Ana Sayfa  |  Site Haritası  |  Forum  |  Chat
‹ Anasayfaya geri dön  |  Sivaslilar.net  |  Sivastuning.com
Sivasspor


Hoşgeldiniz
Zurück   SivasSpor.com - Yiğidoların Özgür Sesi > Serbest Alan, Sivas Paylaşım, Sivas Forum, Sivaslılar > Heykel

Heykel Her Telden Muhabbet Burda

Konu Kapatılmıştır
 
Seçenekler Arama Stil

-->: ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ...
Alt 11.03.2006, 08:02   #241
YatodaSin
YASAKLI ÜYE
 
YatodaSin - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 37
Mesajlar: 695
Thanks: 2
22 Mesajına 43 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 0 YatodaSin ist zur Zeit noch ein unbeschriebenes Blatt
Standart -->: ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ...

Hepside gercekten güzel yazanlardan allah razi olsun.

Sehidlerimizin ruhuna bir fatiha
YatodaSin isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ...
Alt 11.03.2006, 09:50   #242
Dağcı
Usta Yiğido
 
Dağcı - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 05.08.2005
Mesajlar: 1.761
Thanks: 111
99 Mesajına 134 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 932 Dağcı BU GIDISLE COK MESHUR OLACAK
Standart ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA ANIYORUZ...

Şehitler;Allah'tan şunu isteyecekler:

"Rabbimiz bizi tekrar dünyaya gönder ve senin uğrunda bir kere daha
şehit olalım."
(Hadis-i şerif)


"Allah yolunda şehit olanlara "ölüler" demeyin.Bilakis onlar diridirler.
Fakat siz anlayamazsınız."

(Bakara suresi)

Bir Fransız Doktorunun Çanakkale notlarından;

"İkinci Kirte savaşı sona erdikten sonra ölüler yığınlar halindeydi.
Yaralıların feryatları yürekleri parçalıyordu.Bir karavana bulup yaralılara su
vermeye çalışıyor, fakat her biri bir iki yudum içtikten sonra geri çeviriyor ve
diğer arkadaşına verilmesini istiyordu.Bazen yetiştiremiyor ve geriye geldiğimiz
zaman kendisi de ölmüş oluyordu."


Varmı dünya'da başka milletlerde bu duygu... Olamaz; bunlar müslümanlara has şeyler...
__________________
Q,X,W'e hayır, sadece Türkçe.

"Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur."
Muhsin YAZICIOĞLU
Dağcı isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...
Alt 16.03.2006, 10:17   #243
EMİNÇOLAK
Tecrübeli Yiğido
 
EMİNÇOLAK - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 585
Thanks: 0
3 Mesajına 4 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 816 EMİNÇOLAK FAZLA SÖZE GEREK YOKEMİNÇOLAK FAZLA SÖZE GEREK YOK
Standart 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...

ÇANAKKALE ZAFERİ

Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.

1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler.


Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.

24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.

19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.

İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donan*mayla Boğaz'a saldıracağını, yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildirdi.

Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı.

18 Mart 1915: İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi. Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu.

İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.

İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:

«İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun*ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»

Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.

«Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patla*mayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»

Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek: Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler.

İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlı*yordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi.

Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere:

— Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
— «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.

Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı. Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8 - 9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.

Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.

Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu.

Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir.
__________________
http://img245.imageshack.us/img245/7281/denemvd9.gif
1967 SİVASSPOR GENÇ TARAFTARLAR DERNEGİ
EMİNÇOLAK isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
-->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...
Alt 16.03.2006, 10:26   #244
EMİNÇOLAK
Tecrübeli Yiğido
 
EMİNÇOLAK - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 585
Thanks: 0
3 Mesajına 4 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 816 EMİNÇOLAK FAZLA SÖZE GEREK YOKEMİNÇOLAK FAZLA SÖZE GEREK YOK
Standart -->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...

( Bu şiir Gelibolu yamaçlarında yazıldı.)


Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğuldu sele,
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin,
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.


NECMETTİN HALİL ONAN
__________________
http://img245.imageshack.us/img245/7281/denemvd9.gif
1967 SİVASSPOR GENÇ TARAFTARLAR DERNEGİ
EMİNÇOLAK isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
-->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...
Alt 16.03.2006, 10:29   #245
hakandemirezen
Yiğido
 
hakandemirezen - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 51
Mesajlar: 416
Thanks: 7
31 Mesajına 77 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 814 hakandemirezen isimli Üye Tecrübe Puanınızını Kapatmıştır.
Standart -->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...

