Orijinalini görmek için tıklayınız : TFF HAKKINDA Kİ SON GELİŞMELER


GLoBe-Y-Gençlik
26.12.2007, 20:03
http://img253.imageshack.us/img253/6711/1198691718yo4.jpg (http://sivasspor.com)



Türkiye Futbol Federasyonu, hükümet ve FIFA üçgeni arasında uzun bir süredir devam eden 'hukuk savaşı' farklı bir boyut kazandı. Futbol Federasyonu yöneticileri, kamu görevlisi kapsamında yargılanabilir. Bu da kanuna aykırı davranış anında, kendilerine büyük bir dert açacak!


Hukukçuların, Türk Ceza Kanunu 6/C maddesine göre Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu üyelerinin kamu görevlisi sayılabilecekleri ve yargılamalarının da kamu görevlisi kapsamında olabilecekleri yönünde görüş belirtmesi TFF yönetimini büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bıraktı.

Hazırlanan rapora göre, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin yargılamaları kamu görevlisi statüsünde olacak. Buna göre olası bir kanuna aykırı davranış halinde Futbol Federasyonu yöneticileri, kamu görevlisi kapsamında yargılanacaklar.

Raporda, "Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetim kurulunun kamusal faaliyet yaptığı şüphesizdir. Ayrıca 3813 sayılı kanunun 18/2 maddesine göre Federasyonun organize ettiği futbol müsabakalarında görevlendirilen kişiler devlet memuru sayılmışlardır. Hiçbir mevzuatta görevli kişiler memur sayılırken görevlendirilen organ üyelerinin bundan ayrı tutulduğu vaki değildir. Hem anılan yasa maddesi hem de Türkiye Futbol Federasyonu'nun kamusal faaliyet yapması nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri 5237 sayılı TCK'nın 6/c maddesi anlamında kamu görevlisi olduğu konusunda şüphe bulunmamaktadır" denildi.

Buna göre hazırlanan ve yürürlülüğe giren yeni kanun gereği en geç 4 Ocak 2008 tarihinde genel kurulu toplamaları gereken Futbol Federasyonu yönetiminin, bu konudaki aykırı bir davranışı ile suçlu bulunmaları yönetim kurulu üyelerini büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakacak.

Federasyon yöneticilerinin bu konudaki yargılamaları 5237 sayılı TCK'nın 257/2 maddesince yapılacak ve görevlerini ihmal suretiyle kötüye kullanmış sayılacaklar.

Bu nedenle federasyon yöneticileri, 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve 3 aydan 4 yıla kadar kamu görevinden yasaklanma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilecekler. Hukukçuların verdikleri raporun son bölümünde ayrıca, genel kurulun yapılması gereken tarihten sonraki yapılan her harcamanın da kanun gereğini yerine getirmeyen TFF yönetiminden zimmet olarak tahsil edilebileceğine yer verildi.

"SADECE YARGILAMAYI ETKİLER"
Hazırlanan raporda federasyon yöneticilerinin yargılama konusunda kamu görevlisi kapsamında olmalarıyla ilgili o dönemin TFF Başkanı Levent Bıçakcı'nın medyada yer alan beyanatına da yer verildi.

Bıçakcı'nın bu konuyla ilgili olarak, "Yeni kanuna göre yargılanma açısından federasyon yöneticileri memur hükmünde olacak. Bana göre doğru bir karar. Bu özerkliğimizi etkilemez" sözleri rapora eklendi. Rapora ayrıca bir dönem Sporda Şiddet, Şike ve Doping Olaylarını Araştırma Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten milletvekili Haluk İpek'in konuyla ilgili hazırlattığı rapor da eklendi. Milletvekili İpek, "Kanunun 6. maddesi C fıkrası gayet açık. Federasyonlar kamu faaliyeti göstermektedir. Bu nedenle yargılanma konusunda yeni bir statüde olacaklar" dedi.

