MVP Yarışı
Normal şartlar altında Dwyane Wade'in, ''MVP'' olarak 1 numaralı favori olması gerekiyor ve bu şekilde devam etmesi halinde ödülün ona gitmesi gerek ancak MVP ödülünün veriliş kriterleri bu ödülün şu etapta LeBron James'e gideceği yönünde. Cavaliers'ın yukarda bahsettiğimiz gibi 55 galibiyeti geçmesi ve 60'ı bulması yüksek bir ihtimal. Hornets'in istikrarsız gidişatıda Chris Paul'ün sezon başında iddialı olduğu bu ödülde geri planda kalmasına neden oldu.
Aslında James kadar bu ödülde çok iddialı bir isim olan Dwight Howard'ın esamesi pek okunmuyor. Halbuki hem kişisel istatistikleri çok iyi hemde takımının gidişatı sanırım reklam pazarlaması burada devreye giriyor ve basının gücü. Orlando basını diğer basınlar karşısında ateş olsa düştüğü yeri yakar kıvamında. Los Angeles basını geçen sezon Kobe'ye ödülü aldırdı adeta Paul'ün hak etmesine rağmen 2. sırada kalmasına neden oldu. James de iyi bir reklam aracı ve onun bu kadar ön planda olması bu ödül için basının onun üzerinden ekmek yemesine bağlı. Bu ödül gerçek anlamda hak edene gitseydi son yıllarda tablo braz değişik olabilirdi.
2010 Ve Düşen Çeneler
Çok kısa bu konuya değinmek istiyorum ki iyice sıkmaya başladı bu konu artık insanları. Tamam 2010 büyük bir pazar olacak ve takımlar neredeyse cap boşaltmak için her yolu deniyor. New York, New Jersey ve Detroit şimdiden 2010'un en aktif takımlarının başında gelecek ve özellike New York için bu pazar büyük önem taşıyor. Takımların sürekli stratejilerini belirten yorumlar yapılacaktır ve bunlar haber olacaktır fakat oyuncular çok fazla olayın suyunu çıkarmaya başladılar.
Özellikle LeBron James'in çenesini biraz tutması lazım artık. Barkley'e bile sataşacak kadar hatta hakaret edecek kadar ileri gitmeye başladı. Tamam çok iyi oyuncusun ve piyasanın en gözde adamı sensin ancak bu sana NBA efsanelerine hakaret etme hakkını vermez orda sana dur derler. Barkley sütten çıkmış ak kaşık değil sivri dillidir ama tarzı bu ve herkese bu şekilde yaklaışır eleştirisini yapar. Sen Barkley'in yarı yaşındasın ve onunla aşık atacak kadar da değilsin. Çünkü olabildiğine antipatikleşiyorsun insanların gözünde sempatini kaybediyorsun. Basınla uğraşan oyuncuların sonu bu anlamda pek iyi değildir güç basında.
2010 konusunda her gün free-agent olacak oyuncuların açıklamaları sezonun gidişatınada gölge düşürüyor. Artık bulunduğumuz sezonu değil 2 yıl sonrasını konuşmaya başlar olduk. Bu kadar abartılmasıda iyi değil.
Coach Öğütme Makinesi
Genelde Turkcell Süper Lig'de görmeye alıştığımız bir tablo NBA'de sıkça yaşanmaya başladı. Kötü giden her takım koçunu kovup başarısızlıklarını örtmeye çalışıyor. Hoş haklı olan organizasyonlarda var en son kovulan koçlardan biri Cheeks. Sixers'ın hedefe ulaşmasını sağlayamayacağını ispatlar nitelikte performans sergiledi ve gönderilmesi doğruydu. Brand'li kadro ile kan uyuşmazlığı yaşadı Cheeks. Ama Kings ve Wizards'ın koç kovması akıl alır gibi değil.
Ne bekliyorlardı bu Eddi Jordan'dan ?
Eline ne verdiler ? Küçük maçların büyük oyuncusu Caron Butler'la mı ayağa kalkacaklardı ? Jamison harici adam gibi oyuncuları yok.
Pivot pozisyonu Haywood sakat !
PG poziyonu Arenas sakat !
Takımın uzun rotasyonu sıfır, guard rotasyonu sıfır.. Tamam Eddie Jordan için sütten çıkmış ak kaşık demiyorum da sonuca bakıp da kovmak saçmalıktır. Şu kadroyla ne bekliyorlardı. Saçmasapan iş olsun diye yapmışmış bir hareketten öteye gitmiyor.
Kings'in yaptığı hamlede yanlış hemde çok yanlış. Bakın Theus görevden alınmasının ardından ne diyor basına; ''Hakemin çaldığı faul sonrası bu kararı tartışmak gibi bir şey olur şuanda bu olay. Martin'in sakatlığı olsun Garcia'nın sezon başında sakatlığından dolayı olmaması olsun hiç tam kadro olamadık buna rağmen ben ekip olarak iyi işler yaptığımızı düşünüyorum. Yaptıklarımızdan dolayı çok kötü olduğumuzu düşünmüyorum. Ama sonunda böyle oldu sadece üzgünüm. Umarım bundan sonra Kings çok daha iyi olur.'' dedi.
Bana fazla bir şey düşmüyor bile. Theus, elindeki malzemeden hiç bir zaman tam verim alamadı ki. Sezon başından B.Miller 5 maç cezası nedeniyle yoktu, Martin sakat, Garcia daha yeni kendine geldi. Ne yapabilirdi Theus bu kadar eksik bir takımla ve ne bekliyorlardı ? Yöneticilerin kendi başarısızlıklarını örtmek için sıpındıkları en kolay yok bu olsa gerek.