Orijinalini görmek için tıklayınız : TÜRK SAVAS SANATI SAYOKAN (LÜT
Kızım yağmur dokuz yasında ve bu spor dalına basladı
bir süredir yapıyor sizleride bilgilendirmek istedim
SAYOKAN
SAYOKAN ( Goshinkaikan) uzak doğu sporlarından biri değildir. Sayokan stratejik, taktik ve geleneksel savunduklarının kat kat üzerinde , yakalayamayacakları seviyede bir Türk Savaş Sanatıdır. Dokuz yıllık ciddi araştırma ve çalışma neticesinde oluşturulmuştur.
Türk Savaş Sanatı Sayokan da uzak doğu sporlarının hiç birinin bulamadığı,çözüm getiremediği,mücadelede stratejik bulgular vardır. Tüm mücadele sanatları sporsal alana taşındıktan sonra gerçek çıkış amaçlarını yitirmiştir. Mücadele sistemlerinin çıkış amacı sanatsaldır. Sportif alana taşındıktan sonra yarışma maksatlı program takip edilir ve müsabaka alanında uygulanır hale getirilir. Goshin Kaikan sisteminin ise hem yarışma alanına ( Yere serme ) hem de kendini korumaya yönelik programları vardır. Kendini koruma programı diğer sistemlerin içinde ayrı bir program olarak yoktur. Diğer sistemlerin içinde bulunan bire bir mücadele olduğu gibi ,birden çok kişiye karşı stratejik veriler, stratejik öğretiler, stratejik bir perspektifi vardır. Dünyada hiçbir mücadele sanatında bu yoktur. Sayokan rakibin birim tekniğini değil bütününü egale etmeyi amaçlar. Tekniğin süslü ve gösterişli oluşu değil kullanım persfektifi ve doğaçlama yeteneği içinde uygulana bilir oluşu önemlidir. Teknikler motorsal kavramda tabi reaksiyon olabilecek kolaylıkta olmalı,çok sipesifik özellikler taşımamalıdır.Sayokanın bu farklılıkları dünya Savaş Sanatları literatürüne girmesine neden olmuştur.
Goshin Kaikan (Kendini Korumanın Birliği) (SAYOKAN Savaş Sanatının Yolu ve Kanı) Savaş Sanatları Ustaları Dünya Federasyonu ( MARTIAL ARTS MASTERS WORLD FEDERATİON ) ve Uluslar arası Savaş Sanatları Ustaları Federasyonu ( INTERNATIONAL MARTIAL ARTS MASTERS FEDERATION ) tarafından analiz edilerek resmi bir branş olarak dünyaya tanıtılmaya başlanmış 50 ülkedeki savaş sanatları ustalarının taktirini kazanmıştır. Uluslar arası federasyonlarca Goshinkaikan( Sayokan ) 120 ülkeye Türk Savaş Sanatı olarak deklare edilmiştir.
Öncelikle, Türk Savaş Sanatı Sayokan-Goshinkaikan’ın Türk kişiliğine bürünmesine katkı sağlayan Türk spor tarihçisi Prof.Dr. Özbay GÜVEN hocamıza, bilgilerinden istifade etmemizi sağladığı ve bizi doğru yönlendirdiği, Prof.Dr. Esen BEDER hocamızın manevi destekleri Doç.Dr.Yavuz TAŞKIRAN, Doç.Dor. Gıyasettin DEMİRHAN ve Murat ÇİLLİ hocalarımızın spor bilimleri konusunda ki destekleri için, Sayokan-Goshinkaikan camiası olarak saygılarımızı ve minnetimizi ifade etmeden geçemeyeceğim.
TÜRK SAVAŞ SANATI SAYOKAN-GOSHINKAIKAN
ETKİLENDİĞİ TÜRK KÜLTÜREL MOTİFLERİ
Türk savaş sanatı tanımlamasından anlaşıldığı gibi, Türk kültür, gelenek ve destanlarından etkilenen Sayokan-Goshinkaikan, yeni Türk neslinin de tarihimizde ki kahramanlıkları, yiğitlikleri hatırlamaları, ruhsal boyutunu yaşamaları, akıl ve beden gücünün ortak kullanımının kazandırdığı zevki tatmaları ilke edinilmiştir. Sayokan-Goshinkaikan bir spor branşıdır. Ve spor kavramı Türk spor tarihinde asırlarca yerini en canlı biçimde korumuştur. Prof.Dr.Özbay Güven’in “Türklerde Spor Kültürü” adlı kitabının, sunuş bölümünde Prof.Dr.Sadık Tural (Atatürk Kültür Merkezi Başkanı) sporu şöyle tarif ediyor. “ İnsanların vücutlarına ait gücü veya çevikliği yarıştırma, zihin güçlerini birbiriyle kurallara uygun biçimde sınama niyeti taşıyan karşılaşma ve karşılaştırmaların adına spor denilmektedir. Spor, insanların kendi becerilerini, zihin ve beden güçlerini başarıya dönüştürme arzusunun sonucu olan yarışma ve yarıştırmaların adıdır.” Diyor. Ve sn. Sadık Tural hocamız bu tanımlamanın ahlaki ve manevi boyutlarının önemini de şöyle ifade ediyor. “İçinde kumar niyeti, haset veya vahşet bulaşığı olmayan beden ve zihin yarıştırmalarının her biri bir kültür alanı içindeki spor faaliyetleridir.Geçmişten günümüze doğru akıp gelen bu kurallı yarışma ve yarıştırmaların günümüzde hem milli benlik boyutuna yükselten bir yanı ve yönü bulunduğu gibi, savaşa hazırlanma gibi örtülü bir yanı da bulunmaktadır. Türk savaş Sanatı Sayokan’ın da tarihindeki mentaliteyi taşıdığını ve yaşatmak isteğini, sayın hocamızın tanımlamaları ve bilgileri desteklemektedir. Türk savaş sanatı Sayokan’da, ülkemizde uzakdoğu sporları (martial arts-dünya literatüründe) olarak tanımlanan savaş sanatlarının, en başta ülkemizde ve dünya da oluşturduğu kültür ve ekonomik emperyalizme karşı durabilme ve uzakdoğu veya başka ülkelerin savaş sanatları ile dünya arenasında rekabet etmek amaçlı, ihtiyaç ve eksiklik neticesinde düşünülmüş ve oluşturulmuştur. Prof.dr.sn.Özbay Güven hocamız “Türklerde Spor Kültürü” adlı kitabının bir bölümünde şöyle diyor.” Sporun tarihi, insanın doğa koşulları ile tanışarak, ona uyması ve doğada egemen olmaya başlaması ve kendisini korumak için tek araç olan vücudunu ve adalelerini geliştirmesiyle başlar. Başlangıçta sporun insanların fazla enerjilerini boşaltmak, sağlıklarını ve güzelliklerini geliştirip korumak, boş zamanlarını değerlendirmek, barışa katkıda bulunmak ve ticari yararlar sağlamak gibi amaçlar için yapılmadığı kesindir. İnsanlık tarihi ile insanın korunma ve güvenliğini sağlama mücadelesi de birlikte başlamıştır. İlk çağlardan kalma bazı resimler, spor dallarının da belirmeye başladığını gösterir. Ancak, spor tarihinin başlangıcı diye adlandırdığımız resimlerin çoğu savaş ile yakından ilgilidir. Savaşların beden gücüne dayandığı çağlarda spor, savaşa hazırlık dönemi oluşturmakta idi. Türkler de bu dönemlerde savaşa yönelik işlevleri olan sporları yapmışlar ve desteklemişlerdir.” Peki günümüz yüz yılında neler değişti. Teknolojik alanda gelişmiş sanayi toplumları veya günümüz insanları, korumak, korunmak, güvenlik kavramlarını oluşturan duygularından hiçbir şey kaybetmedi, sadece tarz, yöntem ve öğretiler değişti. Ne kadar savaşa hazırlık olmaktan çıkmış gibi görünse de güçlü, akıllı bireylerin yetişmesi için spor adı altında eğitimlere gereksinme yarınlarda da devam edecektir. Çünkü milli kültür ve mirasların devamiyetinde, sağlıklı nesillerin oluşmasında, vatan ve bayrak gibi milli değerlerin korunmasında akli olduğu kadar bedensel güce de gereksinme vardır.
