![]() |
--->: BASKETBOL
Dişi Kara Kartal'dan buraya kadar 81-82
Beşiktaş Cola Turka Bayan Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Kupası 2. tur rövanş maçında İsrail'in Elitzur Ramla takımına 82-81 yenilerek, kupadan elendi. 17.1.2008 Salon: Beşiktaş Cola Turka Arena Hakemler: Dimitar Gologanov (Bulgaristan), Jasmina Tatiç (Sırbistan) Beşiktaş Cola Turka: Nilay x, Dilek xxx 16, Lovelace xxx 21, Zanze xxx 15, Hayden xxx 27, Nazlı x 2, Esra x, Şaziye x, Spiric x Elitzur Ramla: Selywn xxx 17, Baker xxx 16, Doron xxx 23, Johnson xxx 21, Abramzon x, Gourevitch xx 5, Elohim xx, Noy x 1. Periyot: 20-20 Devre: 41-46 (Elitzur Ramla lehine) 3. Periyot: 62-66 Siyah-beyazlı takım, karşılaşmanın ilk periyotunda başa başa bir oyun sergiledi ve 1. periyot 20-20 beraberlikle geçildi. İkinci periyotta üstünlüğü rakibine kaptıran Beşiktaş Cola Turka, ilk yarıyı 46-41 geride kapadı. Beşiktaş Cola Turka, ikinci yarıda oyunda tekrar dengeyi kurmasına rağmen, Elitzur Ramla, 3. çeyreği de 66-62 önde geçti. Son periyotu büyük mücadeleye sahne olan karşılaşmayı Beşiktaş Cola Turka 82-81 yitirdi. Rakibine deplasmandaki ilk maçta da 82-69 mağlup olan siyah-beyazlılar, bu sonuçla kupaya 2. turda veda etti. Botaş turladı FIBA Bayanlar Avrupa Kupası 2. tur rövanş maçında BOTAŞ Spor, deplasmanda Rusya’nın Dinamo Kursk takımına 74-64 yenilmesine karşın, ilk maçı 76-62 kazandığı için bir üst tura yükseldi. Maça iki takımda kontrollü başladı. 1. periyotta takımlar bir birine üstünlük kuramazken bu çeyrek 22-22 berabere geçildi. 2. çeyrekte daha etkili bir oyun sergileyen Türk ekibi, devreyi 42-34 önde tamamlamasını başardı. Çekişmeli geçen 3. periyotta ise 1 sayı farkla 56-55 üstünlük kurmasını başaran BOTAŞ Spor, maçı son setteki kötü oyunu nedeniyle 74-64 kaybetti. Adana’da geçen hafta yapılan ilk maçı BOTAŞ Spor, 14 sayı farkla 76-62 kazandığı için, 74-64 yenilmesine karşın sayı averajıyla kupada bir üst tura yükselen taraf oldu. |
--->: BASKETBOL
Yenilse de Aslan! 57-60
Galatasaray Bayan Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Kupası 2. tur rövanş maçında Fransa'nın Pays Aix Basket takımına 60-57 yenilmesine rağmen, sayı averajıyla tur atladı. 17.1.2008 Galatasaray Bayan Basketbol Takımı, FIBA Avrupa Kupası 2. tur rövanş maçında Fransa’nın Pays Aix Basket takımına 60-57 yenilmesine rağmen, deplasmandaki ilk maçı 65-52 kazandığı için, sayı averajıyla tur atladı. Sarı-kırmızılı ekip, böylece kupada son 16 takım arasına kaldı. Salon: Darüşşafaka Ayhan Şahenk Hakemler: Nikolaos Padimitriou (Yunanistan), Zlatin Karanikolov (Bulgaristan) Galatasaray: Işıl xxx 13, Esra xxx 8, Johnson xxx 11, Ujhelyi xxx 7, Young xxx 13, Şebnem x 2, Saynur x 1, Sariye x 2, Didem x Pays Aix Basket: Sharp xxx 9, Kresovic xx 7, Suez x 2, Sene xxx 10, Lacroix xxx 10, Cousseins x, Beuzelin xxx 14, Jekabsone xx 8 1. Periyot: 13-15 Devre: 27-30 (Pays Aix Basket lehine) 3. Periyot: 45-47 |
