![]() |
KISSADAN HISSE
3 yaşındaki kızını, çok pahalı bir hediye kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı.
Yılbaşı sabahı küçük kızı paketi uzatıp "Bu senin babacığım" dediğinde üzüldü. Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına? Bir gece önce yaptığından utandı. Ne var ki paketi açınca yeniden öfkelendi. Kutunun içi boştu... Kızına gene bağırdı;"Birisine bir hediye verdiğinde kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?" Küçük kız gözünde yaşlarla babasına baktı. "[B]O kutu boş değil ki baba!" [/B]dedi. [B]"İçini öpücüklerimle doldurmuştum..." [/B] Adam öyle fena oldu ki. Koştu kızına sarıldı. Beraberce ağladılar. Adam o altın kutuyu ömrünün sonuna kadar yatağının baş ucunda sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, morali bozulsa, kendini kötü hissetse, kutuya koşar minik kızının hayali öpücüklerinden birini çıkarırdı... Aslında bütün anne-babalara böyle bir altın kutuyu çocukları hiç bir karşılık beklemeden sevgi ve öpücüklerle doldurup vermişlerdir. Hiç kimsenin bundan daha değerli bir armağana sahip olabilmesi mümkün değil herhalde... ! |
[B]vay be gerçekten çok güzelll...[/B]
|
okutu boş değilki baba ! "içini öpücüklerimle doldurmuştum......"
bucümleden sonra insan o kutuyu attığı için uzun süre kendine gelemez diye düşünüyorum... |
[B]Çok derin bir hikayee... İçinde anlayabilener için çok şeyler var...[/B]
|
[COLOR="Black"][B]Hiçbirşeye ön yargılı davranmamamız gerektiğinin açık bir örneği...Önce dinle sonra yargıla,neyseki sonu iyi bitti.[/B][/COLOR]
|
[QUOTE=eren1]okutu boş değilki baba ! "içini öpücüklerimle doldurmuştum......"
bucümleden sonra insan o kutuyu attığı için uzun süre kendine gelemez diye düşünüyorum...[/QUOTE] SAĞOL EREN BENDENDE SANA ÖPÜCÜKLER |
[QUOTE=Etemtemizkan]SAĞOL EREN BENDENDE SANA ÖPÜCÜKLER[/QUOTE]
benden de sana saygılar sevgiler ....... |
kıssdan hisseleer
[B] Sevgi sofrası
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine -sevginin sadece sözünü edenlerle onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş. Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da “derviş kaşıkları” denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş sofradakilere” bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye şart koymuş. “peki” deyip içmeye teşebbüs etmişler. Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar öylece aç kalkmışlar sofradan. “şimdi” demiş ermiş. “sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe” yüxleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen insanlar gelmiş oturmuş sofraya. Buyrun denilince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp sonra karşısındakine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükredek kalkmışlar sofradan. “işte” demiş ermiş ve eklemiş. -kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz ve şunu unutmayın hayat pazarında alan değil veren kazançtadır edaima. Düşünün siz bu sofradan doyarak mı kalkardınız yoksa aç mı? Gönlünüzden sevgi eksik olmasın [/B] |
[B] Zengin bir adamın oğluna vasiyeti
