![]() |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
Mektup selam söyle benden sılaya
Mektup selam söyle benden sılaya Mektup selam söyle benden selam söyle sılaya ooy öyle benim için de eller ağlasın oooy oooy Da yıkılası dağlar oy oooy oy Gözü yaşlı düştüm gurbet illere Gözü yaşlı düştüm gurbet illere ooooy Uzaktır aramızda yollar ağlasın ooooy ooooy Da yıkılası gurbet oooy oy oy Eledim buğdayı seçtim daneyi Eledim buğdayı da seçtim daneyi ooooy Bu gönül de sevdi o bir daneyi ooooy Da yıkılası dağlar oy ooooy oy Eğer gurbet ile gider dönmezsem Eğer gurbet ile gider dönmezsem ooooy Bana saydırırlar yedi seneyi ooooy Da zalım eller oy ooooy oy |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
Katip Arzuhalim
Kul Olayım Kalem Tutan Ellere, Kâtip Arzuhalim Yaz Yare Böyle. Sekerler Ezeyim Şirin Dillere, Kâtip Arzuhalim Yaz Yare Böyle. Güzelim Ey Güzelim Ey Güzelim Ey Ey. Sivas Ellerinde Sazım Çalınır, Çamlı Beller Bölük Bölük Bölünür. Yardan Ayrılmışam Bağrım Delinir, Kâtip Arzuhalim Yaz Yare Böyle. Güzelim Ey Güzelim Ey Güzelim Ey Ey. Pir Sultan Abdal’ım Ey Hızır Paşa, Gör Ki Neler Gelir Sağ Olan Basa. Beni Hasret Koydun Kavim Kardaşa, Kâtip Arzuhalim Yaz Yare Böyle. Güzelim Ey Güzelim Ey Güzelim Ey Ey. |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
ARZUM TÜRKÜSÜ hikayesi...
Birinci Dünya savaşının tüm Dünya Milletlerini etkilediği gibi bizi de büyük ölçüde etkilediği muhakkaktır. Ekonomik alanda hemen hiç bir varlığa sahip olmayan halk geçim derdine düşmüş, büyük bir arayış içine girmiştir. Türkümüzün kahramanı Arzu’nun babası çok nüfuslu bir aileye sahip yoksul ama tuttuğunu koparan bir delikanlı... Evlenir, mutludurlar, aza kanaat ederler. İlerleyen zamanda bir de kızları olur. İsmini Arzu koyarlar. Arzu eve neşe getirmiştir. Beyaz tenli güzel bir kız olduğu için (Ak) ağ kız diye severler. Aile iki iken üç oldu, geçim zorlaşır İlçedeki kış şartlarının çetin geçmesi sebebiyle eli iş tutan delikanlılar kışları ılıman geçin Adana, Mersin gibi her an iş bulunabilen memleketlere amele olarak gider Bahar aylarında tekrar Şarkışla’ya dönerler, işlerine bakarlarmış. Yine gençler Adana’ya giderken Arzu’nun babası da eşine! Dengimi hazırla herkesle ben de gideyim, hiç olmazsa evimizin geçimini temin edeyim der. Yola çıkarlar, varırlar Adana’ya kısa süre içerisinde portakal bahçelerinin birinde iş bulurlar ve çalışmaya başlarlar. Zamanla çevreyi tanıyan Arzu’nun babasının gözü açılır, bahçe sahibinin kızına abayı yakar. Zamanını yeni aşkıyla geçirmekte olan gencin sıladaki eşi yoksulluk içerisinde geçimini komşuların yardımı ile sağlamaya çalışır çünkü o tarihlerde herkesin durumu aynıdır. Konu komşu da yüksünmeye başlar. “Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz” diye bir atasözü vardır. Bu atasözü kadının durumunu gözler önüne sermektedir. Mevsim bahar olmuştur gurbetçilerin dönme vakti gelmiştir. Arkadaşlarının tüm ısrarlarına rağmen Arzu’nun babası dönmez ve Adana’da kalır. Yurtlarına dönen gençlerin hasretleri biter işlerine bakarlar. Arzu’nun annesi büyük umutlarla eşini birkaç gün daha bekler. Çünkü hem