1 Nisan 2005'de yürürlüğe giren yeni TCK'daki 'memur' kavramının genişletilmesiyle kamu faaliyeti yürüten federasyonlar da bu kavramın içine girdi ve yöneticiler 'memur' statüsüne alındı. Yeni kanun, federasyon yönetimlerine 'Seçilme ya da atama yoluyla göreve gelerek kamu yararına hizmet veren kişiler ve bunlara karşı işlenecek suçlar ve bu kişilerin yasal çerçeve dışındaki uygulamaları devlet memuru tarafından yapılmış ya da devlet memuruna karşı yapılmış muamelesi görür' hükmünü getiriyor.

Abdullah DuMaN
28.12.2007, 14:08
Berktaş: "Yargılama haberleri, asılsız iddialar" 26.12.2007
Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve İletişim Komitesi Başkanı Metehan Berktaş, bazı gazetelerin bugünkü nüshalarında yeralan "Türkiye Futbol Federasyonu Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin kamu görevlisi statüsünde oldukları ve genel kurul kararı alınmaması nedeniyle yargılanacakları " haberlerinin, bilgi kirliliğine yol açan asılsız iddialar olduğunu söyledi.

Berktaş, konuya ilişkin açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "3813 sayılı yasa çerçevesinde Türkiye Futbol Federasyonu'nun özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişiliğe sahip özerk bir kuruluştur.

Bu açık hükümden de anlaşılabileceği gibi Türkiye Futbol Federasyonu faaliyetleri kamusal faaliyet kapsamına girmemektedir. Bu kurumu yöneten Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin de kamu görevlisi olarak adlandırılmaları hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla Türkiye Futbol Federasyonu Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6/c maddesindeki kamu görevlisi olarak adlandırılmalarına hukuken imkansızdır.
Kaldı ki, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2001 gün 200/1193 Esas 2001/1148 Karar sayılı kararında Federasyonun, bütün gelirinin belirli faaliyetlerden elde edildiği, genel ve katma bütçeden ödenek alınmadığı, bu bakımdan özel bir bütçeye haiz gelir ve giderlerin harcanmasının özel hukuk hükümlerine tabi bir kurum niteliğinde olduğu belirtilmiş, Federasyona ait mal ve varlıkların kuruluş kanuna göre harcandığı, herhangi bir meslek, sanat ve ticaret için harcanmadığı, faaliyetlerin yasal bir sorumluluğu bulunmadığı açıklanmıştır.

Sözkonusu bu karar, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26.09.2003 gün 2002/7631 Esas, 2003/6210 Karar sayılı ilamı ile onanmış ve karar kesinleşmiştir. Mevcut kesinleşmiş yargı kararı karşısında Türkiye Futbol Federasyonu Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin kamu görevlisi olarak düşünülmesi zaten sözkonusu değildir.

Bu nedenle, haberlerde yazılanın tam aksine, Türk Ceza Kanunu'nun 6/c maddesinin Türkiye Futbol Federasyonu Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri için uygulanması hukuken olanaksızdır.

İşin hukuki izahı bu olmakla birlikte futbolu mahkemelere düşürmek isteyenler ve bundan medet umanların gayretleri, Milli Takımımızı 2008 Avrupa Şampiyonası'nda final oynatma hedefinden asla uzaklaştırmayacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

EyüphanAydın
31.12.2007, 15:11
http://spor.samanyoluhaber.com/Images/News/20071231/8534.jpg
FEDERASYON YENİ YASAYI GÖRMEZDEN GELİYOR

Futbol kamuoyu Haluk Ulusoy�dan bu soruların cevabını bekliyor:


Süper Lig�de yer alan 18 kulübün oluşturduğu Kulüpler Birliği�nin desteğiyle hazırlanan ve FIFA tarafından �Dünyanın bütün federasyonlarına örnek teşkil edecek bir yasa� olarak nitelenen yeni Futbol Yasası, Haluk Ulusoy�un keyfi tutumu nedeniyle uygulanamıyor.

Muz cumhuriyetlerinde bile görülemeyecek kadar büyük bu kanuntanımazlık nedeniyle değeri milyar dolarlarla ölçülen Türk futbolu büyük bir kaosun içine sürükleniyor, Türkiye Cumhuriyeti�nin Bakanlar Kurulu hiçe sayılıyor, sadece ve sadece koltuğunu korumak isteyen Federasyon Başkanı Ulusoy, Türkiye�yi FIFA ve UEFA nezdinde komik durumlara düşürmeye çalışıyor.

