Arkadaşlar bu topik açılırken anlatacak çok öykülerimiz olduğunu biliyordum, ama neyaparsınki bizim bazı aklı evveller, bilimsel boyutundan tutunda yok sivaslının kibarlığını, adını sanını bilmem ne yapmamızdan dem vurdular bende sitede yeni olduğum için ses çıkarmadım, amaç neydi arkadaşlar bizde hep hikayeler dilden dile dolaşır ama neyazıkki yazıya dökülmez, yazı kültürümüz zayıftır, geçelim bunları asıl işleve dönelim yani yaşanmış sempatik öykülere;
hikaye gerçektir, hiç yaşamadığım ama çok hikayesini dinlediğim güzel sivasımın yıldızeli ne bağlı islim köyünden yine bir öykü,
Köyde bilirsiniz yazın harman zamanı insanlar damlarda, harmanda yatar, hem hava sıcaktır, hemde biçilen buğday arpanın harmanı yapılırken köyün yumurta hırsızı çoçuklarından ve çerçiyle takas için çalan haşarı gençlerinden ve başıboş yayılan hayvanlardan ve kuşlardan korunmak için genelde çatıda yatılır, yine bir gece şemelek mehmet amca sermiş yündöşeği dama yatıyor, gece gençler usulca kaldırmışlar yatağı , çekmişler harman yolunun ortasına usulca uyandırmadan, sabaha karşı sapı yükleyip tarladan köye dönen traktör bakmış yolda bir yatak inanamıyor , ama anlıyor tabi bir hinlik var, basıyor kornaya, mehmet amca aldırmıyor ama traktör dayanmış yatağın ucuna basıyor kornaya bizim mehmet amca sinirleniyor tabi uyku bölünmüş dön oyana dön buyana korna devam ediyor, şemelek mehmet amca söyleniyor kendi kendine ZOR ET GAVAT DAMA ÇIHACAAN ....

,
sevgili dostlar, biz devam edelim bizi bize anlatmaya, sevgiyle kalın abircan