![]() |
[size=6][color=darkblue][b]BU FORUMDA SİZİN İÇİN ANLAM TAŞIYAN VEYA SEVDİĞİNİZ ŞİİR VE ŞARKILARI YAZABİLİRSİNİZ.....
EEEE TOPİCİ AÇARAK İLK SİFTAHIDA BEN YAPAYIM BARİ.......[/b][/color][/size] [color=blue][i][b]TÜRK KALACAĞIZ Kırım, Kerkük, Azerbaycan, Gönlümüzde öç olsa da, Ne şeref ki; Türk doğmuşuz, 'Türküm' demek suç olsa da. Düşeceğiz kalkacağız, Türk doğduk, Türk Kalacağız. Türklük'ten gelir gücümüz, Tarihtir bizim ölçümüz. Kan ağlasa da içimiz, Sabırlıyız güç olsa da. Nice Şehit salacağız, Türk doğduk, Türk kalacağız[/b][/i][/color] [b] ŞİİR: MUSTAFA YILDIZDOĞAN[/b] |
[size=6][color=darkblue][b]UNUTAMADIM
Dert denizde dalga, kalbi vurgun vurdu, Dünkü umutlarım sahile vurdu. İster yağmur yağsın, ister fırtına kar, Gönlüm yok dese de göz yola bakar. Geçmişe yürürüm hep adım adım, Hala seviyorum unutamadım. Bazen bir türküyle gönül türküleşir, Kopar bu zamandan yarla birleşir, Sararmış bir resim, muzdarip bir anı, Kuşatır ruhumu, çeker bu canı. Geçmişe yürürüm hep adım adım, Hala seviyorum unutamadım. [/b][/color][/size] |
[color=blue][i][b]ŞEHİTLER ÖLMEZ
Önce vatan, millet, Sonra ana ve yar, Bu yolda savrulan birileri var. 'Ezan dinmez' diyen, 'Bayrak inmez' diyen, 'Şehit ölmez' diyen birileri var. Şehitler ölmez, şehitler ölmez. Bayrakla dertleşen, Toprakla birleşen, Can verip devleşen birileri var. 'Ezan dinmez' diyen, 'Bayrak inmez' diyen, 'Şehit ölmez' diyen birileri var. Şehitler ölmez, şehitler ölmez[/b][/i][/color] [b] ŞİİR: MUSTAFA YILDIZDOĞAN[/b] |
[color=red][i][b]KARŞILIKSIZ SEVMEDİK Mİ
Biz karanlık gecelerden, Şafaklara ermedik mi? İnandık sevda yoluna, Yürekleri sermedik mi? Zor günlere çetin yürek, Yüreklere heyecan gerek. Ülkeye kurban diyerek, Karşılıksız sevmedik mi? Kıvılcım verip ocağa, İnince köye bucağa, Elele kucak kucağa, Zaferleri görmedik mi? Bu yaralar bu sızılar, Gönül maziyi arzular. Koçyiğitler, Önkuzular, Nicesini vermedik mi? Gelsin gayrı akıl başa, Haber salın baştan başa. Ulaşın her gönüldaşa, Gönüllere girmedik mi? [/b][/i][/color] [b] ŞİİR: Mustafa YILDIZDOĞAN[/b] |
[color=darkblue][b]AMİRİM
Ah anam ahYine sana yazıyorum, yine sana döküyorum içimi, senden başka kim anlar ki beni. Dün o fırtınalı gecede eve giderken, karanlık kuytu bir köşede, bir adam çıktı karşıma 'Beyim, beyim' dedi. Elindeki yarım sigarayı göstererek ateş istedi. Tam sigarasını yakıyordumki, parmağından yüzüğü görünce, o buz gibi elleri ta ciğerimi yaktı. 'Bu yüzük' dedim, kafasını kaldırdı, yüzüme baktı, 'dokunma' dedi. Hey Allah'ım bu o, Amirim. Sarıldım boynuna, tanıyamadı, hatırlayamadı beni. Yalvara yalvara zor razı ettim eve gitmeye. Soğuktu. Bir Allah'ın kulu yoktu ortalıkta, Bizden ve peşimden ayrılmayan siyah kediden başka. Eve varıncaya kadar o günleri anlattım. Beni nasıl çatışmadan kurtardığını, yüzüğü de o günün hatırası olarak parmağına taktığımı, daha başka; Aydınlı plakacı 09 Osman'ı, Trabzonlu Laz Dursun'u, Maraşlı Ede Ökkeş'i, Erzurumlu Yanık Ömer'i, ama nerede, beni dinlemiyordu bile. Hep bir şeyler mırıldanıyordu ağırdan ve sessiz. 'Gidenler gelmeyecek, gidenler gelmeyecek.' Amirim başka dünyalardaydı. Eve vardık, kediyi kucağına aldı, kediyi ısıtıyordu, halbuki kendi titriyordu. Sobanın farkında bile değildi garibim. Beraber çektiğimiz fotağrafları, bana hediye ettiği cevşeni gösterdim oralı bile olmadı tedirgindi, bir şeyler arıyordu, cebinden eski bir kağıt parçası çıkardı. Baktı, baktı kül tablasına bıraktı. Fark ettirmeden aldım, bir telefon numarası yazılıydı aradım. Telefona çıkan karısıydı. Amirimin yanımda olduğunu söyleyince kadın öyle bir çığlık attı ki; Kalp atışını yüreğimde hissettim. Nasıl bu hale düştüğünü sorunca, kadın bir ah çekip anlatmaya başladı. Teskeresi 12 gün geçen fakat çatışmada olduğu için alayına dönmeyen, evli, 27 günlük yeni bebeği olan, bir evin bir oğlu, Sivaslı Ali adında bir asker kucağında şehit olmuş. O anda şuurunu kaybetmiş, velhasıl kafayı yemiş, vay be... Amirim ki -25 derecede Hakkari'nin dağlarında kara kışa ve haydutlara karşı meydan okurdu. 