![]() |
ZARALI HALİL SÖYLER (İNCE HALİL) (1906-1964)
[COLOR=DarkRed][FONT=Georgia]ZARALI HALİL SÖYLER (İNCE HALİL)
(1906-1964) Türk Halk Müziğinin güçlü seslerinden biri olan Zaralı Halil, 1906 yılında Sivas'ın Zara ilçesinde doğdu. Asıl adı Halil Çataltepe'dir. Ancak zamanın kaymakamının ısrarı üzerine Çataltepe olan soyadını "SÖYLER" e çevirmiştir. Zaralı Halil, ailenin 3. Çocuğudur. Kendisinden büyük iki ablası vardır. Halil doğunca erkek evlatlarının olduğu düşüncesiyle ailesi çok sevinmiştir. Zaralı Halil zayıf bünyeli bir çocuktu, çabuk hastalanan, nazik bir ünyesi vardı. Annesi Gülsüm Hanım onun sağlıklı olması için her türlü çabayı harcıyor, "inşallah bu incik ölmez" diye dua ediyordu. Öksüz kalan Halil, bir daha rahat yüzü görmez. Babası Halil İbrahim de kayalardan balyozla taş kırmaya çalışırken taş yığınlarının altında kalarak sakatlanır. İki yıl tedavi görürse de sonunda o da hayata gözlerini yumar. Annesiz ve babasız kalan Halil, Sivas Yetiştirme Yurduna yerleştirilir. Halil yurda yerleşmekle yepyeni bir hayata başlar. Dayanışmayı, paylaşmayı, grupla bir arada yaşamayı öğrenir. Dört yıl kaldığı yurtta saz çalmayı öğrenir. Sanatçı kişiliği ortaya çıkar. Zara'ya geldiğinde Zaralılar onu yalnız bırakmazlar, hemşehrilerine kucak açarlar, bağırlarına basarlar. Saz çalmayı gittikçe geliştiren Halil, sesinin de güzelliği ile sıra gecelerinin, düğünlerin, eğlence merkezlerinin aranılan insanı olur. Annesi ona hep "incik" derdi. Bu incik halk arasında, kişiliğine de uygun olarak "ince"ye dönüştü. Artık adı Sivas'ta "İnce Halil" olmuştu. Herkes ondan "İnce Halil" diye bahsediyordu. İl dışında ise adı Zaralı Halil'di. O yıllarda herkes doğru yer ile anılırdı. Diyarbakırlı Celal, Malatyalı Fahri, Divrikli Nuri Üstünses gibi... Sırtı kamburdu Halil'in. Hatta o sıralar Sivas'ta Halil'in sesinden güzelliği ve gürlüğü sırtındaki kamburundan geliyor derlerdi. Halil şöhretini pekiştirmek üzereyken bu sefer de askere alınır. Askerde de kendisini gösterir. Orada düzenlenen her eğlenceye salit olarak çıkar. Ama Halil hastadır. İçkiye düşkünlüğü vücudunu iyice yıpratmıştır. Gördüğü tedaviler onu iyileştirmez. Hastalık raporu alarak memleketi Zara'ya döner. Askerliğini de zar zor raporla, izinli bitirir. Önce Suşehri, Sivas, Erzurum gibi yerlerde kendini göstermeye başlar. Gittiği her yerde büyük ilgi görür, sesi çok beğenilir. Artık büyük şehirlere açılma zamanının geldiğini düşünür. Kendisini çok seven ve beğenen manifaturacı Şükrü Efendi onun elinden tutup İstanbul'a götürür. Bir p lak şirketiyle anlaşır. Plak şirketi plak doldurduktan sonra vaat ettiği parayı vermez, mahkemelik olurlar. Ancak Halil'in doldurduğu plak büyük ilgi görür, Plakları yok satar. Şöhreti tüm ülkeye yayılır. Artık Halil plakçıların değil, plakçılar onun peşindedir. Eğlence dünyası onu Diyarbakırlı Celal ile Erzincanlı Şeref'le birlikte anmaya başlarlar. O günkü sanat dünyasının önde gelen isimlerinden Zehra Bilir, Muzaffer Akgün, Nurettin Dadaloğlu gibi dev sanatçılar Zaralı Halil'i grupları içine alıp yurt turnesine çıkarlar. Şöhreti arttıkça