hasreti sona erecek hem de hiç haber göndermediğini, arayıp sormadığını, üç beş kuruş para göndermediğinin, çektiği perişanlığın hesabını soracaktır. Gelenlerin arkası kesilmesine rağmen eşi hala dönmemiştir. Birlikte giden arkadaşlarından sormaya karar verir. Bu kişiler sanki suçluluk duyarcasına kadından kaçarlar. Fakat en sonunda bir genç kadının haline dayanamaz ve olanları tek tek anlatır. Çok zor durumda olan kadıncağızın dünyası yıkılır. Ağ kızını bağrına basarak şöyle der: [U][COLOR="Red"]Sözleri :[/COLOR][/U] [B][COLOR="Black"]Arzu’m guççük gucağımda uyudu Kim verecek ağ kızıma oğüdü Gonunun gomşunun goğünü böyüdü Biyol gelip hallarımı sormadın. Düşüngüdür genç ömrümün yıkımı Azap duramam ki alam hakımı Dedi kodulardan duttum yukumü Biyol gelip hallarımı sormadın. Çık yoharı hayırsız, yurt görünsün Bize eden dizin dizin sürünsün Dilerim Allah’ tan gulmesin yüzün Biyol gelip hallarımı sormadın. [/COLOR][/B] |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
Ah Edip Çırpınan Bülbüle Döndüm
Ah edip çırpınan bülbüle döndüm Biçare dolaşır güle varamam Aramaktan bitkin düştüm yorgunum Kendime gelip de dosta varamam Bilen var mı acep aşkın bağını Beyhude geçirdim gençlik çağını Aşrmaya uğraştım karlı dağını Susuz bir çöldeyim göle varamam Sefil Selimi'yim can üze üze Sarpları geçtim de ulaştım düze Avcıyım basarım izlerden ize Hasbahçeye giden yola varamam Sefil Selimi Şarkışla |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
[B]Ala Gözlü Benli Dilber
Ala gözlü benli dilber Bir gün gelsen bize doğru Seni sevdim can u dilden Çekme kendini naza doğru Ne pervam var ne de perdem Sanma beni hali bir dem Söyler seni teller her dem Kulak versen saza doğru Aşığa zülfükar isen Gülşende güle zar isen Hakikatli bir yar isen Ben geleyim size doğru Gönülleri bir edelim Gayrileri biz nidelim İkimiz de bir gidelim Yürüyelim ize doğru Bir gün için feryadı zar Bülbül eder her dem seher Aç sinemi gel gör ne var Arttı derdim yüze doğru Kafi derdim bin dert katma Veysel'i yabana atma Kerem eyle çok uzatma Kavuşalım yaza doğru Aşık Veysel Şarkışla _____________________________________________ Aman Nazelim Nazelim Aman nazelim nazelim Nazelim dünya güzelim Malamayı doldururken Elinde galmış gözerin Amanın böyle olur mu Gardaş bacıyı vurur mu Güz gününün tamaşası Bu zaman gelin olur mu Eğri bağlardı başını Mıstantik açmış döşünü Gafil ölüm aldı deyi İncitmemiş gardaşını Aman n'orek aman norek Tabancayı yola vurak Ben gizimi gelin ettim Kendi yakın yolu ırak Aman nurettin nurettin Giz keziban sen m'ogrettin Gavurunan harp mediyor Gara ciğeri doğrattın Sabahınan gaydım yükü Nazelim de olmuş türkü Muradını alsın deyi Kurutmuşlar altın börkü Medine Köseoğlu Şarkışla Sivas, Şarkışla, Kaleköy'e aittir. 22 Ekim 1991 tarihinde İhsan Öztürk tarafından derlenmiştir. __________________________________________ Aşağıdan Acı Poyraz Acılar Aşağıdan acı poyraz acılar Yukarıdan kuru çamlar gıcılar Suya giden mor belikli bacılar Aranızda nazlı yarim var m’ola Su değilim arktan arka akılam Gül değilim pazarlarda satılam Mevlam ölüm vermez ölem kurtulam Bülbül güle hasret ben de yarime Aşağıdan gelir eli boş değil Söylerim söylemez gönül hoş değil O kız nişanlı mı başı boş değil Bülbül güle hasret ben de yarime Medine Köseoğlu Şarkışla[/B] |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