Zengin bir adam ölmek üzereyken oğlunu yanına çağırdı ve “oğlum görüyosun ihtiyar bir adamım . ben belki bu hastalıktan kurtulamaz ölürüm beni iyi dinle oğlum sana bir vasiyetim var. Bu vasiyetimi ben ölünce yerine getirmeni istiyorum.” Diye konuştu. Oğlu onu gözyaşları içinde dinledi ve “aman babacım neler sölüyosun. Ölüm hak hepimiz öleceğiz ama Allah geçinden versin” dedi. Babası” bak oğlum ben ölünce beni kabre çoraplarımla gömün” dedi. Ve zengin ihtiyar bir süre sonra öldü. Cenazeyi yıkadılar.herkes namaz kılmak için toplanmıştı. Oğlu “babamın bir vasiyeti wardı. “Yapalım onu” dedi. Çevredikler nedir o Diye sorunca genç çocuk babam mezara çoraplarıyla gömülmeyi istedi dedi. Olur mu öyle şey denincede bu babamın vasiyetidir mutlaka yapılmalı diye cevap verdi. Kalabalık arasında anlaşmazlık çıkınca şeyhülislama gidildi. Şeyhülislam ne kadar vasiyeti olsa bile islamiyette böyle şey olmaz dedi. Cenaze kaldırıldı. Rahmetlinin oğlu cenazeden dönerken babasının vasiyetini yerine getirememenin üzüntüsü içindeydi. Yanına yaklaşan bir adam “başın saolsun ben babanın yakın arkadaşıyım. Baban ölmeden bir süre önce ölümünden sonra açılmak üzere sana verilmek için bana mektu bırakmıştı. “ dedi ve koyunundan bir mektup çıkararak çocuğa verdi. Mektupta adam oğluna şöyle diyordu: “sevgili oğlum sizleri ne kadar sevdiğimi bilirsin. Ölüm beni sizlerden ayırdı. Sevgili oğlum gördünmü bu kadar mal varlığım bu kadar zenginliğim olmasına rağmen bir çift çorabı bile öbür tarafa götüremedim. Allah geçinden versin her canlı gibi sende bir gün öleceksin bu sebeble mala mülke tapınma haline şükret yardıam ihtiyacı olanlara yardım et. Çünkü öbür tarafa yaptığın sevapları götüreceksin dünya malını değil”.[/B] |
vayy bee eline saglik güzel olmus
|
COK GÜZEL OLMUŞ ELLERİNE SAĞIK CANIM
|
güzel bişey ellerine saglık
|
[B]saolun böle güzel yazıları devamlı yazmaya çalışacağım[/B]
|
SÜPERSİN ELİNE SAĞLIK
|
saol ayhan gardaş
|
Bu yazılar ibret alınması için,güzel örnekler.Hiç bir zaman sevgi ve saygıyı yitirmememiz gerekiyor.Teşekkürler zahmetleriniz için.
|
[COLOR="Blue"][B][I]--------yorumsuz-------[/I][/B][/COLOR]
|
Toplam 1 Eklenti Bulunuyor.
[QUOTE=drummer][COLOR="Blue"][B][I]--------yorumsuz-------[/I][/B][/COLOR][/QUOTE]
--------------------------------------------------------------------------[COLOR="Red"][B][I]YORUMSUZ[/I][/B][/COLOR] |
[QUOTE=drummer]--------------------------------------------------------------------------[COLOR="Red"][B][I]YORUMSUZ[/I][/B][/COLOR][/QUOTE]
Keşke fizikler gibi yürekler büyümese,o küçük saf tertemiz kalpler gibi kalsa.Hiç bir kalp kötülük düşünmese,çevresindeki kötülükleri örnek almasa, insanlık hep sevgiden,saygıdan,dürüstlükten yana kalsa. |
[QUOTE=arifcoskun]Keşke fizikler gibi yürekler büyümese,o küçük saf tertemiz kalpler gibi kalsa.Hiç bir kalp kötülük düşünmese,çevresindeki kötülükleri örnek almasa, insanlık hep sevgiden,saygıdan,dürüstlükten yana kalsa.[/QUOTE]
[COLOR="Blue"][B]NERDE ARİFCİĞİM NERDE,HEMDE BU ZAMANDA, İNSANLAR ARTIK KENDİ KANINDAN,CANINDAN OLANLARA BİLE YABANCININ ATAMAYACAĞI KAZIKLARI ATIYOR. BİZ ARTIK BİZ DEĞİLİZ ARİF. BİZİ BİZ BİLE TANIYAMIYORUZ.[/B][/COLOR] |
[B]hehe cok güzel yazılar yaa insanı etkılıyor herkese tesekkurler.. bende mı babama bos kutu versem ne..?? :D[/B]
|
wayy be hikayelere bakk.....