--->: BASKETBOL
Aydın Örs röportajı
Fenerbahçe'yi 100. yılında şampiyon yaptıktan sonra görevden ayrılmak zorunda kalan Aydın Örs ilk kez konuştu. 19.1.2008 'Tanjeviç'in ben görevdeyken transfer görüşmeleri yapmasına hiç kızmadım, profesyonel hayatta bunlar var. Ama ben yapar mıydım, kesinlikle hayır...' 'Bazı kırgınlıklarım da olmadı değil ama taraftarların, bana duyduğu içten sevgiyi gördükçe, Fenerbahçeli olmanın hazzını ayrılınca da yaşadım...' * Efes serisinin son maçının ardından "Biz bu ekiple Fenerbahçe'nin tarihine geçtik. Ancak şimdi hemen önümüze bakmamız, bu takımı Avrupa'da zirveye çıkarmamız lazım" açıklaması yaptınız. Bunun sonuna da bir paragraf açıp, sözleşmenizin bittiğini de söylediniz. Daha sonra ispatlandı ki, siz Play Off mücadelesi yaparken yeni bir coachla anlaşılmıştı. Bu sizin kulağınıza gelmemiş miydi, ya da hissetmemiş miydiniz? O basın toplantısında şampiyonlukların önemli olduğunu ancak Avrupa'da elde edilecek başarıların daha da önemli olduğunu ve bundan sonraki hedefin Avrupa'da şampiyonluklar olması gerektiğini söylemiştim. Çünkü ben Efes'te de, A Takım'da göreve başladığım zaman bu sloganla yola çıkmıştım. Avrupa'daki başarılar sizi insanların kalbine yerleştiriyor İkinci soruya gelince, açıkçası ben geriye dönük bu tür konularda konuşmak istemiyorum ama şu kadarını söyleyeyim. Böyle bir olayın gerçekleştirilmek istendiği hakkında benim kulağıma gelen söylentiler vardı. Ama tekrar söylüyorum, bu konularda geriye dönmek de istemiyorum. Çünkü ben Fenerbahçe'de üç yıl geçirdim ve basketbol hayatımın en renkli, en heyecanlı ve en güzel üç yılıydı diyebilirim. Camianın taraftarların, tabii ki başkanın bana olan desteği, hep birlikte şampiyonluğu kazanmamız, bana taraftarı olduğum kulübün 100. yılında, bu takımın başında olma fırsatının verilmesi, büyük bir şanstı, gurur verici bir olaydı. Bu nedenle ben çok mutlu ayrıldım, bazı kırgınlıklarım da olmadı değil ama özellikle camianın ve taraftarların ben ayrıldıktan sonra, bana duydukları çok içten, samimi sevgiyi gördükçe, yaşadıkça, Fenerbahçeli olmanın hazzını ayrıldıktan sonra da tattım diyebilirim. * Fenerbahçe taraftarı sizin ayrılma şeklinize belki de bundan sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir sevgi gösterisiyle tepki verdi, yürüyüşler yapıldı. Taraftarların bu davranışları hakkındaki düşüncelerinizi ve aranızdaki ilişkinin nasıl bu noktaya geldiğini anlatır mısınız? Başta da söyledim, Fenerbahçe taraftarının tepkisi benim hayatım boyunca unutamayacağım şeylerdi. Kolay kolay hiçbir antrenöre nasip olmayacak sevgi gösterileriydi bunlar. O yüzden ben çok mutlu ayrıldım diyorum. Bir antrenör için yürüyüş yapılmasının, bu tarz bir sevgiyle ödüllendirilmesinin altında sadece 100. yıl şampiyonluğunun olduğunu sanmıyorum. Fenerbahçe, çok seçici, bilinçli ve karşıdakini çok iyi tanıyan bir taraftar profiline sahip. Bunu da özellikle futbolda, kendi