[B]Bekar Gezelim
Yaylı geliyor yaylı Bizi de alsa bari Ayşe saraya çıkmış Doğru söylese bari Haydi güzelim Şeker ezelim Bu sene de bekar gezelim Girdim mapushaneye Ahbaplarım çok imiş Ayşe kızın yanında Haysiyetim yok imiş Haydi güzelim Şeker ezelim Bu sene de bekar gezelim Kani Yılmaz Karakoç Şarkışla ______________________________ _____________________________ Bekar Gezelim -Orj- Şu derenin oylumu Eğri koydun boynumu Ben bu dertten ölürsem Yarim koysun suyumu Aman güzelim şeker ezelim Bu sene de bekar gezelim On bir ay da böyle gezelim Damlarda yata yata Sızı girdi belime Bu nasıl sevda imiş Kurban olam ölüme Aman güzelim şeker ezelim Bu sene de bekar gezelim On bir ay da böyle gezelim Şu derenin engini Bulamadım dengimi Ben bu dertten ölmedim Yarim yıktı bendimi Aman güzelim şeker ezelim Bu sene de bekar gezelim On bir ay da böyle gezelim Kani Yılmaz Karakoç Şarkışla[/B] |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
[B]Bu Sene Mevlam Çok Verdi Kışı
Bu sene Mevlam çok verdi kışı Dümdüz oldu dere tepe taş başı Kamyonun içinde on altı kişi Hacılar yoluna düştü otobüs İşte kaldık Hacılar'ın yolunda Bir hüner yok şoförlerin elinde Bin dokuz yüz kırk dokuz yılında Adın bir tarihe geçti otobüs Gitmiyor boşuna kamyon yüz tuttu Çalışmıyor her aletler buz tuttu Arkadaşlar indi hepte söz tuttu Ayazı yedikçe şişti otobüs Kimi kazma aldı, kimi küreği Kimisinin güp güp atar yüreği Şoför Mehmet efendinin durağı Ufak belli benzer astı otobüs On dört kürekçiyi soğuk yıldırdı Onlar ayıkladı tipi doldurdu Bu yıl kıştan pek çokları çıldırdı Senin yiğitliğin geçti otobüs Geriki otobüs ileri geçti Bizim makineye bir çığır açtı Otobüs canlandı hem köy yanaştı Gayri yiğitleşti uçtu otobüs Motor çalışmıyor teker dönmüyor Şoför yalvarıyor kimse inmiyor İleri gitmiyor geri dönmüyor Kışa güç yetmiyor şaştı otobüs Talibi gurbete düşmüş neylesin Bin derdi var hangisini söylesin Allah bunaltmasın yardım eylesin Hamdolsun tehlike geçti otobüs Hacılardan çıktım ikindi vakti Acep bizim kısmet nereye kalktı Hisarcık bağları burnuma koktu Görünmüyor yeşilleri alları Hisarcığı gördüm bir dere boyu Bağları şerefli şirindir köyü Abu hayat gibi akıyor suyu Bahçelerde açılıyor gülleri Nereden gelmedir bu köyün aslı Gençleri medeni akıllı uslu Manzarası güzel her taraf süslü Çayır çimen dereleri yolları Hisarcık'ta Hacılar'ın denginde Kıranardı yüksek Talas enginde Durma çalış şimdi rağbet zenginde Sorulmuyor fukaranın halleri Nasip kalktı geldim Kıranardı'na Seyran ettim yaylasına yurduna Oturmuşlar bir tepenin sırtına Çoktur dere tepe cılga yolları Kıranırdı Hisarcığın yanında Bereket var nimetinde namında Geze geze bura geldim sonunda Gürlüyor şöhretleri şanları Eğer yolcu isen buradan kalkın Endüllük köyüne bir isim takın Uzak değil bir birine pek yakın Hep karışık davaları malları Reşadiye soğan sarmısak diker Ağcakaya rençber çok tohum