|
[QUOTE=drummer][COLOR="Blue"][B]NERDE ARİFCİĞİM NERDE,HEMDE BU ZAMANDA,
İNSANLAR ARTIK KENDİ KANINDAN,CANINDAN OLANLARA BİLE YABANCININ ATAMAYACAĞI KAZIKLARI ATIYOR. BİZ ARTIK BİZ DEĞİLİZ ARİF. BİZİ BİZ BİLE TANIYAMIYORUZ.[/B][/COLOR][/QUOTE] Cennet gibi, bir coğrafi yapıya sahip ülkemizde mutsuz insanları görmek, insanı ne kadar üzüyor tarifi zor,bu toplumu bu şekilde yozlaştırıp,belli özdeğerleri kaybettiren insanlarımızı bu duruma iten sözüm ona kendine yönetici sıfatını yakıştıran herkesi kınıyorum. |
BÜYÜK İNSANLARDAN BÜYÜK DERSLER!!!!!!!
[COLOR="Magenta"][B][I][FONT="Comic Sans MS"]Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat: - Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim! ------------- Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir... Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir: - Ben çekilirim!! -------------- Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için Sheaksper'a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur: - Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın.. -------------- Meşhur bir filozofa: - Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz, diye sorulduğunda: - Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş. -------------- Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui' ye: - Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı gülerek: - Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık,sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum. --------------- Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarından biri: - Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi? Galile: - Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı? --------------- Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek: - Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon: - Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım. ---------------- Bir toplantıda bir genç M. Akif'i küçük düşürmek için: - Affedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M.Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu? ----------------- İdam edilmek üzere olan bir mahkuma: - Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında: - Bu bana iyi bir ders oldu!! ----------------- Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir: - Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış: - Bende bilirim. ----------------- Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla: - 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der. Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der: -Bizde onlara yaklaşıyoruz. -------------------- Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanır mısınız? Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım[/FONT][/I][/B][/COLOR] |
[QUOTE=FATIMA][COLOR="Magenta"][B][I][FONT="Comic Sans MS"]Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat: - Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim! ------------- Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir... Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir: - Ben çekilirim!! -------------- Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için Sheaksper'a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur: - Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın.. -------------- Meşhur bir filozofa: - Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz, diye sorulduğunda: - Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş. -------------- Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui' ye: - Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı gülerek: - Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık,sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum. --------------- Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye hasımlarından biri: - Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi? Galile: - Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı? --------------- Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek: - Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon: - Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım. ---------------- Bir toplantıda bir genç M. Akif'i küçük düşürmek için: - Affedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M.Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş: - Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu? ----------------- İdam edilmek üzere olan bir mahkuma: - Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında: - Bu bana iyi bir ders oldu!! ----------------- Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir: - Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış: - Bende bilirim. ----------------- Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla: - 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der. Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der: -Bizde onlara yaklaşıyoruz. -------------------- Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanır mısınız? Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım[/FONT][/I][/B][/COLOR][/QUOTE] [COLOR="Magenta"][I]GÜZEL HİKAYE ELİNE SAĞLIK ABLA...[/I][/COLOR] |
eline sağlık fatıma abla
|
JAPONYADA COK ZENGİN ADAMIN BİRİ BİR SUCDAN DOLAYI İDAMA MAHKUM
OLUR ANCAK DEVLET BAŞKANI DERKİ SENİN YERİNE YA ANNENİ YA HANIMINI İKİSİNDEN BİRİNİ TERCİH EDECEKSİN HEMSANA VİJDAN AZABI TATDIRMAK İSTİYORUM HEMDE CANINI KURTARMIŞ OLURSUN HERKES MERAKLA BEKLİYOR ACA BA KİMİ TERCİH EDECEK ANNESİ 70 MİŞ KÜSÜR YAŞINDA ÖLDÜ ÖLECEK HANIMI İSE GENC GÜZEL VE COCUKLARININ ANNESİ BAKIN BU MAHKUM KARARINI ACIKLIYOR MEYDANDA TOPLANAN HALK PÜR DİKKAT MAHKUMUN KARARINI BEKLİYOR HERKESİN TAHMİNİ YAŞLI ANNESİ AMA O KARIMI İDAM EDİN DİYOR HALKDA DERİNBİR ŞAŞKINLIK VE MERAK BU ADAM KAFAYI YEMİŞ ANNESİ ZATEN ÖLDÜ ÖLECEK HASTA MAHKUKUMA SORUYORLAR NEDEN HANIMINI İDAMA GÖNDERDİN MAHKUM UNUTMAYIN KADIN YANİ EŞ BULUNUR ANA BULUNMAZ ONUN İCİN ANAMI İDAMA GÖNDEREMEZDİM DEVLET BAŞKANI MAHKUMUN BU ONURLU DAVRANIŞINDAN DOLAYI MAHKUMU AAF VEDİYOR MEYDANDAN ANNE EŞİ VE KENDİSİ AZAD OLUYOR |
[QUOTE=Dağcı]3 yaşındaki kızını, çok pahalı bir hediye kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı.