Zaralı Halil'in içkiye düşkünlüğü de artar. Evini, ailesini, çocuklarını aramaz olur. Yedi yıl memleketine uğramaz. Ailesi ona hasret kalır. Sağlığı iyice bozulan Halil, sonunda yalnızlığa ve bekarlığa dayanamaz, memleketine döner. Ama hastalığı ilerlemiştir. Hiçbir tedavi onu iyileştirmez. Sonunda 15.01.1964 tarihinde Zara''a hayata gözlerini kapar. Zaralı Halil'in yoğun bir duygu dünyası vardır. Merttir. Dostluklara büyük önem verir. Başkalarının sevinç ve acılarını paylaşmasını bilir. Zaralı Halil, hem o devrin büyük sanatçılarından ilham almış, hem de Sivas'lı sanatçılardan Hafız Halid Efendi, Feryadi, Hafiz Hakkı Bey, Divrikli Nuri Üstünses'le meşk ederek onlardan etkilenmiştir. Plaklarını okurken de kendisine o devrin en ünlü sanatçıları eşlik etmiştir. Zaralı Halil'in TRT repertuarlarında sekiz türküsü bulunmaktadır. Bu türkülerin hepsi de merhum Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiş ve notaya alınmıştır. Ancak sanatçının bir çok türküsü de başka isimlerde başka yörelere mal edilmiştir. "Bu gün de günlerden cumadır Cuma" türküsü Binali Selman kaynak gösterilerek Bayrut yöresine, " Ey hamame bu hamama güzellerden kim gelir" isimli türküsü, Aşık Davut suları kaynak gösterilerek Erzincan yöresine mal edilmiştir. "Göç göç oldu göçler yola dizildi" türküsü ise Kükerrem Kemertaş kaynak gösterilerek Erzurum'a mal edilmiştir. KARLI DAĞLAR KARANLIĞIN BASTI MI? Karlı dağlar karanlığın bastı mı? Kahpe felek ayrılığın vakti mi? Karlı dağlar ne olur ne olur Asker ağam gelse yaralarım ey olur. Bir bulut kaynıyor Sivas elinde Ucu telli mektup geldi yarimden Karlı dağlar ne olur ne olur Asker ağam gelse yaralarım ey olur Allah şu askere ömürler vere Tezkeresin alıp geriye döne Karlı dağlar ne olur ne olur Asker ağam gelse yaralarım ey olur Kaynak:[url]http://www.sivas.gov.tr/ozanlar/25_zaralihalilsoler.htm[/url][/FONT][/COLOR] |
sivasımızn yetiştirdiği en önemli mahalli sanatçılardan birisidir zaralı ince halil
zarada ince halil diye anılır. halk müziğimize çok güzel eserler kazandırmıştır. ezim ezim eziliyor yüreğim. yandım allah yandım yatamıyorum ağılın altı kenger bir bulut kaynıyor sivas elinde bu yol zaranın yolu yağmur yağar köse dağı ve dah bir çok güzel eserler kazandırmıştır halk müziğimize kendisi eski adıyla ince hastalıktan yani veremden ölmüştür. allah rahmet etsin.nur içinde yat ustam. |
Çaya indim çağlarım
[CENTER][B][COLOR=DarkRed][FONT=Georgia][IMG]http://www.turkuler.com/ozan/hsoyler.GIF[/IMG]
[SIZE=3]Çaya indim çağlarım[/SIZE] Çaya indim çağlarım Yar yar diye ağlarım Yarim ısıtma tutmuş Ben ısıtma bağlarım Çaya indim taşı yok Yüzük buldum kaşı yok Havada bir kuş gördüm Benim gibi eşi yok Çaya indim çay susuz Mahmur gözler uykusuz Ellerin yari gelmiş Hani bizim hayırsız[/FONT][/COLOR][/B][/CENTER] |
ezim ezim eziliyor yüreğim
ezim ezim eziliyor yüreğim