Haluk Ulusoy, kanunun öngördüğü tarih olan 3 Ocak�ta genel kurulu toplaması gerekirken resmen kulağının üstüne yatıyor. İşte futbol kamuoyunun Ulusoy�dan cevaplamasını beklediği sorular:

Türkiye bir hukuk devleti değil mi? 4 Aralık�ta yürürlüğe giren yeni futbol yasası �Futbol Federasyonu en geç 30 gün içinde Genel Kurul�a gitmelidir� diye emrediyor. Bir yasanın bu kadar açık hükmünü uygulamamak suç değil mi?

Futbol Federasyonu Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri TC kanunlarına tabi değil mi?

Ulusoy açıkça suç teşkil ettiğini bilmesine karşın, son tarih olan 3 Ocak�ta genel kurulu toplamayı reddediyor. Bunun yerine 1 Ocak�ta yönetim kurulunu toplayıp, şubat ayının sonunda genel kurul tarihi belirlemeye hazırlanıyor. Yani yasada tanınan 30 günlük süreyi kendi keyfine göre 90 güne çıkarıyor. Sadece kendini değil, tüm Türkiye liglerini de tehlikeye atıyor. Ulusoy başkanlık koltuğuna hangi maksatla bu kadar yapışıyor?

Bu kadar açık bir suç karşısında suç duyurusu şart mı, yoksa savcılığın re�sen harekete geçmesi mi gerekiyor?

Futbol yasasının 18. maddesi diyor ki: �Bu yasayı TC Bakanlar Kurulu yürütür ve uygular.� Bakanlar Kurulu federasyon hakkında dava açmak için son tarih olan 3 Ocak�ı mı bekliyor?

Yeni yasanın açık hükmü olan �30 gün içinde Futbol Federasyonu Genel Kurulu toplanır� maddesini ihlal etmenin, 4 yıllık görev süresi dolduktan sonra �Ben federasyon başkanlığını bırakmıyorum� demekten ne farkı var? Futbol Federasyonu belli kişilerin babalarının çiftliği mi?

Ulusoy Türk futbolunu böyle bir kaosun içine atmanın doğuracağı ekonomik zararı hesap ediyor mu? Oluşacak milyon dolarlarca zararı Ulusoy cebinden mi karşılayacak? Bu şartlar altında liglerin ikinci yarısı nasıl başlayacak?

Abdullah DuMaN
31.12.2007, 17:39
Türkiye Futbol Yönetim Kurulu Üyesi ve Mali İşler Sorumlusu Erdal Batmaz'ın 29 Aralık 2007 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde yer alan ve Arif Kızılyalın tarafından kaleme alınan röportajının tam metni şöyle;

Türkiye'nin can damarı futbol

2008 Avrupa Şampiyonası Finalleri sayesinde yüzmilyonlarca dolarlık tanıtım yapılacak, ekonomi hareketlenecek. Haluk Ulusoy Yönetimindeki Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye'nin de yer alacağı 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerini ülkeyi tanıtma organizasyonuna çevirmek için harekete geçti. AKP iktidarının yeni yasa ile "görevinden almak" istediği Futbol Federasyonu, şimdiden Haziran 2008'deki finallere yönelik projeler üretip, hem ülkemizin dünya futbol pastasındaki pazar payını artırmaya çalışırken hem de "tanıtım" sıkıntısı çeken Türkiye'nin önünü açabilmek için özel bir komisyon oluşturdu. Haluk Ulusoy'un başkanlığını yaptığı, Türkiye'yi Avrupa Şampiyonası'na Hazırlama Komitesi de sivil toplum örgütlerini "ortak çalışmaya" davet etti.

Son 1 buçuk yıl içinde bütçesini 85 milyon YTL'den 143 milyona yükselten Futbol Federasyonu, 2008 finallerinde başarılı bir sonuç elde edilip, 2010 Dünya Kupası'na katılma şansının yakalanması halindeyse diğer projlerle birlikte önümüzdeki dönemin tahmini bütçesini 500 milyon YTL olarak hedefliyor.