Yüce Atatürk’ün deyişi ile; “ Açık ve kat’i olarak söyleyeyim ki, sporda muvaffak olabilmek için her türlü yardımdan ziyade, bütün milletçe sporun mahiyetinin ve değerinin anlaşılmış olması gerekmekte, onu kalpte muhabbet ve vatani bir vazife olarak telakki eylemek lazımdır.” “Fikri gelişmeye olduğu gibi, bedeni gelişmeye de önem vermek ve özellikle milli karakteri, derin tarihimizin ilham ettiği yüksek derecelere çıkarmak lazımdır.” Hele herkesin malumu bir deyişi var ki, sporun kazandırması gereken yeteneklerden birinin yüce Atatürk’e göre ; “Benden spor nedir, diye sorarlarsa vereceğim cevap şudur; spor, vatan ve milletin yüksek menfaatlerine tecavüz edenleri gırtlağından yakalayıp memleket ve millet hadimlerinin huzuruna getirebilmek kabiliyet-i maddiyesi ve maneviyesidir.” İşte bu strüktüre (yapıya) sahip olabilmemiz için, güçlü bir bedene ve iyi akla gereksinme vardır.
Güçlü, akıllı bir millet, teknolojik gelişimini gündemde tutarak, çağdaş, tarih ve kültürünü yaşayarak millet ve devletinin yüksek menfaatlerine tecavüze yelteneceklere cesaret vermez, yüreklendirmez ve tabiatı ile memleket ve millet hadimlerinin huzuruna gırtlağından tutup getirecek düşmanları da olmaz.
Türk Savaş Sanatı Sayokan, akıllı, çalışkan, erdemli, barış yanlısı, güçlü, kuvvetli, kahraman ve yiğitlerle dolu tarihimizi görselleştirmek, yaşatmak için oluşturulmuştur. Savaşçı ruha ve fiziksel yapıya sahip yeni nesillerin oluşmasını sağlamak amacı ile vardır. Her zaman şunu savunurum. Barışın muhafızları ancak savaşçılar olabilir. Savaşı ve savaşmayı bilen, barışın gerekliliğini ve korunmasını gayet iyi bilir. Bunun örneği yine biz Türkleriz. Sayokan adını açarsak ruhsal ve manevi boyutunu çözmüş oluruz. Şunu açıklamadan yapamayacağım, savaş sözcüğünden bahsederken kan dökmekten bahsetmiyorum. Savaş sözcüğünün bir karşılığı ise mücadele etmektir. Bu anlamda ele alırsak yaşadığımız bu günkü dünyada savaşmadığımız bir alan var mı? İstikbalimizi çizmek ve yönlendirmek adına harcadığımız tüm gayretlerde, sosyal hayatımızda psikolojik, ruhsal ve bedensel tüm eforlarımızı kullanmıyor muyuz ?
SAYOKAN ; SAvaş sanatının YOlu ve KAN’ı cümlesindeki sözcüklerin baş heceleridir. Türk Savaş Sanatı, nasıl savaşçı olunacağının yolunu, öğretisini, yani akıl ve beden gücünü kullanabilme yeteneğini, erdemliliği, barışı, çalışkanlığı, sevgiyi, saygıyı ; Kan ise, tarihimizdeki tüm yiğit ve kahramanların kanını sembolik görselleştirmeyi amaçlar. Sayın hocamız, Prof.Dr.Özbay Güven’in kitabında ki şu ifadesi “ Türk deyince akla gelen askerlik, cengaverlik ve fatihliktir. Bunlar ise bizzat beden gücüne dayanmaktadır. Vücudu antrenmanlarda eğitilmemiş, bileği ağır kılıçları yıllarca çevirmemiş, at sırtını bir oda sediri haline getirmemiş bir insan, nasıl zorluklara katlanamaz, kılıcı ile ülkeler fethedemez, at sırtında uzun seferlere tahammül eyleyemezse, dünyanın en belli başlı fatihlerinden olan Türkler de uzun ve zor melekelerle spor yapmamış olsalardı, fatih ünvanı alamazlardı.” Sayokan bu vasıfların belli kurallar, seromoniler içinde görselleştirildiği bir branşdır.
TOPLUMSAL ETKİSİ :
Ülkemizin bir çok yerinde organize edilecek Sayokan-Goshinkaikan yarışmaları birbirini tanımayan, bir çok Alp’i bir araya getirecek, birlik ve beraberliğin genel anlamda kuvvetlenmesini sağlayacaktır. Bireylerin toplumsallaşmasında, kimlik kazanmasında Sayokan’ın içindeki milli manevi boyutu katkı sağlayacaktır. Sayokan’ın milli, kültürleşme hareketinde kendi kültürünü görecek ve sahiplenecektir. Türk milletinin kahramanlık, yiğitlik yeteneklerini sergilediği, görselleştirdiği organizasyonlar, hem Türk karakterinin unutulmamasını, daha iyi tanınmasını sağlayacaktır. Aklın, sertliğin, çevikliğin, mukavemetin, yiğitlik erdemliliği içinde, yarışma organizasyonları vasıtası ile Türk motifleri ile bezenmiş merasimlerin, ritüellerin bireyler arasında ki bağların güçlenmesini, ortaklığı pekiştirmesini sağlayacak, geleneklerin sürmesine, inançların tazelenmesine, değer yargılarının kökleşmesine katkı sağlayarak, toplumu canlı biçimde ayakta tutacaktır. Türk Milletinin bir üyesi olmanın mutluluğunun duygusunu verecektir. Türk Milletinin kendine güveni, kendine gelmesi yenilenecek canlı tutulacaktır.