'Vatan' dedi mi, bir 'Vatan' daha çıkardı ağzından, zoru sevdirmişti, çileyi sevdirmişti. Ay Yıldızlı bayrak için ölümü, ölümü sevdirmişti Amirim. Lafın kısası güzel anam, bir sonra kadıncağız 2 çocuğunu da alıp geldiler. O karşılaşma anı var ya, vicdansızı merhamete getirecek bir an, karısını ve çocukları karşısında görünce, o umursamaz adam, doğruldu, kanatlanacak kuş gibi öyle bir atıldı ki çocuklarının üstüne, anlatamam. Ne kadar ısrar ettimse de kalmak istemediler, vedalaştık. Kapının önünde arkalarından bakakaldım. Kavuşmak ne güzel şey, ah bir de ben sana koşabilsem ey güzel anam. Amirim sanki bir şey unutmuş gibi birden geri döndü. Elini omzuma koydu, gözlerini gözlerime dikti, yutkundu, yutkundu ve şu okkalı sözler döküldü dudaklarından: 'Bir ağaçtan bir milyon kibrit çıkar, bir kibrit, bir milyon ağacı yakar.' [/b][/color] [b] ŞİİR: MUSTAFA YILDIZDOĞAN[/b] |
[color=darkblue][b]SEVMEYEN BİLMEZ
Sevda ne demektir? Gönül şehrini, Bir tatlı bakışa satmayan bilmez. Yalnız gecelerin zalim kahrını, Hayale sarılıp yatmayan bilmez. Sevmeyen bilmez, sevmeyen bilmez, Hayale sarılıp yatmayan bilmez. Diyemem kaç sene, sayamam kaç ay, Unutmak mı? 'Unut' demesi kolay. Bağrındaki sancı nasıldır olay, Yari ele gelip gitmeyen bilmez. Sevmeyen bilmez, sevmeyen bilmez, Yari ele gelip gitmeyen bilmez[/b][/color] [b] ŞİİR: MUSTAFA YILDIZDOĞAN[/b] |
[color=darkblue][i][b]ÇANAKKALE DESTANI
Yıl 1915 18'indeyiz Martın. Kendine gel biraz! Pek tekin değildi Çanakkale'nin suyu, Geçilmez bu boğaz... Geçilmez bu boğaz... Bizi Ne topun yıldırır, Ne kurşunun. Çünkü artık Başladı cengimiz. Er meydanında bulunmaz dengimiz... Sen misin Mustafa Kemal'im ileri diyen? İşte fırladık siperden. Sırtına yüklenmiş kahraman Seyit 276 kiloluk mermiyi, Koşuyor bataryasına ateşler içinden. Bu mermi denizlere gömecek Elizabet'i Buvet'i... Yanıyor bugün Anafartalar yanıyor, Denizler yanıyor, Dağlar yanıyor. Zafer bizimdir artık Düşman zırhlıları batıyor... Türk'üm, Muzaffer olarak doğmuşuz bir kere. Bir karış toprak uğruna Kimimiz şehit oluruz. Kimimiz gazi. Hiç değişmez bu yazı. Dünyada her yer geçilir belki Lâkin geçilmez Çanakkale Boğazı[/b][/i][/color] |
[b]ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer, O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer. Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak. Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor. Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın. [/b] [i][b]Mehmet Akif ERSOY[/b][/i] |
AKLIMDA
BİRE GÖNÜL VAZGEÇ BU HÜLYALARDAN KANİ AHRET İMAN KİMİN AKLINDA ELLER KURT OLMUŞLAR KOYUN ARARLAR HANİ HADİS KURAN KİMİN AKLINDA ARŞA ÇIKAR ZULUMATIN YALINI BAĞLADILAR DOĞRULARIN DİLİNİ KAPADILAR ŞERİATIN YOLUNU HANİ HADİS KURAN KİMİN AKLINDA BİRBİRİ ÜSTÜNE İNMEKTE ZULÜM ATTIKCA AKSİNE DÜŞÜYOR FALIM KİMSENİN AKLINA DÜŞMÜYOR ÖLÜM KANİ SIRAT MİZAN KİMİN AKLINDA BİR MENİDEN HALKOLUNMA TEMELİN KİBİRLENME ELDE VARMI AMELİN GAYRETİN GÖR BELKİ YAKIN ZEVALİN BERATINI YAZAN KİMİN AKLINDA DAHA NELER GELİR BU GARİP BAŞA SIRRI HİKMETİNE KARIŞMAM HAŞA RUHSATİ SENBENİ ÇALMA GEL TAŞA O TERAZİ MİZAN KİMİN AKLINDA SİVASIN DELİKTAŞ KÖYÜNDEN AŞIK RUHSATİ (GAZETEDE OKUDUM BEĞENDİM SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM) |
SİYAH GİYME TOZ OLUR, BEYAZ GİYME SÖZ OLUR.
