skywriter
04.10.2005, 05:14
Hayalsiz Galibiyet
4 buçuk ay sonra tekrar seyircisi önüne çıkacak Sivasspor'un Denizlispor'la yapacağı karşılasmanın zor ve çekişmeli geçeceği tüm otoriteler tarafından kabul edilen bir görüştü. Çünkü Sivasspor üç önemli orta saha oyuncusu Muhammed Ali, Cem Karaca ve Musa Kus'tan yoksundu, Denizlispor ise üst üste aldığı puan kayıplarının ve teknik direktör Giray Bulak'ın sözleşmesinin feshedilmesinin oluşturduğu şoku Sivasspor galibiyeti ile aşmak istiyordu. Beklenen oldu, futbol zevki açısından yetersiz fakat çok çekişmeli bir maç izledi Sivas halkı. Sivas halkı demişken küçük bir dipnot düşmeden geçemeyeceğim; yönetim ve futbolcular taraftarı önündeki ilk maçta tüm stadı dolu beklerken gözle görülür derecedeki tribün boşlukları hem Lorant'ı hem de yönetim ve futbolcuları maçtan önce olumsuz etkilemiş olsa gerek. Çünkü maç sonunda yapılan çoğu ropörtajda futbolcuların ilk yorumu 'Taraftarımız bize destek olsun, maçlara gelip bizleri maç boyunca desteklesin' oldu.
Lorant, sakat ve cezalı oyuncularından ötürü orta sahasında zaaflar yaşayacağını düşünmüş olmalı ki oyuna Kalla yerine defansif özelliği yüksek iki orta saha oyuncusu Yusuf ve Yasir ile başlamayı uygun buldu. Fakat golün erken geleceği forvet üçlüsü Anderson, Balili ve Mehmet Yıldız'ın ayni anda sahada olmasından belliydi. Sivasspor maça fırtına gibi girdi. Oyun kuran, pas yapan, forvet hattıyla pres yapan ve topla oynama oranı yüksek olan taraf Sivasspor'du. Arka arkaya gelen iki önemli atak sonrasında Hayrettin'in güzel ortasına iyi yükselen Anderson golünü attı ve tüm Sivasspor seyircisini sevince boğdu. İlk yarı boyunca Denizlispor'un bir kaç cılız atağını saymazsak Sivasspor sahanın tek hakimiydi.
Atakları önlemekte zorluk çeken Denizlispor defansında yapılan Mikka değişikliği Denizlispor'un tekrar canlanmasını sağladı. İlk yarı boyunca Sivasspor karşısında golü Ömer Rıza, Hüseyin ve Yusuf'un kontra atakları ile arayan Denizlispor, bir çok pozisyonda ofsayta yakalanmıştı. Fakat ikinci yarıda Sivasspor'lu oyuncuların ve özellikle de defansın önünde oynayan orta saha oyuncularının oyundan düşmesiyle Denizlispor Sivasspor'un üzerine daha fazla gelmeye başladı. Lorant bu eksikliği görmüş olacak ki önce kondisyon ve tecrübe eksikliği bulunan Yusuf'u çıkarıp sağ kanat İbrahim'i oyuna aldı, sonra da erken yorulan Balili'yi çıkarıp Kalla'yı, bir diğer forvet Anderson'u çıkarıp Hakan Turan'ı sahaya sürerek iyice defansa gömüldü. 6 defans oyuncusunun bir arada oynaması gerçekten büyük bir riskti, Mehmet Yıldız da geriye dönemeyip presi kesince Sivasspor'un orta sahası iyice çöktü ve hırslı Denizlispor Sivasspor'un üzerine daha ciddi ataklarla gelmeye başladı. Fakat Sivasspor'da gününde olan bir isim vardi: Petkoviç. Ömer Rıza ve Hüseyin'le birebir kaldığı tüm pozisyonlarda yerinde müdahalelerle atakların başlamadan bitmesini sağladi. Defansın kalabalıklaştığı anlarda Denizlispor'un uzak şutlarını ise harika kurtarışlarla bertaraf etti.
