![]() |
KISSADAN HISSE
3 yaşındaki kızını, çok pahalı bir hediye kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı.
Yılbaşı sabahı küçük kızı paketi uzatıp "Bu senin babacığım" dediğinde üzüldü. Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına? Bir gece önce yaptığından utandı. Ne var ki paketi açınca yeniden öfkelendi. Kutunun içi boştu... Kızına gene bağırdı;"Birisine bir hediye verdiğinde kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?" Küçük kız gözünde yaşlarla babasına baktı. "[B]O kutu boş değil ki baba!" [/B]dedi. [B]"İçini öpücüklerimle doldurmuştum..." [/B] Adam öyle fena oldu ki. Koştu kızına sarıldı. Beraberce ağladılar. Adam o altın kutuyu ömrünün sonuna kadar yatağının baş ucunda sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, morali bozulsa, kendini kötü hissetse, kutuya koşar minik kızının hayali öpücüklerinden birini çıkarırdı... Aslında bütün anne-babalara böyle bir altın kutuyu çocukları hiç bir karşılık beklemeden sevgi ve öpücüklerle doldurup vermişlerdir. Hiç kimsenin bundan daha değerli bir armağana sahip olabilmesi mümkün değil herhalde... ! |
[B]vay be gerçekten çok güzelll...[/B]
|
okutu boş değilki baba ! "içini öpücüklerimle doldurmuştum......"
bucümleden sonra insan o kutuyu attığı için uzun süre kendine gelemez diye düşünüyorum... |
[B]Çok derin bir hikayee... İçinde anlayabilener için çok şeyler var...[/B]
|
[COLOR="Black"][B]Hiçbirşeye ön yargılı davranmamamız gerektiğinin açık bir örneği...Önce dinle sonra yargıla,neyseki sonu iyi bitti.[/B][/COLOR]
|
[QUOTE=eren1]okutu boş değilki baba ! "içini öpücüklerimle doldurmuştum......"
bucümleden sonra insan o kutuyu attığı için uzun süre kendine gelemez diye düşünüyorum...[/QUOTE] SAĞOL EREN BENDENDE SANA ÖPÜCÜKLER |
[QUOTE=Etemtemizkan]SAĞOL EREN BENDENDE SANA ÖPÜCÜKLER[/QUOTE]
benden de sana saygılar sevgiler ....... |
kıssdan hisseleer
[B] Sevgi sofrası
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine -sevginin sadece sözünü edenlerle onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş. Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da “derviş kaşıkları” denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş sofradakilere” bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye şart koymuş. “peki” deyip içmeye teşebbüs etmişler. Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar öylece aç kalkmışlar sofradan. “şimdi” demiş ermiş. “sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe” yüxleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen insanlar gelmiş oturmuş sofraya. Buyrun denilince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp sonra karşısındakine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükredek kalkmışlar sofradan. “işte” demiş ermiş ve eklemiş. -kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz ve şunu unutmayın hayat pazarında alan değil veren kazançtadır edaima. Düşünün siz bu sofradan doyarak mı kalkardınız yoksa aç mı? Gönlünüzden sevgi eksik olmasın [/B] |
[B] Zengin bir adamın oğluna vasiyeti
Zengin bir adam ölmek üzereyken oğlunu yanına çağırdı ve “oğlum görüyosun ihtiyar bir adamım . ben belki bu hastalıktan kurtulamaz ölürüm beni iyi dinle oğlum sana bir vasiyetim var. Bu vasiyetimi ben ölünce yerine getirmeni istiyorum.” Diye konuştu. Oğlu onu gözyaşları içinde dinledi ve “aman babacım neler sölüyosun. Ölüm hak hepimiz öleceğiz ama Allah geçinden versin” dedi. Babası” bak oğlum ben ölünce beni kabre çoraplarımla gömün” dedi. Ve zengin ihtiyar bir süre sonra öldü. Cenazeyi yıkadılar.herkes namaz kılmak için toplanmıştı. Oğlu “babamın bir vasiyeti wardı. “Yapalım onu” dedi. Çevredikler nedir o Diye sorunca genç çocuk babam mezara çoraplarıyla gömülmeyi istedi dedi. Olur mu öyle şey denincede bu babamın vasiyetidir mutlaka yapılmalı diye cevap verdi. Kalabalık arasında anlaşmazlık çıkınca şeyhülislama gidildi. Şeyhülislam ne kadar vasiyeti olsa bile islamiyette böyle şey olmaz dedi. Cenaze kaldırıldı. Rahmetlinin oğlu cenazeden dönerken babasının vasiyetini yerine getirememenin üzüntüsü içindeydi. Yanına yaklaşan bir adam “başın saolsun ben babanın yakın arkadaşıyım. Baban ölmeden bir süre önce ölümünden sonra açılmak üzere sana verilmek için bana mektu bırakmıştı. “ dedi ve koyunundan bir mektup çıkararak çocuğa verdi. Mektupta adam oğluna şöyle diyordu: “sevgili oğlum sizleri ne kadar sevdiğimi bilirsin. Ölüm beni sizlerden ayırdı. Sevgili oğlum gördünmü bu kadar mal varlığım bu kadar zenginliğim olmasına rağmen bir çift çorabı bile öbür tarafa götüremedim. Allah geçinden versin her canlı gibi sende bir gün öleceksin bu sebeble mala mülke tapınma haline şükret yardıam ihtiyacı olanlara yardım et. Çünkü öbür tarafa yaptığın sevapları götüreceksin dünya malını değil”.[/B] |
vayy bee eline saglik güzel olmus
|
| WEZ Format +2. Şuan Saat: 16:52. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © 2005