Cevap: Maçı Değerlendirelim
Değerli Arkadaşlar
İki devrede iki ayrı Sivasspor izlediğimiz bir maçı kazandığımız için mutluyum. İlk yarı kör döğüşünü tercih eden Sivasspor, ikinci yarı oynayabileceği oyunun vasatını oynamaya başlayınca oyun güzelleşti ve sonuç da geldi. Buna rağmen bir hayli eksiğimiz ve yanlışımız var ve bilinen hataları yapmaya da hala devam ediyoruz.
Borjan'ın yan toplardaki hataları, rakiplerimize ikram olmaya devam ediyor. Fenerbahçe maçından sonra bu maçta da iki yan toptan gol yedik, ki ikinci yan topu alamaması çok büyük bir hata. Sadece Borjan mı, yan toplarda müdafamız da etkisiz. Cicinho ve Ziya yüksek toplarda yoklar, Da Costa ve Ümit ise pozisyon alamıyorlar. Hal böyle olunca da rakipler, çıkıyor, çakıyor ve atıyorlar. Yediğimiz bütün gollerde bu hataları hep yaptık geride kalan dört maçta. Müdafaada açıklar veren Ziya'nın hücumda diğer arkadaşlarını göremeyip sadece Atıf'a bağlı kalması ve bir iki metre mesafede paslaşarak topu öldürmeleri de hata.
Futbol her ne kadar ayakla oynansa da kafa sporudur. Yani beyni olan oynar, olmayan sahada gezinir. Sivasspor'umuzun en büyük eksikliği, aynı zamanda Türk sporunun da en büyük zaafı, beynimizin olmaması. Bana kalsa, süper ligdeki futbolcuların üniversite mezunu olması gibi bir şart getiririm.
Orta sahada beyin olması noktasında ben Adem'den çok umutluyum. Gel gör ki Adem bu kapasitesinin farkında değil ve oyuna çoğu zaman ağırlığını koyamıyor. Biraz kendine güven, biraz da gayretle Adem, Hagi'nin GS'de yaptığını pekala Sivasspor'da yapabilir. Adem, bu kabiliyetin kendinde olduğunu görmeli artık.
Adem'in diri ve iyi olduğu maçlarda çalışkan, ayağında top tutabilen ve iyi top dağıtan Mehdi ile orta sahamız canlanır ve etkili olmaya başlar. Kanatlarda da Burhan ve Aydın, rahat eder ve kolay pozisyon bulurlar.
Kör döğüşüne döndürdüğümüz oyunlarda Burhan'ın da sahada kaybolduğunu siz de fark etmişsinizdir. Ama topu çevirmeye başladığımızda Burhan gerçek kimliği ile ortaya çıkıyor ve rakibin sağ kanadını çökertebiliyor. Ortaları ve pasları ile tehlike oluşturuyor. Sol kanatta oynadığında Atıf bütün iyi niyetine karşın topları öldürmekten başka bir şey yapmıyor. Son vuruşları, hele kafa ile yaptıkları ise berbat. Orta sahada Kadir genelde berat oynamaya ve arkadaşlarını zora sokacak yan paslar veya geri paslar yapmaya devam ediyor. Zamanında pozisyon alamadığı için de rakibe faul yapıp duruyor. Ama iyi bir tercüman olduğunu söyleyebilirim arkadaşlarına.
Utaka, hücum yönüyle biraz da olsa kıpırdamış durumda ama rakibe pres yerine sahada gezinmeye devam ediyor.
Top bizde veya rakipte iken futbolu iki yönüyle de iyi oynamak gerekir. Top bizde iken bırakın pres yapan rakibi, alan kapatan rakip karşısında bile orta sahada yüzümüzü rakip kaleye dönemiyoruz çoğu zaman. Yaptığımız bol bol yan pas veya geri pas. Galip geldiğimiz Konyaspor maçının ilk beş dakikasında üstümüze bile gelmeyen Konya karşısında tam altı geri pası yaptık. Eskişehirspor maçının ilk yarısında bile hücuma kalkacağımız topları neredeyse orta sahadan Borjan'a gönderdik. Nedir bu kendine güvensizlik?
Maçların çoğunda ve büyük bölümünde topu 1. bölgeden doğrudan 3. bölgeye çıkardığımız, ya da şişirdiğimiz için 2. bölge oyuncuları oyuna dahil olamıyorlar. 1. bölgeden 2. bölgeye atılan toplarda ise biraz önce belirttiğim gibi ya kendine güvensizlik ya da becerisizlik nedeniyle eveleyip geveleyerek topu kaybediyoruz, bir türlü oyun kuramıyoruz. Futbolda oyunun kaderini orta saha oyuncuları belirler. Adem ve Mehdi ile oyun kuran, Burhan ve Aydın ile kanatları kullanan bir Sivasspor her maça damgasını vurabilir.
Gelelim oyunun ikinci yönüne, yani top rakipte iken oyunumuza. Bu noktada en rahat olan rakiplerimiz. Zira topu kaybettikten sonra alan savunması dışında hiç bir şey yapmıyoruz. Rakibi rahatsız bile etmiyoruz. Hal böyle olunca da rakipler ellerini kollarını sallaya sallaya oyun kuruyor, atak yapıyor ve ceza alanına kadar geliyorlar. Pres yapan, rakibi yıldıran hiç bir futbolcumuz yok maalesef. Özellikle forvet oynayan oyuncularımız, top bana gelirse bir şey yaparım, kaptırırsam bana ne ben yan gelip yatarım mantığı ile oynuyorlar. Geçen sene Eneramo, bu sene Utaka. Siz hiç Ronaldo'nun, Messi'nin kovalamayıp yan çizdiğini gördünüz mü? Burada ben hocayı suçlu bulurum. Bir maçta yan gelip yatan adam ikinci ve üçüncü maçlara çıkarsa, ben de olsam kendimi yormam.
Gelelim Carlos'a. Şu ana kadar taktik yönden bir yenilik ve farklılık görmedik. Oyun içerisinde müdahale edilmesi gereken oyunculara müdahale etmemesi ise eksik yönü olarak görülüyor. Ayrıca oyuncu değişikliklerinde çok geç kaldığını düşünüyorum. Öyle ki Utaka nedeniyle maça on kişi başlıyoruz. Maç içerisinde bazı oyuncularımızın varlığı ile yokluğu da bir olunca neredeyse yedi sekiz kişi ile maç çıkarmaya çalışıyoruz.
Kısaca galibiyet ve üç puan güzel, lakin istediğim ve özlediğim Sivasspor henüz ortada yok.
|