GEL BERABER GEZELİM MURADIMIZ TEZ OLUR. SALINADA SALINADA GEL, HADİ YAVRUM DÖN DOLAŞ YİNE BANA GEL. BEYAZ GİYME TANIRLAR, SENİ YOLCU SANIRLAR. ZATEN BENDE TALİH YOK, SENİ BENDEN ALIRLAR SALINADA SALINADA GEL, HADİ YAVRUM DÖN DOLAŞ YİNE BANA GEL. |
Şu garip halimden bilen işveli nazın
gönlüm hep seni arıyor neredesin sen tatlı dillim güler yüzlüm a ceylan gözlüm gönlüm hep seni arıyor neredesin sen Ben ağlarsam ağlayan, gülersem gülen bütün dertlerimi anlayıp kalbimi bilen sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen gönlüm hep seni arıyor neredesin sen sinemde gizli yaramı kimse bilmiyor hiç bir tabib şu yarama merhem olmuyor boynu bükük bir GARİB'im yüzüm gülmüyor. gönlüm hep seni arıyor neredesin sen |
ÇIRPINIPTA ŞAN OVAYA ÇIKINCA ,
EĞLEN ŞAD OVADA KAL ACEM KIZI UĞRUN UĞRUN KAŞ ALTINDAN BAKINCA , CAN TELEF EDİYOR BAL ACEM KIZI SENİ SEVEN OĞLAN NEYLESİN MALI, YUMDUKÇA GÖZÜNDEN DÖKER MERCANI BURNU FINDIK AĞZI GAYFE FİNCANI, ŞEKER Mİ ŞERBET Mİ BAL ACEM KIZI (BUNUDA ÇOK SEVİYORUM) HELE MÜZİKLERİ VAR YA |
SiVAS ELLRRiNDE SAZIM CALINIR
KUL OLAYIM KALEM TUTAN ELLERE KÂTİP ARZUHALIM YAZ YARA BÖYLE ŞEKERLER EZEYİM ŞİRİN DİLLERE KÂTİP ARZUHALIM YAZ YARA BÖYLE GÜZELİM EY TABİBİM EY GÜZELİM EYSİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR ÇAMLI BELLER BÖLÜK BÖLÜK BÖLÜNÜR YARDAN AYRILMIŞAM BAĞRIM DELİNİRPİR SULTAN ABDALIM EY HIZIR PAŞA BİZİ HASRET KOYDUN KAVİM KARDAŞA YAZILANLAR GELİR SAĞ OLAN BAŞA Sivasin Yollarina... Siyah sacim dolan dolan boynumda kurbanim olam Eger baska yar seversen bu ellerde nasil duram Sivasin yollarina cikayim daglarina Birak ben beni vuram ölüm gitmez zoruma... Sevli boylum salinda gel bir bakisin ömre bedel Ikimizi ayirldilar kor olsasi zalim kader Sivas in yollarina cikayim daglarina Birak ben beni vuram ölüm gitmez zoruma... SivaS'in Yollarina Cikayim Daglarina Birak Ben Beni Vuram ölüm Gitmez Zoruma.... Sivaslim... Aman dertli calsin sazlar halaya girsin kizlar Sivas'da davul sesi var zilgit calsin güzeller Burasi harman yeri yigitleri bol olur Havasi sert insani mert ozanlari çok olur... Hele loy loy loy garyaslim Hele lo loy loy Sivaslim Sivas'in kizlarina kurbanim nazlarina Canim kurban edeyim davuluna sazina Burasi harman yeri yigitleri bol olur Havasi sert insani mert ozamanlari çok olur Hele loy loy loy karyaslim Hele loy loy loy Sivaslim Aman celpe vursun eller kirilsin ince beller Kiz oglanin yaninda zilgit calsin güzeller Burasi harman yeri yigitleri bol olur Havasi sert insani mert ozanlari cok olur |
SEVGİLİM GİTTİN BENİ HİÇ DÜŞÜNMEDİN
BİLİYORUM SEN BENİ HİÇ SEVMEDİN GİTTİN AMA SEVGİN BENDE ADIN DİLİMDE DEĞİL HERZAMAN YÜREĞİMDE GİTTİN BİR HASRET BIRAKTIN İÇİMDE!!! ÖYLE BÖYLE DEĞİL BÜYÜK ÇOK BÜYÜK BİR AN YANARDAĞ GİBİ BİR AN DENİZİN EN SESSİZ DALGASI GİBİ GİTTİN SEVGİLİM GİTTİN SENİN GİTTİĞİN GÜN BEN ÇOKTAN BİTTİM!!! |
Dur Gitme
