Babamdan ilk basta bu Röportaj fikrini duydugum anda ona inanmadim ve güldüm. Gercektende Babamin Nurhay beye ulasacagini sanmamistim. Cok ugrasti ama sonunda El Turkoylan irtibata gecti. Ben hala inanamamistim ve Babam gercektende Frankfurta gidecegimizde emindi.
Gün geldiginde babam hazirlattigi T-Shirtleri gördükten sonra gercektende gidecegimizi yeni anladim ve sasirdim.
Ve yolculuk basladiii... saat 13-14 arasi yola ciktik ve saat 17-18 e dogru Frankfurtta olduk. El Turkoyu aradik ve onlarin daha yolda oldugunu söyledi. Oraya vardigimizda baya doluydu ve biz onun bizi iceri alacagina pek ümidimiz yoktu. Babam aradi ve El Turko hic ummadigimiz seyler söyledi: "Siz onu hic merak etmeyin ben sizi alirim". Tabiiki biz bunu duyduktan sonra cok rahatladik.
Otobüs geldi ve biz El Turkoyu ariyorduk. Biz onu bulduk fakat o bizi daha görememisti.. adeta ariyordu bizi. Bizi gördügünde kalabalik taraftarin arasindan cikartti ve yanina aldi. Herkez sasginlik arasinda bize bakiyordu. Bizi Otelin icine aldi. Cok mesguldu ama yinede bize zamanini ayirdi.
Bizi kendi odasina götürdü ve cok sicak bir sohbet ortaya cikti. El Turko cok iyi birisiydi. O anda onun bize yaptigi seyleri herkez yapmazdi.
Cok keyifli bir Sohbet olmustu ve El Turkonun zamani olsaydi bizimlen Sabaha kadar sohbet ederdi, kendinin dedigi gibi ama maalesef Nurhay bey acilen isi vardi ve maalesef Sohbeti birakmamiz gerekti.
Ben sahsen Nurhay beyin böyle birisi olacagini hic düsünmemistim. Cok iyi kalpli biri. 300km yol gitmeye gercektende degdi
