısıtlı kamera açılarından izlettirilerek insanlar uyutuluyorsa.
İşyerinde,okulda,mahallede bütün arkadaşlarınız üçüzlerin taraftarı ve onların futbolcusuna hayranlık duymakta ise hatta bu insanlardan kendi aile bireyleriniz içerisinde bile onlara hayranlık duymakta olanı var ise,insanları kendi şehir takımının taraftarı yapmak zor.
Bu adaletsiz ortamda.Bir kent takımı eğer o kentliler tarafından sahiplenilmiyorsa, o kentliler, kulüplerini ikinci, üçüncü sıralara koyuyorsa, o kentin büyük değeri de sessiz sedasız alt liglere düşer kaybolur gider, birkaç cılız ses dışında kimseden de tepki de gelmez.
Büyük küçük demeden soru yöneltseniz bulunduğunuz kentteki insanlara hangi takımı tutuyorsunuz diye hemen hemen bir çoğu kendi kentinin takımını ikinci takım olarak tutuyorsa, hatta hiç tutmuyorsa,sahip çıkmıyorsa kentine, bunun adı yalnız bırakılmaktır, bunun adı ihanet değil de nedir ki?
Oynanan lig mücadelesinde gözü kulağı İstanbul da veya başka kentler de değil kendi şehrin de olmalı. Örneğin Ankaralıyım derken büyük bir özgüvenle söyleyeceksiniz, ama sıra şehrinizin takımına destek olmaya geldiğinde üçüzlerin maçları şehrinizin takımından önemli olacak.
Ankaralı olmayı önemseyecek şehrinizin takımına destek olmayı göz ardı edeceksiniz! Arka plana atacaksınız!
İstanbul kulüplerinin O kendine has ışıltılı dünyasın da olmak uğruna kent takımınıza sırtınızı dönecek,kendinizi o akıntıya kaptırıp gidecek,takımınızdan bir haber olmayacaksınız.
Kentinizin insanları otobüsle, trenle veya uçakla üçüzlerin maçı için o takımın formasını giyecek, o takımın şehrine gidecek.Kentinizin takımının maçını önemseyip ne radyo'dan, ne televizyon'dan, ne gazete'den, ne de statın'dan takip etmiyeceksiniz. Sordukların da Ankara'yı çok seviyorum,buradan başka yaşayabileceğim şehir de düşünemiyorum diyeceksiniz "ne kadar anti-dürüstlük" ,Ankara'yı, Ankara'lılar düşünmezse kim düşünür ki? Bunun adı riyakarlık değil de nedir?
Halbuki kent bilincinde sorumluluğunda olup kendi şehrimizin takımını desteklersek, şehre bir hareketlilik gelir. Günü birlik de olsa ekonomik hareketlilik gelir, canlı karşılıklı tezahüratlar, karşılıklı şarkılar kısaca maç öncesinde, maç içinde ve sonrasında çeşitli gösteriler,eğlenceler, paylaşımlar, maçlara ayrı bir zevk katar, keyifle geçen dolu dolu haz alınan bir ortam. Bu eğlenceden bu güzellikten bu karnaval coşkusundan niye kendimizi ve şehrimizi mahrum bırakalım ki?
Şehriniz de maç olmasını istemiyormusunuz?
Şehrinize yerli, yabancı rakip takımların gelmesine vesile olarak, şehrinizi tanıtmak, güzelliklerini göstermek istemiyormusunuz? Ya şehriniz de festival yapacaksınız, ya şehriniz de konser düzenleyeceksiniz, ya bir etkinlik, ya da bir maç, bunlardan biri olacak ki insanlar sizin şehrinize gelsin, sizi tanısın,şehrinizin ekonomisine katgısı olsun ve de kendi memleketlerine döndüklerin de yaşadıklarını anlatsın. Böylece seni tüm dünya tanısın. Senin şehrin için yapacağın en büyük iş ve çıkış yolun bu, en büyük reklamın bu.
Kendi kentinize yeğlediğiniz O medyası lobileri aracılığıyla kandırıldığınız şehir görüyorsunuz yarım asırdır olduğu gibi bu sezonda istisnanın dışında yine yurt dışından fiyasko ile döndüler, bu iş böyle ne ekiyorsan onu biçiyorsun. kazançları ise her sezon olduğu gibi bu sezonda eğlencelerine devam ederek kendi kentlerinin reklamını yapmak ve kendi kent ekonomisine kazandırmak oldu,amaçları da bu zaten tek dertleri pastayı Anadolu'ya kaptırmamak,paylaşmamak zaten başarı ile de 50 yıldır bu işi iyi hallediyorlar bazen üç kağıtçıyı,emek hırsızını da tebrik etmek gerekiyor başarısından dolayı.
Ya vicdan,ahlak,emek kazanacak ya da her zaman kazananlar kazanacak. 'Futbol',spor ahlakını ve 'başkalarının acısına bakma'yı adil olmayı,paylaşmayı,hakkaniyeti, dürüstlüğü,dostluğu,dayanışmay ı üçüzlere hala öğretemediyse,bunlara başka da hiç bir şey öğretemez...