Yılbaşı sabahı küçük kızı paketi uzatıp "Bu senin babacığım" dediğinde üzüldü. Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına? Bir gece önce yaptığından utandı. Ne var ki paketi açınca yeniden öfkelendi. Kutunun içi boştu... Kızına gene bağırdı;"Birisine bir hediye verdiğinde kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?" Küçük kız gözünde yaşlarla babasına baktı. "[B]O kutu boş değil ki baba!" [/B]dedi. [B]"İçini öpücüklerimle doldurmuştum..." [/B] Adam öyle fena oldu ki. Koştu kızına sarıldı. Beraberce ağladılar. Adam o altın kutuyu ömrünün sonuna kadar yatağının baş ucunda sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, morali bozulsa, kendini kötü hissetse, kutuya koşar minik kızının hayali öpücüklerinden birini çıkarırdı... Aslında bütün anne-babalara böyle bir altın kutuyu çocukları hiç bir karşılık beklemeden sevgi ve öpücüklerle doldurup vermişlerdir. Hiç kimsenin bundan daha değerli bir armağana sahip olabilmesi mümkün değil herhalde... ![/QUOTE] [COLOR="Blue"][CENTER][B][I]baba eline sağlık ibret alınacak bişey herkez bişeyler bulur kendine göre umarım içerisinde..[/I][/B][/CENTER][/COLOR] |
VATANDAŞ TÜRK OSMANIN BİR GÜNÜ
Vatandaş "Türk Osman"ın bir günü:
Osman Bey, sabah saat 7.00'de Casio masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı. Hugo Boss pijamalarını çıkarıp Adidas terliklerini giydi. WC'ye uğradıktan sonra banyoya geçti. Clear şampuan ve Protex sabunuyla duşunu aldı. Colgate ile dişlerini fırçaladı. Rowenta ile saçlarını kuruttu. Bill's gömleğini ve Pierre Cardin takımını giydi. Lipton çayını içti. Sony televizyonda medya özetlerini ve flash haberleri izledi. Citizen kol saatine baktı. Aile fertlerine 'çav' deyip Hyundai otomobiline bindi. Blaupunkt radyosunu açarak, rock müziği buldu. Ağzına bir Polo şeker attı . Şehrin göbeğindeki Mega Center'daki ofisine varınca, Fujitsu-Siemens bilgisayarını çalıştırdı. Microsoft Excel'e girdi. Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi. Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için Grissini yedi. Öglen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti. Ayaküstü, Coca Cola ve hamburgeri mideye indirdi. Camel sigarasını yakıp Star gazetesini karıştırdı. Akşamüzeri iş çıkışı Image Bar'a uğrayıp JB'sini yudumladı, sonra köşedeki Shopping Center'a uğradı ... Eşinin sipariş ettiği Persil Supra deterjan, Ace çamaşır suyu, Palmolive şampuan, Gala tuvalet kağıdı , Sprite gazoz ve Johnson kolonyayı alarak kasaya yanaştı. Bonus kartıyla ödemeyi yaptı. Hafta sonu eşi Münevver'le Galleria'ya giden Osman Bey, Showroom'ları dolaşıp Kinetix ayakkabı, Lee Cooper blue jean satın aldı. Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan Osman Bey, kanallar arasında zapping yaparak, First Class, Top Secret, Paparazzi gibi programlar izledi. Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı. Saat 22.00'ye doğru Show TV'de Türk dili üzerine bir panel başladı. Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti. "Ne mutlu Türk'üm diyene!" diye gerindi ve uyudu. Hala da uyuyor. Ne zaman uyanacağı belli değil... |
-->: VATANDAŞ TÜRK OSMANIN BİR GÜNÜ
Abi süper olmuş. Bizde bu etiket merakı olduktan sonra daha çok uyuruz.
