Eveeet kaldığımız yerden devam edelim heleee.
16. Hafta:
Aslanın kuyruğuna teneke bağlayacaktık,
Bayram arefesinde, bayrama kadar dangır dungur dolanacaklardı.
Ancak; maalesef bizim elimiz kolumuz bağlandı..!

Gerçi, maçın hemen başında
Balili, aslanın kuyruğunu tam tutmuştu
ve tam düğümü atıyordu ama kalecileri iyi bir refleks ile sekerek tenekeden son anda kurtuldu.
Sonrasında ise maalesef,
Sedat' ın ve
Balili' nin eli kolu bağlandı, bandajlandı...!
Biz bağlamak isterken maalesef bağlandık ve bandajlandık...!
Son dakikalarda da (82-84 dk)peşpeşe ters bağlantılarla kısmetimiz de bağlanmıştı.
(2-0)
17. Hafta:
Hacı Cavcav ın takımı
G. Birliği misafirimizdi.
Bizim
Boğa Memmed, Hacı Cavcav' a bir hoş geldin faslı(8. dk.)
bir de güle güle (85. dk.) merasimi sunmuştu.
(2-0) 
Hacı Cavcav'ın diğer takımı da, aslana çelme takıncaaaa...(0-0)
Veeee...veee... Liglerin efendisi, zirvenin de efendisi olmuştu.
Yiğidolar06 kardeşimiz, gerine gerine ve geğire geğire gobeeeni kaşıyarak,
üçü birarada keyfinin de zirvesindeydi. 3 lü karışım altımızda ve biz üstteydik
HEYYY YAVRUUMMM BEEEEE... İLK YARININ ŞAMPİYONUZ BEEEE
.................. (İlk yarı bittiii...Gobek gaşıma molası)
18. Hafta:
Yarım asırlık ligde ender sahnelerden birine şahit olduk.
Son yarım asrın belki de en dondurucu soğuk havası, iliklere
kadar işlerken, kırmızı karanfiller içimizi ısıtıyordu.
Trabzonsporlu futbolcuların karanfillerle karşılanması,
spor camiası ve otoriteler tarafından takdirle karşılanmıştı.
İlk yarının ilk maçındaki yaşananların aksine;
İkinci yarının ilk maçında dostluk ve güzellikler hakimdi.

Karanfillerle kırılan, kulak kesen soğuğu,
Cvetkov ve yine yıldız
Memmedimiz,
iyice ısıtmış ve buzda dans gösterisinde horon resitali eklenmişti.
(2-0) 
(Gobek gaşımaya devaaam)
19. Hafta:
Bilirsiniz,
C.tesi günü bir çok kurum ve işyeri halaa mesaidedir.
Böyle bir günde, saat 13:30 da 15.000 yiğido:
''Dağbaşını duman almış yürüyelim arkadaşlar''
marşıyla, dağları taşları aşarak, dağbaşındaki
Olimpiyat stadına gelmişlerdi.
İst. B. Şehir Belediyesi
Zabıtaları da mesaidelerdi.
Yav hatırlıyorum daa, ilk yarıdaki maçımızda, bu zabıtalar bize çin işkencesi çektirmişlerdi.
90 da tam yakalamışlardı ki, 90+ da
Mamadao Diallo nun son hamlesiyle yine kurtulmuştuk...!
Bu maçta da, çok diri ve tempoluydular. Bir ara dedim ki:
Eyvaaah, bu zabıtalar gene bizi işportacı zannedip, ekmeğimizle oynayacaklar emmeeee...
Boğa Memmed ve Cvetkov u durdurmak ne mümküüün.
Hele
Devran' ın sol kanattan bindirmesiyle devranları dönmüştü zabıtaların
Yenilgi yüzü görmediğimiz
Olimpiyattan yine başımız dik çıktık ve zirvedeki yerimizi koruduk.
Şimdiiiii...
İlk yarıdaki, fenerimiz tam yanmadığı için sağa sola bazen de direkleri çarptığımız,
karpuz çalmaya gittiğimiz bostanın, ampul kafalı bekçisinden darbe yemiştik...!
(R. Carlos.. 1-0) 
Bu hafta, ne ampul kafa kurtarır onları ne de tavşan dişi.
Hele hele direklere hiç güvenmesinler.
Bakalım bu hafta bostandan ne yolucaaaz...?