Bunların adam olacağı yok yarışta olmaması gereken faktörlerin devreye girmesi için çaba sarfetmelere devam etsinler yurt içinde himayelerindeki lobilerin etkisiyle federasyona ve MHK'ya baskı yaparak o tenekeleri almaya devam etsinler her sezon aynı filmi biz izlemekten bıktık bunlar hala bıkmadı.
Ülke futboluna rekabetin gelmesini istememekteler,e ne yapalım bizlerde önümüzde ki sezon bunların yine Avrupa maceralarında ki rezil hallerini şimdiden görüyor gibiyiz,borazancı medyanın yalan yanlış yönlendirme vesilesi pembe dizisi hayalleri o rüyaya yatan acınası insanlarımıza yazık ne diyelim,çünkü 50 yıldır aynı ninnilerle uyumaktalar.
Şehrine sahip çıkmayanlar,başka şehirlerin takımını tutmaya devam edin,şehrinizin hakkını vermeyin,ne yapacaksınız kendi sevdanızı. Kendinizi başkalarının sevdaları ile avutarak paparazzi proğramlarında makenlerin aşk sevdalarını izlemeye devam edin en iyisi siz.
İşin en kolayı güce ve paraya tapma,güçlünün yanında olma,ne yazık ki toplumumuz da bir hayli yaygın.
Ne zaman ki üçüzlerin dışında bir takım şampiyon olacak, o zaman bu tablo değişecek. Ne zaman ki Anadolu'nun bir kalesi bizansın o kapısını kıracak,işte o zaman diğerleri de nasıl olsa onun peşinden gidecek o kapıdan içeri girecektir kesin.
Endüstriyelleşen futbolumuz koşullarında bu belki şimdilik bir ideal bir umut bir ütopya. Ama bunlar değil midir insanı ayakta tutan bizlere yaşam kaynağı olan.
Bizleri burada bir yerlere getiren ise değerlerimize verdiğimiz önem ve düşüncelerimiz.Burada bu düşüncede kalıcı olmamızı sağlayan ise karakterimizdir... Esen kalın.
anti-istanbul 11.04.2009, 13:43 Bu güzel yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Sonuna kadar sabırla okuyun arkadaslar.
Her takım, kendi taraftarı için büyüktür...
İngiltere liglerinde geçtiğimiz hafta oynanan maçların izlenme oranlarına göz atıyorum. Premier ligde Manchester City’nin, Portsmouth’u altı golle geçtiği maçta, taraftar sayısı 40,238. Kuzey Londra’nın White Hart Lane stadında, Tottenham’ın Wigan Athletic’i ağırladığı maçta tribünlerde 35,808, ülkenin kuzeyinde, Sunderland’ın Middlesbrough’yu iki golle geçtiği maçta 38,388.taraftar.
Alt liglerde de durum pek farklı değil;
Premier’in bir alt ligi Championship’de, Norwich’in Carrow Road stadında, ev sahibi takımın Sheffield United ile oynadığı maçı izleyenlerin sayısı 24,175. Geçen sezon Premier ligden düşen Derby County ile Cardiff City mücadelesinde 28,007.
Bir alt ligde, League One’da (üçüncü lig), Millwall - Cheltenham maçında 8009 taraftar.
Yukarda saydığım takımların ortak özellikleri, Türk’ün tanımıyla, ‘Küçük takım’ olmaları. Hiç şampiyon olamamış, Şampiyonlar ligine katılamamış, formasına üç beş yıldız takamamış, vs vs.
Oysa ikinci ligde oynayan Leeds United’in kombine biletli taraftar sayısı, Beşiktaş ve Galatasaray’ın toplamından daha fazla. Üstelik mazisi de üçünden de eski. İşler kötüye gidince, İstanbulluların tribünlerin nasıl boşaldığını daha önceleri izledik, peki ya Leeds’in durumunda olsalar, tribün manzaraları nasıl olurdu acaba?
Ikinci ligde mücadele eden Derby County’nin kombine biletli taraftar sayısı 23,500. Ipswich Town’nun 15,000, Wolverhampton Wanderers’ın 17,000.
Oysa bizde taraftarlık, televizyon ekranları karşısında. O yüzden, birinin 25 milyon, diğerinin bilmem kaç milyon taraftarı, garip durum dışardan bakınca...
***
‘Üç Büyükler’ yalanı,ı Türk futbolunun kronik hastalığı. Türk’ün Türk’e propagandası. Peki onlar ‘büyük’ ise diğerleri ne oluyor merak ederim. Sonu ta en başından belli kötü bir filmin ucuz figüranları mı yoksa?
Leblebi, çekirdeki mi, zengin sofrasının çerezleri mi yoksa ?
Olsalar da olur, olmasalarda mı yoksa ?