ESTETİK YAPISI :
Sayokan-Goshinkaikan yarışmalarında güçlü beden, akıl dolu stratejik teknik hareketler akıcı bir şekilde sergilenmesinde insan vücudu estetiği ile gündeme gelmektedir. Alpler muazzam maharetlerini ve yeteneklerini bir estetik kaygıdan yola çıkılarak gerçekleştirirler. Köslerin veya davulların makamları, müzisyenlerin tarihi kıyafeti, kuşamı, cenk meydanının dekoru, ritüeller ve merasimler estetik unsurlar arasında yer almaktadır.
SİYASİ YAPISI :
Sayokan-Goshinkaikan’ın devletçi, milliyetçi bir yapısı vardır. Türk Kültürleşme hareketi olarak, iç dünyası bütün bir Türk tarihi ve kültürü, dış dünyası ise demokratik, çağdaş, bu alanda Dünya’da rekabeti ilke edinmiş, laik Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip siyasi kişiliği vardır.
ULUSLAR ARASI YAPISI :
Sayokan Uluslar arası alanda başka ülkelerin (Japon-Kore-Çin vs) savaş sanatları ile rekabet etmek, ülkemize üyelikler sağlamak, Türk kültür, tarih ve geleneklerini üye ülkeler vasıtası ile yaymaktır. Türk Savaş Sanatının üye ülkelerde federasyonlarının, kıta federasyonlarının kurulmasını sağlayarak uluslar arası organizasyonları gerçekleştirmektir. Bunun için önce ülkemizde federasyonun kurulmasını sağlamak gerekir. Türk Savaş Sanatı Sayokan’ın kurucusu Nihat Yiğit’in bireysel çalışmaları ile, tanıtma, yayılma ve yabancı üyelikler konusunda önemli bir yere gelmiştir. Lakin, Japon devletinin Karate, Aikido, Judo, Sumo ; Çin devletinin Kung-fu ve versiyonlarını ; Kore devletinin Tae Kwon Do, Hapki Do, Tang Soo Do, Yudo ; Amerika’nın Kick Boxing gibi savaş sanatlarını milli politikaları içine alıp destekledikten sonra Dünya’ da rekabete girmeleri, kültürel ve ekonomik alanda bu günkü hegomon yapıyı oluşturmuştur. Milli ideal ve gayretler salt kişilerin eforlarına terk edilmez. Kişiler üretkenlikleri ile vasıta sebebidir. Ve devlet bu tür kişilerin haklarını bırakın ödeyememeyi, engellenmesinde faktör ve araç ise iki yakası bir araya gelmez. Çünkü konusu vatandaşın insanlık ve vatandaşlık hakkıdır. Eğer devlet kademelerinde Türklük ruhunu ve karakterini yitirmiş kişiler varsa ve devlet desteğinin sağlanması bu kişilerin dudağına ve imzasına terk edilmiş ise, yapılacak en doğru yol ; Türklük ruhu ve karakterini taşıyanların sahiplenmesi neticesinde oluşacak idealist kitledir. Görüyoruz ki maalesef arzu edilmeyen neticeler oluşmaktadır. Yabancı branşlarının kabullerine çok güzel kanuni, akli nedenler bulunarak, Türk milleti tarafından tanınmadığı, bilinmediği, tanıtılsa bile kitlesinin oluşacağı şüpheli bir çok branş federe edilmektedir. Bazen kendimi şöyle düşünmekten alamıyorum, “ Atatürk Türkiye’sinde sen bir yabancı, garip ve yalnızsın”. Eğer biri çıkar böyle derse durmam gereken yeri daha iyi bileceğim. Yapılacak tek bir şey var. Türk Savaş Sanatı Sayokan’a sahip çıkın....
TÜRK SAVAŞ SANATI
Uzun yılların birikimini bir araya getirerek kendi kültürümüzü ve değer yargılamalarımızı hatta olayları değerlendirme ve analiz etmeyi insanlığımızı Sayokan a taşımıştır bunun için gayretli çalışmarı bütün türk dünyası tarafından iğliyle izlenektedir.
Goshin Kaikan (Sayokan) çalışmalarına 1990 yılında başlayan Nihat YİĞİT,kişinin dışarıdan gelebilecek aletli-aletsiz saldırılara karşı, kendisini nasıl koruyabileceği konusunda strateji geliştirmiş,teknik ve ruhsal bir eğitim sistemi haline getirmiştir. Goshin Kaikan stratejisine sahip olan tokat atmasını bilen herkes kolaylıkla uygulayabilir.
“Osmanlı Tokatı”
Dünyaya Kendini kabul ettiren Türk Nihat Yiğit
Dünya literatüründe "Uzakdoğu sporları" tanımlaması yoktur. Bu tanımlama bize aittir. Dünya literatüründe "Savaş Sanatları" (Martial Art) tanımlaması, bizdeki Uzakdoğu sporlarının karşılığıdır. Bundan dolayı bizde dünya literatüründeki tanımlamasını kullanıyoruz.
Nihat Yiğit de bu amaçla Türk Kültürünü Dünyaya tanıtmak ve öz değerlerimizle yaşamasını öğrenmek için hayatını adadığı dövüş sporlarına Türk’ün “Osmanlı Tokatını” bir sistem haline sokarak çalışmalarına başlamıştır. Böylece dünyaya her alanda kültürümüzü yaymak çabamız ve gayretimiz vardır . Zaten Türklerin savaşçılıklarını bilmeyen yok. Sorun bunu bir kültür hareketine dönüştürmektir.
Nihat Yiğit savaş sanatlarına saygı duyar, ama önlerinde eğilmez... O savaşçı sözcüğünün tam karşılığı olabilmek için hala olağanüstü çalışmaktadır.
Diğer sistemlerden farkları, müsabaka faaliyet dönemi , müsabaka ve hakemlik kaide ve kuralları, tekniksel strüktür, taktik ve stratejik öğretisi, üniformasının (Aba) farklılığının yanında, herşeyden önce TÜRK ve TÜRKLÜK'E ait olmasıdır.
