Bahri HAVADIR - Akşam Gazetesi
Bir alkış da benden
Eğer büyük takımsan, çıkacaksın sahaya aslanlar gibi oynayacaksın. Çatır çatır da penaltılarını atacaksın ancak öyle kazanırsın. Maalesef olmadı. Çünkü maça konsantre değiller. Böyle olunca da Sivas gibi yüreğini ortaya koyan bir takım gelir seni taca atar..
Sadece bir kareyi hatırlatmak istiyorum; Uzatma dakikalarında teknik direktör Bülent Uygun'un takımını nasıl hırslandırdığını, onlara nasıl taktik verdiğini görenler herhalde Galatasaray yedek kulübesindeki sessizliği ve sinmişliği de fark etmişlerdir. Bülent Uygun yırtınırken, Skibbe ise mırıldanıyordu. Bence bu tablo her şeyi anlatmaya yeter.
Bir takımın oyun kurucusu yani Lincoln, İstanbul'da evinde DVD seyrederken, Mehmet Güven sahada mücadele etmeye çalışıyordu. İşte olayın gerçek fotoğrafı bu...
Skibbe'nin sabrına bayılıyorum. Nonda, ancak 71. dakika da sahneye çıktı ve sadece bir şut attı. O dakikaya kadar zaten yoktu. Skibbe, onu ancak 100. dakikada hiçbir şey yapamayacağını anlayınca kenara alabildi. Bu nasıl sabırdır? Ama aynı sabrı Sivasspor'u galibiyetinden dolayı alkışlayan Adnan Polat'ın göstereceğini sanmıyorum!
Şampiyonlar Ligi'nde yoksun, Fortis Kupası defterini kapattın. Geriye bir tek Turkcell Süper lig ve UEFA kaldı. Bu oyun anlayışı, bu vurdum duymazlık takımı nereye götürür, Skibbe'yi nereye taşır onu zaman gösterecek. Çünkü takımın isteksizliği, hovardalığı, galibiyete ve oyuna ağırlığını koyamaması umutları azaltıyor.
Doğduğum şehrin takımını ise yürekten kutluyorum. Onları izlerken gururlandım, umutlandım. Çünkü ismi cismi olmayan bu futbolcular nasıl futbol oynanacağının dersini veriyor.
Bir Lincoln'ün değerinde olmayan takımın neler yaptığını başta Adnan Polat maç sonunda gördü. Ve ayağa kalktı bu takımı alkışladı. Zannediyorum Nonda'dan, penaltıyı kaçıran futbolcularından, teknik direktöründen hesap soracaktır. Ama nafile...
AYK