sahamızda oynadığımız maçlardaki yaptıklarıyla gösteriyorlar. Abdi İpekçi’de de gerek yarı finalde Galatasaray, gerekse finalde Efes serilerinde inanılmaz bilinçli bir seyirci vardı. Sahaya bir tane yabancı madde atılmadı, sadece takımlarını desteklediler. Bu kadar bilinçli seyirci, tabii ki Fenerbahçe’nin bünyesindeki insanları da takip ediyor. Yani nasıl insanlar olduklarını, neler yaptıklarını gözlemliyor. Burada karşılıklı konuşmalar, tanışmalar olmadı sonuçta ama bir empati kuruldu. Herkes birbirini çok iyi tanıdı. Onlar benim ne istediğimi iyi anladılar, ben de onlara her zaman iyi mesajlar gönderdim. Bu sevginin şampiyonlukla ilgisi yoktu. Sonuçta benim başında bulunduğum takım iki sene şampiyon olamadı ama taraftarlarla aramızdaki bağ aynı şekildeydi. * Fenerbahçe taraftarlarının en çok ziyaret ettiği internet sitesi 'antu.com' yılın antrenörü ödülünü size verdi. Ancak siz Şükrü Saracoğlu Stadı’ndaki ödül törenine gitmediniz. Bunun sebebi kırgınlık mıydı, sağduyu muydu? Kesinlikle hayır, kırgınlık olabilir mi... Sonuçta size çok anlamlı bir ödül vermiş o insanlar. Bu tamamen benim orada insanları rahatsız etmemek adına aldığım bir karardı. Orada olabilecek bir iki tezahürattı, şuydu, buydu... Bunlara gerek yok diye düşündüm. Belki bazı insanlar rahatsız olabilirdi. * Siz oyuncularınızın geçtiğimiz sezon final serisinde geldikleri noktaları düşündüğünüzde, takımın başında kalsaydınız, bu sezon hedef Final-Four olacak mıydı? Görevde kalsaydım tabii ki hedefim, geçen sezon başında yaşadığımız yeni takım olmanın getirdiği sıkıntıları bu sezon yaşamayacağımızı da göz önüne alarak çok daha iyi yerlere gelmekti. Bunun için de birkaç kaliteli takviye yapmayı düşünüyorduk. * Hem bir Fenerbahçe taraftarı, hem de geçen sezon bu takımın hocası olarak, bu yılki takımı nasıl buluyorsunuz, rollerin tam oturmadığı eleştirisine katılıyor musunuz? Benim bu sezonki kadro hakkında yorum yapmam çok doğru olmaz. Ancak şunu söylebilirim, bu takımın başarısı beni gururlandırır. Çünkü bu oyuncuların bir takım haline gelmesinde katkım olduğunu düşünüyorum ve başarıları göğsümü kabartır. Ayrıca ben Fenerbahçeliyim, galibiyetlere çok sevinirim. * Taraftarların bir bölümünün size yapılanlar karşısında maçlara gitmediği konuşuluyor. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? Bu taraftarın kendi iradesidir. Ancak şu var. Sonuçta isimler gelip geçicidir. Taraftarın Fenerbahçe için o salona gitmesi gerekiyor. Bu bir bayrak yarışı. Benden önce de burada isimlerini saygıyla andığım birçok kişi çalıştı, benden sonra da bu devam edecek. * Peki bu konu hakkındaki son sorum... Kişilere kırgınlığınız var mı? Mesela resmi sitenin size teşekkür yazısını bile iki gün sonra yayınlaması, hep yanınızda görünen insanların, bir anda sizi yalnız bırakması... Bunlar hiç içinizi acıtmadı mı? Ben bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Susma hakkımı