|
-->: VATANDAŞ TÜRK OSMANIN BİR GÜNÜ
Anlayan anlar coh güzel yapmisin abi
|
-->: KISSADAN HISSE
helal olsun bee kıza
|
türklerin dünyadaki imzaları
[B]>Eyfel Kulesi'nin en üst katında, balkonu çevreleyen korkulukların
>zerinde , "Gülü bir gün, seni her gün, gülü solana kadar, seni ölene >kadar seveceğim" yazıyormuş. >Notre Dame Kilisesi'ndeki kulenin en tepesinde, doğu tarafına bakan >duvarda koca koca harflerle "T.C. EMİNE" yazısı varmış. >Avustralya'daki ünlü Bonde Plajı'nı çevreleyen duvarın bir yerinde >devasa harflerle, "Nuray, ara beni kuşum" yazıyormuş. >İsviçre'nin Basel kentindeki en büyük kilisenin duvarında, "İbrahim >Tatlıses tek tek" yazıyormuş. >Suudi Arabistan Medine Garı'ndaki istasyonun duvarında, "Tekrar >geleceğiz" >yazıyormuş. Altında da, "Osmanlı" imzası varmış. >Malum, Londra'nın Greenwich kentinden, 0 (sıfır) meridyeni geçer. >Temsili >olarak, duvara metalden bir çizgi çekilidir. Tam o çizginin yanında, >duvarda, "Burayı da gördüm ya, artık ölsem de gam yemem!" >yazıyormuş. >Meksi ka'daki Maya Tapınakları'nda, en büyük piramitin bir odasının >duvarına, "Ne mutlu Türküm diyene!" yazısı kazınmış keşke dünyaya başka yollarla da adımızı kazıyabilsek... [url]http://1967sivassporge.dernegi.com[/url][/B] |
-->: türklerin dünyadaki imzaları
way bee desenize türkler dünya yı fethetmiş:):):))
|
-->: türklerin dünyadaki imzaları
[B]Kahramanımız 'Seda SAYAN' yine bi sabah elleri belinde, programını
sunuyor. O sırada bi canlı bağlantı olur ve... Seda SAYAN: - AAloooğğğ kiminle görüşüyoruz ? - Ben Mustafa - Naber lan Mustafa ? Nerden arıyosun bizi Mustafa ? - Şişli'den. - Ne iş yapıyon lan Mustafa? - Belediye başkanıyım... (Mustafa SARIGÜL) ---------------------------- İsmet Badem bir basketbol maçında seyircilerin arasına çıkar ve bir kızla röportaja başlar. Badem: Sizin gibi güzel bayanları salonlarda görmekten çok mutlu oluyorum. Basketbola bu ilgi nereden? Kız: ben Efes kızlarından biriyim zaten. Badem: Aaa öyle mi çıplak değilsin ya tanıyamadım. Bu diyalogdan sonra anlatım masasında olan Murat Murathanoğlu kopmuştur ve ekranları başında izleyen milyonların söylemek istediklerine tercüman olmuştur. Murathanoğlu: Ya İsmet bi de sana bu iş için para veriyorlar değil mi? ------------------- Esra Ceyhan'ın programında da böle anlardan çok yaşanmıştır şöyle ki, yeni piyasaya çıkmış birini konuk etmiştir Esra hanım, sohbet ederler, Esra hanım her zamanki gibi başlar yalakalıklarına, kasetiniz çok güzel olmuş geçen hafta aldım evde arabada her yerde dinliyorum demesi üzerine yeni yetmenin kasetim daha çıkmadı haftaya çıkacak demesi. -------------------- Müslüm Gürses filminden bir sahne; Müslüm Gürses kadını kollarından tutmuş sarsa sarsa sormaktadır; Müslüm: Seviyor musun? Kadın: Hayır!! Müslüm: Seviyor musun?!!!! Kadın: Hayırrr!!!!!! Müslüm: Seviyor muusuunnnnn!!!!!!!! Kadın: Eveett!! Müslüm: Yalannnnn!!! (deyip kadına bir tokat