Eşi İsrail zindanlarında. 4'ü zihinsel engelli 8 çocuğu var. El açıp yardım dilenmemek ama çocuklarına da bakabilmek için ‘ilerlemiş yaşına rağmen’ inşaatta tuğla taşıyor
Kocası hapiste olan 4’ü özürlü 8 çocuk annesi Meryem Serur, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayabilmek kendisinden başka tüm personelinin erkek olduğu bir tuğla fabrikasında işçi olarak çalışıyor. Erkek işçilerle birlikte kürek sallayıp makineden çıkan briketleri ‘kucağında’ kuruyacağı yere kadar götüren Meryem Serur ‘in çilesi, annesi ve akrabalarıyla yaşadığı barakalarda devam ediyor.
1948 yılında Filistin’in paylaştırılmasına dair 181 sayılı BM Genel Kurulu kararında; Filistinlilere bırakılan iki bölgeden biri olan Gazze Şeridi’ndeki Han Yunus Kenti’ne ‘işgal edilen topraklardan ailesiyle birlikte gelip’ mülteci sıfatıyla yerleşen Meryem Serur, hem 10 yıl önce hapse giren kocasının yokluğuyla hem de yoksullukla savaşıyor. 4’ü zihinsel özürlü 8 çocuğu olan Meryem Serur, okula giden 4 çocuğuna bakabilmek için erkeklerle birlikte aynı briket fabrikasında çalışıyor. El açıp yardım dilenmemek için ‘ilerlemiş yaşına rağmen’ her gün 8 saat çalışan Meryem Serur, iş çıkışında ise kendisini bekleyen çocuklarına annelik yapmaya çalışıyor. Annesi ve diğer akrabalarıyla mülteci kampını andıran barakalarda yaşayan Serur, çalıştığı işten günlük 4 dolara tekabül eden 20 şekel kazanıyor
Dilenmemek için bu işi buldum
Çocuklarına bakabilmek için 4 yıldır briket fabrikasında çalıştığını söyleyen Meryem Serur, “Kocam hapiste olduğu için bize bakacak kimse yok. Ben de kimseye el açıp dilenmemek için bu işi buldum. Okuma-yazma bilmiyorum. Onun için rahat bir iş bulamadım. Erkeklerle birlikte, onların yaptığı işi yapıyorum. Yorulduğumuz zaman erkeklerle görevlerimizi değiştiriyoruz. Bazen pres makinesinden çıkan briketleri kuruyacakları yere kadar taşıyorum. Yorulunca da makinenin diğer tarafına geçip kürekle kum dolduruyorum” dedi.