kullanıyorum. * Federasyon Başkanlığı için bazı çevrelerde adınızın geçtiğini biliyoruz. Size böyle bir teklif geldi mi? Geldiyse ya da gelirse cevabınız ne olur? Bunu sorduğun için teşekkür ediyorum ve net olarak söylüyorum. Böyle bir teklif geldi çeşitli kesimlerden ama ben kesinlikle böyle bir şey düşünmüyorum. Ben basketbolun teknik kesiminde kalmayı planlıyorum, bunu istiyorum. Herkesin de bunu artık çok iyi bilmsini istiyorum, Federasyon Başkanlığı gibi bir düşüncem yok ve olmayacak. Kabul etmedim, çünkü... Bana teklif edilen görevi kabul etmememin iki nedeni var. Birincisi sezon bitmeden gelişen olayların şekli, ikincisi de antrenörlükten yönetime geçişi istemememdi * Başkan Aziz Yıldırım Tanjeviç'in imza töreninde "Aydın Hoca şimdi gelse yine basketbol şubesini ona teslim ederim" dedi. Size teklif edilen görevi neden kabul etmediniz? Başkana ayrı bir paragraf açmak lazım. Başkanımız bana göreve geldiğim ilk günden, son güne kadar büyük bir destek verdi. Bunu hiçbir zaman unutamam. Tabii profesyonel hayatta da takdir hakları her zaman değişik kullanılabilmiştir. Bunu da saygıyla karşılamak gerekir. Yine de Başkan beni kulüpte tutabilmek için değişik bir görev teklif etti. O görevde farklı bir sorumluluk isteyen, erkek ve bayanları da içine alan, bütün basketbol şubesini kapsayan bir görevdi. Ama sezon bitmeden gelişen olayların şekli ve benim antrenörlükten yönetim tarzına geçişi düşünmemem böyle bir karar vermeme neden oldu. Çünkü bana teklif edilen teknik danışmanlık değildi, o görev CEO'luk, ya da genel müdürlük, nasıl tanımlanırsa işin yöneticilik kısmını kapsıyordu. Bu ve çeşitli nedenler görevi kabul etmememin nedeniydi. * Çeşitli nedenler derken Tanjeviç'in göreve getirilmesi bu nedenlerden birisi miydi? Çünkü bir yanda CEO'luk teklifi var, yani tam yetki ama diğer yanda da coach daha önce belirlenmiş. Bu çelişki de kararınızı etkiledi mi? Evet aslında bu çelişki de var ama belki burada esnek olabilirdim. Başlıca neden, teklif edilen görevin benim alışık olmadığım, antrenörlükten çok farklı bir yapı ve sorumluluk isteyen görev olmasıydı. 'Bazı anlarda duygusal oluyoruz' * Tanjeviç siz görevdeyken transferler görüşmeleri yaptı. Bu davranışlar sizi kırdı mı? İnanın en ufak bir kırgınlığım yok. Profesyonel hayatta da bunlara alışmak lazım. Biz bazen biraz fazla duygusal davranıyoruz. Ona öyle bir teklif gelmiştir, o da kabul etmiştir. * Peki o zaman şöyle sorayım, siz aynı şeyi yapar mıydınız? Ben yapar mıyım, yapmam! Sezon öncesinde Galatasaray'dan bana böyle bir teklif geldi ben de nezaketle geri çevirdim. Gerek Fenerbahçeli Aydın Örs olarak, gerek de takımın başında çok saygın ve değerli bir antrenör olduğu için kabul edemeyeceğimi söyledim. Sonuçta bu Murat Özyer değil, başkası olsa da değişmezdi. Benim anlayışım böyle. Mrsiç mükemmel bir insan* Damir Mrsiç, Fenerbahçe'ye geliş sebebini "Aydın Örs'le çalışma isteği" olarak açıklamıştı. Bir oyuncunun