Ayak hareketleri, 1071 Malazgirt savaşında Komutan Alparslan'ın stratejik taktiği ( Yay - Hilal pozisyonu) temel unsur olarak alınmıştır. El ve ayak teknikleri bu taktik anlayış ile icra edilir. Sayokan yapabilmek için özel yeteneklere gereksinme yoktur. Stratejik uygulanımı insanın tabii yapısına uygundur. Sayokan - Goshinkaikan fantastik değildir, estetik olmaktan ziyade gerçek mücadele ile yüzleşmeyi tercih etmiştir. Sistemin kendi ataklarına karşı mukabele etme yeteneğinden ziyade, hertürlü gerçek atakları etkisiz hale getirmeyi amaçlamıştır. Bundan dolayı, Sayokan-Goshinkaiakan için karşısındaki savaş sisteminin veya sokaktaki kişinin yapısı, yetenekleri hiç önemli değildir. Sayokan-Goshinkaikan maçları tam vuruşludur. şampiyonaları, turnuvaları kapalı alanlarda yapılmaz. Açık alanda çim üzerinde yapılır. Faaliyetleri her yılın Mayıs - Ekim arasıdır. Yani kış dönemi hazırlık, yaz dönemi ise müsabaka faaliyetleri ile organize edilir.
SAYOKAN ALPLİK OKULLARI :
OKULLAR AYBARLARININ ADLARI
OKUL ADRESLERİ
1 – SAYOKAN BAŞ ALPLİK OKULU
Özgül YİĞİT
Murat ÇEKİÇ
Efkan ÇALIŞ
Şevki ERDOĞAN
Rıdvan UYSAL
Tevfik B.BENADAM
Gültekin ÇANAKÇI
Demirlibahçe- Doğanbahçe sk. No:20/C Cebeci – ANKARA
Tel : (0312) 362 31 66
(0312) 362 31 98
2 – FELX GYM SAYOKAN ALPLİK OKULU
Gazi MIZRAK
Esat cd. No:96/F
K.Esat – ANKARA
Tel(0312) 447 53 73
3 – SAYOKAN ALPLİK OKULU
Bekir GÜRAL
ileriiletisim@ttnet.net.tr
Karagümrük Kasım Gürani mah.sultan çeşmesi cad. no:4
Fatih/ İSTANBUL
Tel: (212)533 27 55
Perpa Tic.Merkezi Kat.4 Spor center
Okmeydanı/ İSTANBUL
Tel: (212)210 10 20
(533) 230 08 93
4 – SAYOKAN ALPLİK OKULU
Ali Ekber BAHAR
Gazi mah. 1343.sk. No:4/1
Gazi Osmanpaşa/ İSTANBUL
Tel:0(212) 419.20.91
(536)576.51.23
5 – SAYOKAN ALPLİK OKULU
Sami AKIN
Cennet mh.Fevzi Çakmak cd. No:13-A Küçükçekmece- ISTANBUL
Tel: (0212) 426 09 33
6 – SAYOKAN ALPLİK OKULU
Tacettin KESKİN
Koşuyolu cd. Lambacı sk. M.Safset Ap. No:6/1 Kadıköy- ISTANBUL
(0216) 428 79 80 – (0532) 435 40 34
7 – SAYOKAN ALPLİK OKULU
Hüseyin YABİR
sayokanege@hotmail.com
Turan GÜNEŞ mh. Sakarya cd. No: 46
Nazilli – AYDIN
Tel: (0256) 312 06 15
8 – SAYOKAN ALPLİK OKULU
Ümit AYDEMİR
sayokanmarmaris@hotmail.com
Kemeraltı mh. 103.sk. No:29
Marmaris – MUĞLA
Tel: (0252) 413 73 40
(0532) 611 82 47
9 – SAYOKAN ALPLİK OKULU
Ali MÜLAYİM
ali_mulayim@mynet.com
Gözcüler Belde Belediyesi
Arsuz-İskenderun/ HATAY
Tel:(326) 652 24 37
(535)240 74 54
10-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Mahmut TURHAN
mturhan64@mynet.com
Büyük Çarşı işhanı A Blok kat:4 İskenderun/ HATAY
Tel: (326) 613.32.98
(544) 842.32.92
11-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Abdulkadir BULMUŞ
Akbulmus@hotmail.com
Pınarbaşı mah.Emniyet sk.Eftal apt..no:69
Mut/ MERSİN
Tel: (533) 541 20 31
12-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Halil KOZANOĞLU
hkozanoglu46@hotmail.com
Güneşli mah.Ceyhan parkı yanı sesli kadı çıkmazı lale apt. no:1. Elbistan/ KAHRAMANMARAŞ
Tel:(538) 267.98.67
13-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Fikri GÜZEL
Gazi Mustafa Kemal Paşa mh.
(Su kulesi yanı) TEKİRDAĞ
Tel: (0282) 726 41 48
(0532) 365 47 01
14-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Tevrat BİNGÖL
sayokantevrat@mynet.com
(537)5110209
15-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Kenan ÇİFTÇİ
sayokankenan@mynet.com
Karaağaç Beldesi –Çerkezköy/TEKİRDAĞ
(282)758 36 32
(536)637 37 65
16-SAYOKAN ALPLİK OKULU
İ.Erdinç AKSAKAL
sayokanantalya@mynet.com
Fabrikalar mah.3003 sk.no:16
ANTALYA
Tel: (242) 346.00.00
(532) 392 70 51
17-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Sinan DUMAN
s_duman@hotmail.com
Yeni yıl mah.1.Eski Saray sk.Örs apt. no:23 ÇORUM
Tel: (366) 224.37.11
(532) 508.80.93
18-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Yusuf BEKTAŞ
Gaziantep cd. Çınarlar iş merkezi kat:3 DÜZCE
(380) 523 15 46
19-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Ömer AÇIKGÖZ
omaracikgoz@hotmail.com
20-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Ahmet ÖZDEMİR
(543)626 54 92
Fatih ALTUNSU
(533)594 42 96
21-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Sebahattin AVCIOĞLU
(536)450 88 57
22-SAYOKAN ALPLİK OKULU
Tevfik KARABACAK
YABGU(Kancho) Nihat YİĞİT 10.SAN
1961 yılında Manisa'nın Salihli ilçesinde doğmuştur. Savaş sanatlarına 1973 -1975 yılları arasında Taekwondo ile başlamış daha sonra 1976-1981 yılları arasında Shaolin Chuan (kung fu ) ile devam etmiştir.
