Salim58
21.04.2011, 08:12
http://resimzade.com/Show.html?i=28263&token=5563 (http://resimzade.com/Show.html?i=28263&token=5563)
Sporda şiddet yasasını biraz geç kalınmış olunmakla birlikte olumlu bulanlardanım. Özünde sporun yapıldığı alanda şiddet, hakaret ve küfür olamaz, olmamalı. Özellikle futbol maçlarındaki kavgaların, gürültülerin ve çirkin tezahüratların önüne geçme hedeflenerek TBMM'ye sunuldu ve sonuçta yasalaştı. Ancak, Türkiye'de genellikle yapılan “ Vur deyince öldür!” anlayışı burada karşımıza çıkıyor. Basından takip ettiğim kadarıyla çıkarılan yasanın ilk kurbanı bir kadın taraftar olmuş. Manisa-Galatasaray maçında elinde meşale olan bayanı emniyet kameraları tespit ediyor ve sonra karakola alınıyor. Yeni yasaya göre,bu bayanın cezası 3 ay hapis cezasından başlayıp 3 yıla kadar çıkabilecek. Ben şunu merak ediyorum! Neticede görsel şov için yakılan meşaleye 3 yıla kadar ceza verilebiliyorsa, döner bıçaklarıyla ve satırlarla yakalanan, stada giderken bindiği belediye otobüslerinin hurdaya çeviren gözü dönmüşlerle ne ceza verilecek?
Eğer iki suçu, yani meşale yakmayla, satırla ve döner bıçağıyla maça gelenleri yan yana koyarsak, siyahla beyaz gibi bir şey!
Maçlarda ve maç öncesinde bu tehlikeli aletleri bulunduranlara verilecek cezayı net olarak bilmiyorum. Ama meşaleyi ölçü alarak tahmin etmek gerekirse idama kadar gitmesi lazım!
Daha bundan bir maç gün önce bir arkadaşım İstanbul'da Fenerbahçe-Gaziantep maçına gitmiş, içeri girerken taneleri mercimek büyüklüğünde küçücük bir tespihini içeri almamak için zorluk çıkarmışlar, sonunda arkadaş bağırıp çağırarak zorla içeri girmiş. Ya, o tespihi tribünden sahaya atsan gitmez, gitse bile kimseye bir şey yapmaz, hatta hakeme bir metre yaklaşıp fırlatsan bile hiçbir şey yapmaz. Dedimya, vur deyince öldürmeyi çok seviyoruz.
Zannediyorum, zamanla bu yasa yeniden düzenlenecektir. Yoksa bu işin içinden çıkılmaz.
Çıkan yasada en fazla desteklediğim madde, kulüp yöneticilerinin, futbolcularının ve basın organlarının insanları tahrik eden beyanatlar vermesinin önüne geçilmesi oldu.
Tespihle, satırı tehlikeli madde kategorisine koyanların bunu yeniden gözden geçirmesi, galiba en mantıklısı olacaktır.
Abdullah YİĞİT
Sporda şiddet yasasını biraz geç kalınmış olunmakla birlikte olumlu bulanlardanım. Özünde sporun yapıldığı alanda şiddet, hakaret ve küfür olamaz, olmamalı. Özellikle futbol maçlarındaki kavgaların, gürültülerin ve çirkin tezahüratların önüne geçme hedeflenerek TBMM'ye sunuldu ve sonuçta yasalaştı. Ancak, Türkiye'de genellikle yapılan “ Vur deyince öldür!” anlayışı burada karşımıza çıkıyor. Basından takip ettiğim kadarıyla çıkarılan yasanın ilk kurbanı bir kadın taraftar olmuş. Manisa-Galatasaray maçında elinde meşale olan bayanı emniyet kameraları tespit ediyor ve sonra karakola alınıyor. Yeni yasaya göre,bu bayanın cezası 3 ay hapis cezasından başlayıp 3 yıla kadar çıkabilecek. Ben şunu merak ediyorum! Neticede görsel şov için yakılan meşaleye 3 yıla kadar ceza verilebiliyorsa, döner bıçaklarıyla ve satırlarla yakalanan, stada giderken bindiği belediye otobüslerinin hurdaya çeviren gözü dönmüşlerle ne ceza verilecek?
Eğer iki suçu, yani meşale yakmayla, satırla ve döner bıçağıyla maça gelenleri yan yana koyarsak, siyahla beyaz gibi bir şey!
Maçlarda ve maç öncesinde bu tehlikeli aletleri bulunduranlara verilecek cezayı net olarak bilmiyorum. Ama meşaleyi ölçü alarak tahmin etmek gerekirse idama kadar gitmesi lazım!
Daha bundan bir maç gün önce bir arkadaşım İstanbul'da Fenerbahçe-Gaziantep maçına gitmiş, içeri girerken taneleri mercimek büyüklüğünde küçücük bir tespihini içeri almamak için zorluk çıkarmışlar, sonunda arkadaş bağırıp çağırarak zorla içeri girmiş. Ya, o tespihi tribünden sahaya atsan gitmez, gitse bile kimseye bir şey yapmaz, hatta hakeme bir metre yaklaşıp fırlatsan bile hiçbir şey yapmaz. Dedimya, vur deyince öldürmeyi çok seviyoruz.
Zannediyorum, zamanla bu yasa yeniden düzenlenecektir. Yoksa bu işin içinden çıkılmaz.
Çıkan yasada en fazla desteklediğim madde, kulüp yöneticilerinin, futbolcularının ve basın organlarının insanları tahrik eden beyanatlar vermesinin önüne geçilmesi oldu.
Tespihle, satırı tehlikeli madde kategorisine koyanların bunu yeniden gözden geçirmesi, galiba en mantıklısı olacaktır.
Abdullah YİĞİT