bu şekilde konuşması nasıl bir duygu ve siz Mrsiç hakkında ne düşünüyorsunuz? Öyle konuşması beni çok mutlu etti. Çünkü Mrsiç benim tanıdığım en iyi sporculardan ve en iyi insanlardan birisi. Hayatım boyunca bende iz bırakan on sporcu varsa bir tanesi de Mrsiç'tir. Zaten bu kadar iyi sporcu olmasa günümüz basketbolunda bu yaşta bu kadar aktif oynaması çok zor olurdu. Ama öyle iyi çalışıyor ki, onun yaptığı ağırlık çalışmalarını anlatamam size... Bir de Fenerbahçe'nin takım kaptanı oldu, mutluydu ve o mutluluk oyun içindeki performansını da çok artırıyordu. Röportaj: Ümit Avcı Kaynak:Fanatik Gazetesi |
--->: BASKETBOL
Efes coştu, Fener durdu
Euroleague'deki temsilcilerimizden Efes Pilsen, TOP 16'yı garantiledi. Fenerbahçe Ülker ise ilk dört sırada yer alma fırsatırı kullanamadı. 19.1.2008 Euroleague’deki temsilcilerimizden Efes Pilsen, sahasında lider Lietuvos’u 90-84 yenerek TOP 16’yı garantiledi. Grubu’nda 4. sırada bulunan Efes’in sıralamadaki durumunu, Malaga ve Aris maçları belirleyecek. Fenerbahçe Ülker ise Brose deplasmanında, grup sonuncusuna 81-73 yenilerek ilk dört sırada yer alma fırsatırı kullanamadı. Kanarya TOP 16 şansını da kalan iki maça bıraktı. |
--->: BASKETBOL
Karşıyaka-Beşiktaş
Beko Basketbol Ligi'nde Pınar Karşıyaka ile Beşiktaş saat 16.00'da İzmir'de karşılaşacak. 19.1.2008 Beko Basketbol Ligi'nde 17. hafta bugün başlayacak. Zirve yarışı veren ekipler Pınar Karşıyaka ile Beşiktaş saat 16.00'da İzmir'de karşılaşacak. Günün programı: 14.00 Telekom-Selçuk (Atatürk), 15.00 Antalya-Galatasaray (Atatürk), 15.00 Mersin-Casa TED (Edip Buran), 16.00 Pınar KSK-Beşiktaş (Karşıyaka), 17.00 Kepez- Banvit (Dilek Sabancı). |
--->: BASKETBOL
Utah'ın serisi bitti
Mehmet Okur'un takımı Utah Jazz, 4 maçlık galibiyet serisinin ardından Denver'a takıldı. 19.1.2008 Mehmet Okur’un takımı Utah Jazz, 4 maçlık galibiyet serisinin ardından Denver’a takıldı. Utah deplasmandaki karşılaşmadan 120-109’luk yenilgiyle ayrılırken, milli basketbolcumuz 16 sayı, 6 ribaund, 2 asistle oynadı. NBA normal sezon heyecanında dün iki maç daha vardı: Antonio-Cleveland: 88-90, Lakers-Phoneix: 98-106. |
-->: BASKETBOL
Hido'nun derdi belli oldu
NBA kariyerinin en iyi sezonunu geçiren ancak son günlerde performansında düşüş yaşayan milli yıldızımız Hidayet Türkoğlu geçirdiği gribal enfeksiyondan dolayı son 4-5 gündür kendisini iyi hissetmediğini belirtti. Maçlarda vücudundaki kırgınlıktan dolayı istediği performansı veremeyen Türkoğlu, takım doktorunun verdiği antibiyotiklere bir kac gün daha devam edecek. Hidayet'in takım antremanına katılıp katılmayacağı idman günü belli olacak. Hido, bugün kendini daha iyi hissettiğini ve en kısa zamanda 100’de 100 performansına ulaşacağını belirtti. Gripten dolayı gösterdiği kötü performanstan memnun olmayan Hidayet Türkoğlu bir an önce eski performansına dönmek icin sabırsızlandığını söyledi. |
-->: BASKETBOL
Heat'te durmak yok!