Üç Büyükler!. Bu nasıl büyüklükse. Çok eskiden beri Avrupa sahalarında yaşanan hüsranları düşününce. Oysa büyük dediğin, büyük olmalı büyükler arenasında. Arsenal’ın, Emirates stadında maç başına geliri 3 milyon Sterlin civarında, kombine biletli taraftar sayısı 40,000, kombine için bekleme sırası ortalama sekiz sene. Manchester United’ın 56,000. Barcelona’nın kombine biletli taraftar sayısı 90,000.
Ve gerçek büyüklerin başarıları ortada.
Ya bizim büyükler! Mesela Beşiktaş, büyüklüğü, dünya futbolunun neresindedir ki? Hatırlayın, geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Liginde. Liverpool’un Anfield stadında. Kop tribününden yükselen (Can We Play You Every Week!) ‘Her Hafta Sizinle Oynayabilir miyiz” tezahüratı hala kulaklarımda. Avrupa arenalarında en ufak başarısı olmayan bir takımın, büyüklüğüne bizden başka kimsenin inanmadığı gerçeği bir kez daha.
Üç Büyükler! Şampiyonlar Ligi tarihinde, gurup maçlarında sıfır puan çekerek ilginç bir rekora imza atan Fenerbahçe. Her sezon har vurup harman savurduğu onca paraya rağmen, tarihinde yalnız bir kez, o da geçen sezon Şampiyonlar Ligi gurubundan çıkmayı başarabilmiş. Bütçe olarak ülke takımlarının hayli üstünde, ama ya sportif başarı. Ne UEFA’da ne Şampiyonlar liginde.
Ve gelelim geçen sezonun şampiyonuna. 165 milyon Dolar borcu ile ülkenin en üst liginde mücadele etmesine izin verilen, kendi liginde Şampiyon olduğu halde ön eleme oynamış, üstelik pek vasat bir takıma elenmiş Galatasaray. Bir kez UEFA Kupasını kazanmış, ama sonrasında Avrupa arenalarında hüsranlarda. Hala eli yüzü düzgün bir stadı bile olmayan, üstelik borç batağında.
Sarı Kırmızılı takım İngiltere liginde oynasaydı, eksi kaç puanda başlardı acaba. 1904 senesinde kurulmuş, mazisi üç İstanbullu’dan eski günümuzde League One’da mücadele eden ve mali butçesinde ki açık yüzünden küme düştüğü sezon 10, bir sonraki sezon 15 puanı silinen Leeds United taraftarlarına sormak gerekir sanırım bu soruyu.
Ve tabi, 2008-2009 sezonunun başında, yine borç yüzünden 30 puanı silinen Luton Town’u unutmadan.
***
İlginç bir istatistik, rekabet yoksunu ligimize dair. Türkcell Süper Lig’de bu sezon Anadolu takımları üç İstanbul takımı ile oynadıkları karşılaşmalarda macı 11 kişi tamamlamayı başarmakta zorlandıkları gerçeği. İstanbul takımlarının bu sezon yaptığı ilk 12 maçta, rakip takımlardan 8 futbolcu kırmızı kartla oyun dışı kalmış olması. Oynanan 12 karşılaşmada sadece Fenerbahçeli futbolcu Volkan Demirel’in kırmızı kart görmesi. Şasırmamak gerek, Zira bizim futbolumuzda sistem çoğunluğun mutlu olması adına. Koskoca bir ülkeyi yalnızca bir şehirden ibaret sayınca, futbol denilen güzelim oyunu iki,. bilemedin üç takıma endekslemek de kaçınılmaz oluyor nasılsa.
Üç kişilik paranoyak bir aşk masalı Türk futbolu. Her sezon ayni teranenin içinde, ayni tek düzeliğin içinde yuvarlanıp gittiğimiz. Ta en başından sürekli ‘Üç Büyük’ yalanı ile yoğrulan, tüm yaşamlarında taraftarı oldukları takımın stadını dünya gözü ile bir kez bile göremeyenlerin diyarında.
Yenenin değil, yenilenin sürekli konuşulduğu bir lig bizim ligimiz. Futbol programlarında sürekli sadece üç takımın tartışıldığı. Sevimsiz ve adaletsiz. Yine çoğunluğun ilgisini çekme adına. O yüzden yense de yenilse de, hep baş köşede üç İstanbullu. Gazetelerin spor sayfalarında, televizyon programlarında. Haliyle neredeyse her doğan çocuk ‘İstanbullu’ güzel ve yalnız ülkemde.
Malum, çocuk ne görürse onunla büyür bu yaşamda..
Bilir misiniz, son yıllarda İngiltere futbolunda dört takım zirve yarışını parsellemiş olsa da, son 25 senede 7 takım kaldırmıştır Şampiyonluk kupasını. Futbol liginin kurulmasından bu yana ise 28 takım şampiyonluk yaşamıştır. İngiltere ikinci liginin (Championship) izlenme oranı bizim ‘Kurşunlu’ Süper ligimize fark attığı da meselenin diğer bir boyutudur…
Turk futbolu, haksız rekabet üzerine kurulu, ‘Üc Büyükler’ edebiyatında eriyip gitmekte. Ama hangi büyük? Sahada oynanan futbolun kalitesi ortada. Har vurup harman savurdukları onca paraya rağmen Avrupa arenalarında aldıkları sonuçlarda.