Fanatik bir stilci olmamış,daima gerçeği; hayalden uzak dövüş sistemini aramıştır. Savaş sanatlarında tekniklerin uygulanış alanında kural ve kaidelerle kısırlaştırıldığını gören Nihat YİĞİT ,tekniklerin daha serbest ve tam uygulandığı (full contact/Knock Down) başka bir sistem aramış büyük usta Ferhat ÖZSERT'in öğrencisi olarak KYOKUSHİN KARATE çalışmalarına başlamıştır (1981). FerhatÖZSERT Nihat YİĞİ'in savaş sanatlarında ciddi anlamda gelişmesine ve perspektifinin gerçeklerle buluşmasına neden olmuştur. Ferhat ÖZSERT senseinin 1986 yılında ASHİHARA KARATE sistemine geçmesiyle Nihat YİĞİT'te hocasını izini takip etmiş Ashihara Karate sistemine geçmiştir. Hocasının karateden uzaklaşması üzerine kendisini bir boşlukta hisseden Nihat YİĞİT 1990 yılında Japonya'ya gitmiş 4 yıl kalarak Ashihara karatenin ihtisasını ve Japon dili üzerine eğitim yapmıştır. Halen Ashihara karatede uluslar arası itibarı olan Nihat YİĞİT 4.Dan derecesinde olup Ashihara karatenin Türkiye Karate federasyonuna kabulü konusunda önemli bir lokomotif görevi üstlenmiştir. Nihat YİĞİT 03 Nisan 1999 yılında Danimarka da düzenlenen Ashihara karate Dünya kupasına beş altyapıdan yetişmiş sporcuyla katılmış, bir dünya şampiyonu, iki dünya üçüncüsü çıkararak takım halinde Dünya üçüncülüğü alarak Türkiye Ashihara karate tarihinde bir ilke daha imza atmıştır. Türk Ashihara karate camiasını biraraya toplayıp disiplinize eden YİĞİT, gerçek Ashihara karate tekniklerini sayısız seminerlerle öğretmiş gelişimini sağlamıştır.
Goshin Kaikan (Sayokan) çalışmalarına 1990 yılında başlayan Nihat YİĞİT,kişinin dışarıdan gelebilecek aletli-aletsiz saldırılara karşı, kendisini nasıl koruyabileceği konusunda strateji geliştirmiş,teknik ve ruhsal bir eğitim sistemi haline getirmiştir. Goshin Kaikan stratejisine sahip olan tokat atmasını bilen herkes kolaylıkla uygulayabilir.
SAYOKAN'DA DERECE ve ÜNVANLARIN YAPISI
TORALP
5. TOY BEYAZ KEMER
Ruhsal ve fiziksel temizlik, saflık. Öğrenmeye açık olma.
TORALP
4.TOY MAVİ KEMER
Fiziksel ve ruhsal derinliğe giriş.
TORALP
3.TOY SARI KEMER
Enerji, performansın artışı.
TORALP
2.TOY KIRMIZI KEMER
Ruhun ve bedenin pişme, olgunlaşma süreci .
TORALP
4 RENKLİ KEMER
4 rengin yeteneklerini birleştirmek.
TUYUN
SİYAH KEMER 1.SAN
Savaşçı olma kapısından giriş . Fiziksel yetenek ve ruhsal olgunluk dönemi.
TUYUN
SİYAH KEMER 2.SAN
Savaşçı olma dönemi .
AYBAR
SİYAH KEMER 3,4 ve 5. SAN
Savaşçının Yolu ve öğretisi dönemi.
TAYGUN
SİYAH KEMER 6.SAN
Yönetici yeteneğine sahip olmak.
TANYU
SİYAH KEMER
7., 8. ve 9. SAN
Komutanlık yetenek ve bilgisine sahip olmak.
YABGU
SİYAH KEMER 10.SAN
Şuan tek Yabgu Nihat YİĞİT' tir. Fakat bu sistem çok Yabgu'lar çıkaracaktır.
http://www.sayokan.org/
lütfen bu linki inceleyin size çok bilgi verecektir.
japonları bile geçmiş bizim sistemimimiz karate judo tekvando ne kalır bizim sporun yanında Yagbumuz Nihat YİĞİT yani kurucumuz bir türk olarak adını kazımıstır suanda tarihe onunla gurur duyuyorum
resim gamze58'in isteğiyle silinmiştir....
severek ve isteyerek bu sporu yapıyorum vede kızımında ilgilenmesini istiyorum sonuna kadar. :y7[/quote]
FAALİYET TAKVİMİ
Adı Tarih Yer İçerik
1.Teknik Kurs 27 - 28 - 29 - 30 Ocak 2005 Ankara Yapıldı
"San" derece denklik sınavına hazırlık kursu.
2.Teknik Kurs 19-20 Şubat / 2005 AnkaraYapıldı "San" derece denklik sınavına hazırlık kursu.
3.Teknik Kurs 19-20 Mart / 2005 Ankara Yapıldı "San" derece denklik sınavına hazırlık kursu.
1.Hakemlik Kursu 23-24 Nisan / 2005 Ankara Yapıldı Hakem kategori ve kadrolarının belirlenmesi için ön kurs
Aybar Yrd. - Aybar ve Baş Aybar diplomaları 22 Mayıs / 2005 Ankara Yapıldı Denkliklerin verilmesi
San Derece Denklik Sınavı 22 Mayıs / 2005 Ankara Yapıldı "San derecelerinin denkliklerinin verilmesi.
2.Hakemlik Kursu 18-19 Haziran / 2005 Ankara Yapıldı Hakem kategori ve kadrolarının belirlenmesi.
4.Teknik seminer ve Bölge ve ulusal Hakem kursu 16-17 Temmuz / 2005 Ankara Yapıldı Sadece Aybar ve Hakemlerin katılacağı faaliyettir.
1.Türkiye Kahramanlık Oyunlarına hazırlık
Tanıtım Kahramanlık Oyunları 28.Ağustos - 2005
KÜTAHYA/Simav
Yapıldı
Baş Boyu - Orta Boy ve Ayak Boyunda oyunlar yapılacaktır. İlk üçe giren Alplerin ödülleri Yönetim Kurulu kararı sonunda açıklanacaktır.
Gerekli görülürse "Tola oyunları"da bu kahramanlık oyunu içine dahil edilebilir.
5.Teknik Seminer 19-20 Kasım / 2005 Belirlenecek Yeni San derecesine terfi edecek adaylar için "San Sınavı"na hazırlık. Sadece Aybarlar katılabilirler.
San Derece Sınavı 10 Aralık / 2005 Ankara 4 Renkli kemerden 1.San'a geçeceklerin sınavı
Bu faaliyetlere Türkiye Sayokan federasyonuna üyelik tescilini yaptırmış Alplik Okulları ve onların Alpleri katılabilirler. Üyelik tescilini yaptırmamış dernek / kulüpler ve onların sporcuları veya ferdi savaş sanatları uygulayıcıları katılamazlar. Türkiye Sayokan federasyonu Yönetmeliğine göre yasaktır. Tüm katılımcılar, Tuyunların, Aybarların konaklama ve yeme-içme masrafları kendilerine aittir. Faaliyet öncesi bu gereklilikleri gidermelerinde fayda vardır.
--------------KATILMA KOŞULLARI-----------
1 - Bu aktivitelere Tuyunlar ve üstleri katılabilirler.
2 - Tescilli Alplik Okulları Alplerinin TSF "Alp Kimlik Belgesi"ne ve Alplik Lisansına Sahip olmaları zorunludur.
