Cevap: Maçı Değerlendirelim
Maçı stadda seyrettim. Karşıdan vuran güneşle sanki kış değil de bahar günü gibiydi maraton. Soğuk sayılmazdı. Sahaya yakın ilk üç sıra hariç maratonun her tarafı doluydu. Gelin görün ki yapılan tezahürat bir avuç gencin sesiydi. Bir tribün bu kadar mı duyarsız olur. Postacı Sebo bile bunlardan bir şey olmaz deyip canlandırmaya çaba bile göstermedi. 1967 taraftar grubu ise hiç susmadan maçı mükemmel götürdüler. Hepsini tebrik ediyorum. Sıradan maraton taraftarı bu gençlere önyargıyla bakıyor. Mesela, bir ara şakadan ambulans çağırıp, sonra 'Biz Sivasspor hastasıyız' diyeceklerken yanımdaki 'Gene aralarından birini mi bıçakladı bunlar?' diyebiliyor. Halbuki bu gençler Sivassporu gerçekten sahiplenen, özverili insanlar. Maraton orta kısım tezahürat yapmayınca ben de gençlerin arasına dalıp ikinci yarı tezahürata katıldım, ses gitti tabii. Bir devrede ses gidiyorsa bütün maç bağıranın halini anlayıp takdir etmelidir. Sivassporu ikinci takımı olarak gören, sabahtan akşama kadar ilk takımları yani İstanbul Takımlarının muhabbetini yapan insanları, 85. dakikada maç 2-1 ken staddan ayrılmalarından tanımak mümkündü bu arada.
Maça gelince;
-Burhan geldiğinden beri kendisinden beklenen patlamayı bu maçta yaptı. Maça resmen el koydu. Ama asıl geri planda Cicinho'nun hazırlayıcılığı ve desteği var. Sağ kanadımız güzel işlemeye başladı. Sol kanatta Aydın, bu maç geldiğinden beri en iyi oyunlarından birini oynadı ama Utaka ile tam ahenk yok. Ziya takıma katılınca sol kanat rayına oturur.
-Defansta Ümit-Da Costa uyumu güzel. Bizim zayıf noktamız Cicinho ilerde yakalandığında, sağ kanadımızdan bazan açık vermemiz. Rıza hoca, o taktiği çalıştırmış ama Rizeli oyuncular bundan yeterince faydalanamadılar.
- Son dakikada kazandığımız duran topta seyircinin 'Costa' diye tempo tutması yanlıştı. 3-1 galibiyeti zor bir 90 dakika'da yakalamışken oyuncuyu kaleye 40 metreden fazla varken gaza getirmenin anlamı nedir? Şut çekeceğim derken sakatlandı zavallım, maçı sekerek bitirdi. Aynı seyirci, Mehdi bacak arası yapsa da eğlensek diyor. Ama maçlar oyun disiplini ile kazanılıyor. Her oyuncunun nereye kadar inisiyatifi olduğunu, görev tanımını Roberto Carlos belirliyor ve maçtan sonra onu değerlendiriyor. Takımda kimse keyfi hareket edemiyor.
-Atıf'ın iki-üç haftadır durgunluğunun nedeni anlaşıldı. Eşi doğum yapmak için Fransa'ya gidince o da mecburen izin alıp gidip gelmek zorunda kalmış birkaç kez. Ama neyse, bir kızı dünyaya gelmiş. Allah, analı babalı büyütsün diliyorum. Artık, o da kafasını tamamen Sivassporumuza verebilecek.
Özetle, Sivassporumuz ,inşallah, Carlos'un da beklediği gibi,yeni bir galibiyet serisine başladı. Önümüzdeki iki kupa ve iki lig maçını da alıp ilk yarıyı öyle bitirelim.
|