Filler tepişirken, karıncaların hep ezildiği bozuk düzen Türk futbolu. Adalet, eşitlik ve rekabetten yoksun, kurulduğundan beri yalnızca 4 şampiyon çıkarabilmiş. Üçlü oligarşinin bir heyula misali üzerine çöktüğü.
Hemen her Avrupa macerasında tepetaklak döndüğümüz.
Nacizane düşüncem, takımın küçüğü büyüğü olmadığıdır. Her takım, kendi taraftarı için büyüktür. ‘Hangi takımı tutuyorsun?’ sorusuna verilecek cevap mutlaka üç takımdan biri olmamalıdır. Futbolun beşiğini örnek almak gerekir. Ve diğer kaliteli ligleri.
Nihat Kahveci’nin forma giydiği Villareal, 49,045 (2007 sayımı) nüfuslu küçük bir kasabanın takımıdır. Maçlarını 25,000 kapasiteli Madrigal stadında oynar.
Ve yine hatırlatmakta yarar vardır;
‘Üç Büyükler’ edebiyatı, Türk’ün Türk’e masalıdır…
Yoksa siz hala inanıyor musunuz bu masala?
Ziya ADNAN
club7house 11.04.2009, 13:48 Bu güzel yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Sonuna kadar sabırla okuyun arkadaslar.
Her takım, kendi taraftarı için büyüktür...
İngiltere liglerinde geçtiğimiz hafta oynanan maçların izlenme oranlarına göz atıyorum. Premier ligde Manchester City’nin, Portsmouth’u altı golle geçtiği maçta, taraftar sayısı 40,238. Kuzey Londra’nın White Hart Lane stadında, Tottenham’ın Wigan Athletic’i ağırladığı maçta tribünlerde 35,808, ülkenin kuzeyinde, Sunderland’ın Middlesbrough’yu iki golle geçtiği maçta 38,388.taraftar.
Alt liglerde de durum pek farklı değil;
Premier’in bir alt ligi Championship’de, Norwich’in Carrow Road stadında, ev sahibi takımın Sheffield United ile oynadığı maçı izleyenlerin sayısı 24,175. Geçen sezon Premier ligden düşen Derby County ile Cardiff City mücadelesinde 28,007.
Bir alt ligde, League One’da (üçüncü lig), Millwall - Cheltenham maçında 8009 taraftar.
Yukarda saydığım takımların ortak özellikleri, Türk’ün tanımıyla, ‘Küçük takım’ olmaları. Hiç şampiyon olamamış, Şampiyonlar ligine katılamamış, formasına üç beş yıldız takamamış, vs vs.
Oysa ikinci ligde oynayan Leeds United’in kombine biletli taraftar sayısı, Beşiktaş ve Galatasaray’ın toplamından daha fazla. Üstelik mazisi de üçünden de eski. İşler kötüye gidince, İstanbulluların tribünlerin nasıl boşaldığını daha önceleri izledik, peki ya Leeds’in durumunda olsalar, tribün manzaraları nasıl olurdu acaba?
Ikinci ligde mücadele eden Derby County’nin kombine biletli taraftar sayısı 23,500. Ipswich Town’nun 15,000, Wolverhampton Wanderers’ın 17,000.
Oysa bizde taraftarlık, televizyon ekranları karşısında. O yüzden, birinin 25 milyon, diğerinin bilmem kaç milyon taraftarı, garip durum dışardan bakınca...
***
‘Üç Büyükler’ yalanı,ı Türk futbolunun kronik hastalığı. Türk’ün Türk’e propagandası. Peki onlar ‘büyük’ ise diğerleri ne oluyor merak ederim. Sonu ta en başından belli kötü bir filmin ucuz figüranları mı yoksa?
Leblebi, çekirdeki mi, zengin sofrasının çerezleri mi yoksa ?
Olsalar da olur, olmasalarda mı yoksa ?
Üç Büyükler!. Bu nasıl büyüklükse. Çok eskiden beri Avrupa sahalarında yaşanan hüsranları düşününce. Oysa büyük dediğin, büyük olmalı büyükler arenasında. Arsenal’ın, Emirates stadında maç başına geliri 3 milyon Sterlin civarında, kombine biletli taraftar sayısı 40,000, kombine için bekleme sırası ortalama sekiz sene. Manchester United’ın 56,000. Barcelona’nın kombine biletli taraftar sayısı 90,000.
Ve gerçek büyüklerin başarıları ortada.
Ya bizim büyükler! Mesela Beşiktaş, büyüklüğü, dünya futbolunun neresindedir ki? Hatırlayın, geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Liginde. Liverpool’un Anfield stadında. Kop tribününden yükselen (Can We Play You Every Week!) ‘Her Hafta Sizinle Oynayabilir miyiz” tezahüratı hala kulaklarımda. Avrupa arenalarında en ufak başarısı olmayan bir takımın, büyüklüğüne bizden başka kimsenin inanmadığı gerçeği bir kez daha.
