Cevap: Maçı Değerlendirelim
Eski takımına karşı Rıza Hocanın klasik versiyonlarını gördük. Onda değişen hiçbir şey yok maalesef. İki ileri bir geri artık bundan sonraki futbol yaşantısını sürdürecek. Ama bizde biraz zor. Adamlığı insanlığı süper ama taktik teknik mevzularına gelince daha dünkü çocuk (R.C) ondan daha iyi görüntü çiziyor...
Maça gelince, tutuk başladık aksak devam ettik iyi bitirdik diyebiliriz. Karşılıklı ataklar, kişisel oynamalar, hatalı paslar oyunun belli periyotlarına damgasını vurdu. İstatistiklerde hemen hemen eşit bir ilk yarı sonunda ne Djebbour nede Utaka (çünkü hala gözlerimiz onların durumunda) futbol geçmişlerindeki başarıyı anımsatmadılar. Biraz Utaka kıpırdanır gibi olmuş ama maalesef yüzde 10 yüzde 20 yi geçemedi bu durum. Aatıfın antreman eksiği ve şahsi oyunu can sıkmaya devam ediyor. Ama taraftar gözünde hala kredisi mevcut. Ya kulakları çekilmeli yada telkinde bulunulmalı.
İkinci yarının ilk bölümleride hemen hemen karbon kağıdı koymuşcasına ilk yarının tamamı gibi başladı. Taki golü yiyene kadar. Bu bölümlerde ise Cicinhonun ileri çıkışlarında koridoru boşaltması bizi sıkıntıya soksa da özellikle Da Costanın kademeleri bizi rahatlattı. Aydının iki maçtır sol bek mevkisinde mecburi oyunu ve buna mukabil fazla sıkıntı yaşatmaması alkışa değerdi. Hataları yokmuydu tabiki vardı ama mevki yabancısı olması kızgınlık ibremizi indirdi. Ama ileri çıkışlarında şahsi oyunlarıda hanesine eksi olarak yazıldı. Bir asistde göğsüne yıldız olarak takıldı. Gol yedikten sonra devreye o meşhur Rıza Çalımbay faktörü girdi. Sen öne geçmişsin orta sahadan adam çıkar forvete Kwekue'yi sok. Galiba Mehdi değişikliğini yanlış anlamış olsa gerekki o dakikadan sonra ibreler tamamen değişti ve bize döndü.. Sonra gelsin çaylar.
Bugünkü oyunda görünen ve görünmeyen kahramanlar oyuna renk kattı. Cicinho ve Burhan görünen klas adamlardı. Ama birde görünmeyen adamlar vardı ki işte onlarıda ayakta alkışlamak lazım. En başta Kadir geliyor tabiki... Ademin bir kaç haftadır oynamayışı onu bayağı zorlasada toplu yada topsuz oyunları çok iyi oynadı. Geçen yıllarda gereksiz pas hataları yapardı. Bir maçta en az 3-4 tane oluyordu. Bu sene bayağı aza indirmiş. Çünkü onun işi çalım yapmak fantaziye girişmek değil. O bir kaptan ve dümende en iyisi olmak zorunda. Bunun bilincinde mücadele veriyor ve buda bizim hoşumuza gidiyor. Ayrıca Da Costanın da hakkını vermek gerekiyor. Yerinde müdahaleleri yer tutuşları yanında bir kaç kezde gol için sümsüklük etti lakin olmadı.
Özetle devre arasında hedeflenen 3 maçta 9 puan parolası ile çıktığımız yolda ilk 3 puanımızı aldık. Ayrıca Eskişehirin puan kaybetmesi ile sevincimizde bir kademe daha arttı. Artık Avrupa hedefi olan takımlar şekillenmeye başladı ve bu takımlardan biriside biziz...
__________________
.
.
.
Düşerken iki şeyi unutma!!!! Kimin seni ittiğini ve kimin seni tutmadığını... Ayağa tekrar kalkınca lazım olacak...
.
KAFKAS ATASÖZÜ
|