Evinde Portland Blazers'ı konuk eden Miami Heat, mücadeleden 98-91 yenik ayrılarak, üst üste 12. mağlubiyetini elde etti. Dwyane Wade, karşılaşmayı 37 sayı ile tamamlamasına rağmen, Heat karşılaşmadan galip ayrılamazken, tarihindeki en uzun 3. mağlubiyet serisine ulaşmış oldu. Son çeyreğe 7 sayı önde giren Heat, karşılaşmayı 24 sayı ile tamamlayan Brandon Roy'u durduramamasının ardından karşılaşmadan 7 sayı farkla yenik ayrıldı. Son çeyrekte Roy'un çıkışının olduğu gibi, Heat'te ise Wade'in düşüşü vardı. 3. çeyreğin sonunda 17'si üst üste olmak üzere 32 sayı kaydedebilen Wade, son çeyrekte sadece 2 sayı kaydedebildi. En son 22 Aralık'ta galibiyete ulaşan Heat'te mücadele eden ve sakatlığından dolayı oynayamadığı 8 karşılaşmanın ardından 2. maçına çıkan Shaquille O'Neal, 20 sayı ve 11 ribaundla mücadeleyi tamamladı. Ricky Davis, 14 sayı kaydederken, 6 ribaund ve 2 asistle karşılaşmayı tamamladı. Portland'ta ise, Travis Outlaw, 18 sayı ve 8 ribaund, LaMarcus Aldridge 17 sayı ve 7 ribaundla tamamladı. 1988-89 sezonunda ilk kez NBA'de yerini alan Heat, devre arasında taraftarlarıyla 20. yılını kutladı. |
-->: BASKETBOL
Allen&Pierce Celtics'i uçurdu
NBA'de sezonun en yüksek galibiyet yüzdesine sahip takımı olan Boston Celtics, Washington Wizards karşısındaki iki maçlık yenilgi serisinin ardından önce Portland Trail Blazers ardından da dün gece Philadelphia 76'ers'ı devirerek toparlanma sinyalleri verdi. Evinde konuk ettiği Sixers'ı 116-89 ile geçen Celtics'te Ray Allen ve Paul Pierce galibiyeti getiren isimler oldular. Blazers maçında 35 sayı kaydederek sahanın en skorer ismi olan Allen dün gece de 23 sayı, 6 asist, 4 top çalma ile sahanın en skorer oyuncusu oldu. Celtics kaptanı Paul Pierce ise 22 sayı (SA: 5/5, 2S: 4/6, 3S: 3/3) ile galibiyetin bir diğer mimarı oldu. Konuk ekipte ise Andre Iguodala 17 sayı, 5 ribaunt, 6 asist, 4 top çalmalık performansıyla dikkat çekti. NBA'de dün gece oynanan diğer maçlarda şu sonuçlar alındı; New York 98 Washington 111 Portland 98 Miami 91 Atlanta 78 Toronto 89 Charlotte 84 New Orleans 112 Seattle 100 Memphis 124 Sacramento 100 Detroit 93 Minnesota 95 Phoenix 115 LA Clippers 88 Utah 106 Golden State 119 Chicago 111 |
-->: BASKETBOL
Pistons şaşırttı!
NBA'de Doğu Konferansında liderlik hesapları yapan Detroit Pistons dün gece evinde Sacramento Kings'i ağırladı. Ron Artest ve arkadaşları salondan 100-93 galip ayrılarak Auburn Palace'daki üç maçlık yenilgi serilerini sonlandırdı. Kings özellikle ikinci çeyrekteki 35-19'luk skorla maçı dengede götürmeyi başardı. Konuk ekip, kenardan gelen üç yıldızının yanısıra Brad Miller'ın etkili oyunuyla galibiyete ulaşmayı başardı. Kevin Martin (24 sayı, 7 ribaunt), 2004 yılında Indiana Pacers formasıyla bu salonda taraftarlarla kavga ettiği için uzun süre potalardan uzak kalmak zorunda kalan Ron Artest 18 sayıyla galibiyetin mimarları oldular. Sakatlığı nedeniyle sezon başından bu yana forma giyemeyen Mike Bibby ise bu sezon ilk defa Pistons maçında süre aldı ve 29:50 dakikada 16 sayı, 5 ribaunt, 4 asist ile galibiyeti getiren isimler arasında yer aldı. Maça ilk beşte başlayan Brad Miller 17 sayı, 9 ribaunt, 5 asist ile çok yönlü oyunundan örnekler sergiledi. Pistons'ta ise Chauncey Billups 28 sayı, 8 ribaunt, 10 asistlik performansıyla triple double yapmaya yaklaşırken Rip Hamilton 24 sayı, 5 asist ile oynadı. |
| WEZ Format +2. Şuan Saat: 15:27. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2005