Dur gitme, gidersen eğer, Gidersin sormadan istediğin her yere Dur gitme vazgeç diyen bulunmaz Bin pişman olur yıkılırsan bir köşeye Gitmek kolay da dönmek zor diyen bulunmaz Çaresiz sızlayan kırık kalbini İstesen de saran bulunmaz Derdime çare dediğin gün Derdine derman bulunmaz Unutulur gidersin bir gün köşede Sen ne yaptın diyen bulunmaz Kırılır kol, yeninde kalır Yaranı derdini gören bulunmaz Sevenler bir bir gider yanından Ardında kalan bulunmaz Feryadın düğüm olur boğazında İnan ki duyan bile bulunmaz Yalnız geldiğin gibi yalnız gidersin Vefasızdır çok sevdiğin bu dünya Tabutun yerde kalır ey dost Mezarına gelen bulunmaz Sevdiğin yurtlar, sevdiğin evler En güzel günlerin geçtiği yerler Dostların yanından geçip giderler Durup ta fark eden, gören bulunmaz Yaşlar ile dolar gülen gözlerin Hüsran ile haybet olur günlerin Dağılır zülfün, ziyan olur sözlerin Gel gidelim diyen bulunmaz Hani sevdiklerin hani onlar nerede Şimdi gitmiş hepsi ayrı yerlerde Özledim deyip gelişlerinde İnan ki saffet, samimiyet bulunmaz Hasret ile kavruldu mu yüreğin Boşa gider gayret ile emeğin Kapanır yollar, alamazsın haberin İki satır haber yazan bulunmaz Uçan kuşa, esen yele sorarsın Gelen giden yok mu diye ararsın Çaldığın her kapı kapanınca yüzüne Ne olursan ol gel diyen bulunmaz Sevdiğin gelmez, seven gelse de Kaçışır insanlar, ürperir ruhlar Mermer bir heykel gibi duran cesedine Namazını kılan bulunmaz Sessiz köşeler yerin, yalnızlık dostun olur Heder oldu derler; kaderin heder olur Gidersen eğer servetin-samanın yağma olur Olsun gel, kazanırsın yeniden, diyen bulunmaz Gözden ırak olan, ırak olur gönülden Mümin belli olur özünden, sözünden Ben müminim deyip dönüp gelmezsen Vallahi bir daha gel diyen bulunmaz Dur gitme, gidersen eğer inan ki bunların hepsi olur |
[color=darkblue][b]SENİN UMURUNDA MI
İçimde yangın, başımda duman, Senin umurunda mı? Bu feryat figan, feleğe isyan, Senin umurunda mı? Sen sevda ırmağım, gittin ele aktın, Sen dünyamı yıktın, Gönlümü çaresiz, sensiz bıraktın. Can evimi yaktın, Senin umurunda mı? Yıkık haneyim, viraneyim ben, Senin umurunda mı? Deliyim deli, divaneyim ben, Senin umurunda mı? [/b][/color] [b] şiir: Mustafa YILDIZDOĞAN[/b] |
[color=blue][b]NE MUTLU
Toprak bedenimi sarsa, Bayrak gönlümdeki yarsa. Selam Edirne'den Kars'a, Adım adım yürüyene. Yesevi'den başlayan yol, Hacı Bektaş, Yunus kol kol. Hepsinde bir beraber ol, Gönül sözü dinleyene. Çağlar açtım, çağlar dürdüm, Yirmi dört boy hayat sürdüm. Dünyaya adalet ördüm, Medeniyet dileyene. Üç kıtada ayak izim, Üç kıtada dilim sözüm. Türk'üm, Türk'üm diye sazım, Avaz avaz söyleyene. Ne Mutlu 'Türküm' Diyene [/b][/color] [b] ŞİİR: MUSTAFA YILDIZDOĞAN[/b] |
[size=7][color=darkblue][i][b]VAKİT TAMAM[/b][/i][/color][/size]
[size=6][color=blue][b]Her gelişin dönüşü var Gidiyorum vakit tamam Sizde kalsın hatıralar Gidiyorum vakit tamam Fani olan bedenimi Soyup kıyayın tenimi Hazırlayın kefenimi Gidiyorum vakit tamam Yolculuk var öz sılaya Ne atlıyım nede yaya Azraille buluşmaya Gidiyorum vakit tamam Zamanım kalmadı aha Ne söyliyem nidem daha Beklediğim bir fatiha Gidiyorum vakit tamam Değişmez yazılan yazı Bağrımda bir ince sızı Helal edin hakkınızı Gidiyorum vakit tamam [/b][/color][/size] [color=red][i][b]Uğur Işılak [/b][/i][/color] |
Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş atıklarını Bu karanlık bitse artık,bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını..... :roll: D&D |
[color=darkblue][b]SENİ BENDEN ALAMAZLAR
Seni benden alamazlar Ya benimsin ya toprağın Aşkımızı yıkamazlar Ya benimsin ya toprağın Ellerini ver elime Kilitleri vur gönlüme Bir başkası ne kelime Ya benimsin ya toprağın Seviyorsun seviyorum Bekliyorsun bekliyorum Bunu yemin biliyorum Ya benimsin ya toprağın Sevgi dolu gönlümüz var Baharımız yazımız var Tanrı şahit sözümüz var Ya benimsin ya toprağın[/b][/color] |
BİRGÜN BAŞIN SON YASTIĞA
BİRGÜN BAŞIN SON YASTIĞA KOYACAKLAR UNUTMA HA İKİ KOMŞU GELİR BİR BİR SOYACAKLAR UNUTMA HA GEZEN ÖLÜM PAZARINDA GELİN BUGÜNDE YARINDA BİR TAHTANIN ÜZERİNDE YUYACAKLAR UNUTMA HA BAĞLANIR KANADIN KOLUN NUTKA KADİR OLMAZ DİLİN MİRASCILAR BÜTÜN MALIN YİYECEKLER UNUTMA HA KANDOLAR GÖZÜN İÇİNE SÖZ KATMA SÖZÜN İÇİNE YARIM TOP BEZİN İÇİNE SARACAKLAR UNUTMA HA FELEK DİNLEMEZ NAZIMI KABUL ETMEZ NİYAZINI BEŞ ON KİŞİ NAMAZINI KILACAKLAR UNUTMA HA BUGÜN KADRİN BİLMEZSİN GİDER GERİ GELMEZSİN BAĞRINA TAŞ ÖĞÜT ALMAZSIN GÖMECEKLER UNUTMA HA İNDİRİRLER KARA YERE KARANLIK BİR ISSIZ DERE NEBİR MUM NEBİR ÇIRA KOYACAKLAR UNUTMA HA YANLIZ KALIRSIN BİKES EVDEN BARKTAN ÜMİDİ KES KAYIPTAN İŞİTİN BİR SES SORACAKLAR UNUTMA HA RUHSATİ ÖLÜM KORKUSU SAN İSLAH EDER HERKESİ KALDIR DÜNYADAN HEVESİ GÖRECEKLER UNUTMA HA AŞIK RUHSATİ (SİVAS DELİKTAŞ KÖYÜ) |
SULAR YÜKSELİNCE BALIKLAR KARINCALARI YER;
SULAR ÇEKİLİNCE DE KARINCALAR BALIKLARI YER. KİMSE BUGÜNKÜ ÜSTÜNLÜĞÜNE VE GÜCÜNE GÜVENMEMELİDİR. ÇÜNKÜ KİMİN KİMİ YİYECEĞİNE SUYUN AKIŞI KARAR VERİR... (AFRİKA ATASÖZÜ) |
GİDERİZ NUR YOLU İZDE GİDERİZ
TAŞ BAĞIRDA SULAR DİZDE GİDERİZ BİRGÜN AKŞAMOLUR BİZDE GİDERİZ KALIR DUDAKLARDA ŞARKIMIZ BİZİM |
OL
BİR YUDUM OL SU GİBİ İÇEYİM BİR DUMAN OL NEFES DİYE ÇEKEYİM BİR DERT OL ÇİLESİNİ ÇEKEYİM BİR HANÇER OL BAĞRIMI DELEYİM BİR MELHEM OL YARAMA SÜREYİM HERŞEYİM SEN OL GEL BANA ADIN KAZINSIN ALIN YAZIMA |
[b] ÖZGÜRLÜK TÜRKÜSÜ [/b]
kor bir ateştir yüreğim kuşku büyüttüm koynumda oğul gitme demedim omuz verdim kavgasına kızım gitme demedim omuz verdim kavgasına bulutlar ağlar dağlardan akar savrulur zindanlara zinciri kırar duvarı yıkar kavuşuruz meydanlarda oy veriyor karanfilim özgür günün müjdesine kızım gitme demedim soluklar verdim sesine oğul gitme demedim soluklar verdim sesine bulutlar ağlar dağlardan akar savrulur zindanlara zinciri kırar duvarı yıkar kavuşuruz meydanlarda boran ayırdı elimi onun sıcak ellerinden baş eğmez kar çiçeği onurumla yanındayım ben grup yorum [b][/b] |
[color=darkblue][i][b]Kim Ne Bilsin
Gözlerinde sevda gördüm o anda, Eridim karşında soldum kör oldum. Kara bulut gibi gibi doldum o anda, Yağmur oldum, dolu oldum, kar oldum Kim ne bilsin karşılıksız yar oldum. Dünya bedel konsa gönül tacıma Değişmem kurban, kirpiğin ucuna Varsın yansın gönül cana acıma Alev oldum, ateş oldum, nar oldum Kim ne bilsin karşılıksız yar oldum Sevdam gizli kaldı sazım telinde, Mustafa’m dökülür seher yelinde, Görüşmek mümkün mü günün birinde Hayal oldum serap oldum sır oldum Kim ne bilsin karşılıksız yar oldum.[/b][/i][/color] |
[color=darkblue][b]SEN YOKTUN!