3 - Alplik Okulları katılım listelerini bağlı oldukları "Bölge Temsilcilikleri"ne belirtilen tarihlerde iletmeleri zorunludur.
4 - Katılım ücretleri olan 50.00 YTL bağlı oldukları "Bölge Temsilcilikleri"ne belirtilen seminerlerden 3 gün önce yatırılması zorunludur.
evet sizlere sürekli bilgi vermek istiyorum bu konuda
http://aksakal_erdinc.sitemynet.com/mynet_resimlerim/hoca_erdinc.jpg
sevgili spor hocam ERDİNÇ AKSAKAL
Siir_Misali 20.10.2005, 12:29 TEŞEKKÜRLER PAYLAŞIMIN İÇİN....
Sayokan 'dan haberler
Kütahya'nın Simav ilçesinde 27 - 28 Ağustos 2005 tarıhlerınde organize edilen bu faaliyet bize gösterdi ki, Sayokan doğru yol üzerinde... 6 bin kişinin müthiş bir heyecanla izlediği bu oyunlara AK Parti Kütahya Milletvekili Sayın Abdullah Erdem CANTİMUR'da iştirak ettiler. Ve heyecanlarını gizleyemediler.
Simav belediye Başkanı Sayın Dr. Rıza ÖZDEMİR'in olağanüstü misafir perverliği, Simav halkının olağanüstü teveccühü, Sayokan'ın kısa zaman sonra nerede olacağının prototipini oluşturdu.
Bu arada Simav Alplik Okulu Başkanı Tevfik KARABACAK ve yönetim kurulu üyelerinin misafirperverliği yanında organizasyona katkıları, heyecanları taktire değerdir. Onların ciddi hazırlık yapmış olmaları Simav halkının da teveccüh göstermesine neden olmuştur. Bundan dolayı da Simav halkına da teşekkür ederiz.
Kütahyadan resimler
.......gamze58'in isteği üzerine resimler silinmiştir..........
çok güzel gamze
nerden merak saldın bu spora.
ayrıca veb sayfasıda güzel hazırlanmış.galiba bunun kurucuları ülkücü yanılmıyorsam
YOK BABA BENİM DEĞİL SİTE SADECE SİZLER MERAK ETTİİNİZ DİYE LİNK GÖNDERDİM BİRDE TÜRKLERİN SPORU ÖYLE ÜLKÜCÜ FALAN DİYE BİR ŞEY YOK ESKİ TÜRKLERDEN ESİNLENMİŞLER
gamze hanım başarılarınız devamını dileriz, hiçbir dövüş adına spor denmez bence , sitemizin ilkesi spor sevgi barış kardeşliktir, bence boks ve benzeri bedensel olarak karşı karşıya gelinen her şeyin adına spor denmesine ve buna çoçukların ve kız cocuklarının özellikle özendirilmesine karşıyım, bunca şair ruhun altında bu dövüş sanatı sevgisini anlamıyorum, ama yinede geleneksel bir sporumuzmuş madem ki çabalarınıza teşekkür ederiz, tercihlerinizi saygıyla karşılarım, başarılar
resim gamze58'in isteğiyle silinmiştir....
yagbumuz bizim kurucum NİHAT YİĞİT hocamız
kendine koruma sanatıdır bu spor
Savaş mahiyetinde anlamak yanlıslık olur.Artık su yasam sartlarında insan kendini korumayı bilmelidir.bunu bilirim.bunu söylerim özlelikle bayanların bu dalda basarılı olacağına eminim en azından kap kaççılardan ,sapıklardan,hırsızlardan kendimizi koruyabiliriz.
saygılar.
resim gamze58'in isteğiyle silinmiştir.....
Bağlantılı Linkler
www.sayokan.co.uk
www.sayokan.co.uk/gallery/
www.sayokan.net
www.turksayokan.com
www.sayokanicanadolu.com
www.imamf.com
www.sayokanuskudar.com
www.nihatyigit.com
www.sayokanforum.com
www.wsgf.net
www.sayokanalplik.com
www.sayokanege.com
www.sayokanmarmara.com
www.sayokantunisia.4t.com
www.antalyagoshinkaikan.com.tr .tc
www.turkdosport.com
www.yesevi.edu.tr
www.atilim.kulubu.com
resim gamze58'in isteği üzerine silinmiştir............
BU BİR KENDİNİ KORUMA SANATIDIR ARKADAŞLAR
gamze hanım başarılarınız devamını dileriz, hiçbir dövüş adına spor denmez bence , sitemizin ilkesi spor sevgi barış kardeşliktir, bence boks ve benzeri bedensel olarak karşı karşıya gelinen her şeyin adına spor denmesine ve buna çoçukların ve kız cocuklarının özellikle özendirilmesine karşıyım, bunca şair ruhun altında bu dövüş sanatı sevgisini anlamıyorum, ama yinede geleneksel bir sporumuzmuş madem ki çabalarınıza teşekkür ederiz, tercihlerinizi saygıyla karşılarım, başarılar
önyargılı davranmak size yakısmıyor.Önemli olan sporun dalalrıyla ilgilenmek ve bu spor bir korunma sanatı insan dövmek için kullanımıyor.hırsıza,kapkaççıy a vede seni dövmek isteyen kötü düşünceli insanlara kullanılıyor bir türkün bilmesi gerek bir spor dalı çok üzdünüz bunlaı yazarak beni.
ben sevgi dağıtırım bilenler bilirler.genede bilgi vermek istedim belki insanlar futboldan başka bi rspor isterlerse bir türk olarak bunu yaparlar dedim elin judosuna hefes etmezler demek istedim.
okadar uzunki okumak imkansız..kitap olsa okunur ama malüm bilgisayardan yazı okumak zor olduğu için okuyamadım.
Yigido58_NL 20.10.2005, 16:57 VALLA COK UZUN,NE YALAN SOYLEYIM OKUMADIM,NEFRET EDERIM UZUN SURELI OKUMAKTAN.AMA ANLAMLI,BILGILENDIRICI BIR YAZI OLDUGUNDAN EMINIM,GAMZE HANIMA VE BILGILERINE GUVENIYORUM.
SPOR SPORDUR
sağolun arkadaşlar.Sporun her dalı heled eTürklere aitse güzeldir.Düşünün bir Türk bize ait bir savas sanatı geliştirmiş ve biz bununla gurur duymalıyız vaktiniz olurssa azar azar okuyun sevinirimm.