ÇANAKKALE DESTANI
Yıl 1915
18'indeyiz Martın.
Kendine gel biraz!
Pek tekin değildi Çanakkale'nin suyu,
Geçilmez bu boğaz...
Geçilmez bu boğaz...
Bizi
Ne topun yıldırır,
Ne kurşunun.
Çünkü artık
Başladı cengimiz.
Er meydanında bulunmaz dengimiz...
Sen misin Mustafa Kemal'im ileri diyen?
İşte fırladık siperden.
Sırtına yüklenmiş kahraman
Seyit 276 kiloluk mermiyi,
Koşuyor bataryasına ateşler içinden.
Bu mermi denizlere gömecek Elizabet'i Buvet'i...
Yanıyor bugün Anafartalar yanıyor,
Denizler yanıyor,
Dağlar yanıyor.
Zafer bizimdir artık
Düşman zırhlıları batıyor...
Türk'üm,
Muzaffer olarak doğmuşuz bir kere.
Bir karış toprak uğruna Kimimiz şehit oluruz.
Kimimiz gazi.
Hiç değişmez bu yazı.
Dünyada her yer geçilir belki
Lâkin geçilmez Çanakkale Boğazı..
hakandemirezen isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
-->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...
Alt 16.03.2006, 10:30   #246
hakandemirezen
Yiğido
 
hakandemirezen - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 51
Mesajlar: 416
Thanks: 7
31 Mesajına 77 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 814 hakandemirezen isimli Üye Tecrübe Puanınızını Kapatmıştır.
Standart -->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın
hakandemirezen isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
-->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...
Alt 16.03.2006, 10:53   #247
EMİNÇOLAK
Tecrübeli Yiğido
 
EMİNÇOLAK - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 585
Thanks: 0
3 Mesajına 4 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 816 EMİNÇOLAK FAZLA SÖZE GEREK YOKEMİNÇOLAK FAZLA SÖZE GEREK YOK
Standart -->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Su Bogaz harbi nedir? Var mi ki dünyâda esi?
En kesîf ordularin yükleniyor dördü besi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarilmis ufacik bir karaya.
Ne hayâsizca tehassüd ki ufuklar kapali!
Nerde _ gösterdigi vahsetle <<bu: bir Avrupali>>
Dedirir - yirtici, his yoksulu, sirtlan kümesi,
Varsa gelmis, açilip mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, bütün akvâm-i beser,
Kayniyor kum gibi, tûfan gibi, mahser mahser.
Yedi iklîmi cihânin duruyor karsina da,
Ostralya'yla beraber bakiyorsun: Kanada!
Çehreler baska, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahsetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
Ah o yirminci asir yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkiyla, sefil,
Kustu Mehmedcigin aylarca durup karsisina;
Döktü karnindaki esrârim hayâsizcasina.
Maske yirtilmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakîkat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tarîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhis ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçaliyor âfâki;
Beriden zelzeler kaldiriyor a' mâki;
Bomba simsekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor gögsün üstünde o arslan neferin.
Yerin altinda cehennem gibi binlerce lâgam,
Atilan her lâgamin yaktigi: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhis tipidir: Savrulur enkaaz-i beser..
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Bosanir sirtlara, vâdilere, sagnak.
Saçiyor zirha bürünmüs de o nâmerd eller,
Yildirim yaylimi tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangini, durmus da açik sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayisiz tayyâre.
Top tüfekten daha sik, gülle yagan marmîler...
Kahraman ordyu seyret ki bu tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmindan;
Alinir kal' a mi gögsündeki kat kat îman?
Hangi kuvvet onu, hâsâ, edecek kahrina râm?
Çünkü te' sîs-i Ilâhî o metîn istihkâm.
Sarilir, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beserin azmini tevkif edemez sun-i beser;
Bu gögüslerse Hudâ'nin ebedi serhaddi;
« O benim sun-i bedi'im, onu çignetme» dedi
Âsimin nesli... diyordum ya... nesilmis gerçek:
Iste çignetmedi nâmûsunu, çignetmeyecek.
Sühedâ gövdesi, bir baksana, daglar, taslar...
O, rükû olmasa, dünyâda egilmez baslar,
Yaralanmis temiz alnindan, uzanmis yatiyor,
Bir hilâl ugruna, yâ Rab, negünesler batiyor!
Ey, bu topraklar için topraga düsmüs, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alni deger.
Ne büyüksün ki kanin kurtariyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanlari ancak, bu kadar sanli idi.
San dar gelmeyecek makberi kimler kazsin
« Bu, tasindir» diyerek Kâbe'yi diksem basina;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem tasina;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rîda namiyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecramiyle,
Mor bulutlarla açik türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yi uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altinda, bürünmüs kanina,
Uzanirken, gece mehtabi getirsem yanina,
Türbedarin gibi tâ fecre kadar bekletsem ;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
Tüllenen magribi, aksamlari sarsam yarana...
Yine bir sey yapabildim diyemem hâtirina.
Sen ki, son ehl-i salibin kirarak savletini,
Sarkin en sevgili sultâni Sâlâhaddin`i,
Kiliç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki, Islam`i kusatmis, boguyorken hüsran,
O demir çemberi gögsünde kirip parçaladin;
Sen ki, rûhuna beraber gezer ecrami adin;
Sen ki, a`sara gömülsen tasacaksin...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu, cihat...
Ey sehit oglu sehid, isteme benden makber,
Sana agûsunu açmis duruyor peygamber.