Üç Büyükler! Şampiyonlar Ligi tarihinde, gurup maçlarında sıfır puan çekerek ilginç bir rekora imza atan Fenerbahçe. Her sezon har vurup harman savurduğu onca paraya rağmen, tarihinde yalnız bir kez, o da geçen sezon Şampiyonlar Ligi gurubundan çıkmayı başarabilmiş. Bütçe olarak ülke takımlarının hayli üstünde, ama ya sportif başarı. Ne UEFA’da ne Şampiyonlar liginde.
Ve gelelim geçen sezonun şampiyonuna. 165 milyon Dolar borcu ile ülkenin en üst liginde mücadele etmesine izin verilen, kendi liginde Şampiyon olduğu halde ön eleme oynamış, üstelik pek vasat bir takıma elenmiş Galatasaray. Bir kez UEFA Kupasını kazanmış, ama sonrasında Avrupa arenalarında hüsranlarda. Hala eli yüzü düzgün bir stadı bile olmayan, üstelik borç batağında.
Sarı Kırmızılı takım İngiltere liginde oynasaydı, eksi kaç puanda başlardı acaba. 1904 senesinde kurulmuş, mazisi üç İstanbullu’dan eski günümuzde League One’da mücadele eden ve mali butçesinde ki açık yüzünden küme düştüğü sezon 10, bir sonraki sezon 15 puanı silinen Leeds United taraftarlarına sormak gerekir sanırım bu soruyu.
Ve tabi, 2008-2009 sezonunun başında, yine borç yüzünden 30 puanı silinen Luton Town’u unutmadan.
***
İlginç bir istatistik, rekabet yoksunu ligimize dair. Türkcell Süper Lig’de bu sezon Anadolu takımları üç İstanbul takımı ile oynadıkları karşılaşmalarda macı 11 kişi tamamlamayı başarmakta zorlandıkları gerçeği. İstanbul takımlarının bu sezon yaptığı ilk 12 maçta, rakip takımlardan 8 futbolcu kırmızı kartla oyun dışı kalmış olması. Oynanan 12 karşılaşmada sadece Fenerbahçeli futbolcu Volkan Demirel’in kırmızı kart görmesi. Şasırmamak gerek, Zira bizim futbolumuzda sistem çoğunluğun mutlu olması adına. Koskoca bir ülkeyi yalnızca bir şehirden ibaret sayınca, futbol denilen güzelim oyunu iki,. bilemedin üç takıma endekslemek de kaçınılmaz oluyor nasılsa.
Üç kişilik paranoyak bir aşk masalı Türk futbolu. Her sezon ayni teranenin içinde, ayni tek düzeliğin içinde yuvarlanıp gittiğimiz. Ta en başından sürekli ‘Üç Büyük’ yalanı ile yoğrulan, tüm yaşamlarında taraftarı oldukları takımın stadını dünya gözü ile bir kez bile göremeyenlerin diyarında.
Yenenin değil, yenilenin sürekli konuşulduğu bir lig bizim ligimiz. Futbol programlarında sürekli sadece üç takımın tartışıldığı. Sevimsiz ve adaletsiz. Yine çoğunluğun ilgisini çekme adına. O yüzden yense de yenilse de, hep baş köşede üç İstanbullu. Gazetelerin spor sayfalarında, televizyon programlarında. Haliyle neredeyse her doğan çocuk ‘İstanbullu’ güzel ve yalnız ülkemde.
Malum, çocuk ne görürse onunla büyür bu yaşamda..
Bilir misiniz, son yıllarda İngiltere futbolunda dört takım zirve yarışını parsellemiş olsa da, son 25 senede 7 takım kaldırmıştır Şampiyonluk kupasını. Futbol liginin kurulmasından bu yana ise 28 takım şampiyonluk yaşamıştır. İngiltere ikinci liginin (Championship) izlenme oranı bizim ‘Kurşunlu’ Süper ligimize fark attığı da meselenin diğer bir boyutudur…
Turk futbolu, haksız rekabet üzerine kurulu, ‘Üc Büyükler’ edebiyatında eriyip gitmekte. Ama hangi büyük? Sahada oynanan futbolun kalitesi ortada. Har vurup harman savurdukları onca paraya rağmen Avrupa arenalarında aldıkları sonuçlarda.
Filler tepişirken, karıncaların hep ezildiği bozuk düzen Türk futbolu. Adalet, eşitlik ve rekabetten yoksun, kurulduğundan beri yalnızca 4 şampiyon çıkarabilmiş. Üçlü oligarşinin bir heyula misali üzerine çöktüğü.
Hemen her Avrupa macerasında tepetaklak döndüğümüz.
Nacizane düşüncem, takımın küçüğü büyüğü olmadığıdır. Her takım, kendi taraftarı için büyüktür. ‘Hangi takımı tutuyorsun?’ sorusuna verilecek cevap mutlaka üç takımdan biri olmamalıdır. Futbolun beşiğini örnek almak gerekir. Ve diğer kaliteli ligleri.
Nihat Kahveci’nin forma giydiği Villareal, 49,045 (2007 sayımı) nüfuslu küçük bir kasabanın takımıdır. Maçlarını 25,000 kapasiteli Madrigal stadında oynar.