"Seçimi bırak, icraata bak"

Son Futbol Federasyonu yönetim kurulu toplantısında üyelere, "Yeni yasa ile görevden uzaklaştırılmak isteniyor olabiliriz, ama biz işimize bakalım. Asli görevimiz ülke futbolunu bir yerlere getirmek. Türkiye'nin en önemli ortak paydası Türk Milli Takımı'nı, sadece ülkenin değil, tüm Avrupa'nın ve Balkanlar'ın gözbebeği haline getirmek" diyen Başkan Haluk Ulusoy'un oluşturduğu komite, ilk planda TÜRSAB, TÜSİAD, TİM, Türkiye İhracatçılar Birliği ve Türkiye'yi tanıtma fonuna birer mektup yazarak "işbirliği" çağrısında bulundu.

Avrupa Şampiyonası Hazırlık Kurulu'nda yer alan Futbol Federasyonu Asbaşkanları'ndan Erdal Batmaz, çalışmalarla ilgili sorularımızı yanıtlarken "Oturduk ve Türkiye markası için ne yapabiliriz onu tartıştık. Ortaya müthiş projeler çıktı. Öncelikle oraya sıradan bir finalist gibi gitmeyeceğiz. Hem İsviçre, hem Avusturya konumları gereği milyonlarca Avrupalı Türk'ün izleyeceği bir finale ev sahipliği yapıyor. Onca ülkeden insanlar şampiyonaya geliyor. Sadece futbolumuzla değil, gerekirse baklavamızla, kilimimizle, lokumumuzla, örf, adet ve geleneklerimizle İsviçre ve Avusturya'ya gideceğiz. Biz yönetime geldiğimizde milli takım sponsorları heyecanını kaybetmişti. Şimdiyse sponsorlar bizlerle yaptıkları anlaşmalardan çok memnunlar. Herkes finalleri bekliyor. Türkiye markasını bütün dünyanın zihnine kazıyacağız. 200 ülke bu organizasyonu canlı yayınlayacak. 200 ülkenin TV'sinde Türkiye adı geçecek. Geçen finallerde 29 bin saat maç yayını yapılmış. Bunun 16'da biri artık bizim. Bundan daha iyi bir fırsat olabilir mi? Biz son Norveç ve Bosna serisine bu yüzden büyük önem verdik. Çünkü futbol o iki maç için 'sadece futbol' değildi. Birileri, birilerine kızıyor diye finali kaybetme aşamasına gelmek tüm dengemizi bozdu ama doğru adımlar, doğru adamlarla finale yürüdük" dedi.

Hedef 54'lük grup

15 milyar Avro'luk Avrupa futbolu pazarında şu an Türkiye'nin bütçe ve büyüklük açısından Hollanda, Belçika, Avusturya, İsviçre, Danimarka, Yunanistan'la birlikte yüzde 14'lük C grubunda yer aldığını da belirten Erdal Batmaz, amaçlarının günün birinde A Grubu ülkeler arasına girmek olduğu da ifade etti ve şöyle konuştu: "Avrupa'daki 15 milyar Avro'luk pazarın yüzde 54'ünü 5 majör lig yani İspanya, İtalya, İngiltere, Almanya ve Fransa alıyor. B grubu'nda ise ne yazık ki bu ülkelerin alt ligleri var. Yüzde 15'e de onlara gidiyor. Biz ise diğer ülkelerle birlikte yüzde 14'lük kesim içindeyiz. Eğer milli takımımızın markasını daha da parlatır, kulüpler bazında iyi işler yaparsak 60 milyon dolarlardan 120 milyon dolarlara yükselttiğimiz bütçemizi 500 milyon dolara çıkarırız. İşte gerçek ve büyük atılım budur. Şimdi Avusturya-Danimarka sıralamasında bir ülkeyiz. "