Dursun Ali Erzincanlı Sen yoktun... Hz Adem'deydi nurun Önce cenneti, Sonra yeryüzünü şereflendirdin. Adem nuruna affedildi Arafat bu affa şahitti. Sen yoktun Nuh'un gemisindeydi Nurun... Dalgalar yeryüzünü boğarken Toprağın bağrındaki su Gökyüzüyle buluşurken Ve bu bir ilahi azap derken, Allah nurunu taşıdı binbir sebeble Tufan,nurunu selamladı edeple... Sen yoktun... Hz.İsmail'in alnındaydı Nurun İbrahimi bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden "Rabbimiz" dedi, " Onlara kendi içlerinden Senin ayetlerini okuyacak Kitap ve hikmeti öğretecek onlara, Onları temizleyecek bir elçi gönder "; Amin dedi on sekiz bin alem Nurunla aydınlanan minicik ellerini Semaya kaldırarak Amin dedi İsmail. Hira Nur dağı amin diyerek ayağa kalktı Medine'den adı Uhud olan bir amin yankılandı Sevr dağında. Sen yoktun Sultanım... Hz.İsa Ahmed diye muştuladı seni Alemlerin efendisi diye sana seslendi " Artık ben sizinle çok söyleşmem "dedi havarilerine Çünkü bu alemin reisi geliyor... Bekleyin Ahmed geliyor Kainata Rahmet geliyor... Havarilerin yüzünü okşayan, ölüleri dirilten bir nefes oldun. Ama sen yoktun. Sen yoktun.... Hz.Abdullahın alnındaydı Nurun Başı eğik gezerdi mazlum Put eyle göklerden seni sorardı Varaka seni arardı sema'da Anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler. Ağlayarak süslediler ölüme!... Ağlayarak “hadi dayına gidiyorsun” dediler. Sen yoktun Sultanım... Canlı canlı toprağa gömülmenin adı idi dayıya gitmek, Anne yüreğinin çıldırtan çaresizliği idi, Ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi. En son çocuk atılırken çukura, Annesinin suretinde bir melek tuttu onu Ve tebessüm ederek Hira Nur dağını gösterdi Melekler süslüyordu Hira'yı, Efendisine hazırlanıyordu Cebel-i Nur Efendisine hazırlanıyordu Mekke Alem, efendisine hazırlanıyordu. Kainatın gözü Hz.Amine'deydi Toprak yalvarıyordu Rabbine... Gel diye ağlıyordu mazlumlar Gözleri Sema'da Ve bir gelişin vardı Ya Resülallah Bir inişin vardı yeryüzüne Ve cebrail ardında yalın kılıç melekler Bir inişin vardı yeryüzüne Yetimler en huzurlu geceyi geçirdiler belki de...doya doya. Sonra bir sessizlik kapladı seher vaktini Herşey sus pus olmuştu. Hadi diyordu yıldızlar, hadi diyordu Ay, Kainat bir isim duymak istiyordu Ve bir ses yükseldi Amine’nin evinden Muhammed... Karanlıklar aydınlığa bıraktı yerini Muhammed... Seni yaratan Allah'a kurbanız Ey Dürr-i Yekta... Sana O adı veren Rahman’a kurbanız. Artık sen vardın... Susuz topraklara rahmet indi seninle Annenden sonra, anne Halime sevindi seninle Yağmura mı ihtiyaç var?... Kaldır şehadet parmağını... Yağmuru salsın Allah Sonra tut ağacın yaprağını Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün Allah. Yeter ki sen iste Sen iste Ya Resülallah Deki; ben kimim?... Dağlar, taşlar dile gelsin... Dilsiz çocuklar ellerinden tutup "ente resülallah" desin. Sen vardın... Bedir kârdı, Uhud dardı, Hendek yardı, Yiğitlerin vardı. Ölmek için yarışan yiğitlerin Hele bir Enes'in vardı Ya Resülallah Uhud'da öldüğünü duyunca arkadaşlarına; " Niye burada oturuyorsunuz ? " diye sordu... Onlarda ;" Allah'ın resül-ü öldürülmüş ! " deyince... " Peki O öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız, Kalkın ve O'nun gibi ölün." demişti. Ve savaşın en yoğun olduğu yerde şehit düşmüştü. Hem de ne şehit Ey Nebi... Vücudu yaralardan tanınmaz halde idi Kız kardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu... Musab bin Umeyer'in vardı senin... Uhud'da sancağını taşıyan, öyle bir aşkla sana bağlıydı ki!... Allah o gün meleklerini Musab'ın suretinde indirdi. Ebu Hureyre'n vardı... Acıkınca mescidin önünde durur Sana bakardı, sen anlardın. " Ya Ebahir!..gel " derdin. Ve sen gittin... Bir gidişle gittin. Ardında hüznün kaldı, Hasretin kaldı göklerde, Bilal ezan okuyamaz oldu Ne zaman teşebbüs etse " Muhammed resülallah " demeye... Dizinin üstine çöker kendinden geçerdi. Sonra günler ay, aylar yıl oldu. Asırlar oldu... Sensizliğe açtık gözlerimizi Ama sen bırakmazsın bizi!... Sen varsın... Ey şehitlerin Sultanı sen varsın Bir şehit bile ölmezken Sana nasıl yok deriz. Ebu Talip Şam'a giderken, devesinin önüne geçip; " Beni burada kime bırakıp da gidiyorsun " demiştin " Ne anam var ne babam..." Ebu Talip bırakmamıştı bu yüzden Sensizliğin ızdırabı ile inleyen Ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Resülallah Bırakma bizi ki ; Allah " Sen onların içindeyken onlara azap edecek değiliz." buyuruyor. Bırakma bizi !... Hayatı seninle öğretti Rahman Kulluğu seninle tanıdık Duayı senden öğrendik sevgili, Hz.