Ve yine hatırlatmakta yarar vardır;
‘Üç Büyükler’ edebiyatı, Türk’ün Türk’e masalıdır…
Yoksa siz hala inanıyor musunuz bu masala?
Ziya ADNAN
İlgine tşk ederim kardeşim ama bu yorum ile ilgili bir konu başlığını ben açtım :))
Üç Büyük Yalan adında....
yigidolar06 04.05.2009, 21:16 YUKARIDAKİ SÖZLERE İLAVE OLDUĞUNDAN
Bazı sözleri TEKRAR paylaşayım sizlerle.
Anadolu'da yaşarlar İst.takımı tutarlar !
İnsanın hayırsızı Şehrine sahip çıkmayan nankör olanı !
Bazilari yaşadiği şehri veya memleketi olmayan yerleri daha çok seviyor nedense !
Yaşadığınız şehrin,memleketinizin hakkını verin !
Üçüzlerin değil memleketimizin,şehrimizin sevdalısıyız !
Şehrinin milliyetçisi olmayan Ülkesinin hiç olmaz !
Güçlüden yana olmak insanı kaypak ve dönek yapar güçlüden yana olan kişi güç merkezi değiştikçe firildak gibi döner !
Yaşasin memleketine ihanet etmeyen anadolu !
Yaşasin şehrine ve memleketine ihanet etmeyen anadolu insanı !Şampiyonluğa adım adım yaklaşıyoruz hacettepe gençler maçında sivassporumuza başarılar
FatihCan 04.05.2009, 21:23 Bazı sözleri paylaşayım sizlerle.
Bazilari yaşadiği şehri veya memleketi olmayan yerleri daha çok seviyor nedense !
Şehrinin milliyetçisi olmayan Ülkesinin hiç olmaz !
Güçlünün yaninda olan kaypak olur yörüngesi,güç merkezi değiştikçe firildak gibi döner !
Yaşasin memleketine ihanet etmeyen anadolu !
Yaşasin şehrine ve memleketine ihanet etmeyen anadolu insani !
helal olsun abi süper bir yazı içimizde ki irlandalılara kapak olmuş.
anti-istanbul 24.05.2009, 21:32 Ben yazımı yazmaya başladığımda Sivasspor 2-1 öne geçti skordan önce de yazmak istediğimin aynısını yazıyorum düşüncelerimizi skorlar falan değiştiremez, Gençlerbirliği taraftarıyım küme düşecek olsak bile Sivassporun yenmesini istiyorum.
Çünkü kazaren de olsak takımımın Sivassporun şampiyonluğana ters etki edecek bir sonuç alarak tarihe geçmesini istemem.
Kahpe bizansa karşı bizim gönlümüzün şampiyonu Sivasspor'dur lig bitiminde son durum ne olursa olsun hiç farketmez.
Başarılar diliyorum şampiyon SİVASSPOR
sivaslı volki 24.05.2009, 22:19 valla çok güzel söledin karde_ az1na sagli_k
anti-istanbul 17.07.2009, 15:44 ZEKİ ÇOL
Taraftar uyuma, takımına sahip çık
Azerbaycan ile Kayseri'de oynadığımız milli maçın sonrası, kaldığım otelin "roof"una çıktım. Üç genç işadamıyla tanıştım. Üçü de Kayserili ve üçü de Beşiktaşlı. Tesadüf bu ya... Daha önce, Galatasaray'ın Bordeaux ile İstanbul'da karşılaştığı maçın oynandığı akşam da yine Kayseri'de ve yine aynı oteldeydim.
Salonda, TV ekranının karşısında yaklaşık 100 kişilik bir grup. Galatasaray gol attığında, inanın sanki Ali Sami Yen'deymişçesine bir taraftar coşkusunu yaşamıştım. Orada tanıştığım bir avukata da üç genç işadamıyla sohbetteki soruyu sordum:
Kayserilisiniz... Kayseri'de yaşıyorsunuz... Ama Kayserispor'u değil de başka takımları tutuyorsunuz. Peki, en azından Kayserispor'un maçlarına gidiyor musunuz?
"Arada bir" cevapları beni fazla şaşırtmadı.
Zira benzer tablolarla, yıllar boyu ülkenin dört bir yanında maç izlerken de karşılaşmıştım.
Geçtiğimiz ay sonu, bilyoner.com'un 1 milyon kişiyle yapıldığı belirtilen anket sonuçlarını okuduğumda, önce Kayseri'de yaşadıklarımı anımsadım.
Kimilerine göre gerçeği yansıtmadığı iddia edilen o anket, ülke genelinde üç büyüklerin taraftar oranının yüzde 88 olduğunu vurguluyordu. Galatasaray'ın yüzde 35'le başı çektiğini, Fenerbahçe'nin yüzde 33'le onu izlediğini, Beşiktaş'ın yüzde 20'lerde gezindiğini, Trabzonspor'un taraftar oranının yüzde 4 olduğunu, diğer kulüplerin toplam taraftar sayısı içerisinde sadece yüzde 8'lik bir payı bulunduğunu.
