[size=2]Kaybolan İngiliz Taburu[/size]
Çanakkale Savaşlarının en önemli ve en ilginç olaylarından birisi de, kaybolan İngiliz taburudur. Bu olayın sırlı havası hâlâ insanları ve zihinlerini meşgul etmektedir. Çünkü hâlâ olayın esrar perdesi aralanamamıştır. Çanakkale Savaşı, içinden çıkılmaz bir hale geldikçe İngilizler yeni kuvvet getirmeye devam ediyorlardı. Sömürgelerinden topladıkları askerlerin yetersizliğini görünce, seçkin İngiliz askerlerini de Çanakkale’ye sürmüşlerdi.
Bunlardan en önemlilerinden birisi de, İngiltere’den yola çıkarılan “Kraliyet Norfolk Alayı” idi. Hamilton, Suvla Çıkarması sırasında, bu alaydan bir taburu, 12 Ağustos günü ileri harekât için görevlendirdi. O gece şafakla yapılacak büyük taaruz için yol açacaklar, pusuda olduğu sanılan Mehmetçikleri ortadan kaldıracaklardı. Hedefleri 60.Tepe idi. Bu tepe ne pahasına olursa olsun alınacaktı. Bu başkomutanın emriydi. 163.Tümen, ancak 900 metre ilerlemiştiki müthiş bir karşı ateşle durduruldu. Ne geriye, ne de ileriye gidebiliyorlardı. Norfolk Alayı’nın 4.Taburu, ciddi bir karşı koyuş görmediğinden, ilerlemeye devam etti. Onların da hedefi 60. Tepe idi. “Bu harekât başarılı olursa, bir haftada İstanbul’u alıp, Türkiye’yi haritadan sileriz.” diyorlardı.
Albay Sir Beauchamp, 16 subay ve 250 askerden meydana gelen taburunu sağa doğru kaydırarak, diğer birliklerle irtibatını kopardı ve ileri emrini verdi. Çünkü hedef 60. Tepe idi
Ancak o tepenin üzerinde somun gibi, gri renkli bir bulut duruyordu. Etrafında ona benzer birkaç bulut daha çeşitli mesafelerde bulunuyor, esen rüzgardan etkilenmeden şeklerini ve yerlerini koruyorlardı. İngiltere Kraliyet Muhafız Alayı’nın 4.Taburu 60. Tepe’ye vardığında, büyüyen bulutun içine girdi. Korkunç bir sessizlik oldu. Türk tarafı da ateşi kesmişti. Bütün İngilizler sis içinde kalınca, bulut kümesi alacağını almış, yükünü tutmuş ve yükselmişti. Yukarıda duran diğer bulutlara ulaşıncaya kadar, yavaş, yavaş havalandı. Bu ana kadar yukarıdaki bulutlar yerlerinde duruyorlardı. Yerdeki bulut yükselip aynı hizaya gelir gelmez, bunlarla birleşip kuzeye doğru gittiler. Bir süre sonra tamamen gözden kayboldular. Geride hiçbir şey kalmamıştı. Bu olayı izleyen ve bizzat gören üç Yeni Zelandalı asker, diğer 19 arkadaşları adına da yeminli ifadelerini yazılı ve imzalı olarak açıkladılar.
Hamilton, Savaş Bakanı’na gönderdiği telgrafla şu bilgiyi verir. “…savaş sırasında 163.Tümen her bakımdan üstün olduğu anda, çok garip bir şey meydana geldi. Türklerin zayıflamakta olan kuvvetlerine karşı Alb. Sir Beauchamp, cesur, kendinden emin bir subay olarak gayret ve hızla ilerledi. Emrinde 16 subay ve 250 askeri vardı. Daha sonra bunların hiç birisinden haber alınamadı. Ormanlık bölgeye hücum ettikten sonra gözden kayboldular. İçlerinden hiç birisi geri dönmedi..”
Savaştan sonra 1918 yıllında İngiltere bu kayıp birliği Türkiye’den ister. Ancak kayıtlarda bu hususta hiçbir bilgi yoktur. İngiliz Taburu ne esir alınmış, ne de böyle bir taburla karşılaşılmıştır.
Ramazan Bayramı’nın ilk gününe rastlayan o gün, sabahı topluca kıldıkları bayram namazıyla başlayan Mehmetçiklere bir bayram hediyesi miydi bu esrarengiz olay?...
Kaynak: (Bir Destandır Çanakkale) kitabından alınmıştır.
|