Ömer umre için senden izin isteyince, Kardeşcik dedin ona; " Duanda bana da yer ayırır mısın ? " Bizler Ömer değiliz ama bütün dualarımız senin için. Ey Rabbimiz!... Resülünü anışımızdan haberdar et... O'na binler salat,binler selam... Habibine Makam-ı Mahmud-u ver... O'na Vesile-i lütfet... O'nu Refik-i Ala'ya yükselt.... Bizi de affet... O'nun hatırına affet... Zatının hatırına affet... Ne olur affet bizi... Bizi affet....[/b][/color] |
Okulda defterime
Sırama ağaçlara Yazarım adını Okunmuş yapraklara Bembeyaz sayfalara Yazarım adını Yaldızlı imgelere Toplara tüfeklere Kralların tacına En güzel gecelere Günün ak ekmeğine Yazarım adını Tarlalara ve ufka Kuşların kanadına Gölgede değirmene yazarım Uyanmış patikaya Serilip giden yola Hınca hınç meydanlara adını Ey özgürlük! Kapımın eşiğine Kabıma kacağıma İçimdeki aleve Camların oyununa Uyanık dudaklara Yazarım adını Yıkılmış evlerime Sönmüş fenerlerime Derdimin duvarına Arzu duymaz yokluğa Çırçıplak yalnızlığa Yazarım adını Geri gelen sağlığa Geçen her tehlikeye Yazarım ben adını, yazarım Bir sözün coşkusuyla Dönüyorum hayata Senin için doğmuşum haykırmaya Ey özgürlük! |
Niye Çattın Kaşlarını
Bilmiyom Yar Suçlarımı Ben Ölürsem Saçlarını Yolma Gayrı Yolma Leyli Leyli Ben Yandım Aşkın Narına Meyletmem Dünya Malına Ben Ölürsem Mezarıma Gelme Gayrı Gelme Leyli Leyli |
[color=blue][b]Aklımda Gözleri Kaldı
Çakılmış gönlüme bir paslı çivi, Çıkarıp attım da izleri kaldı Kadehi kadehe vurduğum her an, O yarin aklımda gözleri kaldı Sevgisi gönlümde kanayan yara, sitem edip durdum geçen yıllara Bu sevgi gidecek benle toprağa, O yarin aklımda gözleri kaldı Korkarım uykuya dalmaya bile, Bütün düşlerimi hayali sardı İçimde küllenen nefrette bile, O yarin aklımda gözleri kaldı Sevgisi gönlümde kanayan yara, sitem edip durdum geçen yıllara [/b][/color] |
[size=6][i][b]ÖLÜM DÜNYA ARDI DERSİN
KOCA DÜNYA DARDI DERSİN BİR MUSTAFA VARDI DERSİN ARARSINDA BULAMAZSIN..[/b][/i][/size] |
[quote=Kaptan_58GENCLiK][color=darkblue][b]AMİRİM
Ah anam ahYine sana yazıyorum, yine sana döküyorum içimi, senden başka kim anlar ki beni. Dün o fırtınalı gecede eve giderken, karanlık kuytu bir köşede, bir adam çıktı karşıma 'Beyim, beyim' dedi. Elindeki yarım sigarayı göstererek ateş istedi. Tam sigarasını yakıyordumki, parmağından yüzüğü görünce, o buz gibi elleri ta ciğerimi yaktı. 'Bu yüzük' dedim, kafasını kaldırdı, yüzüme baktı, 'dokunma' dedi. Hey Allah'ım bu o, Amirim. Sarıldım boynuna, tanıyamadı, hatırlayamadı beni. Yalvara yalvara zor razı ettim eve gitmeye. Soğuktu. Bir Allah'ın kulu yoktu ortalıkta, Bizden ve peşimden ayrılmayan siyah kediden başka. Eve varıncaya kadar o günleri anlattım. Beni nasıl çatışmadan kurtardığını, yüzüğü de o günün hatırası olarak parmağına taktığımı, daha başka; Aydınlı plakacı 09 Osman'ı, Trabzonlu Laz Dursun'u, Maraşlı Ede Ökkeş'i, Erzurumlu Yanık Ömer'i, ama nerede, beni dinlemiyordu bile. Hep bir şeyler mırıldanıyordu ağırdan ve sessiz. 'Gidenler gelmeyecek, gidenler gelmeyecek.' Amirim başka dünyalardaydı. Eve vardık, kediyi kucağına aldı, kediyi ısıtıyordu, halbuki kendi titriyordu. Sobanın farkında bile değildi garibim. Beraber çektiğimiz fotağrafları, bana hediye ettiği cevşeni gösterdim oralı bile olmadı tedirgindi, bir şeyler arıyordu, cebinden eski bir kağıt parçası çıkardı. Baktı, baktı kül tablasına bıraktı. Fark ettirmeden aldım, bir telefon numarası yazılıydı aradım. Telefona çıkan karısıydı. Amirimin yanımda olduğunu söyleyince kadın öyle bir çığlık attı ki; Kalp atışını yüreğimde hissettim. Nasıl bu hale düştüğünü sorunca, kadın bir ah çekip anlatmaya başladı. Teskeresi 12 gün geçen fakat çatışmada olduğu için alayına dönmeyen, evli, 27 günlük yeni bebeği olan, bir evin bir oğlu, Sivaslı Ali adında bir asker kucağında şehit olmuş. O anda şuurunu kaybetmiş, velhasıl kafayı yemiş, vay be... Amirim ki -25 derecede Hakkari'nin dağlarında kara kışa ve haydutlara karşı meydan okurdu. 