Cevap: Ne koydun ki elime,ne süreyim yüzüne!
Her şey yönetimden geçiyor...
Taraftarını çekmek için sadece bilet fiyatları değil şartlarıda ehlileştireceksiniz... Doğrudur, biz alt liglerdeyken hatta ve hatta amatördeyken bu şartlarımız yoktu tabiki, O itfaiyenin toprak sahayı (dış saha) devre arasında suladığı devirleri gördük. O zamandan bu zamana adeta futbolda bir çağ açıldı bir çağ kapandı. Hem Sivasta hemde Futbolizmde oldu bu olanlar. Lakin o değişen şartlar içinde tek düzelik bizim açımızda sürüp gidiyor. Bunun o kadar çok ara başlığı varki zaman zaman bu platformda bir çok üye kardeşlerimiz her zaman dile getiriyorlar. Mescit sıkıntısı, Turnikelerdeki çileler, Pankart olaylarına kısıtlamalar, Bozuk para ve su olayları, formaların net üzerinden satışlarının olmayışı, Özel Güvenlik birimlerinin katı tutumları, Yönetimin taraftar giriş çıkışlarını takip etmemesi, Stad kapasitesi, forma satışlarının artırılması amaçlı transfer, galibiyet serisi, Deplasmana giden seyircilerin olumsuzlukları, sıkıntılı maç skorları vesaire vesaire... İşte bu sıkıntılar dertler çileler hep taraftar üzerinde odaklanıyor. Düşünün her bir ara başlık altında 10 kişiyi yada 20 kişiyi küstürseniz, bir Maratonun yarısı kadar taraftarınızı kaybetmiş oluyorsunuz. Peki ne yapmalı. Taraftar diyorki ''Yağmasan bile gürle kardeşim'' ''Sen bana bir adım gel ben sana koşarak'' Anektodları bir yığın, Darb-ı Meselleri bile.
Ben, Sen, O yazsak çizsek boş. Asıl iş Kemik Taraftar kadrosunu korumanın çarelerine kaldı işimiz. Ama bu kemik kişi sayısını çoğaltmak yerine gittikçe azaltıyoruz. Herkes tutturmuş bir Taraftar şöyleye böyleye. Yada zamanında böyle şartlarmı vardı demeyle işin içinden sıyrılıp Ya Rabbi Şükür demenin derdinde.
Ahmet Mehmet Hasan Hüzeyin burda yazsa ne farkeder. Kimimiz Almanyadayız Kimimiz Karsta bilmem nerelerde. Asıl iş Sivasta. O insanlar gelecek, gelmelidir. Gelmeleri içinde taraftar şöyle böyle demekten çok neden gelmiyorların cevabını araştırmakta. Tamam bazı durumlarda çok haklı durumda oluşmuyor değil lakin sadece bu sayının bazı maçlarda çok bazı maçlarda az olmasından öte gitmiyor maalesef. Onun için ''Yönetim yağacakta gürleyecekte'' Bu iş sadece bir Mecnun Odyakmazın sırtında değil, Tüm 7-8-9 kişininde omuzlarında olmalı. Unutmayın O kişiler Müşteri İlişkileri Yetkilisi, Taraftar da Hizmet alan birimdir.
Özetle Taraftar öyle yada böyle görevini bir şekilde yapıyor. Diğer cenah her bir şıkkın kaçan yada küsen taraftar sayılarını tekrar kazanacak işler yapma çaresini yakalamalı. Yani '' Elini taşın altına daha da iyi sokması '' gerek...
__________________
.
.
.
Düşerken iki şeyi unutma!!!! Kimin seni ittiğini ve kimin seni tutmadığını... Ayağa tekrar kalkınca lazım olacak...
.
KAFKAS ATASÖZÜ
|