İyi şeyler yaptık

Haluk Ulusoy Federasyonunun geçen yıldan bu yana gelen çalışma sürecini de değerlendiren Erdal Batmaz, "Şimdi penaltıydı, fauldü, siyasetti demek istemiyorum. Ama Haluk Ulusoy yönetimini bir maçta verilen, verilmeyen penaltı ile değerlendirmesinler. Biz endüstriyel futbol adına önemli işler yaptık. Göreve geldiğimizde 11 milyon YTL olan sponsor geliri 25 milyon YTL'ye çıktı. Proje gelirlerini de ikiye katladık. Göreve geldiğimizde hiç kimse radyodan maç nakli yayın hakkını bilmiyordu, bu projeden bile 6.5 milyon YTL kaynak yarattık. Peki bu paraları ne yapıyoruz? Bu paraları ülke futboluna harcıyoruz. Bu ülkede sırf 151 tane profesyonel takım yok. 70 bin amatör maç oynanıyor. Buradan kazandığımız paraları ülke futbolunun alt yapısına geleceğine harcayacağız. İşte Groossroots Projesi, işte Van'daki futbol okulu projesi. Futbol Federasyonu sadece futbola değil, toplumsal sorumluluk projelerine de eğiliyor. İyi ve fair insanlar yetiştirmek için de çalışıyoruz" diye konuştu.

Sürpriz projeler

Ulusal Takımın mücadele edeceği Avrupa Şampiyonası için hem milli birlikteliği sağlayacak, hem ekonomik değer yaratacak projelere de imza atmak üzere olduklarını belirten Erdal Batmaz, "Bu projelerden biri Türkiye'deki 900 küsür ilçeden birer kişiyi finaller götürmek. Elbette bu bir maliyet meselesi ve hatta 'Parayı har vurup harman savuruyorlar' diyenler var. Ama bu iş için TFF kasasından 1 lira bile çıkmayacak. Kampanyalarla hem yurttaşlarımızı çok sevdikleri belki de hayatlarından çok önem verdikleri Türk Milli Takımı'nın maçını izlemek üzere İsviçre ve Avusturya'ya götüreceğiz, hem de kampanyalardan kalacak gelirle saha ve okul yaptıracağız. Ama kampanyanın kapsamını açıklayamam. Yine milli takımla ilgili ürün satışı konusunda da dünyada olmadık bir başarıya imza atmak üzereyiz. İşte biz bunlarla uğraşırken birilerinin 'Bunlar gitsin, bizimkiler gelsin' demesi üzücü. Ama Türk insanı hak edene hak ettiği onuru da her zaman vermiştir" dedi.

Abdullah DuMaN
01.01.2008, 11:49
Ulusoy köşeye sıkıştı

Seçim kararı almayan TFF'de çatlaklar oluşmaya başladı. Bazı üyelerin "Yasaya karşı gelmeyelim, seçime gidelim" dediği bildirildi.



4 Aralık'ta yürürlüğa giren yeni futbol yasasının "Yasa çıktıktan 30 gün sonra seçim yapılır" maddesine rağmen genel kurul çağrısı yapmayan ve bu sebepten dolayı kendisine mahkeme yolunun açıldığı belirtilen Haluk Ulusoy'un, TFF üyelerinin de baskısıyla karşılaştığı öğrenildi.

YASA SON DERECE AÇIK
TFF yönetiminde yer alan bazı üyeler, "Yasa son derece açık. Hiçbir yoruma da müsade etmiyor. Ama biz seçim kararı almıyoruz. İş mahkemeye kadar giderse işimiz iyice zorlaşır. Çünkü yasa fazla bir manevra hakkı tanımıyor" yorumunda bulundular. Muhalif üyelerini dinleyen ve oldukça gergin anlar yaşayan Başkan Ulusoy'un şimdi ne karar alacağı merak konusu. Ulusoy daha önce, "Ana statünün hazırlanması, mali denetimin tamamlanması ve Blatter'in Türkiye'ye yapacağı ziyareti bekleme" kararını aldığını açıklamıştı.

Abdullah DuMaN
01.01.2008, 11:50
GSGM, 2 ay önce yaptığı bir değişiklikle bilet satış ve basım işlemlerini TFF'nin yetkisinden aldı. Yeni yönetmeliğe göre "Maç hasılatından masraflar çıktıktan sonra kalan miktar %15 pay olarak müsabakanın yapıldığı il müdürlüğü hesabına yatacak. Uygulamaya Kulüpler Birliği zarara uğratıldıkları gerekçesiyle tepki gösterdi

cemal58yiğido
01.01.2008, 11:53
ulusoy o koltukta çok faazla oturdu artık inmeli

EyüphanAydın
01.01.2008, 12:59
ARTIK BIRAKSADA BİZDE KURTULSAK SENDE KURTULSAN ULUSOY!!!