'Vatan' dedi mi, bir 'Vatan' daha çıkardı ağzından, zoru sevdirmişti, çileyi sevdirmişti. Ay Yıldızlı bayrak için ölümü, ölümü sevdirmişti Amirim. Lafın kısası güzel anam, bir sonra kadıncağız 2 çocuğunu da alıp geldiler. O karşılaşma anı var ya, vicdansızı merhamete getirecek bir an, karısını ve çocukları karşısında görünce, o umursamaz adam, doğruldu, kanatlanacak kuş gibi öyle bir atıldı ki çocuklarının üstüne, anlatamam. Ne kadar ısrar ettimse de kalmak istemediler, vedalaştık. Kapının önünde arkalarından bakakaldım. Kavuşmak ne güzel şey, ah bir de ben sana koşabilsem ey güzel anam. Amirim sanki bir şey unutmuş gibi birden geri döndü. Elini omzuma koydu, gözlerini gözlerime dikti, yutkundu, yutkundu ve şu okkalı sözler döküldü dudaklarından: 'Bir ağaçtan bir milyon kibrit çıkar, bir kibrit, bir milyon ağacı yakar.' [/b][/color] [b] ŞİİR: MUSTAFA YILDIZDOĞAN[/b][/quote] abi cok severım bu sarkıyı(şiiiri) |
benim en sevdigim türkü nün sözleri:
Karli daglar karanligin basti mi? Kahbe felek ayriligin vakti mi? Karli daglar ne olur ne olur Asker agam gelse yarelerin ey olur Bir bulut kayniyor Sivas elinden Ucu telli mektup geldi yarimden Karli daglar ne olur ne olur Asker agam gelse yaralarim ey olur Allah su askere ömürler vere Tezkeresin alip geriye döne Karli daglar ne olur ne olur Asker agam gelse yaralarim ey olur SIVAS/ZARA ===>ZaraLI Halil Söyler<=== |
$u eserde süper:
Mevlam gül diyerek iki göz vermiş Bilmem ağlasam mı ağlamasam mı Dura dura bir sel oldum erenler Bilmem çağlasam mı çağlamasam mı Yoksulun sırtından doyan doyana Bunu gören yürek nasıl dayana Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana Bilmem söylesem mi söylemesem mi Mahsuni şerifim dindir acını Bazı acılardan al ilacını Pir sultanlar gibi dar ağacını Bilmem boylasam mı boylamasam mı A$IK MAHSUNU $ERIF SAYGIYLA ANIYORUZ... |
Bende bi mani yazayim bari
Mani benim ezberim, Kan agliyor gözlerim, Ben o yarin yolunu, Ölene dek gözlerim. :D :D :D |
[b] FİLİSTİN GÜNLÜĞÜ[/b]
bana ılık rüzgarları gönderin tel örgüler ardına sevgilinin gözlerinde benim olsun yağmur damlaları mavisi yeşile mahkum edin bozkırı boy atsın sevdam bana bir türkü söyleyin yarınlarıma uzansın tel örgüler ebem olsun doğurtsun hasretimi ağlamasın çocuklar çocuklar kanamasın çocuklar ağlamasın sözüm var beyrut sokaklarında öldürün beni her sabah saat beşte öldürün beni sözüm var beyrut sokaklarında yaşatın beni |
BİR TEKERLEMEDE BEN YAZAYIM
HAVUCA PÜRÇÜKLÜ ELMAYA ALMA YAHNİYE NOHUT SARMAYA DOLMA MUHTARIN KOYDUĞU VERGİYRE SALMA PİŞMİŞ KELLEYE BAŞ DERLER BİZDE.... |
[size=6][color=darkblue][i][b]KANADI KIRILMIŞ KARTAL YATIYOR
BAYKUŞLAR ORTADA NARA ATIYOR YAZIK VATANA YAZIK VATANA[/b][/i][/color][/size] [b]YA NE GÜZEL DEĞİL Mİ? KANADI KIRILMIŞ KARTAL OLARAK ŞEHİTLERİMİZ SİMGELENİYOR. BAYKUŞLAR İSE VATANI BÖLMEK İSTEYENLER OLARAK BELİRTİLİYOR... EEE SON MISRAYI ANLATMAYA GEREK YOK... YAZIK VATANA.... BU VATAN BİZİM......[/b] |
HEPİMİZİN
|
[size=7][color=blue][b]KARŞILIKSIZ SEVMEDİK Mİ?[/b][/color][/size]
[size=6][color=darkblue][i][b]Biz karanlık gecelerden Şafaklara ermedik mi? İnandık sevda yoluna Yürekleri sermedik mi? Zor günlere çetin yürek Yüreklere heyecan gerek Ülkeye kurban diyerek Karşılıksız sevmedik mi? Kıvılcım verip ocağa İnince köye bucağa Elele kucak kucağa Zaferleri görmedik mi? Bu yaralar bu sızılar Gönül maziyi arzular Koçyiğitler Önkuzular Nicesini vermedik mi? Gelsin gayrı akıl başa Haber salın baştan başa Ulaşın her gönüldaşa Gönüllere girmedik mi? Söz - Müzik : Mustafa Yıldızdoğan[/b][/i][/color][/size] |
| WEZ Format +2. Şuan Saat: 13:51. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2005