Kararın değerlendirmesini zaten belli başlı spor yorumcuları yaptılar. Ortak kanı, çok zor bir karar alındığı, çelişkiler barındırsa da kabul edilebilir olduğu.
Savcılığın iddianamesi açıklanmadan TFF'nin tek başına bu konuda bir karar alması imkansızdı . Federasyon eldeki belgeleri inceletmiş ve çıkacak iddianameyi az çok tahmin ediyor olsa da, kendisinin bu aşamada ileri bir adım atması, kamuoyu önünde alabileceği bir risk değildi. Kendince en doğrusunu yaptı ve mahkemedeki gelişmeleri bekledi.
Öte yandan
http://spor.bugun.com.tr/spor-haber/...li-haberi.aspx linkindeki habere göre de federasyon başkanı basına verdiği metinde değil ama konuşmasının bir yerinde:
"
Şimdi size Etik Kurul'un raporunda bir pasaj okuyacağım" dedi. Bu kez ekrandan değil, elindeki kağıttan okudu ve "Sınırlı belgeler çerçevesinde yapılan incelemelerde bazı iddialar hakkında kanaat oluşturmaya yetecek, bazı kişilerle ilgili de somut olaylarla ilgileri kurulamamıştır" ifadesini kullandı. Ancak asıl 'flaş' sonraki cümlesindeydi: "Bazı müsabakalarda şike, şike teşebbüsü, teşvik primi ve teşvik primi teşebbüsü kanaatine varılmıştır" demiş.
Yani, etik kurul raporunda şike ve teşvik var deniyor. Ama hangi maç ve takımlar olduğu açıklanmadı.
İnşallah, Sivassporumuzun ismi o takımlar arasında yoktur. Çünkü, artık bu aşamada olması gerekeni değil de yaşananı değerlendirmek, duygusal değil gerçekçi olmak vakti. Daha ciddiyetle düşünmeli ve analiz etmeli.