Onyedi haftalık liderliğimiz kendi futbolcularımızın acemiliği veyada tecrübesizlikleri neticesinde geçen hafta son bulmuştu. Ankara'da gördükkü evvela seyircilerimizdede vurdumduymazlık var. Ne demek 1500 kişi.İnanın utancımdan yıkıldım.istanbul'dan hemde ögrenci oldukları halde hemde asgeri ücretli çalışan olanlarca kişi otobüse dolup giderken, yanında kendileri trilyonluk iş imzaları atan ve Sivas'lıyım kimligi ile gururlanıp, bundanda nema sahiplenen baronları düşündükçe neye kahredeceğimi bilemedim.
Onyedi hafta lider kalmış bir takımı, bu kentin vatandaşları olarak hem evinde hemde gideceği deplasmanlara tek sıra dizilmiş yigidolarımızın sırtında götürmesi vardı, varolan bu durumda,varlığımızla onlara o cesareti vermek daha lig bitmeden şampiyonluğu parsellemek vardı.
Ama nerde yigidolarım, sadece ve sadece ya klavye başına geçdiğimizde mangalda kül bırakmayan yada sohbetlerde dilin kemigi yok dercesine sınır tanımayan konuşmalarda maşallahımız var.
Bakın Avrupa'da Nihat Kahveci'nin formasını giydiği Villareal 49.000 nüfusa sahip bir kentte 25.000 seyirci ortalamasına oynuyor.
Ya bizim 5 yıllık süper lig tecrübesi ile çıkdığımız basamaklara bir bakınız, 6.lık, 5.lil, bu sezonda ise şampiyonluğa oynayan bir takımız. Ya karşımızdaki rakiplerimiz veya 3 büyük veyada 4. büyükler diye adlandırdıklarımız. Fenerbahçe mi? Kaç yıldır Avrupa'da ne yaptı herkesin malumu degerlendirmeye bile gerek yok, ya Galatasaray bir defa kupa ya sonrası? En son geçen sene adı sanı bile bilinmeyen bir takıma elendi, son 7 yıldır borç batağında,doğru dürüst bir stadı bile yok oynayacağı. Ya Beşiktaş keza aynı, ne Avrupa'da elle tutulur bir başarısı nede öyle dillendirildiği bir seyircisi, işler ters gittimi yönetime bile sitayişini eksik etmiyor. Ha birde Trabzonspor var sahi geçen sene bir rum takımınamı yenilmişdi? Lafını bile etmeye değmez.
Her avrupa macerasında çogunluklada hezimetle döndüğümüz avrupa maceralarından başka birşey değil.
Ya ligimiz? Futbol seyircisinin ilgisini çekmek adına bu 3-4 büyük adlandırılan takımların sadece yenmelerinden çok yenildikleri, futbolda güzel olanların değilde küfür-çirkeflik ve benzeri soytarılıkların hep sahnelendiği, yine bunlara ya TV lerin yada gazetelerin baş sayfalarına koyduklarında, futbola adım atacak çocukların ilgisine mazhar olan görüntüler, her yıl aynı terena ile Türk halkını sözde futbol adına kandırmaktan başka birşey değildir.
Madem sahaya 11 er futbolcu ile çıkılyor, madem T.F.F. statüsünü yerine getirmiş her takım eşit şartlarda orda bulunuyor takımın şusu buşusu olmaz. Nasıl Lig'de kazandığı sıralama ile bir takım avrupa'da mücadele etmeye hak kazanıyorsa, gidip orda adı sanı duyulmamış bir takıma rezil kepaze olup geliyorsa, nasıl ben asırlık bir çınarım deyip 8 sıfır gibi bir hezimetle dönüyorsa, nasıl 16 milyonluk bir bütçe ile kurulan SİVASSPOR'uma ben 70-80 milyonluk bir bütçe ile kuruldum deyip yüksekten bakıp altımızda eziliyolarsa, sonuç itibari ile bizim yakaladığımız başarıyada saygı gösterecekler.
Herşeyden önce asil SİVAS'ın vefakar-cefakar bireyleri bu saygıyı gösterecek. Nedemek Hacettepe maçında 1 500 seyirci, hani demiyormuydunuz hepimiz birer defa tükürsek tükürüğümüz ile boğulurlar. Tükürmemize gerek yok futbol kültüründe, ilk baharın şu mis kokan günlerinde ailemizle-kız arkadaşımızla hatta anne-babamızla kol kola girip önce 4 eylül stadyumunu sonrada Ali Samiyen Stadyumuna giderek, güzelim SİVAS'ımızda nasıl Cumhuriyetin ilk fişeğini attıysak, Anadolu`nun bağrından bugünde Avrupa'ya açılmak için gerekli olan desteği futbolcularımıza-camiamıza vermemiz gerekmektedir.
Biz bu desteği verdikten sonra Kulübümüzde gerekli olanı yerine getireceğimizden şüphemiz olmasın.
Haydi YİGİDOLAR iki adım kaldı.
www.sivasspor.com Editör