Mehmet Âkif ERSOY
__________________
http://img245.imageshack.us/img245/7281/denemvd9.gif
1967 SİVASSPOR GENÇ TARAFTARLAR DERNEGİ
EMİNÇOLAK isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
-->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...
Alt 16.03.2006, 10:55   #248
GARDAŞ_AGA
Yeni Yiğido
 
GARDAŞ_AGA - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 24.02.2006
Yaş: 46
Mesajlar: 13
Thanks: 0
0 Mesajına 0 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 0 GARDAŞ_AGA ist zur Zeit noch ein unbeschriebenes Blatt
Standart -->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...

ATALARIMIZIN RUHU ŞADD OLSUN.....
__________________
ÖLÜMÜNE SİVAS GARDAŞ
GARDAŞ_AGA isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
-->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...
Alt 16.03.2006, 12:13   #249
SONMEZ
Usta Yiğido
 
SONMEZ - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 1.737
Thanks: 309
171 Mesajına 428 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 949 SONMEZ kann auf vieles stolz seinSONMEZ kann auf vieles stolz seinSONMEZ kann auf vieles stolz seinSONMEZ kann auf vieles stolz seinSONMEZ kann auf vieles stolz seinSONMEZ kann auf vieles stolz seinSONMEZ kann auf vieles stolz seinSONMEZ kann auf vieles stolz sein
Standart -->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...

YARIN ÇANAKKALE'DEYİZ...

17 MART CUMA AKŞAMI,
İSTANBUL B.Ş.BELEDİYESİ OLARAK,
10.000 ÖĞRENCİMİZİ ŞEHİTLERİMİZİ ANMAK
VE ONLARI SELAMLAMAK İÇİN ÇANAKKALE'YE
GÖTÜRÜYORUZ. ARAÇLAR KONVOY HALİNDE
CUMA AKŞAMI SAAT 23:00 DE
İBB SARAÇHANE'DEKİ BAŞKANLIK ÖNÜNDEN
HAREKET EDECEKTİR.

BEN DE KAFİLEDE OLACAĞIM VE ŞEHİTLERİMİZE
TÜM YİĞİDOLARIN SELAMLARINI VE ŞÜKRANLARINI
İLETECEĞİM İNŞALLAH...

ALLAH ŞEHİTLERİMİZİN MEKANINI CENNET; BİZLERİ DE
ONLARA KOMŞU EYLESİN...

ONLARA ÖLÜ DEMEYELİM;
ZİRAA, ONLAR DİRİDİRLER...
SONMEZ isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
-->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...
Alt 16.03.2006, 12:26   #250
58_ahmet_58
Yeni Yiğido
 
58_ahmet_58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 10
Thanks: 0
0 Mesajına 0 Kez Teşekkür Edildi.
Tecrübe Puanı: 0 58_ahmet_58 ist zur Zeit noch ein unbeschriebenes Blatt
Standart -->: 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ...

Türk esirlik kabul etmeyen bir milettir!

Mustafa Kemal Atatürk
__________________
Sivasspor
58_ahmet_58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır  
Konu Kapatılmıştır


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright © 2005
Bize Yazin  |   Sivasspor.com  |   Arşiv  |   Kullanım sözleşmesi  |   Yukarı Git