EyüphanAydın
01.01.2008, 13:01
BENCEDE ÇOK YANLIŞ BİR KARAR VERMİŞLER.KULUPLER BİRLİĞİ BOŞUNA TEPKİ GÖSTERMEMİŞ KİM OLSA AYNI TEPKİYİ GÖSTERİR.BENCE ESKİ KARAR DAHA İYİYDİ

GLoBe-Y-Gençlik
01.01.2008, 21:36
TFF 27 Şubat'ta Genel Kurul'a gidiyor



Futbol Federasyonu, 2008 yılının ilk yönetim kurulu toplantısında, 27 Şubat'ta Genel Kurul yapma kararı aldı.



Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, bugün yaptığı 4 saatlik toplantı sonrasında, federasyon genel kurulunu 27 Şubat Çarşamba günü Ankara'da toplantıya çağırma kararı aldı.

Federasyon başkanı Haluk Ulusoy başkanlığında Beylerbeyi Atatürk Eğitim ve Araştırma Merkezi'nde yapılan toplantıda alınan kararları genel sekreter Lütfi Arıboğan okudu. Başkan Haluk Ulusoy ise toplantı ardından açıklama yapmadan ayrıldı. Lütfi Arıboğan, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nun, bugün yaptığı toplantıda, genel kurulun 27 Şubat Çarşamba günü Ankara'da toplantıya çağrılmasına karar verdiğini söyledi.

Arıboğan, yönetim kurulunun, 4 Aralık 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5719 sayılı yasa uyarınca Ana Statü Hazırlık ve Değerlendirme Komisyonu'nu oluşturduğunu söyledi. Arıboğan, komisyonda Hukuk ve Ana Statü'den sorumlu yönetim kurulu üyesi Av. Turan Özen, Prof. Dr. Abuzer Kendigelen, Av. Şekip Mosturoğlu, Kemal Ulusu, Av. Ömer Remzi Arıkan, Ata Aksu, Doç. Dr. Nuri Yaşar, Av. Ümit Metin Öztürk ve Av. Kaan Şahinalp'ın görev yapacaklarını kaydetti.

Yönetimin FIFA ile Devlet Bakanlığı arasında bu ay içinde gerçekleştirilmesi beklenen görüşmenin sonuçlarını dikkate alarak genel kurul gündeminin oluşturulmasını karara bağladığını vurgulayan Arıboğan, ''Bu çerçevede yasal süreler içinde gerekli ilanlar yapılacak. Genel kurulla ilgili iş ve işlemleri Futbol Federasyonu Genel Sekreterliği yürütecek. Bu kararlar FIFA ve Devlet Bakanlığı'na iletilecek ve konuya ilişkin bilgilendirmeler yapılacak'' dedi.

DEVLET PROTOKOLÜYLE RANDEVU İSTENECEK

Arıboğan, yönetim kurulunun, Euro-2008 hazırlık çalışmaları ve şampiyona vesilesiyle Türkiye'nin tanıtımına ilişkin görüşlerini iletmek için Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan ve ilgili bakanlardan da ilerleyen günlerde randevu istenmesi kararını verdiğini söyledi.

Bu arada Arıboğan, yönetim kurulunun, Kemal Kapulluoğlu'nun istifasıyla boşalan başkanvekilliğine, yönetim kurulu üyesi Mehmet Kemal Ünsal'ı atadığını açıkladı. Diğer yandan yönetim, TFF 3. Lig'de 16 Aralık 2007'de yapılan ve 3-1 Bursa Merinosspor'un galibiyetiyle sonuçlanan Bursa Merinosspor-Bilecikspor karşılaşmasında, evsahibi ekibin sarı kart cezalısı oyuncu oynatması nedeniyle Bursa Merinosspor'un 3-0 hükmen yenilgisine karar verdi. Ayrıca, cezalıyken oynayan futbolcu Arda Karakurt ile yönetici Necmettin Kocaman da tedbirsiz olarak Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na sevkedildi.

sivas_kangallı
01.01.2008, 22:03
paylaşım için saol..............

alem_halil
01.01.2008, 22:04
ahmet sağol gardaş..ha benim sana dediğim işi ayarla bi çaresini bul olurmu msn de görüşürüz..