Maçtan ziyade Lorant'ın maç sonrası basın açıklaması gerçekten dikkatle dinlenmeli. 'Önemli olan disiplinli şekilde defansif oyunumuzu ortaya koymak ve olanaklarımız çerçevesinde golü aramak', 'Ben hayalperest değilim, rüya gören varsa bir an evvel uyansın' diyor Lorant. Her ne kadar oyun içerisinde taktik hataları bulunsa ve eleştiriyi kaldıramayacak şekilde sinirli açıklamalarda bulunsa da Lorant'ın bu sözlerine önem vermemiz gerekiyor. Başarının ilk adımı sabır ve istikrardir. Defansif oyun anlayışımızın iyice oturması için takıma vakit gerek, ancak defans sorunu hallolduktan sonra atakları ve golleri bekleyebiliriz. Artık şundan hiç şüphem yok ki Lorant'ın şu anda önem verdiği tek şey puanlar toplayabilmek, güzel futbol ve büyük başarılar daha sonraki aşamalarda.
Milli maçlar dolayısıyla verilen bir haftalık ara sakat oyuncularımızın iyileşmesi için iyi bir firsat. Sonrasında karşılaşacağımız rakip ise son haftalardaki çıkışıyla göze çarpan Gençlerbirliği. Bu maçta futbolcular ve teknik yönetime ek olarak Ankara'daki Yiğidolar'ımıza da büyük iş düşecek. Tahmin ediyorum ki takımımız bu maçtan da alınlarının akıyla çıkacak, fakat hayal kurmadan başarıyı arzulayabilmemiz için bizlerin, yani taraftarın da biraz özveri göstermesi gerekiyor. Tüm Sivaslı'ların Sivasspor karşılaşmalarını her hafta takip ettiğinden şüphem yok fakat lütfen maçları televizyon yerine statta takımımızın yanında izleyelim, ve izlemekle kalmayalım takımımıza destek verelim !
İlker Daştan
03.10.2005
4 buçuk ay sonra tekrar seyircisi önüne çıkacak Sivasspor'un Denizlispor'la yapacağı karşılasmanın zor ve çekişmeli geçeceği tüm otoriteler tarafından kabul edilen bir görüştü. Çünkü Sivasspor üç önemli orta saha oyuncusu Muhammed Ali, Cem Karaca ve Musa Kus'tan yoksundu, Denizlispor ise üst üste aldığı puan kayıplarının ve teknik direktör Giray Bulak'ın sözleşmesinin feshedilmesinin oluşturduğu şoku Sivasspor galibiyeti ile aşmak istiyordu. Beklenen oldu, futbol zevki açısından yetersiz fakat çok çekişmeli bir maç izledi Sivas halkı. Sivas halkı demişken küçük bir dipnot düşmeden geçemeyeceğim; yönetim ve futbolcular taraftarı önündeki ilk maçta tüm stadı dolu beklerken gözle görülür derecedeki tribün boşlukları hem Lorant'ı hem de yönetim ve futbolcuları maçtan önce olumsuz etkilemiş olsa gerek. Çünkü maç sonunda yapılan çoğu ropörtajda futbolcuların ilk yorumu 'Taraftarımız bize destek olsun, maçlara gelip bizleri maç boyunca desteklesin' oldu.
Lorant, sakat ve cezalı oyuncularından ötürü orta sahasında zaaflar yaşayacağını düşünmüş olmalı ki oyuna Kalla yerine defansif özelliği yüksek iki orta saha oyuncusu Yusuf ve Yasir ile başlamayı uygun buldu. Fakat golün erken geleceği forvet üçlüsü Anderson, Balili ve Mehmet Yıldız'ın ayni anda sahada olmasından belliydi. Sivasspor maça fırtına gibi girdi. Oyun kuran, pas yapan, forvet hattıyla pres yapan ve topla oynama oranı yüksek olan taraf Sivasspor'du. Arka arkaya gelen iki önemli atak sonrasında Hayrettin'in güzel ortasına iyi yükselen Anderson golünü attı ve tüm Sivasspor seyircisini sevince boğdu. İlk yarı boyunca Denizlispor'un bir kaç cılız atağını saymazsak Sivasspor sahanın tek hakimiydi.