atmıştır) -------------------------- Sokakta kurban kesen insanlarla röportaj yapan NTV muhabirinin bir vatandaşımızla yaşadığı diyalog: - Burada sağlık açısından elverişsiz koşullarda beklettiğiniz bu etleri yemeyi düşünüyor musunuz? - Yok, bacım, eşe dosta dağıtacağız. ------------------------------- Mustafa Denizli'nin ATV de bizim stadyumu sunduğu dönemdeki hakemliği yeni bırakan Erman Toroğlu'nu anons ederken "tartışmasız Türkiye'nin en büyük düdüğü" demesi Erman Toroğlu'nun afallaması. ---------------------------- Bir Cevizkabuğu programı, konuk Zekeriya Beyaz ZB: Şimdi, sayın cevizkabuğu... HC: Cevizoğlu efendim. ------------------------------- Reha muhtar telefondaki adama fırça atıyor. -Bütün bunları nasıl yaptın ha? cevap ver?? -Bakın efendim şöyle izah edeyim... -Sus konuşma, hala utanmadan izah ediyorsun.. cevap versene??! -......?? -------------------------------- Arena'da Uğur Dündar'ın fırın sahibine; "Bakın beyefendi tavanı yok buranın, pislik götürüyor burayı, bu böcekler nereden geliyor peki temizse?" diye sorduğunda "bu böcek nerden geliyor biliyor musunuz Uğur Bey, siz eğitimli insanlarsınız. Bu böcek ülkemize ilk kez Afrika'dan muzun içinde geldi" diye cevap verdiği an. --------------------------- Reha Muhtar: kaza nasıl oldu anlatır mısınız? Mağdur (kaza sonrası yatakta yatmaktadır ) : kamyon karşı yoldan bizim taraf geçti ve kafadan çarptı. RM: Peki o sırada ne düşündünüz? Mağdur: Valla pek bir şey düşünemedik Reha Bey. RM: Anlıyorum ama o sırada düşündüğünüz ilk şey neydi? Mağdur: Bir şey düşünemedik, zaten çok kısa sürede oldu. RM: yani efendim, o orta şeridi aşıp üstünüze gelirken, aklınıza ne geldi? Mağdur: Hatırlamıyorum. RM: Peki efendim. ------------------------------------ Acun firarda programında, Acun'un yurtdışında bir barda önüne gelen kıza sarkıntılık yapıp yılışan bir tipi gösterip, "görüyorsunuz sayın seyirciler magandalık sadece Türklere özgü değil, Avrupa'da da magandalar var" demesi, ardından o kişinin gelip, "abi nasılsın? Ben de türküm" demesi. [url]http://1967sivassporge.dernegi.com[/url][/B] |
-->: türklerin dünyadaki imzaları
BEN HOLLANDA`NIN LEIDEN SEHRINDE YASIYORUM.BURDA CARSIDA V&D ADINDA BUYUK BIR MAGAZA VAR.MAGAZANIN BULUNDUGU BINANIN UZERINDE BARBAROS HAYRETTIN PASA`NIN BUSTU VAR VE BUSTUN UZERINDE ESKI HOLLANDACA ILE ALTIN TURK YAZIYOR.BUNU ILK GORDUGUMDE GOZYASLARIMI TUTAMADIM.OYLE GURURLANIYORKI INSAN.
NASIP OLURSA BIRGUN FOTOGRAFINI CEKIP,EKLERIM FORUMA... |
-->: türklerin dünyadaki imzaları
adimimizi atmadigimiz turkun isminin gecmedigi bir yer war mi ya ne mutlu turkum diyene
|
-->: türklerin dünyadaki imzaları
yaw heryerde adımız var yaw biz büyük bir milletiz....
|
-->: türklerin dünyadaki imzaları
biz türk milleti heryerdeyiz...
|
-->: türklerin dünyadaki imzaları
[B]seda sayan olayı cok komik yaa :D :D [/B]
|
| WEZ Format +2. Şuan Saat: 19:19. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2005