Açıkçası hiç yadırgamadım.
Futboldaki rekabet, lig kurulduğundan beri bir kısır döngü içererek sürüp gidiyor bu ülkede. Şampiyonluklar 4 kulübün tekelinde. Daha doğrusu tekelindeydi. Trabzonspor çeyrek asırdır, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş üçlüsünün arasına giremiyor. Bu tekel, kolay kolay kırılacağa da benzemiyor. Çünkü üç büyükle diğerleri arasında, hele şimdilerde aşılması çok zor bir uçurum var. Kamuoyu ilgisi, medya ilgisi, yaptırım gücü, bilinirlik, tanınırlık, ticari ve ekonomik güç, devlet kademesindeki etkinlik, aklınıza ne geliyorsa sistem kıyaslanmayacak boyutta üç büyük lehine işliyor. Taa yıllar öncesinden, yarım asrı aşan bir zaman diliminin ötesinden başlayarak bu gücü oluşturan en etkin faktör, şimdilerde bizzat büyüklerin boy hedefi haline gelen basın.
Bu ülkenin dün olduğu gibi bugün de medya başkenti İstanbul. On yıllar öncesinden başlayan üç büyük destekçiliğinin bugün vardığı nokta ise Anadolu'nun aidiyet duygusunu yitirişi.
Ligin oynanacağı 12 kentin, Trabzon dışında ve 8'inde -Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Kayseri, Manisa-Galatasaray, 3'ünde - Ankara, İstanbul, Sivas-Fenerbahçe'nin daha fazla taraftara sahip olması, bunun bir ölçüde göstergesi.
İstanbul ve Trabzon'u saymazsak, o kentlerden Diyarbakır, Eskişehir ve Sivas dışında kalanların hiçbiri, taraftar sıralamasında üç büyüklerin arasına bile giremiyor.
Adanalının, Antalyalının, Balıkesirlinin, Erzurumlunun, Erzincanlının, Giresunlunun, Karabüklünün, Kayserilinin, Malatyalının, Ordulunun, Rizelinin, Siirtlinin yüreği önce kendi takımı için atmazsa, Türkiye'de futbol nasıl kentsel aidiyet duygusuyla buluşacak? Kalıcı başarılar, taraftar desteğiyle bütünleşip nasıl sağlanacak? ekonomik büyüme, ticari gelir nasıl artacak? Güçlü lobiler nasıl oluşacak ve kulüpler nasıl ayakta duracak?
Futbolun vazgeçilmez değerlerinden biri tabii ki taraftar. Ve taraftarlık olgusu, taa yolun başındaki basın dayatmalarıyla bu ülkede yanlış yerleşmiş durumda. Hiçbir Batı ülkesinde böylesine bir garabet yok. Orada insanlar, öncelikli ve ağırlıklı olarak kendi kentinin takımının taraftarı.
Oysa bizde ya Galatasaray ya Fenerbahçe ya da Beşiktaş'ın.
Büyükle, güçlüyle, hükmedenle anılmak, aslında bizim milletçe de karakteristik özelliklerimizden biri.
"Yönetim uyuma, taraftara sahip çık" sloganlarıyla en ufak bir sorunda sıklıkla karşılaştığımız bir ülkede yaşıyoruz. Fakat nedense, "taraftar uyuma, kentinin takımına sahip çık" diyecek bir yapılanmaya gitmeyi ise beceremiyoruz.
Futbolda çok yönlü kalkınmanın yollarından birinin, bizdekinin aksine aidiyet duygusunun oluşmasından geçtiğini de galiba pek bilmiyoruz.
Nereye gidiyoruz?
FArtık o devirler çoktan geride kaldı. Tesis yetersizliğinden söz ettiğimiz, malzeme bulmakta güçlük çektiğimiz, antrenörsüzlükten kıvrandığımız, parasızlıktan yakındığımız dünlerle vedalaşalı çok oldu.
Şimdi, geçmişle kıyaslanmayacak olanakların sahibiyiz. Ama ve ne yazık ki, o yokluk günlerinde yakaladığımız başarıların dahi gerisindeyiz.
Üstelik yerlisini beğenmediğimizde yabancı antrenörü göreve getirecek, kendi çocuklarımızın performansını yetersiz bulunca devşirmelere milli takım formasını giydirecek bir sürece de girmemize karşın.
Son olimpiyatı anımsayın... Dökülmüştük!
Son Akdeniz Oyunları'na göz atın... Hüsranla döndük!
Birileri çıkıp, 20 altın, 19 gümüş, 26 bronz madalyayı "başarı" diye yutturmaya kalkabilir.
İnanmayın.