önyargılı davranmak size yakısmıyor.Önemli olan sporun dalalrıyla ilgilenmek ve bu spor bir korunma sanatı insan dövmek için kullanımıyor.hırsıza,kapkaççıy a vede seni dövmek isteyen kötü düşünceli insanlara kullanılıyor bir türkün bilmesi gerek bir spor dalı çok üzdünüz bunlaı yazarak beni.
ben sevgi dağıtırım bilenler bilirler.genede bilgi vermek istedim belki insanlar futboldan başka bi rspor isterlerse bir türk olarak bunu yaparlar dedim elin judosuna hefes etmezler demek istedim.
elbette spor spordur , en kötüsünden insanların kötü alışkanlıklar edinip, sağda solda pinekleyip sigara içip, kahve köşelerinde kağıt oynayıp zaman geçirmelerinden daha iyidir, ben sporu kitlelerin bizzat fiili olarak yapmasından yanayım yoksa pasif izleyicileri olmasından hiç hoşlanmam desteklenmsi gerekir, her türlü uğraş ve çabaya saygı duyarım, her ilçeye semte mümkünse mahalleye, yüzme havuzu kim istemez, açık kapalı spor salonları kim istemez, yürüyüş alanları, bisiklet yolları kim istemez, elbette bunları böyle bir toplumda isteyip talep etmek hayalcilik oluyor, ama gel görki kızılderili lafı insanlık bir gün gelecek paranın yenmeyeceğini analayacak ama iş işten geçmiş olacak. bugün toplumsal hedeflerimiz ve şehircilik anlayışımızda malasef sporun yeri yok toplumsal hayatımızda, düz bir yürüyüş yapacak bırakın salonu, parkı hatta kaldırımlarımız dahi yok, açmayın yaralar derin beni konuşturmayın lütfen daha fazla, spor mu spor tv den izlenen şeyin kime faydası var zihinsel bedensel olarak allah aşkına, çabalarınızda başarılar diliyorum
sahile vurmuş deniz yıldızlarını denize atan kahramanlar olarak görüyorum sizleri artık merak etmeyin
PAYLASIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.EVET SPOR SADECE SANALDA VEYA TV İZLENMEMLİLİ .İNSANLAR O KAHVE KÖŞELERİNDE SİGARA ZEHRİNİ SOLURKEN DÜŞÜNMELİ YA BUGÜN BENKENDİ SAĞLIĞIM İÇİN NE YAPTIM DEMELİ.BECEREBİLDİĞİ HER DALDA SPOR YAPMALI.YÜZMELİ,KOŞMALI,YÜRÜME Lİ EN AZINDAN SAĞLIĞI İÇİN İNANIN BANA BEN BU SPOR DALIYLA İLGİLENMEDEN ÖNCE 15 DK YOLU BİLE TAKSİ İLE GİDEN BİRİ İDİM.ŞİMDİ DAHA SAĞLIKLIYIM DİYORUM KENDİME.
TEŞEKKÜRLER.
PAYLASIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.EVET SPOR SADECE SANALDA VEYA TV İZLENMEMLİLİ .İNSANLAR O KAHVE KÖŞELERİNDE SİGARA ZEHRİNİ SOLURKEN DÜŞÜNMELİ YA BUGÜN BENKENDİ SAĞLIĞIM İÇİN NE YAPTIM DEMELİ.BECEREBİLDİĞİ HER DALDA SPOR YAPMALI.YÜZMELİ,KOŞMALI,YÜRÜME Lİ EN AZINDAN SAĞLIĞI İÇİN İNANIN BANA BEN BU SPOR DALIYLA İLGİLENMEDEN ÖNCE 15 DK YOLU BİLE TAKSİ İLE GİDEN BİRİ İDİM.ŞİMDİ DAHA SAĞLIKLIYIM DİYORUM KENDİME.
TEŞEKKÜRLER.
Yeri gelmişken Dr. Sefa Saygılı'nın bir yazısını aktarayım.
ADIM ADIM SAĞLIK
Sefa Saygılı
SAĞLIKLI hayat için genelde koşma sporu tavsiye ediliyor, yaşına, durumuna ve vaktine bakılmaksızın herkesin koşması isteniyordu. Fakat zamanla koşunun birçok-mahzurları ortaya çıktı. Bazı kişilerin kalbi dayanamadı ve yollarda kaldılar. Sağlanan faydaların, koşu bırakıldığında devam etmediği ortaya çıktı. Bunun üzerine koşudan vazgeçildi ve yürüyüşün en güzel spor olduğu keşfedildi.
Gerçekten yürümenin koşmaya göre pek çok üstünlükleri bulunmaktadır. Herhangi bir sistemik (Kalp-Damar, Solunum vs.) hastalığı olanların ve yaşlıların koşması uygun değildir, ama bunlar rahatça yürüyüş yapabilirler. Yürüyüş sporu sürekli yapılırsa, koşu ve diğer ağır sporların kazandırdığı faydaların çoğunu sağlar. Üstelik hiçbir tehlikesi de yoktur. Vücudun adale tonusunu yükseltir, kilo attırır, kalp-damar ve solunum sistemlerini sağlığa kavuşturur.
Yürürken tepeden tırnağa bütün vücut idman yapmış olur. Bel kasları kuvvetlenir, hareket etme kolaylaşır ve vücut esnekleşir. Kemikler sağlamlaşır, eklem aşınması gecikir. Sinir gerginlikleri ve sırt ağrıları hafifler.
Düzenli bir yürüyüş kalbin kaslarını kuvvetlendirir, çalışma yükünü azaltır ve dinlenme süresini uzatır. Bu bakımdan yürümek, özellikle kalp ve damar hastalıklarına yakalananlar için çok faydalıdır. Çünkü yürüyenlerin bütün vücut hücreleri, havanın oksijeninden daha çok istifade eder. Koşu sırasında ise, beden kapasitesi aniden yükseldiğinden, kas ve eklemler ile dolaşım sistemi zarar görebilmektedir.
Yürüyenlerin kanlarındaki plaketler (trombositler) birbirine yapışarak kümeler oluşturmaz. Böylece damarlar tıkanmaz, kanın akımı kolaylaşır ve kalp krizleri önlenmiş olur.
Yine yürümek, yüksek tansiyonu aşağı çekerek kontrol altına alınmasını sağlar. Hafif veya orta derecede hipertansiyonu olanların kas basınçları, yürümeye başladıktan birkaç hafta sonra normale düşmektedir. Bu sporu yapan yüksek tansiyonlulardan yüzde 20-25'inde ise, bir iyileşme olmakta ve sentetik ilâçları kullanmasına lüzum kalmamaktadır. Aslında alınan bütün sentetik ilâçların yan tesirlere ve vücutta uyuşmazlıklara yol açtığı bilinmektedir.
Vücutta toplanan zararlı yağları eritmek için de koşmak şart değildir. Yürüyerek kilo atmak mümkündür. Sakatlanma tehlikesinin olmamasının sebebi ise, yürürken adımlarımızın vücut ağırlığının 1-1,5 katı gibi küçük bir darbe ile yere çarpmasıdır. Oysa koşmada bu oran vücut ağırlığının 3-4 katıdır.