çok yalvardım kabul olmaz dileğim ben ağlarım, doktor ağlar, dert ağlar haram olsun yari gördüğüm çağlar laleler, sümbüller, ah ne güzel bağlar telgrafin direkleri de dert olur vayyy sen aglama yuregime dert olur vayyy ben aglarim doktor aglar dert aglar harap oldum yari gordugum caglar lalelim sumbullum ahhh ne guzel baglar bir tel verdim diyarbekirde valiye haber gelir carsambaya saliya oyy ben aglarim doktor aglar dert aglar harap oldum yari gordugum caglar lalelim sumbullum ahhh ne guzel baglar |
Kösedagı
Kösedag dedigin büyük manzara,
Bir yani Susehri bir yani Zara, Otur çiçekliye zülfünü tara, Çekil duman Kösedag'in basindan. Kösedag basinda acisu çoktur, Tatli su basinda menekse çoktur, Böyle bir yayla bir yerde yoktur, Çekil duman Kösedag'in basindan. Kösedag yüksektir Zara engini, Yaylaya çikarlar fakir, zengini, O güzel çiçekler dökmez rengini, Çekil duman Kösedag'in basindan. |
Erzincan depremi
Zara'li Halil Erzincan'dan Zara'ya dönüsünde deprem oldugunu duyar ve "Erzincan agiti" ni yazar:
KAN AGLIYOR ERZINCAN'IN DAGLARI VERAN KALDI MOR SÜMBÜLLÜ BAGLARI SIVAS'A GELIYOR KALAN SAGLARI SIKAYETIM KIMDEN KIME NE DEYIM NIKSARDA KALMADI DIKILI BIR TAS ERBAA'YI SORMAYIN DÖKER KANLI YAS TOKAT GEÇIRDI ZORLU BIR SAVAS SIKAYETIM KIMDEN KIME NEYLIYIM KARAHISAR KOYULHISAR HEP VIRAN OLDU GÜL YÜZLÜ YAVRULAR SARARDI SOLDU BIZE NE OLURSA MEVLADAN OLDU SIKAYETIM KIMDEN KIME NEYLEYIM |
Yandım Allah Yandım
Yandım Allah Yandım
Yandım Allah yandım yatamıyorum Gençlik elden gitti tutamıyorum vah vah Yarin bahçesinde bülbül idim Alındı dillerim ötemiyorum vah vah Amman amman amman ey Gülüm amman amman ey Bugün kara gözlü yardan Ayrıldım oy oy Yüce dağ başında kar yiyeyim mi Yar senin derdinden eriyeyim mi vah vah Aşkın zencirini taktın boynuma Kıyamete kadarsürüyeyim mi vah vah Amman amman amman ey Gülüm amman amman ey Bugün kara gözlü yardan Ayrıldım oy oy zaralının bu türküsü muhteşemdir. |
SİVAS TÜRKÜLERİNİ YAZIN BURAYA
GARDAŞLAR
BİLDİĞİNİZ SİVAS TÜRKÜLERİNİ SÖZLERİYLE BURAYA YAZALIM BAKALIM KAÇ TANE ÇIKARABİLECEĞİZ. YALNIZ EMİN OLMADAN BAŞKA ŞEHİRLERİN TÜRKÜLERİNİ LÜTFEN YAZMAYIN. HEM GÜZEL BİR ARŞİV OLUR ELİMİZİN ALTINDA. GURBETTEKİ ARKADAŞLARDA OKUYUP MEMLEKET HASRETİNİ DİNDİRİRLER. BAŞKA İLLERİN TÜRKÜLERİNİ YAZMAYALIM. SADECE SİVAS TÜRKÜLERİ OLSUN. BEN BU KONUDA DESTEK OLMAYA ÇALIŞACAĞIM. |
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını - Divriği yöresi
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını - Divriği yöresi
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını Çeken Bilir Ayrılığın Derdini Bülbül Kaça Aldın Gülün Nargını Gül Alıp Satmanın Zamanı Değil Yaprak Gazel Olmuş Duruyor Dalda Vefasız Güzelden Bize Ne Fayda Bu Ayda Olmazsa Gelecek Ayda Ölürüm Vaz Geçmem Sevdiğim Senden Selvinin Dalları Boyundan Uzun Yavrular Gözüme Bir Salkım Üzüm Ölmeden Görseydi O Yari Gözüm Koyun Kuzu Kurban Olur O Zaman |
Ağ Gül Seni Camekanda Görmüşler - ŞARKIŞLA yöresi
Ağ Gül Seni Camekanda Görmüşler - ŞARKIŞLA yöresi
Ağgül seni camekanda görmüşler Siyah saçın sırma ile örmüşler Ürüyamda seni bana vermişler Beni bırakıpta kor gidermisin Acı poyraz gibi deli esmedim Kaderime küstüm sana küsmedim Ben o yardan umudumu kesmedim Beni bırakıpta kor gidermisin |
| WEZ Format +2. Şuan Saat: 19:23. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2005