Bu, Türkiye'nin Akdeniz Oyunları tarihinde aldığı en başarısız sonuçlardan biridir. Aksini düşünenlere, önce şu tablodan söz edelim:
Türkiye 1951'de Mısır'dan 1,65, 1953'te İspanya'dan 3, 1959'da Lübnan'dan 4, 1967'de Tunus'tan 5, 1971'de İzmir'den 4,86, 1975'te Cezayir'den 4,81, 1987'de Suriye'den 4,9, 1991'de İtalya'dan 4,07, 2001'de Tunus'tan 4,41, 2005'te İspanya'dan 4,17 yarıştırdığı sporcuya karşılık 1 madalya kazanmıştı! Pescara'da 5,26 sporcuya karşılık 1 madalya aldı!
Bu ortalamanın tarih boyunca daha kötüsü, 6,16 ile 1963 İtalya, 8,1 ile 1979 Yugoslavya, 6,09 ile 1983 Fas oyunlarında yaşandı. Ve o devirlerdeki olanaklar, bu devirle kıyaslanmayacak ölçüde aşağılardaydı.
Pescara'ya tarihin en kalabalık ekibiyle gittik. 27 dalda 342 sporcuyla. 15 dalda kürsüye çıktık, 12 dalda bir bronz dahi kazanamadık. Hem de Akdeniz Oyunları'nın 3. sınıf bir organizasyon olmasına karşın!
Güreş, halter ve atletizm olmasa hüsranın ağababasını yaşayacaktık. Altın madalyaların yüzde 80'i, tüm madalyaların yüzde 58,4'ünü bu üç dalda aldık.
Denildi ki, genç bir kadroyla katıldık.
Galiba olimpiyat, dünya, Avrupa şampiyonalarında yarıştırdığımız, kürsüde alkışladığımız sözgelimi Nurcan'ı, Elvan'ı ve daha nicelerini de o kategoride saydık! Artı; İtalya, Fransa, İspanya, Yunanistan gibi ülkelerin de en az bizim kadar genç kadrolara deneyim kazandırmanın peşinde koştukları gerçeğini ıskaladık.
Şöyle bir dönüp de olimpiyat tarihimizi ve madalya alan sporcularımızı hatırlamaya çalışın. Güreş ve 1988 Seul Olimpiyatları'ndan itibaren halter... Madalyalarımızın ezici çoğunluğu bu iki daldan. Ve bu iki dal, şimdilerde olimpiyatların en az ilgi gören sporları. Tabii ki onların performanslarını saygıyla, takdirle karşılıyorum. Lâkin güreş ile halter yoksa uluslararası arenada Türk sporu da yok! Haydi, son dönemlerde atletizmde yaşadığımız kıpırdanmayı istisna tutalım. Peki, biz diğer dallarda ne yapıyoruz?
Sözgelimi 18 sporcuyla gittiğimiz yüzmede bir üçüncülük bile alamıyorsak... 10 sporcuyla katıldığımız jimnastikte 1 bronzla avunuyorsak... Takım sporlarında 1 şampiyonluk kazanamıyorsak... Biz nereye gidiyoruz? Aslında temel soru da bu zaten... Türk sporu nereye gidiyor? Akdeniz Oyunları'nda 1991'de Atina'da başlayan yükselme süreci, 2005 İspanya'dan itibaren hissedilir bir gerilemeye dönüştü. Katılımımızın daha az olduğu o dönemlerde, mesela 1991'de 23, 1993'te 34, 1997'de 28, 2001'de 33 altın madalya kazanmışken, bu sayı 2005 ve 2009'da 20'şerde kaldı. Son olimpiyatlarda 2004'te yine Atina'da sergilenen performans mumla arandı.
Bilmem bu veriler size bir şey ifade ediyor mu?
Bana çok şey ifade ediyor. Artık tesisimiz var... Malzememiz var... Antrenörümüz var... Paramız var... "Gak" denince et, "guk" denince sütün esirgenmediği bir yeterliliğimiz var. Spor yapma çağında 30 milyon gencimiz, yani bir türlü değerlendirmeyi beceremediğimiz devasa bir potansiyelimiz var.
Ama... Yöneticimiz yok!
Geçmişte var olan spor yöneticilerimizin yerinde şimdi yeller esiyor.
Ne yazık ki, Türk sporunun son dönemlerdeki en temel ve düşündürücü sorunu bu.
Kaynak/Zaman.com.tr
muratugur58 17.07.2009, 16:04 degerli kardeşim aramıza hoş geldin.gençlerbirligi anadolunun her zaman güneşidir.
sivastatlıbelam 17.07.2009, 16:36 gençlerbirliği ve ankaragücü bu yıl başarılı olacaklardır.
konyadayım şu an az önce ankaragüçlü formalı bir çocuk gördüm ve helal olsun dedim.
emrekocturk58 11.10.2009, 14:34 ARAMIZA HOŞ GELDİNİZZZZZZZZZZZZZZZZZZ
yigidolar06 24.11.2010, 01:42 İlhan Cavcav ı kınıyorum maç biletleri 18 tl olurmu ayıp ediyor herşey para değil cavcavın ürünlerine boykut çağrısı yapalım arkadaşlar
SivasZara585858 25.11.2010, 17:54 Gençlerbirliiğili kardeşlerim hoşgeldiniz..seviyeli yorum yaparsanız başımızın üstünde yeriniz var...
|
|