GLoBe-Y-Gençlik
04.01.2008, 15:59
Federasyon da mahkemede
Futbol Federasyonu, mahkeme kararıyla kayyum atanmasına yine mahkeme yoluyla itiraz etti. Yöneticiler mahkemeye, FIFA Başkanı Blatter'in Bakan Başesgioğlu'na yolladığı mektubu da delil olarak sundular


Cemal ERSEN

Futbol Federasyonu, Bakırköy 2. Sulh Hukuk mahkemesi tarafından federasyonu genel kurula hazırlamak için verilen kayyum kararına itiraz etti. Kayserispor kulübü başkanı Recep Mamur ile İstanbul Büyükşehir Belediyespor kulübü başkanı Göksel Gümüşdağ'ın önceki gün tedbiren aldırdıkları kayyum kararına aynı mahkemede itiraz eden federasyon, duruşma talep etti. Mahkeme heyetinin bugün saat 13.30'da kararını açıklayacağı bildirildi.
Kayyum olarak görevlendirilen federasyon genel sekreteri Lütfi Arıboğan ile Kulüpler Birliği Vakfı genel sekreteri Yunus Egemenoğlu'nun kayyum olma vasfı taşımadığını ileri süren hukukçular, aynı gerekçeyle yapılan başvuruları reddeden diğer iki mahkemenin "yetkisizlik" kararlarına da itirazlarında yer verdi. Mahkemeye FIFA Başkanı Blatter'in 16 gün önce Devlet Bakanı Murat Başesioğlu'na gönderdiği mektubu da sunan federasyon yetkilileri, "FIFA, UEFA ve Devlet bakanlığı yetkilileri arasında yapılacak toplantıya kadar federasyon genel kurulunun toplantıya çağrılmaması" yolundaki görüşünü de başvurularına ekledi.
Futbol Federasyonu başkanı Haluk Ulusoy dün bir açıklama yaparak kayyum heyeti içinde gösterilen genel sekreter Lütfi Arıboğan'ın son gelişmelerin tamamen dışında olduğunu ve atamanın kendi rızası ve bilgisi dışında yapıldığını ifade etti. Arıboğan'un görevinin başında olduğunu belirten Ulusoy, "Bu federasyon içine nifak sokma oyunudur. Bu oyuna gelmeyeceğiz" dedi.


Gözler FIFA'da
Kayyyum kararına Ulusoy federasyonu muhaliflerinin bir bölümü de karşı çıkarken gözler 6 ay içerisinde Türkiye'ye iki mektup gönderen FIFA'ya çevrildi. Bakan Murat Başesgioğlu'nun da ifade ettiği gibi yasanın genel kurulun bir ay içinde toplanması ve bu toplantıda ad okunarak veya kapalı şekilde seçim oylaması yapılması" hükmüne itiraz eden FIFA'nın mahkeme kanalıyla kayyum atanması girişimine sıcak bakmayacağı ileri sürüldü.
Ortaya çıkan hukuki durumun FIFA başkanı Blatter'in Türkiye'ye bu ay sonunda yapması beklenen ziyaretine kadar çozümlenmemesi durumunda, Türk futboluyla ilgili bir dizi yaptırımların söz konusu olabileceği kaydedildi.

'Sadece hazırlık'

Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, Futbol Federasyonu yönetiminin görevi başında olduğunu ve mahkemenin verdiği tedbir kararının "kayyum atanması" olarak algılanmaması gerektiğini söyledi. Bakan, "Yasaya göre genel kurulun bir ay içinde toplanması gerekiyordu. Mahkemenin görevlendirdiği üç kişi sadece genel kurul hazırlığı yapacaktır. FIFA'nın talepleri doğrultusunda bir yasa hazırladık ve yetkilerimizden gözümüzü kırpmadan vazgeçtik. FIFA'nın sadece Geçici 1. maddeyle ilgili eleştirisi var. Bu konuda da Türkiye'ye geldiklerinde görüş alış verişinde bulunacağız. Hiç kimse Avrupa şampiyonası finallerine gitmemizi engelleyemez" diye konuştu.