Başlarken hedef ligde kalmaktı, olaylı Trabzonspor maçıyla birlikte işler değişti. Bursaspor ve Beşiktaş maçları dönüm noktası oldu, sakatlıklar ise onları yıldırmadı. Bülent Uygun sırrını, Einstein ve Terim modellerinden ürettiği senteze bağladı.
Yakın zamana kadar, idman sahası bile olmayan, kısıtlı imkanlarıyla, hedefini Süper Lig’de kalmak olarak belirleyen Yiğidolar, 2007-08 sezonun ilk yarısını lider kapatmayı başardı. Daha önce Kocaelispor Güvenç Kurtar ile 1992-1993 sezonunda aynı başarıyı yakalamış, ama devamı gelmemişti. Peki Bülent Uygun’un öğrencileri bunu nasıl başardı? Zirveye tırmanışta kimlerin payı vardı?
Yiğidolar, olaylı Trabzon deplasmanıyla yolculuğuna başladı. Ancak yaşanan olaylar sonrası Mecnun Odyakmaz ve kurmayları, soğukkanlılığı elden bırakmadı. Ortam gerilmedi, olumsuzluklar takıma yansıtılmadı ve o kadar stresli bir haftadan sonra, İstanbul Belediye eli boş uğurlandı Sivas’tan... İlerleyen maçlarda, evinde önüne geleni deviren Yiğidolar, Bursaspor’a konuk oldu. Ancak Yeşil-Beyazlılar ilk yarıyı 2-0 önde kapattı. Fakat Sivas 2. yarı coştu, 3 golle 3 puanı kaptı.
Sakatlık kâbusu
Bursa maçı, Sivasspor için milat oldu. Sonrasında Kırmızı-Beyazlılar, İnönü’de Beşiktaş karşısında soyunma odasına 1-0 yenik gitmiş ama yine 2. yarıya 2 gol sığdırıp, evine zaferle dönmüştü. Bu maçtan sonra şanssızlıklar da peşi sıra gelmeye başladı. Sakatlıklar, Yiğido’nun yakasına yapıştı. Petkoviç ve Yasir’den sonra Balili ve Sedat’ın yoklukları, Sivas için yolun sonu gibi görünse de Bülent Uygun ve askerleri pes etmedi. PAF’tan takviye yapıldı. Birçok eksikle çıkılan zorlu Kayserispor deplasmanında kağıt üzerinde favori olan ev sahibi önünde çok önemli bir galibiyet alındı. Ve Sivasspor kapanışı Gençlerbirliği ile yaptı. Güçlü rakibi karşısında 54 dakika 10 kişi mücadele eden Yiğido, Mehmet Yıldız’la 3 puanı kapıp, zirveye kuruldu.
Devre arasında taktik!
Bülent Uygun 90 dakika pes etmeyen bu takımı, Fatih Terim’in Milan ve Fiorentina’da uyguladığı idman sistemiyle yarattı. Oyuncuların bireysel kapasitelerine göre hazırlanan çalışma yöntemlerini takımına uygulayan genç teknik adam, Yiğido’yu pes etmeyen bir takım haline getirdi.
Peki Bülent Uygun’un taktiksel sırrı neydi? Uygun, haftaya rakibin maç kasetlerini izleyerek başlayıp, kurmaylarıyla saatler süren toplantılar yapıyordu. Uygun, maça çıktıktan sonra rakibi mercek altına alıp, asıl taktiği soyunma odasında ikinci yarıya başlarken veriyordu. Yani 45 dakika pusuya yatıp, avını bekliyor. Devreden sonra da öldürücü darbeyi indiriyordu. Maçtan önceki toplantı da tamamen takımın moralini arttırmaya yönelikti.
Einstein modeli
Genç çalıştırıcı, kendi taktik sırrını işe şöyle özetliyor: “Benim modelim ünlü dahi fizikçi Einstein’dan... Einstein; ‘Bana bir problem verilse ve 1 saat süre tanınsa, 50 dakika problemi anlamaya çalışır, 5 dakika çözüm önerisi üretir ve son 5 dakikada da problemi çözerim’ der. İşte benim sırrım da bu”
Fanatik