Koşma sırasında önemli miktarda sıvı kaybedildiğinden, mühim elektrolitlerde azalma meydana gelir. Zira terleme ile vücuttan tuzla birlikte potasyum ve magnezyum da atılmaktadır. Bu da yürüyüşte olmayan bazı mahzurlara yol açar.
Yürüyenlerin beyninde ağrıları yok eden adrenalin ve anderphin miktarı artmakta bu sayede kişilerin düşünme yetenekleri gelişmektedir.
Yürümenin en büyük üstünlüğü ise basitliğidir. Herhangi bir âlet veya oyun sahası bulmak veya tükeninceye kadar zorlanmak gerekmez.
Gerçekten bol bol yapılan yürüyüşün vücudumuza sayısız faydalan vardır. Bir yere giderken, elden geldiğince taşıta binmeyelim ve yürüyelim. Asansör yerine merdivenleri kullanalım. Yoruluncaya kadar yürümeyi tercih edelim.
Yazımızı, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) asırlar öncesinden gelen ve gün geçtikçe tazelenen mesajları ile bitirelim:
"En hayırlı tedavi burundan ve ağızdan alınan ilâç, hacamat ve yürüyüşle yapılan tedavidir." (El Uhu-dül Kübra)
"Yolculuk edin. Sıhhatli olur, ferahlık duyarsınız." (Tıbbî Nebevî)
hakandemirezen 21.10.2005, 09:01 GAMZE GÜNAYDIN YAZIN ÇOK UZUNDU İNAN HEPSİNİ OKUYAMADIM AMA İLGİLENDİĞİN BU SPOR DALINDA KARDEŞİMİZE VE SANA BAŞARILAR DİLİYORUM SPORUN HER DALI ÇOK GÜZEL BENCE..
PATA KÜTE SPOR SANATI
ADRES DISARI CIK ILK GOZUNE KESTIRDIGINE BULAŞ GERISI ALLAH NE VERDIYSE
resim gamze58'in isteğiyle silinmiştir.........
BU BİR KENDİNİ KORUMA SANATIDIR ARKADAŞLAR
ENTERESANNNNNNN
resim gamze58'in isteğiyle silinmiştir....
FELSEFESİ
....Bireyi, ruhsal hamlıktan olgunluğa ve fiziksel zayıflıktan ustalığa giden yolda çalışan Sayokan uygulayıcılarının mesleki ahlak ve görgü kurallarının temel ilkeleri.
1 - Duyduklarına inanmaz, gördüklerinin yarısına inanır : Böylece dedikoduların önüne geçilir, şer odakların taşıdıkları laflara itibar edilmez. Zan ile hareket edip yorum ve yargılama yapılmaz, iftiralara inanılmaz.
2 - Kişilerin geçmişi ile bugünlerini, bugünleri ile geleceklerini yargılamaz : Kim bilebilir ki geçmişi hoş olmayanın bugün değişmeyeceğini, bu günü güzel olanın yarını bozulmayacağını.
3 - Olmaz ile yoka inanmaz : Olmazı olduracak, yoktan var edecek Allah olduğuna göre, olmazların olması, yokun var edilmesi için kula düşen sadece çalışmak, öğrenmek ve Allah'tan isteyerek hak etmektir.
4 - Sır tutmak, sırları açığa vurmamak.
5 - Alimlerle dost olup, dostlara danışmak.
6 - Fani dünyaya ait şeylerle öğünmemek, böbürlenmemek.
7 - Bela ve kötülüklere sabırlı, tahammüllü olmak.
8 - Hakkı korumak, hakka riayetle haksızlığı önlemek.
9 - içi-dışı, özü-sözü bir olmak.
10 - Kötü söz ve hareketlerden sakınmak.
11 - Emri altındakileri ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek.
12 - Hak için hakkı söylemek ve hakkı söylemekten korkmamak.
13 - Zenginlere, zenginliğinden dolayı itibardan kaçınmak.
14 - Fakirlerle dostluktan, oturup kalkmaktan şeref duymak.
15 - iyilerle dost olup, kötülerden uzak durmak.
16 - Hata ve kusurları daima kendi nefsinde aramak.
17 - Yapılan iyilik ve yardımı başa kakmamak.
18 - Ayıplar aramamak, yüze vurmamak. Ayıpları örtmek, gizlemek ve affetmek.
19 - Cömert, ikram ve kerem sahibi olmak.
20 - Gözü, gönlü ve kalbi tok olmak.
21 - Başkalarına lakap takmamak ve lakap ile çağırmamak.
22 - Cenk meydanında yenilgisine mazeret, galibiyetine övünç getirmez, karşısındakini aşağılamaz.
23 - Çalışmayı, öğrenmeyi ve sevmeyi dost; tembelliği, cehaleti ve kıskançlığı düşmandan sayar.
24 -Yaşlılara hürmette kusur etmemek.
25 - Geçmişinin analizi ile bu gününü, bu gününü güzellikler ve hayırlarla donatarak istikbalini kontrol etmek.
26 - Tarihini ve kültürünü bilmek, yaşatmak.
27 - Devletine ve milletine sadakat da samimi olmak.
28 - Kamu mallarını korumak.
29 - Aza kanaat, çoğa şükür ederek paylaşmak.
30 -Anayı, atayı saymak, sevmek.
resim gamze58'in isteğiyle silinmiştir....
SAYOKAN ADAPLARI
Yemek Adabı:
1 -Ağızda lokma varken konuşmamak.
2 - Sümkürmemek.
3 -Ağzı şapırdatmamak.
4 - Lokmanın küçük olması.
5 - Ekmeği ısırıp bırakmamak.
6 - Yemek dökmemek.
7 -Yemek sonrası şükretmek.
8 - Yemekten sonra elleri yıkamak ve silmek.
Oturma Adapları:
1 - Yerde oturuluyorsa sağ ayağı dikip, sol ayağın üzerine oturmak.(Rahatsızlıklar dışında)
2 - Büyüklerin önünde bacak bacak üstüne atmamak.
3 - Bacakları yayarak ve yayılarak oturmamak.
4 - Büyüklerin oturacakları yerlere oturmamak, kendi yerini bilmek.
5 - Toplum içine girerken mutlaka herkese selam vermek, kendisine ayrılan veya gösterilen yere veya kimseyi rahatsız etmeden oturabileceği müsait yere oturmak.
Konuşma Adapları :
1 - Konuşanın sözünü kesmemek.
2 - Biri konuşurken dinlemek, aynı anda başkaları ile konuşarak söz sahibini ve dinleyenleri rahatsız etmemek.
3 - Fikrini beyan ederken söz istemek.
4 - Sen-ben değil siz biz olarak hitap etmek.
5 - Konuşurken sağa-sola bakmamak.
6 - Konuşurken ağızdan bir şey sıçramamasına dikkat etmek.
7 - Bilmediği konularda susmak, konuşmuş olmak için konuşmamak.
|
|