Atakları önlemekte zorluk çeken Denizlispor defansında yapılan Mikka değişikliği Denizlispor'un tekrar canlanmasını sağladı. İlk yarı boyunca Sivasspor karşısında golü Ömer Rıza, Hüseyin ve Yusuf'un kontra atakları ile arayan Denizlispor, bir çok pozisyonda ofsayta yakalanmıştı. Fakat ikinci yarıda Sivasspor'lu oyuncuların ve özellikle de defansın önünde oynayan orta saha oyuncularının oyundan düşmesiyle Denizlispor Sivasspor'un üzerine daha fazla gelmeye başladı. Lorant bu eksikliği görmüş olacak ki önce kondisyon ve tecrübe eksikliği bulunan Yusuf'u çıkarıp sağ kanat İbrahim'i oyuna aldı, sonra da erken yorulan Balili'yi çıkarıp Kalla'yı, bir diğer forvet Anderson'u çıkarıp Hakan Turan'ı sahaya sürerek iyice defansa gömüldü. 6 defans oyuncusunun bir arada oynaması gerçekten büyük bir riskti, Mehmet Yıldız da geriye dönemeyip presi kesince Sivasspor'un orta sahası iyice çöktü ve hırslı Denizlispor Sivasspor'un üzerine daha ciddi ataklarla gelmeye başladı. Fakat Sivasspor'da gününde olan bir isim vardi: Petkoviç. Ömer Rıza ve Hüseyin'le birebir kaldığı tüm pozisyonlarda yerinde müdahalelerle atakların başlamadan bitmesini sağladi. Defansın kalabalıklaştığı anlarda Denizlispor'un uzak şutlarını ise harika kurtarışlarla bertaraf etti.
Maçtan ziyade Lorant'ın maç sonrası basın açıklaması gerçekten dikkatle dinlenmeli. 'Önemli olan disiplinli şekilde defansif oyunumuzu ortaya koymak ve olanaklarımız çerçevesinde golü aramak', 'Ben hayalperest değilim, rüya gören varsa bir an evvel uyansın' diyor Lorant. Her ne kadar oyun içerisinde taktik hataları bulunsa ve eleştiriyi kaldıramayacak şekilde sinirli açıklamalarda bulunsa da Lorant'ın bu sözlerine önem vermemiz gerekiyor. Başarının ilk adımı sabır ve istikrardir. Defansif oyun anlayışımızın iyice oturması için takıma vakit gerek, ancak defans sorunu hallolduktan sonra atakları ve golleri bekleyebiliriz. Artık şundan hiç şüphem yok ki Lorant'ın şu anda önem verdiği tek şey puanlar toplayabilmek, güzel futbol ve büyük başarılar daha sonraki aşamalarda.
Milli maçlar dolayısıyla verilen bir haftalık ara sakat oyuncularımızın iyileşmesi için iyi bir firsat. Sonrasında karşılaşacağımız rakip ise son haftalardaki çıkışıyla göze çarpan Gençlerbirliği. Bu maçta futbolcular ve teknik yönetime ek olarak Ankara'daki Yiğidolar'ımıza da büyük iş düşecek. Tahmin ediyorum ki takımımız bu maçtan da alınlarının akıyla çıkacak, fakat hayal kurmadan başarıyı arzulayabilmemiz için bizlerin, yani taraftarın da biraz özveri göstermesi gerekiyor. Tüm Sivaslı'ların Sivasspor karşılaşmalarını her hafta takip ettiğinden şüphem yok fakat lütfen maçları televizyon yerine statta takımımızın yanında izleyelim, ve izlemekle kalmayalım takımımıza destek verelim !
İlker Daştan
03.10.2005