eker Bunların arası on dakka çeker Gayet dardır arazisi çölleri Bazı köyler var ki ocak yakmıyor Zenginleri fukaraya bakmıyor Evvel bahar geçti karlar kalkmıyor Bu yıl perişan milletin halleri Mevlam kullarını böyle mi sever Ne sırtımız kızar ne de gün çavar Bu yıl kıştan kırıldı çok mal davar Allah büyük kayırmaz mı kulları Talibi geziyor nereden nereye Derdimi yazıyor ağdan karaya Yolum uğramadı Zincirdere'ye Ondan öte görmek olmaz kelleri Aşık Talibi Şarkışla[/B] |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
[B]Emine (Biz Sana Ne Yaptık)
Biz sana ne yaptık keklik Emine Bize zehir oldun ele bal oldun Bahçemizde bittin keklik Emine Bize diken oldun ele gül oldun Sürüden ayrılmaz cins olan davar Sütü temiz olan aslını sever Kendi tabisine varmağa ever Bizi koydun rakiplere mal oldun Bizde deli oldun ellere uslu Ben bir Kerem oldum sense bir Aslı Yüzlerim gülmüyor yaslıyım yaslı Bize kara oldun ele al oldun Güzelliğin meşhur sanki güneşsin Cemalini gören gözler kamaşsın Mikroplar elinde türlü kumaşsın Ele ipek oldun bize çul oldun Talib' Coşkun kaderine küsüyor Emine'den umudunu kesiyor Acı poyraz gibi deli esiyor Ele dalda oldun bize yel oldun Aşık Talibi Şarkışla _____________________________________________ Gel Ha Gönül Havalanma Gel ha gönül havalanma Engin ol gönül engin ol Dünya malına güvenme Engin ol gönül engin ol Şu dünyanın hali böyle Yalan yahşi geçer şöyle Söyledikçe engin söyle Engin ol gönül engin ol Göğde uçan huma kuşu Bilmeyenler atar taşı Enginlik gönülün işi Engin ol gönül engin ol Teslim Abdal sözüm haktır Sözümün yalanı yoktur Engin söyle büyüklüktür Engin ol gönül engin ol İzzet Savaş Şarkışla __________________________________________________[/B] |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
Şarkışla nın en iyi bilinen ve meşhur türkülerinden;
[B] Haydarlı[/B] [B][COLOR="Red"]Bende Haydarlı'dan belli gelirim Gül olur da gapınıza galırım Üç günden sonra da gelin olurum Akan sular gel aleni aleni yar Coşkun sular gel dolanı dolanı yar Gümüş güğümlere gaynadım coştum Kendi yağım ile gavruldum piştim Gadirim gıymetim bilmeze düştüm Akan sular gel aleni aleni yar Coşkun sular gel dolanı dolanı yar Ağacın çürüğü özünden olur Yiğidin iyisi sözünden olur Yar için ağlayan gözünden olur Akan sular gel aleni aleni yar Coşkun sular gel dolanı dolanı yar Süpürge devşirir gelir ırmaktan Yüzükler görünür gargı parmaktan Öldüm bittim şu yiğidi sarmaktan Akan sular gel aleni aleni yar Coşkun sular gel dolanı dolanı yar Cami duvarının goru ben olsam Oğlan çiçek olsa alı ben olsam Şu yiğidin nazlı yari ben olsam Akan sular gel aleni aleni yar Coşkun sular gel dolanı dolanı yar[/COLOR] Nurşen Sarıca Şarkışla[/B] |
--->: SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
ArKdaşLar Bende Yazma Yerine DinLetiyim Bari Size ZaraLı Halil SöyLer İncik Halil :)
1-) [url]http://www.youtube.com/watch?v=wexQPzyImmA[/url] 2-) [url]http://www.youtube.com/watch?v=VpqS-pRF0bk[/url] 3_) [url]http://www.youtube.com/watch?v=wexQPzyImmA[/url] |
| WEZ Format +2. Şuan Saat: 23:14. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2005